Düşündük ki Patrick Rothfuss’dan Daha Çok Yorum Duymak İstersiniz

Sizlerden gelen olumlu tepkiler sonucu Rothfuss’un daha çok yorumunu paylaşmaya karar verdik! Dünyanın dört bir yanından üyelere sahip bir sanal kütüphane olan Goodreads’teki hesabında, uzun uzadıya ve hiç çekinmeden yaptığı yorumları sizler için derledik.

Daha önce, sitemiz bünyesinde, Kralkatili Güncesi’nin şimdiden efsaneleşmiş yazarı Patrick Rothfuss’un iki kitap yorumunu paylaşmıştık. Bunlardan biri John Scalzi’nin Kırmızı Üniformalılar kitabı için Goodreads sitesinde yaptığı yorumdu. Diğeriyse, Jim Butcher’ın şehir fantastiği türündeki ve dünyada milyonlar satan (ama ülkemizde hepi topu 4 kitabı basılmış) Dresden Dosyaları serisine olan düşkünlüğünü dile getirdiği sözleriydi.

Sizlerden gelen olumlu tepkiler sonucu Rothfuss’un daha çok yorumunu paylaşmaya karar verdik! Dünyanın dört bir yanından üyelere sahip bir sanal kütüphane olan Goodreads’teki hesabında, uzun uzadıya ve hiç çekinmeden yaptığı yorumları sizler için derledik.

Bu yorum dizisi projemiz 10’arlı gruplar halinde yayınlanacaktır. Ancak sadece bu ilk adıma özel olarak 2 adet fazladan yorumu da dahil ettik. Neden mi? Eh, söyleyip sürprizi bozmayalım.

 

Yolun Sonundaki OkyanusYolun Sonundaki Okyanus
Neil Gaiman
5 Yıldız / 22 Aralık 2013
orj. için tıklayın


Ne zaman bu kitaba dair bir değerlendirme yazmaya otursam, nereden başlayacağımı hiç bilmiyorum.

Bilhassa sevdiğim bir bölümünü alıntılayacaktım. Ama bundan hiç kimseye hayır gelmez. Bir kez o kapıyı açarsam alıntılamayı nerede bırakabilirim ki?

O yüzden şunu söylememe izin verin. Ben bu kitabı gerçekten sevdim. Tekrar okumak için sabırsızlanıyorum. Aileme hediye olarak bu kitabı alacağım. Sesli kitabını dinleyeceğim ve öykü anlatma yeteneğimin eksikliğine ah vah edeceğim. Tanımadığım insanlara bu kitabı övdükçe öveceğim.

Uzun lafın kısası, bu bir Neil Gaiman romanı.

Bu kitapta hakikat var, güzellik ve neşe var, uzaktaki bir gök gürültüsü gibi göğüs kafesime doğru yürüyen hüzünlü ve tatlı bir melankoli var.

Buraya yazdığım şeyin bildiğimiz anlamda bir değerlendirmeye pek benzemediğinin farkındayım. Bu bir övgü. Bir methiye. Bu kocaman, mesut, akılsız bir sırıtışın metinsel eşdeğeri.

Ve biliyor musunuz, bundan memnunum. Bırakalım değerlendirmeleri bu işin erbapları yazsın. Bırakalım tüm o süslü lafları onlar kullansın. Bırakalım bir yere iğnelenmiş bir kelebeğin güzelliğini kaybettiğini bilmeden bu kitabı tek bir sayfaya iğnelemeye çabalasınlar. İğnelenip sergilenen bir kelebek aslının yerini tutmaz asla.

Ben Gaiman’ın çalışmaları söz konusu olunca tarafsız olduğumu iddia edemem. Sandman, hikayeler hakkındaki düşünme biçimimi değiştirdi. Yokyer benim için bir tılsım oldu. Yıldız Tozu yüreğime asılı altın bir çan. Amerikan Tanrıları ise bana, yazmak için uğraştığım kitabın türünün bir *ismi* olduğunu öğretti. Pikaresk.

Eğer tarafsızlık arıyorsanız, bu değerlendirme size göre değil. Başka yere bakın.

Ben mi? Ben Yolun Sonundaki Okyanus’un tadını onu parçalarına ayırıp tahlil etmeden çıkaracağım. Kitap beni mutlu etti. Eskisi kadar yalnız hissetmememi sağladı. Bu kitap, Neil Gaiman’ı hâlihazırda sevdiğimden daha çok sevmemi sağladı ve bunun mümkün olacağını sanmazdım.

