Vurucu Giriş Cümleleri

vurucu-giris-cumleleri

* * *

Doktor Franz Hiller bir zepline âşık oldu.
Zeplin, Karin Tidbeck

* * *

Uyandığında, kırmızıydı.
Uyandığında, Hillary Jordan

* * *

“Bugün size adam öldürmenin sekiz sessiz yolunu göstereceğiz.”
Bitmeyen Savaş, Joe Haldeman

* * *

Dr. Robert Laing sonradan, balkonunda oturmuş köpek yiyorken, son üç ay içinde bu dev apartmanda gerçekleşen olayları düşündü.
Gökdelen, J. G. Ballard

* * *

Yakmak bir zevkti.
Fahrenheit 451, Ray Bradbury

* * *

Deniz azizlerle doludur. Biliyor muydunuz? Elbette bilirsiniz, siz koca adamsınız.
Kraken, China Miéville

* * *

“Biraz ışık verin bana!”
Korkunun Bütün Sesleri, Harlan Ellison

* * *

Ağartılmış bir kafatası rengindedir teni ve omuzlarından dökülen saçları süt beyazdır.
Melnibone’lu Elric, Michael Moorcock

* * *

Siyahlı adam çölde kaçıyordu. Silahşor da peşindeydi.
Kara Kule 1: Silahşor, Stephen King

* * *

Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.
Dönüşüm, Franz Kafka

* * *

Yetmiş beşinci doğum günümde iki şey yaptım: Önce karımın mezarını ziyaret ettim, sonra da askere yazıldım.
Yaşlı Adamın Savaşı, John Scalzi

* * *

Beyaz Konsey’in şehre geldiği gün gökten kurbağa yağdı.
Dresden Dosyaları 4: Yaz Şövalyesi, Jim Butcher

* * *

Konuşmak zorunda bırakıldım, çünkü bilim adamları nedendir bilmem, benim önerilerimi dinlemeyi reddettiler.
Deliliğin Dağlarında, H.P. Lovecraft

* * *

Galaksinin Batı Sarmal Kolu’nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırk sekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler.
Otostopçunun Galaksi Rehberi, Douglas Adams

* * *

Toprağın içinde bir oyukta bir Hobbit yaşardı.
Hobbit, J.R.R. Tolkien

* * *

Güneş, bunca çabaya değeceğinden emin değilmiş gibi ağır ağır yükseldi.
Diskdünya 2. Kitap: Fantastik Işık, Terry Pratchett

* * *

Evren günümüzdeki kadar çığrından çıkmamışken, hala yıldızlar kendi yerlerindeyken ve insan onları soldan sağa ya da yukarıdan aşağı kolayca sayabiliyorken, büyük ve mavi yıldızlar birbirlerinden mesafeli, ufak, sarı olanlarsa, daha düşük hacimde olduklarından kenar köşeye itilmişken, dış uzayda ne bir zerre toz, ne de bir Nebula kalıntısı bulunmazken, bu eski ve hoş zamanlarda, bir mühendisin Sınırsız Güç Diploması’nı iyi dereceyle aldıktan sonra birikimlerini aktarmak için uzak diyarlara gitmesi âdettendi.
Siberya: İlk Yolculuk – Gargantius Tuzağı, Stanislaw Lem

* * *

Bildiğim kadarıyla o dehşet, gazete parçasından yapılmış bir kayıkla başladı.
O, Stephen King

* * *

Ben iki kez doğdum: İlkinde 1960 yılının Ocak ayında, Detroit için inanılmaz derecede dumansız bir günde kız olarak ve daha sonra tekrar 1974 yılının Ağustos ayında Petoskey’de bir acil kliniğinde, ama bu defa ergenlik çağında bir delikanlı olarak.
Middlesex, Jeffrey Eugenides

* * *

George Garvey’yle ilk karşılaştığımızda, o bir hiçti.
Sonbahar Ülkesi: H. Matisse’in Uyanık Poker Fişi, Ray Bradbury

* * *

Yıl 2081’di ve nihayet herkes eşitti.
Korkunun Bütün Sesleri: Harrison Bergeron, Kurt Vonnegut Jr.

* * *

Tyler bana bir garsonluk işi buluyor, sonra ağzıma bir silah sokmuş ve diyor ki, sonsuza kadar yaşamak istiyorsan, ilk adım olarak ölmek zorundasın.
Dövüş Kulübü, Chuck Palahniuk

* * *

Zaman Çarkı döner ve Çağlar gelir geçer, geriye efsaneye dönüşen anılar bırakır.
Gölge Yükseliyor, Robert Jordan

* * *

Nereden bakarsanız bakın, sıçmış durumdayım.
Marslı, Andy Weir

* * *

“Bunu sana söyleyen kişi ben olduğum için üzgünüm ama sen hiçbir zaman mutlu olamayacaksın.”
Vincent Spinetti’nin Tuhaf Kariyeri, Joey Goebel

* * *

Bazı şeyler birbirine hiç uymaz. Yağ ve su gibi. Portakal suyu ve diş macunu gibi. Büyücüler ve televizyon gibi.
Ölüm Maskeleri, Dresden Dosyaları 5. Kitap, Jim Butcher

* * *

Beş yaş insanın en olgun yaşıdır; sonra çürüme başlar.
Oğullar ve Rencide Ruhlar, Alper Canıgüz

* * *

Bilirsiniz, insanlar doğar, ölür ve sonra büyür.
Alper Kamu: Cehennem Çiçeği, Alper Canıgüz

* * *

Borges ile Kemalettin Tuğcu’nun aynı kişi olduğunu öğrendiğimde, hayatta bundan daha korkunç bir gerçekle karşılaşamayacağımı düşünmüştüm. Heyhat, ne kadar da yanılmışım.
Gizliajans, Alper Canıgüz

* * *

Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır, intihar.
Sisifos Söyleni, Albert Camus

* * *

İhtiyar Philip Mathers’ı, çenesini kürekle paramparça ederek nasıl öldürdüğümü herkes bilmez; ama öncelikle John Divney’yle olan dostluğumdan bahsetsem daha iyi olur, zira içi oyuk bir kol demirinden kendi elleriyle yaptığı özel bir bisiklet pompasını boynuna indirerek ihtiyar Mathers’ı yere ilk yıkan o olmuştu.
Üçüncü Polis, Flann O’Brien

* * *

Elantris bir zamanlar güzeldi.
Elantris, Brandon Sanderson

* * *

Vaughan dün son çarpışmada öldü; arkadaşlığımız süresince birçok çarpışmada ölümünü prova etmişti, ama bu, onun ilk gerçek kazasıydı.
Çarpışma, J.G. Ballard

* * *

Bina alevler içindeydi ve bu sefer benim suçum değildi.
Dresden Dosyaları: Blood Rites, Jim Butcher

* * *

Uzaylılar Aptaldır.
5. Dalga, Rick Yancey

* * *

Bir zamanlar, hafızaları sağlam olanlar için çok da uzun olmayan bir süre önce, bacakları uzun olanlar için çok da uzak olmayan bir yerde bir köy vardı.
Büyük Wootton Demircisi, J.R.R. Tolkien

* * *

Pırıl pırıl, soğuk bir nisan günüydü; saatler on üçü vuruyordu.
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, George Orwell

* * *

Her şeyden önce ekimdi, oğlanlar için ender bir ay.
-Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana, Ray Bradbury

* * *

Eğer bu kitaba ortalıkta dolaşırken rastlarsanız, tutun kulağından, paketleyip eve gönderin.
Doctor Who: Shada – Douglas Adams’ın Kayıp Macerası, Gareth Roberts

* * *

Büyücünün iç çamaşırları daha yeni bulundu.
Dur Bir Mola Ver, Tom Robbins

* * *

Raporumu bir hikaye anlatırmış gibi vereceğim, çünkü anadünyamda küçük bir çocukken Gerçeğin hayal gücüyle ilgili bir mesele olduğunu öğrettiler bana.
Karanlığın Sol Eli, Ursula K. Le Guin

* * *

Ben, Lucifer. Günahkâr Melek, Karanlıklar Prensi, Işık Getiren, Cehennemin Hükümdarı, Sineklerin Tanrısı, Yalanların Babası, Baş Dönek, İnsanoğlunun Baş Çıkarıcısı, Yaşlı Yılan, Bu Dünyanın Prensi, Ayartıcı, İthamcı, İşkenceci, Küfürbaz ve şüphesiz, Görünen ve Görünmeyen Evrendeki En İyi Düzüşçü (şu haspa Havva’ya sorun) her şeyi anlatmaya –oo-la-la!– karar verdim.
Ben, Lucifer, Glen Duncan

* * *

Johnny neden ölü görmeye başladığını bilmiyordu.
Johnny ve Ölüler, Terry Pratcchett

* * *

Trenden yorgun indiler. Gidecekleri kasaba çok mu uzaktaydı?
Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal

* * *

Bir varmış, bir yokmuş, bir zamanlar küçük bir köpek varmış ve adı Rover’mış. Çok küçükmüş ve çok toymuş, yoksa olacakları fark edebilirmiş; güneşin altında bahçede sarı bir topla oynarken çok mu çok mutluymuş, yoksa yaptığını asla yapmazmış.
Roverandom, J.R.R. Tolkien

* * *

Mutlu sonla biten öykülere meraklı biriyseniz, başka bir kitap okumanız daha iyi olur. Bu kitapta mutlu son olmadığı gibi, mutlu başlangıç da yok ve arada çok az mutlu şey var.
Kötü Günler Başlarken, Lemony Snicket

* * *

Hepsi yaşandı bunların. Aşağı yukarı. En azından savaş kısımları gerçek. Tanıdığım biri, başkasına ait bir demliği aldığı için sahiden vuruldu Dresden’de. Bir diğeri, şahsi düşmanlarını savaştan sonra kiralık katillere öldürteceği tehdidini sahiden savurdu. Vesaire. İsimlerin hepsini değiştirdim.
Mezbaha No: 5, Kurt Vonnegut

Etiketler:  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Vurucu Giriş Cümleleri

Şenliklere özel, forum üyelerimizle beraber hazırladığımız Vurucu Giriş Cümleleri projesi yayında!

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün