Masallar Çizgi Romanını Neden Okumalıyız?

Masallar çizgi romanını hâlâ okumadınız mı? Seriye başlamak için çekinceleriniz mi var? O hâlde gelin üfleyelim, püfleyelim ve birbirinden cezbedici nedenlerle aklınızı çelelim!

Ülkemizde son yıllarda çizgi roman adına çok güzel işler çıkıyor. Bir yanda Batman, Spider-man, Spawn, Iron-Man ve Superman gibi uzun yıllardır aşina olduğumuz kahramanların klasik payesine erişmiş eserleri, diğer yanda Green Lantern, Daredevil, Flash, Green Arrow, Deadpool ve Miss Marvel gibi isimlerini hep duyduğumuz ama okuma fırsatına bir türlü erişemediğimiz süper kahramanlar. Bir yanda Sandman ve Watchmen gibi efsaneleri tekrar okuyabilmenin verdiği müthiş haz, öteki yanda Saga, Y Son Erkek, Outlast, Harbinger ve Güngezgini gibi farklı tatlar, farklı şaheserler. Ve tabii ki Şehzade Yangını, Seyfettin Efendi ve Karabala gibi bizden eserler…

Çok değil, bundan sadece birkaç sene önce bu kadar çeşitli ve bu kadar başarılı eserleri dilimizde görmek kocaman, boynu bükük ve mahzun bir hayalden başka bir şey değildi. Bugünse şekerci dükkânına düşmüş bir çocuğun şaşkınlığı bile şu anda içinde bulunduğumuz durumu anlatmakta kifayetsiz kalıyor. Hâl böyle olunca da bazı eserlere hak ettiği değeri ve ilgiyi gösteremiyoruz hâliyle. Gözümüzden kaçıyorlar, ya da başlayıp başlamamakta kararsız kalıyoruz. Bunların en başında da hiç şüphesiz Masallar (Fables) Serisi geliyor…

İlk kez 2002’de yayımlanmaya başlayan, çizgi romancılığın Oscar’ı olarak bilinen Eisner Ödülü’nü tam 14 kez kazanma başarısı gösteren Masallar, son yıllarda dilimize çevrilen en prestijli ve okunmayı en çok hak eden serilerden biri. Gel gelelim Türk okurlar olarak ona hep üvey evlat muamelesi yapıyoruz ne yazık ki. Ülkemizde yayınlandığını hâlâ bilmeyenler var; haberlerimizde istisnasız olarak hep aldığımız bir yorum bu. Bazılarımız da “yarım kalır” endişesiyle bir türlü başlamıyor seriye. Hâlbuki Arkabahçe Yayınclık inatla, ısrarla basmaya devam ediyor ve her seferinde de “Okumasanız bile bu seriyi tamamlayacağız!” demekten de geri kalmıyor. Çünkü durum maalesef bu, okunmuyor.

Peki neden okumalıyız? Neden bu seri bu kadar çok ödüle layık görülmüş? Neden Kayıp Rıhtım ekibi olarak her seferinde “Okuyun!!!” diye ısrar ediyoruz? İşte ekip olarak bu seriden hoşlanmanızı sağlayabilecek maddeleri sıralayalım dedik biz de. Kim bilir, belki siz de Masallar müptelası olursunuz?

Masallar çizgi romanını neden okumalıyız?

Çünkü masal kahramanlarını günümüz dünyasına uyarlayan ilk modern eserOkuduğumuz masallar bugüne dek pek çok kitaba, filme ve diziye esin kaynağı oldu. İçlerinden çoğu bu hikayelerin modern çekim teknikleriyle birebir uyarlanmalarını oluşturuyor. Ancak arada Pan’s Labyrinth ya da Princess Bride gibi oldukça orijinal ve zamanın gücü altında ezilmeyecek eserler de çıkıyor. ‘Masallar’ çizgi romanı da onlardan biri işte. Hatta eski masallardan esinlenmekle kalmayıp günümüzde başka işlere de esin kaynağı olmakta kendisi. Bunlardan en bilinenleri Grimm ve Once Upon a Time adlı televizyon dizileri. Yıllar geçse bile dünya 14 Eisner ödülü almış bu çizgi romanı asla unutmayacak.

Çünkü “karşı masal” türü nedir dense, direkt kaynak gösterilecek türde nadide bir eserİsmine bakıp da bu çizgi roman serisinin klasik çocuk masallarının bir nevi uyarlaması olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak o kadar büyük bir yanılgı içine düşersiniz ki… Bu çizgi seride Uyuyan Güzel‘i öpen Yakışıklı Prens, bunu sadece onu uyandırıp kendisiyle sonsuza kadar mutlu yaşamak için yapmaz. Aksine, prensesin servetine konmaktır asıl niyeti. Güzel ve Çirkin bu evrende maddi sorunlarla ve modern hayatın sıkıntılarıyla boğuşan, evlilik sorunları olan bir çifttir. Altınbukle bir devrimcidir, Kurbağa Prens ise bir temizlikçi… Sizin anlayacağınız çarpık karakterleriyle bildiğimiz masallardan çok daha farklı bir çizgi roman bu. Artık masallar çocuklara göre değil.

Çünkü yılların Büyük Kötü Kurt’unu şerif rolünde okumak çok eğlenceli. Kırmızı Başlıklı Kız ve Üç Küçük Domuzcuk masallarını hepimiz biliriz. O masallarda yer alan Büyük Kötü Kurt’u da öyle elbette. Büyükanneyi hop diye mideye indirip yerine geçen, üfleyip püfleyerek fırtına gibi nefesiyle domuzcukların evlerini yıkan bu kara kürklü, sivri dişli koca kurt çocukluk masallarımızın en kötü karakterlerinden biri olarak kazınmıştır hafızalarımıza. Peki, çizgi romanda kendisini bir kanun adamı olarak görüyoruz desek? Hayır, şaka yapmıyoruz! Büyük Kötü Kurt, çizgi romanda Masalkent’in şerifi ve düzen ondan soruluyor. Ve ne var biliyor musunuz? Kötülüğüyle nam salan Koca Kurt gerçekten de âdil davranmaya, işleri hakkaniyetle çözmeye çalışıyor. Ama geçmişi onun yakasını bırakacak mı peki? Diğer karakterler onun iyi niyetli davranışlarını iyi mi karşılayacak, yoksa ondan korkup numara yaptığını mı sanacaklar? İşte çizgi romandaki en güzel ikilemlerden biri de bu. Eh… bu iyi çabalarının sebebinin Pamuk Prenses olduğunu söylemeden de edemeyiz hani.

Çünkü hayranlıkla oynadığımız Wolf Among Us‘ın çıkış noktasıTelltale Games’in hazırladığı görsel roman tadındaki macera oyunlarının sevenleri olduğu kadar bu türden o kadar haz etmeyenler de var. Ama herkesin fikir birliğine vardığı bir nokta varsa o da Wolf Among Us‘ın firmanın en iyi işleri arasında yer aldığı. Öyle ki hayranları aradan geçen bunca zamana rağmen devam oyununun yolunu dört gözle beklemeye devam ediyor. Masallar evrenini konu alan ve Büyük Kötü Kurt’u yönettiğimiz oyun etkileyici hikâyesi, çarpık karakterleri, arkasında yatan büyük gizemle bizleri âdeta büyülemişti. Masallar‘ı bu kadar çok sevmemizin en büyük nedenlerinden biri de Wolf Among Us hiç kuşkusuz. Aynı atmosferi, aynı karakterleri daha çapraşık hikâyelerle çizgi roman olarak okumaktan daha iyi ne olabilir ki?

Çünkü Pamuk Prenses’i kurtarılacak “pamuk” gibi kalpli, boynu bükük, naif ve peşinde avcılar varken bile ortalığı süpüren bir prenses olarak değil; takım elbisesini kuşanmış bir matron olarak görmek harika! Yaşasın kurtarılmak zorunda olmayan dominant prensesler! Yardıma muhtaç insanları kurtarmak her insanın görevi olsa bile her birey başkalarına bel bağlamayacak kadar da güçlü olmaya çalışmalı. Kalede çiçekli böcekli kıyafetlerle oturup ejderha gardiyanını kesmesi için beyaz atlı prensi beklemek oldukça zayıf insanların işi. Dışarı çıkıp o ejderhayla yüzleşmeli, onun pullarını sökmeli, gözlerini oyup kanında yıkanmalısınız… Tamam bu biraz abartı oldu; ancak siz anladınız. Birinizin sizi kurtarmasını beklemek yerine savaşın! Yaralanın! Sakatlanın! Bu hikaye de tam olarak bu kadar güçlü karakterleri içeriyor işte. Bu dünyada herkesin kendine göre problemleri var ve bunları çözmek için birilerini beklemiyorlar. Başkalarının yardımı olsun veya olmasın, herkes kendi şeytanları ile savaşıyor. Bu yüzden bu dünyada Pamuk Prenses pek de pamuk gibi kalamıyor. Normalde yüzünden gülümseme eksik olmayan karakterler küfür ediyor, tekmeliyor, düşüyor ancak yeniden kalkıyorlar.

Çünkü bazı yerel masalları ilk defa duymamıza sebep olup insanı neşelendiriyor. Uyuyan Güzel, Kırmızı Başlıklı Kız, Pinokyo gibi popüler hikayeler dışında çoğumuzun duymadığı o kadar farklı masallar var ki… Binbir Gece Masalları’ndan Batı Masallarına dek çok geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Masallar çizgi romanında geri planda kalmış bu hikayeleri de öğreneceksiniz işte. Hatta bu hikayelerin çarpıtılmış hallerini okurken orijinallerini görmek adına elinize başka kitaplar da alacaksınız. Okumak eğlenceli şey. Size araştırmak adına başka kitapları açtıran şeyleri okumaksa daha da eğlenceli!

Çünkü Masallar çizgi romanları ilham aradığınızda daima orada. Klasik masalların bir çok işe esin kaynağı olduğunu söylemiştik. Klasik masallardan esinlenen Masallar çizgi romanı ise daha farklı işlere esin kaynağı olmakta. İçinde herkesin bir şeyler bulabileceği kocaman dünyasına kendinizi kaptırıp hayallere dalabilirsiniz.

–  Çünkü Yakışıklı Prens’i hak ettiği gibi ele alıyor!  Uyuyan Güzel’i öperek uyandıran, Pamuk Prenses’i büyünün etkisinden kurtaran, kulelere tırmanıp zavallı genç kızları özgürlüğüne kavuşturan Yakışıklı Prens. Her masalın olmazsa olmazı. Ne kadar soylu, ne kadar kibar, ne kadar fedakâr ve de ahlaklı bir karakter, değil mi? Değil… Çünkü tüm bu imajını Disney‘in sevimlilik abidesi çizgi filmlerine borçlu. Eski masallardaki gerçek Yakışıklı Prens nasıl biri, biliyor musunuz? Ta Grimm Kardeşler döneminde yazılan? Eh, biz söyleyelim: Pamuk Prenses’i o hâlde görünce vücudu “sıcak mı” diye kontrol eden, Uyuyan Güzel’le karşılaşınca “işini gören” pis bir zampara o! Ve Masallar çizgi romanında da (cinsellik kısmı bu kadar açıkça olmasa da) tam olarak gerçeğine yakın bir şekilde yansıtılıyor: Para ve seks peşinde koşan, yakışıklığını kullanıp kadınları kandıran ve servetlerine konan bir zampara. Ondan nefret edecek ve haddini bildiren birinin çıkması için sayfaları hararetle çevireceksiniz.

Çünkü özünde iyi ve kötünün savaşı olarak baksanız bile, size siyah ile beyaz olarak ayrılmadıklarını, herkesin gri olduğunu gösteren trajik bir hikayeye sahipDaha önce demiştik; burada Pamuk Prenses gerçekten de Pamuk kadar saf değil. Karakterler küfür ediyor, dövüşüyor, öldürüyor, çalıyor. Sadece kötü karakterlerden bahsetmiyoruz, iyi bildiğimiz karakterler de yapıyor bunları. Kabul edelim, hayat her zaman adil değil. Hatta ayağınıza çelme takmak için dibinizde bekliyor. Masallar çizgi romanı da fantastik bir konuyu ele alsa bile oldukça gerçek karakterlere sahip. İyi veya kötü diye adlandırdığımız karakterlerin aynı ip üstünde yürüdüğünü görebilirsiniz.

Çünkü içine yavaş yavaş çekildiğiniz, yaşayanları ve kendi kuralları olan dünyası o kadar büyük ki okurken arka plan hakkında yeni bir şeyler öğrenmek için çıldırıyorsunuzBu çizgi roman sizlerin araştırma dürtüsünü ateşleyecek. Daha önce demiştik, bilmediğimiz o kadar çok masal varmış ki. Kendinizi onları araştırırken bulacaksınız. Bunun kötü bir dünya olduğunu anlamışsınızdır. Buna rağmen bu dünyanın içine girmek isteyeceksiniz. Karakterin kolundan tutmak isteyeceksiniz. Bu belki de çocukluğumuza duyulan nostaljidir. Hepimiz sonsuza dek mutlu olacağımızı düşünerek büyüdük ve gördük ki mutluluk kolay gelmiyor. Çoğu zaman onu elde etmek için büyük acılar içinden geçmemiz gerekiyor. Bu yüzden o masalları günümüzde komik buluruz. Bu çizgi romanı okurkense durum tam tersi olacak. Artık peri masalı okumuyorsunuz. Karakterler sizin geçtiğiniz sıkıntılardan ve hatta daha fazlasından geçiyor. Onları kendinizle bağdaştırıyorsunuz. Bu yüzden de kendinizi o dünyaya kaptırıyorsunuz. Biraz daha bir şey öğrenmek, karakterler hakkında biraz daha şey öğrenmek için çırpınıyorsunuz.

Türkçeye Arkabahçe Yayıncılık tarafından şimdilik dokuz cildi çevrilen Masallar Serisi, 2015’te yurt dışında 150. sayısıyla, 22 ciltle tamamlandı. Ve serinin hayranları hâlâ ardından methiyeler düzüyor, yasını tutuyor ve geri dönmesi için baskılar uyguluyor. Dileriz bizim okurumuz da bu seriye hak ettiği değeri ve ilgiyi en kısa sürede göstermeye başlar. Çünkü yıllar önce basılıp da bugün bulunamayan klasikler var ya… Fellik fellik ararız hani sahaflarda? İşte Masallar da onlardan biri olacak. “Okuduk!” diyen şanslı kesimden olmak dileğiyle…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Çizgi Romanını Neden Okumalıyız?

Masallar çizgi romanını hâlâ okumadınız mı? Seriye başlamak için çekinceleriniz mi var? O hâlde gelin üfleyelim, püfleyelim ve birbirinden cezbedici nedenlerle aklınızı çelelim!

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün