in

China Mieville İmzalı “Yeni Paris’in Son Günleri” Raflardaki Yerini Aldı

Mieville’in İkinci Dünya Savaşı’nın Paris’ini eğip büken ve onu sürrealist bir şehre dönüştüren kitabı “Yeni Paris’in Son Günleri” bizlerle.

Edebiyat kariyeri boyunca birçok kurgu ve kurgu dışı kitap yazan China Mieville’in kaleminden çıkan yeni bir roman daha Türkçemize kazandırıldı. Kitaplarını “Tuhaf Kurgu” olarak niteleyen yazarın raflara ulaşan son eseri ise Yeni Paris’in Son Günleri.

Mieville, bu romanında sürrealizmi ve İkinci Dünya Savaşı’nı birleştirerek ortaya gerçeküstü, oldukça garip ve bir o kadar da merak uyandırıcı bir kitap çıkarmayı başarmış gibi görünüyor. Kitap İkinci Dünya Savaşı sırasında biri yeni, diğeriyse eski olan iki Paris’te birden geçiyor.

[irp posts=”6936″ name=”China Miéville’in Şehir ve Şehir” Kitabı Dizi Oluyor”]

1950 yılında yalnız bir sürrealist savaşçı, Thibaut, Nazilerin ve Direniş’in sonu gelmeyen bir şekilde sürekli birbiriyle savaştığı, canlı sokak yazıları ve cehennemden gelen güçlerin caddelerde kol gezdiği, yeni bir halüsinojenik Paris’e adım atıyor. Paris’ten kaçmak içinse Amerikalı bir fotoğrafçı olan Sam ile güçlerini birleştirmek zorunda kalıyor. Bir müddet sonra Sam aranmaya başlıyor ve bu da hem birbirlerine hem yeni ve eski Paris’e hem de gerçekliğin kendisine olan sadakatlerini test ediyor.

İsterseniz kitabın bültenine birlikte göz atalım.

Sanatın her alanında geniş yankılar uyandırmış, insanlığın gerçekliğe dönük bakışını ve algısını değiştirmiş, Dali’nin “eriyip gitmiş saat” çizimlerinden Breton’un “büyük çizgileriyle tanınan umutsuzluk” şiirlerine büyük bir akım: Sürrealizm.

Toplumun her alanında büyük yankılar uyandırmış, korkunç yıkımlara yol açıp gerçekliğimizi darmadağın etmiş, bu arada “faşizm” belasını da insanlığın başına bela etmiş, yakın tarihin en korkunç olayı: İkinci Dünya Savaşı.

“Tuhaf kurgu”nun ustası China Miéville, ikisini bir araya getiriyor!

İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Paris’te. Eski Paris’te ve “yeni”sinde!

Gerçeküstücülerin resimlerinden, şiirlerinden ve manifestolarından fırlamış “manif”ler dolaşıyor şehirde. Gerçeklikle ilgili algımızı dönüştüren o çizgi ve sözcüklerden “tezahür eden” varlıklar…

“Muhteşem ceset” en başta, pek çok “manif” var şimdi aramızda. Yeraltı mücadelesi sürdüren militanlar gibi, Direniş (Rezistans) hareketinin birer parçası onlar da.

Faşizme karşı direnişin, Fransa’daki “rezistans hareketi”nin romanı Yeni Paris’in Son Günleri. Direniş içerisindeki sürrealistlerin. Resimlerle, şiirlerle, romanlarla, sözcüklerle, “manif”lerle direnenlerin…

“Tuhaf kurgu”nun ustasından, bir solukta okumalık!

Yordam Kitap etiketiyle çıkan 224 sayfalık kitabın çeviri koltuğunda, daha önce Elçilik Kenti, Demirdenizi gibi kitapların da çevirilerini üstlenmiş Betül Çelik bulunuyor. Esere fiziksel ve sanal mağazalardan ulaşabilirsiniz. Dilerseniz vakti zamanında yazarla yaptığımız özel röportaja da buradan ulaşabilirsiniz.

[irp posts=”793″ name=”China Miéville ile Röportaj”]

Kitapla ilgili düşüncelerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Halil Oğulcan Karamağara

Bir sürpriz yumurtanın içinde, 1994 yılında, İstanbul'da düşmüşüm annemin karnına. Mesela ağlamamışım doğduktan sonra. Tabii sonradan arayı kapattım. Şu anda Tekirdağ, Namık Kemal Üniversitesinde İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyor, kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Anime, dizi ve film izlemeyi çok severim. Okumayı da. Arada kendimi oyun oynamaya kaptırdığım da olmuyor değil. En çok da büyünce yazar olmak istiyorum.

10 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for mit mit dedi ki:

    Duyurulduğu ilk günden beri merak ediyordum bu kitabı. Hatta Türkiye’de haberini ilk biz yapmıştık, hehehe :slight_smile: Darısı This Cencus Taker’ın başına :slight_smile:

  2. Avatar for Nefrayto Nefrayto dedi ki:

    Kitabının çok güzel olduğuna eminim, yakın zamanda alıp okumaya çalışacağım. Büyük kitlelerle buluşturulması gereken bu yazarın, bu kitabının kapağı içinse bir şey demiyorum artık . . .

  3. Avatar for Voldemort Voldemort dedi ki:

    Hahah dünden beri bakmadığım site kalmadı ya Allah iyiliğinizi versin :smile:

  4. Avatar for mit mit dedi ki:

    Zorlu bir okuma sürecinin ardından kitabı nihayet bitirebildim. China Mieville o zengin ve de engin hayal gücünü yine konuşturmuş.

    Bu kez bizim dünyamızda, İkinci Dünya Savaşı zamanındaki Paris’te yaşananları anlatıyor yazarımız. Ancak bu gerçeklikte bütün sürrealist sanat eserleri canlanmış durumda ve şehrin sokaklarında kol geziyor, Fransız ya da Alman demeden tüm insanlara dehşet saçıyorlar. Mieville öyle bir araştırma yapmış ki aklınıza gelebilecek her sanatçının tablolaları, heykelleri ve çeşitli çalışmaları sayfaların arasında kah bir betimleme kahsa yaşayan bir varlık, Yeni Paris’in bir parçası, sokağı, mahallesi olarak karşınıza çıkıyor.

    Bunun yanı sıra Nazilerin okült bilimlere olan merakı da kitapta kendine yer bulmuş. Kara Güneş’i araştırmaları, şeytani güçlere hükmetmeye çalışmaları, büyü ve silah gücünü birleştirerek Hitler’in zaferini kesinleştirme çabaları gibi Wolfenstein oyunlarında gördüğümüz şeyler burada da var. Hatta cehennemden çıkagelen iblisler bile var.

    İşte tüm bunların ortasında Thibaut adındaki genç bir Fransız direnişçinin Almanlarla olan mücadelesini ve yaşam bulmuş sanat eserleriyle dolup taşan Paris’te yaşadıklarını okuyoruz kitapta. Bazen betimlemelerden boğulduğum ya da sürrealist eserlere ve sanatçılara yapılan göndermeleri aşırı fazla bulduğum yerler olsa da kitabı genel olarak sevdim.

    AMA…

    Kitabın Türkçe çevirisi çok çok çok ÇOK yetersiz, kötü ve başarısız. Yordam Kitap’tan okuduğum en kötü çeviri diyebilirim hatta. Doğrultulması gerekirken “getirilen” silahlar, yere yatması gerekirken “vazgeçen” askerler, yavaş yavaş yürümesi gerekirken “sürünen” insanlar… daha bir sürü şey.

    Tamam, kitap gerçekten de çevrilmesi zor bir eser. Ama motomot bir çeviri yerine daha düzgün bir tercüme yapılabilirdi. Editör işe biraz el atıp cümleleri anlaşılır kılabilirdi.

    O yüzden yarısında pes edip İngilizcesinden okudum. Hatta en başa dönüp oradan başladım ve ne çok şey kaçırdığımı, ne kadar çok şeyin hatalı ve yetersiz çeviri yüzünden kaybolup gittiğini görünce üzüldüm.

    Orijinal dilinden okuma şansınız varsa ve Mieville’i seviyorsanız bir şans verin.

  5. Avatar for narpal narpal dedi ki:

    Çeviriden dolayı kitabın ilk 50 sayfasında yılmak üzereydim artık, kitaba odaklanamadım ondan mı cümleleri anlamakta zorlanıyorum diye düşündüm. Belki Mieville olmasa yarıda bırakırdım. Konusu ne kadar ilginç ve güzelse okuması bir o kadar yorucuydu.

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'a gel ve sen de yorum yap!

5 cevap daha var.

Game of Thrones’un Öncesini Anlatacak The Long Night Dizisinin Kadrosu Genişliyor

İptal Edilen “Daredevil”ı Geri Getirmek İçin Toplanan İmzalar Katlanarak Artıyor