Bir gün böyle bir kitap yazmayı umuyor muyum? Hayır. Mümkün değil. Gaiman burada garip, tuhaf ve güzel bir şey yapmış. Aynını yapmayı umut edemem.

Bunun yerine, şöyle bir umudum var.

Gelecekte, Joss Whedon benim en yakın arkadaşım olduğunda ve birlikte benim ağaç evimde takıldığımızda, Neil Gaiman da çıkagelir diye umuyorum. Daha sonra üçümüz hep birlikte Settlers of Catan oynayacağız çünkü. Ve ben kazanacağım, çünkü Settlers of Catan’da gerçekten çok iyiyim. Ama merhametli de olacağım ve haydutları Gaiman’ın buğdaylarının üstüne art arda iki kez saldığım için özür dileyeceğim.

Sonra smores* yapacağız ve ben bir marshmallow’u öyle maharetle, öyle kusursuzlukla kızartacağım ki hayretler içinde kalıp benim ne kadar havalı olduğumu fark edecekler. Sonra Battlestar Galactica’dan ve hangi Doktor’un** gözdemiz olduğundan bahsedeceğiz ve gece geç vakte kadar hayalet öyküleri anlatacağız.

Of, yoruldum valla. Gerçekten uyumam lazım. Ne söylediğimin farkında değilim artık.
Umarım sabah buna pişman olmam.

*Özel imal edilmiş iki bisküvi arasına çikolata ve kızartılmış marshmallow konularak yapılan bir tür sandviç tatlı. Ahan da bu.
**Ünlü İngiliz bilim kurgu dizisi “Doctor Who”nun baş kişisi.

* * *

Kralların YoluKralların Yolu – Fırtınaışığı Arşivi 1
Brandon Sanderson
5 Yıldız/ 9 Haziran 2010
orj. için tıklayın


Kitabın bir ARC* versiyonunu okuma fırsatı yakaladım ve bundan çok keyif aldım. Sanderson bir hikayenin nasıl anlatılacağını ve ilginç bir dünya yaratmayı gerçekten iyi biliyor.

* ARC: Advance Reading Copy. Kitabın piyasaya sürülmeden önce, yayınevi tarafından özel olarak basılan kopyaları. Genelde kitapla ilgili görüşler almak için belli eleştirmen ve yazarlara gönderilir. Daha sonra bu görüşler reklam amaçlı kullanılır.

* * *

SteelheartSteelheart
Brandon Sanderson
5 Yıldız / 2 Mart 2013
orj. için tıklayın


Kısa bir süre önce bu kitabın bir ön nüshasını okuma şansını elde ettim. Söylemeye gerek yok, hemen atladım üzerine.

Bunun sebebi, şimdiye kadar sevmediğim bir Brandon Sanderson kitabına denk gelmemem. Yani büyük ihtimalle yine iyi bir kitap okuma şansı elde edecektim, ki böylesinin başımın üzerinde her daim yeri var.

YA DA en sonunda Sanderson’ın sevmeyeceğim bir kitabını okuyacaktım. Doğrusu bu da beni heyecanlandırırdı.

Neden? Çünkü, Brandon benden çok daha hızlı yazıyor. Yazdığı bazı şeylerin berbat olması adil olurdu sanırım. HEM harika HEM DE hızlı olması hiç de adil durmuyor.

Egom için kötü haber şu ki Steelheart, Sanderson’ın sadece Destansı Fantastik Edebiyat türünün parlak bir yazarı olduğunu değil, aynı zamanda iyi bir yazar olduğunu da kanıtlayan başka bir zafer. Nokta.

Kısaca. Harika kitap. Sıkı yazarlık. Süper kahramanlara güzel bir bakış. Güzel dünya yaratımı. Kesinlikle vaktinize değer.

* * *

Solaris
Stanislaw Lem
2 Yıldız / 23 Haziran 2011
orj. için tıklayın


Lem’in bilimkurgunun en iyilerinden biri olduğunu bildiğim için yıllar önce bu kitabı almıştım ve bir süredir okumaya niyetliydim. Ayrıca, bu kitabın filmini çektiklerine göre kurgunun bazı iyi dayanakları olması gerektiğini düşündüm.

Ama kendimi verebilmek için zor bir zaman geçirdim. Doğru, son zamanlarda pek bilimkurgu okumadım. Ancak kesinlikle bir türün züppesi değilim. Eski ya da değil, bilimkurguyu severim.

Fakat hikaye bana çok ağırmış gibi geldi. Yarısı merak uyandırıcı bir psikolojik tanıtım/gerilim/gizem, diğer yarısıysa kurgusal bir gezegeni çevreleyen 100 yıllık kurgusal bilimi kapsayan bir araştırma bibliyografisi gibiydi.

İlk yarısı gayet güzeldi. İkinci yarısıysa bezdirici. Kitabın iki yarısı arasında hince bir etkileşimi kaçırıyor olabilirim, ama eğer olay buysa kitabın düzeyi kavrayışımı basbayağı aşmış demektir.

* * *

RailseaRailsea
China Miéville
Yıldız Yok / 31 Aralık 2013
orj. için tıklayın


(Bu kitap henüz Türkçeye çevrilmemiştir.)

China Miéville’in sadece bir kitabını okudum, ama pek çok akıllı insandan yazılarına dair güzel şeyler duyuyordum. Böylece bir etkinlikteyken (convention) ve bir şeyler okumaya ihtiyaç duyarken bu kitabı aldım.

Ama dürüst olmam gerekirse nasıl hissettiğimden emin değilim. Çok iyi yazılmıştı. Ve zekiceydi. Beni bazı yerlerde güldürdü. İlginç, hatta kendine has bir dünyası vardı…

Ama işte bilemiyorum. Gerçekte sevdiğimden daha çok sevmek *istiyor* gibi hissediyorum. Bu sadece bir zevk meselesi olabilir — her insan her kitabı sevemez.

Veya belki de benim için biraz fazla aradaydı. Bir parçam daha çok ya da daha az metafor olmasını istiyor olabilir. John Scalzi’nin Kırmızı Üniformalılar’ı için aynı bu şekilde hisseden bir arkadaşım var ve gerçekten sevmedi, hem de ben delicesine keyif almış olmama rağmen.

O nedenle bu kitaba yıldız vermeyeceğim. Hislerimi değerlendirmek için şu an çok fazla kararsızlığa ve çelişkiye düştüm…

* * *

saga cr 1Saga, Cilt #1
Brian K. Vaughan (Çizgi Roman)
5 Yıldız / 15 Ocak 2013
orj. için tıklayın


Merhametli Buddha, bu çok iyiydi.

*O kadar* iyiydi ki, keşke okumaya bu kadar erken başlamasaydım. Şimdi sıradaki kitabın yayınlanmasını beklemek zorundayım.

Bir serinin sıradaki kitabının yayınlanmasını beklemek zorunda kalmaktan nefret ediyorum.

Siz de bir serinin sıradaki kitabının yayınlanmasını beklemek zorunda kalmaktan nefret etmiyor musunuz?

* * *

carlinin cikolata fabrikasiCharlie’nin Çikolata Fabrikası
Roald Dahl
5 Yıldız / 13 Ocak 2014
orj. için tıklayın


Bu gece, az evvel oğlumla birlikte Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nı okumayı bitirdik. Bu tamamını beraber okuduğumuz ilk çocukluk ertesi kitabı¹. Ve acayip eğlenceliydi.

Öncelikle, filmini sevdiğimi itiraf edeyim. Onunla büyüdüm. (Tabii, Gene Wilder’lı filmden bahsediyorum.) Hatta filmi kitaptan daha çok sevdiğimi de itiraf edeyim. Ki böyle bir şey başıma sık sık gelmez.

Bununla birlikte kitap, gerçekten ama gerçekten iyiydi. Dört yaşındaki oğlumun dikkatini celp etti. Saçma ve eğlenceliydi.

Ve KARANLIK.

Kitabı okumamış olanlarınız için şu gerçeğin altını çizeyim. Dahl, Charlie ile ailesinin sadece aç ve yoksul olmadığı hakikatini gerçekten detaylıca anlatmak için bir hayli zahmete giriyor. Onlar muhtaç. Charlie yere serdiği bir şiltede uyuyor. Kışın üşüyorlar ve açlıktan ölmek üzereler.

Eğer bu son kısmı abarttığımı düşünüyorsanız öyle olmadığını da söyleyeyim. Bölüm başlıklarından biri şu: Aile Açlıktan Ölmek Üzere.

Bir şey diyeyim mi? Ben kitabı bu yüzden daha çok seviyorum. Bu, bir kurul tarafından kimseye zararı dokunmayacak şekilde yazılmış, tertemiz bir bebek oyuncağı değil. Bu feci derecede korkunç bir duruma düşen ama hâlâ iyi, ince ve kibar olmaya devam eden, sonra da başına güzel şeyler gelen küçük bir erkek çocuğunun hikâyesi.

Bunun arkasındaki mecazı anlayabiliyorum.

Bu, çocuklarınızla birlikte okuyacağınız iyi bir kitap mı? Kesinlikle.

Bununla birlikte eğer izin verirseniz, züppenin önde gideni olarak konuyu değiştirip fikirlerimi paylaşmak niyetindeyim:

Eğer Willie Wonka işçi çalıştırsaydı ve onlara asgari ücret verseydi, belki Charlie Bucket ilk etapta açlıktan ölüyor olmazdı.

Devam ediyorum. Wonka, herkesin maaşının kâğıt üzerinde ödendiği bir şirketi etkili bir şekilde yönetiyor. Oompa Loompalara kelimenin tam anlamıyla fasulyeyle ödeme yapılıyor. Tahminen o fasulyeleri de büyük bir yeraltı mağarasında Oompa Loompaların kendileri yetiştiriyor.

Hadi Wonka’nın yerli halkın kökünü kazıyıp onları köleleştirdiği gerçeğinin ahlaki çamuruna girmeyiverelim. Gelin sadece rakamların ham bakış açısından bakalım. Sırf ekonomi yani.

Oompa Loompalar fabrikada çalışıyor. Para almıyorlar. Fabrikadan hiç çıkmıyorlar. Yani kira ödemiyorlar. Yiyecek satın almıyorlar. Sinemaya gitmiyorlar, taksi tutmuyorlar ya da giysi almıyorlar.

Ama *herkes* Wonka’nın çikolatasını satın alıyor.

Bu da paranın fabrikaya girdiği, ama tekrar kasabaya dönmediği anlamına geliyor.

Sonuç olarak, yerel ekonomi berbat. Ve Charlie’nin babasının doğru dürüst bir işe girememesinin nedeni bu. Dahası, babasının o berbat işini *kaybetmesinin* ve ailesinin açlıktan ölecek duruma gelmesinin sebebi de bu.

Willie Wonka çocuksu bir büyücü değil. O milyarder bir tüzel ahmak. O Monsanto²’nun şeker işindeki eşdeğeri. Orada hiçbir hükümet denetimi yok. İSGGM³ olsaydı, bu kaynatılmış şeker kayığı ve çikolata ırmağı saçmalığını asla onaylamazdı. Hayır. Bu herif dokunulmaz.

Bana öyle olmadığını söylemeyin. Diğer çocukların başına gelen o şeylere ne demeli? Bir kişi bile onu mahkemeye vermeyi *düşünmüyor*. Ebeveynlerin hiçbiri bunu *ima* bile etmiyor. Wonka muhtemelen eyaletteki hâkimlerin yarısını ve birkaç senatörü de elinde tutuyordur.

O kötü adamların şahı. Ve ben Batman’in onun kıçına tekmeyi bastığı bir hikayeyi görmek için ciddi para öderdim.

*Atıp Tutmanın Sonu*

Bitirirken, ben ona kitabı okurken oğlum Oot’un söylediği bir şeyi paylaşayım:

“Baba, Willie Wonka sadece normal bir insan ama *birazcık da* senin gibi büyücü.”

(1) çocukluk ertesi kitabı (chapter book): Genellikle 7-10 yaş arası çocuklar için yazılmış, az resimli, konuya ağırlık veren hikaye kitabı.
(2) Genetiği değiştirilmiş ürünler imal eden devasa bir Amerikan şirketi. Kötü bir üne sahiptir.
(3) OSHA: Türkiye’deki İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’ne karşılık gelen Amerika’daki oluşum.

* * *

Başlat
Ernest Cline
5 Yıldız / 25 Mayıs 2011
orj. için tıklayın


Kitabın bir ARC versiyonunu okuma fırsatı yakaladım ve her bir geek parçamı cezbetti.

Muhtemelen daha sonra bloğumda bunun hakkında bir şeyler yazacağım, ama şimdilik kısa bir özet:

Kısaca söylemem gerekirse, bu kitap kahrolası derecede iyiydi!

* ARC: Advance Reading Copy. Kitabın piyasaya sürülmeden önce, yayınevi tarafından özel olarak basılan kopyaları. Genelde kitapla ilgili görüşler almak için belli eleştirmen ve yazarlara gönderilir. Daha sonra bu görüşler reklam amaçlı kullanılır.

* * *


Güngezgini
Gabriel Ba, Fabio Moon (Çizgi Roman)
5 Yıldız/ 8 Mart 2012

orj. için tıklayın


Kahretsin. Bu muhtemelen son birkaç yıldır okuduğum en derin yeni hikayeydi.

Unutmayın, bu öyküler hakkında bir öykü. Başlangıçlar ve sonlar hakkında. Bu tür şeyler bana hitap ediyor.

* * *

persepolisPersepolis
Marjane Satrapi (Çizgi Roman)
5 Yıldız / 28 Mart 2012
orj. için tıklayın


Bu kitaba öğle yemeğinde biraz okumak için başladım ve kendimi yemeğimi bitirdikten sonra 1 saat daha restoranda otururken buldum. Sonunda kendimi suçlu hissedip okumaya ara verdim; ama öğleden sonraya dair bütün planlarım bozulmuştu, tek düşünebildiğim kitabı bitirmekti.

Goodreads’te arada bir beş yıldızdan fazlasını verebileceğim bir sistem olsaydı keşke. Mükemmelden daha iyi olduğunu düşündüğünüz bir kitabı gösterebileceğiniz bir şey. Yorum yaptığınız 100 kitap için bir kerelik 6 yıldız kullanma hakkı kazanmak gibi.

Eğer böyle bir hakkım olsaydı, 6 yıldızlı yorum hakkımı bu grafik romanda kullanırdım. Hoş ve akıcıydı. Rahatsız edici ya da fazla nazik olmadan güçlü bir duygusal etkiye sahipti. Vaaz vermeden ya da didaktik olmadan da ufuk açıcıydı. Tamamını üç saatten az zamanda okudum ve dürüstçe söylemek gerekirse, etkisi daha uzun sürdü.

* * *

10 yorum yetmedi, değil mi? Hiç üzülmeyin, çünkü sıra geldi sizler için özel olarak seçtiğimiz 2 yoruma! Patrick Rothfuss’un ne kadar egodan arınmış biri olduğunu, başka yazarların kitaplarını övmekten nasıl çekinmediğini gördünüz. Başarılı bir yazara dönüştüğünde bile içindeki “okuru” kaybetmemesinden ötürü büyük mutluluk duyuyoruz. Ayrıca hayranlığımız da kat kat artıyor.

İşte aşağıdaki 2 bonus yorum da bu egodan arınmışlığının bir başka kanıtı:

+2 YORUM

Rüzgarın Adı
Kral Katili Güncesi 1. Gün
5 Yıldız / 4 Aralık 2013
orj. için tıklayın


Ben bu kitabı sevdim sayılır. Lakin benim bu konudaki fikrim güvenilir sayılmamalı herhalde…

* * *

Bilge Adamın Korkusu
Kral Katili Güncesi 2. Gün
5 Yıldız / 4 Aralık 2013
orj. için tıklayın


Evet, bitti. Ve çok uzun zaman aldı…

2009’un sonuna doğru kitabı nihayet beni tatmin eden bir noktaya getirmiştim. Kabul edilebilir bir kitap olmuştu. Yayınlamak zorunda kalırsam beni utandırmayacağını bildiğim bir kitaptı.

Mayıs 2010’da kitabı yeniden yazdım ve beni mutlu eden bir noktaya getirdim. İyi bir kitaptı. Beni memnun eden bir kitaptı.

Kasım 2010’daki son teslim tarihine geldiğimde her şeyi yeniden gözden geçirdim ve heyecan duyduğum bir noktaya taşıdım. Harika bir kitap oldu. Sonunda gurur duyduğum bir kitap.

Editörüm bana yeterli zamanı verdiği için memnunum. Raflarda olacağı için heyecan duyduğum bir kitaba sahip olmaktan memnunum.

Umarım, 1 Mart’da çıktığında, hoşunuza gider. Çok uzun zaman aldı…

* * *

Kayıp Rıhtım bol esprili günler diler.

Patrick Rothfuss’un yorumlarını didiklemeye ve sizlere aktarmaya devam edeceğiz. Gözünüz bizde olsun.


Çevirmenler, BÜLENT ÖZGÜN, HAZAL ÇAMUR
Editör, M. İHSAN TATARİ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Düşündük ki Patrick Rothfuss’dan Daha Çok Yorum Duymak İstersiniz

Sizlerden gelen olumlu tepkiler sonucu Rothfuss’un daha çok yorumunu paylaşmaya karar verdik! Dünyanın dört bir yanından üyelere sahip bir sanal kütüphane olan Goodreads’teki hesabında, uzun uzadıya ve hiç çekinmeden yaptığı yorumları sizler için derledik.

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün