The End of the F***ing World: Gençlik Başımda Duman

Charles Forsman‘ın 2011 yılında yayımlanan “The End of the F***ing World” adlı trajikomik çizgi romanından uyarlanan İngiliz yapımı Netflix dizisini sizin için inceledik.

Netflix’in bizlere yeni yıl hediyesi olan “The End of the F***ing World” kısa bir süre önce yayınlandı. Çıkışına kadar hakkında en ufak bir bilgim olmayan dizi, aslında beni ismiyle cezbetti diyebilirim. Üstüne üstlük Rotten Tomatoes’da eleştirmenlerden %96,  izleyicilerden %94 şeklinde şaşırtıcı puanlar alması diziyi açıp izlemem için gereken cesareti bana vermiş oldu.

Bir mini dizi olarak End of the F***ing World bir nevi yemekten önce yenilen tatlı gibi bir his bırakıyor insanda. 8 bölümden oluşan dizi ortalama 20 dakikalık kısa bölümleriyle bir nefeste tüketebileceğiniz bir yapım.

Dikkat Ergen Çıkabilir!

End of the F***ing World, İngiltere’de yaşayan ve ergenlikleri sorunlu geçen iki gencin sıkıcı ve monoton hayatlarından kurtulup, kendi özgür yaşamlarını kurma çabalarını konu alıyor. Psikopat olduğunu iddia eden James‘in, Alyssa’nın eski hayatlarından uzaklaşma fikrini, onu öldürmek istediği için kabul etmesiyle başlayan dizi, ikilinin yolculukları sırasında başından geçen olaylar ve düşüncelerindeki değişimler ile şekillenerek ilerliyor.

Adım adım karakter gelişimlerine şahit olurken dizinin isminin aslında ne kadar manidar olduğunu da anlıyoruz. Dizinin sıradan ve ergence gelebilecek konusu, ilgi çekici ve güzel işlenişiyle birlikte önyargıları kırmaya yetiyor. Netflix’in başka bir yapımı olan 13 Reasons Why ile kıyaslamaksa yersiz zira 13 Reasons Why, bu dizinin yanında düz bir gençlik draması gibi kalıyor.

Biraz Küfür, Biraz Kan Biraz da Cinsellik

Atmosferin oldukça depresif ve sert olduğu dizide kullanılan dil, renkler, vahşet ve cinsellik unsurları gerçekten de rahatsız ediciliğe yakın seviyelerde geziyor. Cesur bir anlatım olduğu ortada lakin durum oldukça ilgi çekici olsa da beraberinde birtakım sorunları da getirmiyor değil.

On sekiz yaş altındaki izleyici için gerçekten rahatsız edici olabilecek birçok detaya sahip. Ahlak dersi vermek istemiyorum ama Türkiye’de bunu izleyecek 18 yaş altı bir kitle var. Ve bu kitle izledikleri şeylerden etkilenip uygulamaya koyan ya da onun özlemiyle hayal kuran cinsten. Bu yüzden ailelerin bu konuda duyarlı olması gerekir, çünkü dizi asla örnek alınacak karakterlere ve ahlaki bir hikâyeye sahip değil. Anlatmak ve dokunmak istediği noktalar tabii ki var. Ama gençlere şöyle bir mesaj vermeliyim gibi zorunlu bir kaygı da taşımıyor. Tam tersi gençlere kötü örnek olacak rahatsız anlara sahip. Dizinin tartışma yaratacak bir konumda olduğunu izledikten sonra daha net anlayabiliyorsunuz.

Daha büyük yaştaki izleyiciler içinse gerçekten büyük önyargılar oluşturabilecek bir dizi olduğunu da kabul ediyorum. İlk bakışta konu itibari ile gerçekten sizi çekmeyi başaramayabilir. İzlemeden karar verilmemesi gereken dizilerden. Çünkü insanı şaşırtmasını oldukça iyi bilen bir dizi var karşımızda.

Müziğin Beslediği Oyunculuklar

Diziyi sırtlayan en büyük faktörlerden biri tabii ki oyunculuklar. Dizide iki tane başrol oyuncusu var. James karakterini canlandıran Alex Lawther kendisi bu genç yaşında “En iyi Genç İngiliz Oyuncu” ödülünü kazanmış 22 yaşında bir oyuncu. Enigma ve Departure gibi filmlerde yer almış olan genç yeteneğimizin çok parlak bir geleceği ve oynadığı karakteri yansıtabilen bir oyunculuğu var. Umarım kendisini başka projelerde de görme şansını elde ederiz. Alyssa karakterini canlandıran oyuncuysa başka bir İngiliz,  Jessica Barden. The Lobster ve Hanna gibi filmlerde rol alan aktris de bence rol için biçilmiş kaftanmış zaten. Her ne kadar hikâye iki başrol etrafında dönse de, dizinin tadı tuzu olan yan karakterler için de aynı övgüyü yapmak mümkün.

Gelelim bir dizinin ruhu olan müzik seçimlerine ki sahnenin önemini yansıtan, izlediğimiz sahneyi işitsel olarak iyi destekleyen vurucu şarkı seçimleri yapılmış. Yer yer sizi izlediğiniz sahnenin içine çeken asıl faktörler işte bu şarkılar. Şarkılar dışında iç sesleri unutmamak lazım gelir ki Alyssa ve James’in duygu değişimlerini, hislerini ve fikirlerini bu sayede öğreniyoruz.

Bitiş Çizgisine Gelirken

Sonuç olarak The End of the F***ing World oyunculuklar, müzikler, küçük detaylar ve sorgulattıkları izleyeni her dakikası ile eğlendirebilmeyi başarabilen bir dizi.

Dizinin ikinci sezonu gelip gelmeyeceği daha belli değil ama dizi bu haliyle de bırakılsa asla sırıtmayacak bir finalle bitiyor. Umarım 2. sezonu çekmezler ve biz de bu tadında kalmış diziyi hep böyle güzel hatırlarız.

  • 29
    Shares




98 yılından beri dünyalı olan ben, şu anda bir sosyolog adayıyım. Hayatın getirdiği afakanlardan kitaplardaki ejderhalara binip kaçmayı daha uygun gördüm. Daha genç olmama rağmen kendimi bazen Gandalf kadar yaşlı hissettiğim oluyor. Sıkı bir film ve dizi takipçisi olarak herhalde Into the Wild'daki Chris gibi yaşayacak olsam yanımda erzaktan çok dizi bölümü olurdu. Fantastik bir evrende hancı olma hayalimi gerçekleştirmek peşindeyim. Bir gün yolunuz kara ormana düşerse orda sıcak ve küçük bir han görürseniz mutlaka uğrayın. Belki oturup bir iki kelam ederiz.

The End of the F***ing World: Gençlik Başımda Duman için 1 yorum

  1. Yasakçı olmak istemiyorum ama… O kitleyi engellemenin bir yolu var mıdır? Hayır, 18 yaşından küçük olunmasını kastetmiyorum. Kurguyla gerçek arasındaki çizgiyi paşa gönüllerinin isteğiyle parça pinçik eden, işine göre davranma gafletiyle sorumluluktan kaçınanları kastediyorum :rage::triumph:


The End of the F***ing World: Gençlik Başımda Duman

Charles Forsman‘ın 2011 yılında yayımlanan “The End of the F***ing World” adlı trajikomik çizgi romanından uyarlanan İngiliz yapımı Netflix dizisini sizin için inceledik.

  • 29
    Shares

 

 

Başa dönün