Yayın Dünyamıza Dair Tüm İstatistikler

Kütüphaneler Haftası kapsamında hazırlanan bu araştırmaya mutlaka göz atın! Türkiye’nin okuma alışkanlıkları ile ilgili ortaya çıkan gerçekler pek de iç açıcı değil.

Doğruluk Payı gönüllü editörlerlerinden Settar Uğur Kurt ve Çağrı Öner tarafından hazırlanan bu araştırma ile ülkemizdeki okuma alışkanlıkları üzerine detaylıca düşünme fırsatı buluyoruz! Gerçekler pek de iç açıcı değil gibi görünüyor.

İkili, kitap okumanın insani ve toplumsal gelişime katkısının vurgulandığı Kütüphane Haftası’nda, Türkiye’de konuyla ilgili istatistiklerin bizlere neler gösterdiği incelemişler ve ortaya böyle bir rapor çıkmış.

Kitap Yayımlama

Öncelikle Türkiye’deki yayınevi ve kitabevi sayısına ilişkin Türkiye Yayıncılar Birliği’nin açıkladığı çeşitli istatistikler bulunuyor. Türkiye Kitap Pazarı Raporu’na göre, Türkiye’de Kitabevi sayısı yaklaşık 6.000. Aynı rapora göre yaklaşık 150 de dağıtım şirketi bulunuyor. Yıllara göre yayınevi sayısına baktığımızda da 2008 yılından 2012 yılına kadar yayınevi sayısının artış gösterdiği, 2013 yılında sayıca düştükten sonra bu tarihten sonra sabit kaldığı görülüyor.

Bir yılda kaç kitabın yayımlandığı sayısına da ISBN yani Uluslararası Standart Kitap Numarası aracılığıyla ulaşabiliyoruz. 1972 yılından beri kullanımda olan bu numaralama sistemi ile her kitaba bir ISBN numarası veriliyor. Bu sayede yıl içinde kaç farklı kitaba ISBN verildiği ve dolayısıyla kaç yeni kitabın yayımlandığı sayısına ulaşılabiliyor. Türkiye’de ISBN alan kitap sayısı aşağıdaki grafikte görülebilir. Bu sayılara göre 2009, 2012 ve 2016 yıllarında düşüş gözlemlenmiş. Bu düşüş kısmi olarak ekonomik ve siyasi gelişmelere bağlı olarak kapanan yayınevlerinin sayısının artmasıyla açıklanabilir.

ISSN (Uluslararası Standart Süreli Yayın Numarası) ise süreli yayınlar için kullanılan bir numaralandırma sistemidir. Türkiye’de ISSN sayıları da aşağıdaki grafikten görülebilir. Yeni çıkarılan süreli yayınların sayısında yaşanan azalmanın bu düşüşe sebebiyet verdiği düşülebilir.

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin yıllara göre basılan kitap sayılarından derlenen grafikte görülebildiği üzere, 2008 yılında yaklaşık 292 milyon adet olan basılan kitap sayısı 2016’da yaklaşık 667 milyon adete kadar yükselmiştir. 2017 yılında ise tekrar 626 milyona gerilemiştir.

GÖZ ATIN  Entelektüel Görünmenin Yeni Yolu: Kitap Biriktirmek ya da Sadece Satın Almak

Aşağıdaki tabloda ise yıllara göre kişi başına düşen kitap adedi gösterilmektedir. Sürekli artış gösterirken 2017 yılında düşüş göstermiştir.

Yayımlanan kitap sayısını etkileyen bir diğer faktör ise makroekonomik gelişmelere bağlı olarak artış gösteren kağıt maliyetleri. Buna ilişkin araştırmayı hazırlayan arkadaşlarımızın ulaşabildikleri resmi bir veri bulunmasa da özellikle 2017 sonrasında artış gösteren döviz kurlarının, kağıt maliyetlerini arttırdığı biliniyor.

Yıllara Göre Kitap Türlerinin “Toptan” Pazarının Payı (Milyon $)
*2016 verisine ulaşılamamıştır.

Yayınlanan kitapları türlerine göre değerlendirdiğimizde de toptan kitap pazarı içerisinde en yüksek paya kültür alanındaki yayınlar sahip. 2017’den önce ise en yüksek paya sahip türün eğitim yayınları olduğu ve bu yayınların 2015 yılından sonra düşüş gösterdiği görülebiliyor. Türkiye’de toplam toptan pazarda en az paya sahip yayınlar “ithal” ve “akademik” yayınlara ait.

Perakende sektörünün piyasa değeri ve pazarın türlere göre dağılımında da benzer bir durum söz konusu. Payın yine en çok kültür yayınlarına ait olduğu perakende kitap pazarının toplam payı, 2016 yılından sonra düşüş eğilimi göstermiş.

Yayımlanan kitapların türleri 2013 yılı itibariyle farklı bir sınıflandırmaya tabii tutulduğu için bu yılı baz alarak, yayımlanan kitapların türlerine ilişkin yine Türkiye Yayıncılar Birliği’nin açıkladığı sayılarla şu tablo ortaya çıkıyor.

Kütüphaneler

Türkiye’nin sahip olduğu “halk kütüphanesi” sayısı, 1990’lardan 2004 yılına kadar yükselmiş ve 2004 yılında 1.367 ile en yüksek sayıya ulaşmıştır. 2005 yılında ise ani bir düşüş ile 1.144’e kadar gerilemiş ve daha sonra yatay bir ivme sergilemiştir.

TÜİK’in Halk Kütüphaneleri ile ilgili açıkladığı bir diğer önemli istatistik de bu kütüphanelerdeki kullanıcı sayısı. 1995 yılında yaklaşık 33 milyon kullanıcı sayısı ile en yüksek seviyeye ulaşmılmış. 2003’te ise yaklaşık 18 milyon kişiye kadar gerilemiştir. 2017’de ise 25 milyon kişi dolaylarında seyir etmektedir.

Türkiye’de ayrıca bir adet Milli Kütüphane de bulunmaktadır. Milli kütüphaneden yararlanan kişi sayısı 2001 ile 2004 yılları arasında artış gösterdikten sonra ani bir şekilde 2006 yılına kadar düşüş göstermiş daha sonrasında en yüksek sayıya 2010 yılında ulaşmıştır.

GÖZ ATIN  Kitaplık: Gerçekten Kitaplıklar Hakkında Her Şeyi Bilmek Gerekli mi?

Kitap Okuma İstatistikleri

Kitap ve yayımcılıktan farklı olarak bir diğer incelenebilecek konu ise kitap okuma istatistikleri. Bu konu ile ilgili daha önce hazırlanan Doğruluk Payı Bülteni incelenebilir. Kitap okuma alışkanlıklarına ilişkin farklı akademik çalışmaların işaret ettiği farklı sonuçlar olsa da konuyla ilgili bu zamana kadar yapılmış en kapsamlı çalışma Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2011 tarihli Türkiye Okuma Kültürü haritasına ait. Bu çalışmaya göre Türkiye’de kişi başına yıllık 7,2 kitap okunuyor. Günlük olarak kitap okuma aktivitesine ayrılan süre ise yaklaşık 7 dakika. Ancak bu sürenin günlük olarak yaklaşık 1 dakika olduğu yönünde bazı araştırma sonuçları da mevcut. Uluslararası Yayıncılar Birliği’nin verilerine göre, Türkiye’de kişi başına 8,4 kitap düştüğü, TÜİK’in verilerine göre ise kitap okumanın Türk insanının ihtiyaç listesinde 235. sırada yer aldığı da belirtiliyor.

Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın!

  • 16
    Shares

Yayın Dünyamıza Dair Tüm İstatistikler için 17 yorum

  1. Agape dedi ki:

    Acaba bizim forum ortalaması nedir? Yılda ortalama kaç kitap okuyoruz ve forumcak kişi başına düşen adet ne olur en sonunda? :thinking:

    Anket mi yapsak? :roll_eyes:


  2. galeme dedi ki:

    Ortalamayı aşağı çekmek adına anketin açılmasını bekliyorum. :smirk:


  3. Almanya’da bir dönem yaşamış biri olarak gözlemlerimi söylemek istiyorum : Moers adlı nüfusu anca 100.000 eden bir şehirde yaşadım. Benim şu an yaşadığım iki milyon nüfuslu Türk şehrinde bile oradaki Thalia(Kitabevi) kadar büyük bir kitapçı yok.

    Bir Alman’a hobileriniz arasında kitap okumayı saymayın. Günümüz Dünya’sında kitap okumak bir hobi değil gerekliliktir.

    Bu istatistiğe girmemiş, ancak orada kütüphane kültürü çok yaygın. Kitapevi zincirlerinin ne kadar müşterisi varsa bir o kadar nüfus kütüphaneden kitap alıyor. Gene yaşadığım şehrin 3 katlı büyük bir kütüphanesi vardı. Bir bölüm Türkçe kitaplara ayrılmıştı orada yaşayan Türkler düşünülerek. Maalesef tek müdavimi bendim. Orada bir çok yazarın kitabını Türkçe okuyabildim. Kitaplarını çok beğendiğim Orhan Pamuk’la , Nick Hornby ve eserleriyle o kütüphane sayesinde tanıştım. Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit’i 3. bitirişimi orada yapmıştım. Kütüphane istatistikleri de eklense hayal edemeyeceğimiz bir şekilde sektörün büyüklüğü ortaya çıkacak.

    Diğer yandan orada çok yaygın gördüğüm bir diğer kısımda Hörbuch dedikleri sesli kitaplar.Kitap okuma eylemi sayılır mı bu emin değilim ancak Almanlarda 10 sene öncesinden popülerleşen ve dinleyenlerine oldukça sık rastladığım bir durum.

    Nüfusa göre en çok kitapçı bulunan illerde Almanya’nın en köklü üniversiteleri bulunmaktadır. Nüfusları da aslında öğrencilerden dolayı daha kalabalıktır.


  4. Öncelikle; ülkemizde hala büyük ölçüde okuyarak değil, “görerek, duyarak, dinleyerek” bilgi edinme kültürü tam olarak aşılamadı. Yani bilgi edinirken işin kolay, kafayı fazla yormayan yöntemlerini tercih ediyoruz. Üstüne üstlük bir de İnternet gibi son derece kolay ve sıkıntısız-hatta eğlenceli- bilgi edinme yöntemi ortaya çıkmış iken özellikle gençlerin okumaya karşı ilgisi gittikçe düştü, kanaatindeyim.

    Kitaplar bir tarafa; 1970 li, 80 li yıllarda ülke nüfusu 35-40 milyon iken önemli gazetelerin günlük tirajı özellikle “hafta sonlarında” 1 milyonu zorlardı…Bugün nüfusumuz 81 milyon, en çok satan gazetenin tirajı 350 bin civarında! Utanılacak bir durum. Tabii bunun çeşitli başkaca sebepleri de var…
    Ancak;
    Okullarda “kitap okumayı” destekleyen, öğrenimin sadece “derslerden” ibaret olmayıp ders dışı okumanın da faydalı olduğu görüşünü telkin eden bir sistem olmadığı ve “kitap okumanın” bir boş zamanı değerlendirme biçimi değil bir yaşam biçimi olduğu fikri kafalara sokulmadığı sürece insanlarımızın erken yaşta kitap okuma alışkanlığı edinmesi ve yukarıda belirtilen üzücü rakamların yukarı çekilmesi pek kolay olmayacaktır.


  5. alper dedi ki:

    Bence bu durum okuma kültürünün biraz dışında bir durum. Gelişen İnternet yayıncılığı nedeniyle basılı gazete tüm dünyada geriliyor. Basılı gazeteler sizin öğlen internette okuyabileceğiniz, akşam TV haberlerinde izleyebileceğiniz 1 gün öncenin haberlerini sunuyorlar, artık o haber eskimiştir. Haber okumak için basılı gazete eskidi.

    Hürriyet Doğan grubundayken 3 - 4 yıl önce tabletler için dijital gazete baskısını denedi, çok okunan yazarları Yılmaz Özdil’in ertesi gün gazete yayınlanacak yazısını okura o gün öğlen sunmaları bile çok bir okur kazandırmadı. Onun yerine gece 12’den sonra gazetenin internet sitesinde ki yazıyı bekledi okurlar.

    Biraz bu alan yaptığım iş tanımlamasına girdiği için uzun zamandır bu alanla meşgulüm. Bazı gazeteler Dijital yayıncılığı, basılı yayıncılığın çok önünde olduğunun geç farkına vardı. Öyle ki 3-4 sene önce bir gazetenin GYY gazetenin internet sitesini yapan ekibe gazete yazarlarının ertesi gün gazetede çıkacak yazılarını yayınlamayalım diye baskı yaptırıyordu. Yazarlar da tam tersi noktada baskı yapıyorlardı.

    Kısacası cümlenizin devamında dediğiniz gibi

    gazete tirajlarını etkileyen, gerileten en önemli nedenlerden birisi İnternetten aynı içeriklere daha erken erişebilmek. ( Bunu yazarken dünya ölçeğinde Dijital gazetenin, basılı gazetenin yerini almasından söz ediyorum yoksa ülkemiz de medyanın tek ses olması da gazete tirajlarını düşürdü)


Yayın Dünyamıza Dair Tüm İstatistikler

Kütüphaneler Haftası kapsamında hazırlanan bu araştırmaya mutlaka göz atın! Türkiye’nin okuma alışkanlıkları ile ilgili ortaya çıkan gerçekler pek de iç açıcı değil.

  • 16
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Haberler
Hayvan Mezarlığı Filmine Spoiler’lı Bakış

Stephen King'in eserinden yeniden uyarlanan "Hayvan Mezarlığı"nı izledik ve spoiler'lı olarak inceledik. Bir kez daha...

Kapat