Babil Kitaplığı’nın 11 ve 12’nci Kitapları Raflarda

Babil Kitaplığı'nın 11. kitabı Kardinal Napellus olurken, 12. kitap Büyük Taş Yüz oldu.

En son 3 ay önce iki yeni kitapla seriye tam gaz devam eden Kırmızı Kedi ekibi, adeti bozmadı ve yine 2 kitapla birden seriyi bir adım öteye taşıdı.

Jorge Luis Borges‘ın birbirinden değerli kitapları seçerek bir araya getirdiği bu seri tam 30 kitaptan oluşuyor ve bizler şimdi 12. adıma gelmiş bulunuyoruz.

11 ve 12. adımda bizleri Kardinal Napellus adlı eseriyle Gustav Meyrink ve Büyük Taş Yüz adlı eseriyle Nathaniel Hawthorne karşılıyor.

Kitapların tanıtım metinleri şöyle:

Babil Kitaplığı #11 – Kardinal Napellus

kardinal-napellus“Gustav Meyrink, fantastik olabilirliği bilimde arayan genç çağdaşı Wells’den farklı bir biçimde, bu olabilirliği büyüde ve her tür mekanik ustalığı aşmada aradı. Meyrink, dünyanın absürd, dolayısıyla da gerçekdışı olduğunu hissetmekle başladı işe. Bu düşünceler, önce satirik, daha sonra da fantastik ve acımasız yapıtlarında kendini gösterdi. Düşler tarafından düşlenen düşlere, karabasanların ortasında kaybolan karabasanlara yer verdi. Başlangıçta basit bir anlatı gibi görünen öyküleri, deneyimlerimiz ve en kişisel korkularımızla karışıncaya dek tırmanmaya devam eder. Meyrink, ölüler krallığının yaşayanlar krallığına girdiğine, gözle görülür dünyamızın gözle görülemez diğer dünya tarafından durmaksızın işgal edildiğine inanıyordu.”

-Jorge Luis Borges-

Babil Kitaplığı #12 – Büyük Taş Yüz

buyuk-tas-yuz“Wakefield’ Hawthorne’un ve belki de yazın sanatının en iyi öykülerinden biridir. Gölge konusu insan imgeleminde tekrarlanıp duran konulardan biri, su ve aynalar ise bu konuyu önceden imler. ‘Büyük Taş Yüz’de bu konunun beklenmedik ve özgün bir biçimde işlendiğini görürüz. ‘Ateşe Verilen Dünya’, Hawthorne’un dostları olan New England transandantalistlerinin mistik kurgularıyla hayret verecek şekilde örtüşür; asıl gerçek, görülür ve dokunulur dünya olmayıp insan aklıdır. ‘Mr. Higginbotham’ın Başına Gelenler’de Hawthorne komik olanı vurgular; eğer metin günümüzde yazılmış olsaydı sonu trajik olur ve öykünün çıkış noktasını oluşturabilirdi. Bu seçkinin son öyküsü ‘Rahibin Kara Peçesi’ saf ve fütursuz bir alegoridir; böyle olmasına karşın yalnızca etkili değil, aynı zamanda unutulmaz bir öyküdür. Hawthorne dünyanın en iyi ve en kötü öykülerini yazdı; bu seçkide en iyilerini sunuyoruz.”

Kardinal Napellus‘un çevirisi Zehra Aksu Yılmazer‘e aitken, Büyük Taş Yüz‘ün çevirisi C. Hakan Arslan‘a ait.

Kırmızı Kedi Kitap ailesine böylesine bir külliyatı söz verdikleri gibi ikişer kitapla ve tempolu biçimde bizlerle buluşturdukları için sonsuz teşekkürler!

Genel Yayın Editörü
2009 yılında Kayıp Rıhtım'a elimi verdim, sonra da ruhumu kaptırdım. Bu yolun devamında çeşitli gazetelerin kitap eklerinde kitap incelemelerim, TRT Radyo 1'de canlı yayın konuğu olarak katılıp kurgu edebiyatını anlattığım 2 yayın, 5 yıldır süren Kahramanın Yol Türküsü adlı kendi edebiyat temalı radyo yayınım, kitap inceleme videoları serim Kayıp Rıhtım İnceliyor ve bir de bonus olarak Oyungezer Dergisi'nin kültür sanat sayfalarında düzenli yazarlığım oldu. Tüm bunların yanı sıra, gerçek hayatın sıkıcılığında, bir bilgisayar mühendisi olarak yaşıyorum. Ama biz ona Clark Kent kimliğim diyelim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Babil Kitaplığı’nın 11 ve 12’nci Kitapları Raflarda

Babil Kitaplığı’nın 11. kitabı Kardinal Napellus olurken, 12. kitap Büyük Taş Yüz oldu.

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün