Peru’daki Tambo Viejo arkeolojik alanında bulunan doğal olarak mumyalaşmış lamalar ve gine domuzları, İnka İmparatorluğu’nun kurban ritüellerine ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıkardı. Araştırmacılar, renkli püsküller ve kolyelerle süslenen, yüzlerine kırmızı boya sürülen lamaların koka yapraklarıyla birlikte tören kapsamında gömülmüş olabileceğini düşünüyor.
Bulgular, İspanyol sömürge döneminde kaleme alınan bazı kaynaklardaki İnka ritüeli anlatılarının eksik ya da hatalı olabileceğine işaret ediyor.
Calgary Üniversitesi’nden Perulu arkeolog Lidio Valdez ve çalışma arkadaşlarının araştırması Ñawpa Pacha dergisinde yayımlandı.
İnkalardan Kalma Lamalar Püsküller, Kolyeler ve Kırmızı Boyayla Süslenmiş
Araştırmacılar, Tambo Viejo’daki kazılarda toplam 14 lama kalıntısı ortaya çıkardı. Bunların dokuzu aynı alanın bir köşesine yerleştirilmişti.
Hayvanların kulaklarında renkli püsküller, boyunlarında kolyeler ve yüzlerinde kırmızı boya izleri bulundu. Bazı lamaların yünlerinin arasına koka yapraklarının sıkıştırıldığı da tespit edildi.
İnkalar için kutsal kabul edilen koka bitkisi, dinsel törenlerde ve kutsal alanlara bırakılan adaklarda önemli bir yere sahipti.

Araştırmacılar, lamaların konumları ve üzerlerindeki süslemelerin hayvanların sıradan biçimde gömülmediğini, belirli bir ritüelin parçası olarak seçildiklerini gösterdiğini düşünüyor.
Koka Yaprakları Ritüele Dair Eski Anlatıları Sorgulatıyor
16. ve 17. yüzyılda bölgeye gelen İspanyol kronikçileri, İnkaların törenlerde koka yaprakları kullandığını kaydetmişti.
Kronikçi Pedro de Cieza de León, İnka toplumunda insanların koka yapraklarını ağızlarında tuttuklarını, kutsal mekânlara bıraktıklarını ve bitkiye dinsel anlam yüklediklerini aktarmıştı.
Bazı tarihsel belgelerde ise koka yapraklarının kurban törenleri sırasında yakıldığı öne sürülüyordu.
Ancak Tambo Viejo’daki buluntular farklı bir tablo ortaya koyuyor. Koka yapraklarının lama yünlerinin arasında korunmuş olması, bitkinin en azından bazı ritüellerde yakılmak yerine doğrudan hayvanlarla birlikte gömüldüğünü gösteriyor.
Koka yaprakları oldukça hassas olduğu için arkeolojik kayıtlarda nadiren günümüze ulaşabiliyor. Bu nedenle keşif, İnka törenlerinin nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin doğrudan fiziksel kanıt sağlaması açısından önem taşıyor.
Tapınak Alanında 14 Lama ve Dört Gine Domuzu Bulundu
Keşifler, yaklaşık 432 metrekarelik ve taş duvarlarla çevrili “Yapı 4” olarak adlandırılan alanda gerçekleştirildi.
Bölgede daha önce koka tohumları bulunmuştu. Ancak yeni kazılara kadar gerçek koka yapraklarına rastlanmamıştı.
Lama kalıntılarının üzeri temiz bir kum tabakasıyla örtülmüş, ardından dört gine domuzu yerleştirilmişti. Son aşamada alan kil tabakasıyla kapatılarak mühürlenmişti.
Araştırmacılar, hayvanların üzerine yakın bir noktada ateş yakıldığına dair izlere de rastladı. Bununla birlikte koka yapraklarının bu ateşte yakılıp yakılmadığı belirlenemedi.

Hayvanlar Canlı Gömülmüş Olabilir
Biyolojik incelemeler, kurban edilen hayvanların büyük bölümünün genç olduğunu ve iskeletlerinde ciddi fiziksel travma izlerine rastlanmadığını gösterdi.
Bu durum, lamaların ve gine domuzlarının öldürüldükten sonra gömülmesinden ziyade canlı biçimde toprağa bırakılarak havasızlıktan ölmüş olabilecekleri ihtimalini gündeme getirdi.
Araştırmacılar bunun kesin olarak kanıtlanamadığını, ancak mevcut verilerin canlı gömülme senaryosuyla uyumlu olduğunu belirtiyor.
Bu yorum, İspanyol kaynaklarında gine domuzlarının kurban törenlerinde yakılarak öldürüldüğüne ilişkin anlatılarla da çelişiyor.
Kurbanlar Tanrılarla “Müzakerenin” Bir Parçasıydı
Lidio Valdez’e göre İnka toplumunda kurban törenleri, kutsal güçlerle ilişki kurmanın ve onlardan karşılık beklemenin bir yolu olarak görülüyordu.
İnkalar, yaşadıkları toprakların güçlü tanrılara ve yerel kutsal varlıklara ait olduğuna inanıyor; sunulan adakların bereket, güvenlik veya siyasi meşruiyet sağlayabileceğini düşünüyorlardı.
Çocuk kurbanlarının en değerli adaklar arasında yer aldığı bilinse de günlük ritüellerde lama ve gine domuzu gibi evcil hayvanların daha sık kullanıldığı düşünülüyor.
Araştırmacılar, Tambo Viejo’daki törenin de İnka yönetiminin yeni topraklardaki varlığını meşrulaştırmaya veya yerel kutsal güçlerle sembolik bir ilişki kurmaya yönelik olabileceğini değerlendiriyor.
Keşif, yazılı sömürge kaynaklarının tek başına yeterli olmadığını ve İnka ritüellerinin anlaşılmasında arkeolojik bulguların kritik önem taşıdığını bir kez daha ortaya koyuyor.
İlginizi Çekebilir: Fransa’da Ortaçağdan Kalma 546 Kişilik Toplu Mezar Bulundu
Keşfe dair düşüncelerinizi yorumlarda veya Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilir, arkeoloji dünyasından daha fazla haber için bizleri Google News ve WhatsApp üzerinden takip edebilirsiniz.
Kaynak: Gizmodo


Forum üzerinden yorum yapıp sohbete katılmak için tıkla!