Zamanı ölçmede yeni bir hassasiyet eşiği aşıldı. Singapur Ulusal Üniversitesi Kuantum Teknolojileri Merkezi araştırmacıları, nadir bir toprak elementi olan lütesyum atomlarından yararlanarak şimdiye kadarki en doğru atom saatini geliştirdi.
Nature dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, geliştirilen yeni sistemin yalnızca 1 saniye sapması için 260 milyar yıl geçmesi gerekiyor. Bir başka deyişle, evrenin 13,8 milyar yıllık geçmişinde bu saat çalışıyor olsaydı, bugüne dek tek bir saniye bile geri kalmayacaktı.
Lütesyumun Sırrı: Ölüm Vadisi’nden Kutuplara Sıfır Sapma
Atom saatleri temel olarak atomların elektron geçişlerindeki sabit titreşimleri bir sarkaç gibi sayarak zamanı belirler. 1967’den bu yana saniyenin resmî tanımı sezyum atomuyla yapılıyor ve GPS’ten finans piyasalarına kadar tüm dünya bu mikrodalga standardına göre senkronize ediliyor.
Ancak görünür ışık frekansıyla çalışan “optik” atom saatleri çok daha hızlı titreştiği için zamanı katbekat hassas bölebiliyor.

Singapur ekibinin lütesyumu seçmesinin nedeni ise elementin çevresel koşullara karşı olağanüstü direnci. Önceki rekor sahibi sistemlerin aşırı soğukta (sıvı azotta) tutulması gerekirken lütesyum saati doğrudan oda sıcaklığında çalışabiliyor. Proje lideri Murray Barrett bu dayanıklılığı şöyle özetliyor:
“Lütesyum saati, Dünya’nın en sıcak noktası Ölüm Vadisi’nden Antarktika platosunun dondurucu soğuğuna kadar her ortamda kararlılığını koruyabilir.”
Masadaki 5 Milimetrelik Yükseklik Bile Zamanı Değiştirdi
Ekip, doğruluğu kanıtlamak için aynı odada iki bağımsız lütesyum saati kurarak 200 saat boyunca birbiriyle kıyasladı. Bu kıyaslama esnasında Einstein’ın Genel Görelilik kuramı doğrudan somut bir engele dönüştü: Yerçekimi zamanı yavaşlattığı için, masanın üzerindeki iki saat arasındaki yalnızca 5 milimetrelik yükseklik farkı dahi zamanın akışında ölçülebilir bir sapma yarattı. Araştırmacılar doğruluğu kesinleştirmek için saatlerin yüksekliğini milimetrenin altında bir hassasiyetle eşitlemek zorunda kaldı.

Milimetrik yerçekimi değişimlerini dahi okuyabilen bu hassasiyet, gelecekte maden arama, deprem izleme ve Dünya’nın kütleçekim haritasını çıkarma gibi alanlarda çığır açabilir.
Saniyenin Tanımı Değişebilir
Bilim insanları uzun süredir saniyenin sezyum yerine yeni nesil optik saatlerle yeniden tanımlanması üzerinde çalışıyor. Yeni lütesyum saati bu yarışta çıtayı 4 kat yukarı taşımış olsa da saniyenin uluslararası tanımının değişmesi için bağımsız laboratuvarların da benzer sonuçları doğrulaması gerekecek.

Ekibin bir sonraki hedefi ise koca bir laboratuvara yayılan bu düzeneği taşınabilir boyutlara küçülterek doğrudan sahaya çıkarmak.
İlginizi Çekebilir: Güneş Sistemi’nin Dışından Gelen Gizemli Sinyalin Kaynağı İlk Kez Tespit Edildi
Yeni geliştirilen saat hakkındaki yorumlarınızı aşağıda veya Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilir, daha fazlası için bizleri Google News ve WhatsApp üzerinden takip edebilirsiniz.
Kaynak: Phys

