Fullmetal Alchemist’in Yedi Büyük Kötüsü Satranç Tahtasında Rol Alsaydı?

Fullmetal Alchemist’in şeytani yanlarıyla içimizi ürperten, kötülüğün hakkını sonuna kadar veren ve yedi ölümcül günahı temsil eden karakterleri satranç tahtasında rol alsaydı hangi taşları temsil ederlerdi dersiniz?

Henüz izlemeyenler için, dikkat! Spoiler içerir.

Fullmetal Alchemist, hepimizin bildiği gibi izleyen herkesin kalbinde özel bir yere sahip olan, shounen türünde bir başyapıt. Yedi büyük günahı temsil eden kötü karakterler, kahramanlar, gri karakterler ve içinde barındırdığı her şeyle yakaladığı başarıyı sonuna kadar hak eden ve herkesin mutlaka izlemesi gereken bir anime. Peki ya Fullmetal Alchemist’in, öldüğünde sanki serinin en sevilen karakteri ölmüş kadar bizleri üzen, şeytani yanlarıyla içimizi ürperten, kötülüğün sonuna kadar hakkını vermiş karakterleri satranç tahtasında rol alsaydı? Haydi Fullmetal Alchemist evrenini satranç tahtasına taşıyalım!

PİYON: Sloth, Gluttony!

Sloth, serinin ilerleyen bölümlerine doğru kendini gösteren, oldukça iri yapılı, fiziksel üstünlüğü ile öne çıkan bir karakter. Diğerleriyle ortak özelliği olan “baba için sadakat” anlayışı, onu robot misali bir görev adamı yapar. Yaptığı işin can sıkıcı olduğunu sayıklamasıyla, fakat bunu beslediği büyük sadakat uğruna zorla da olsa yerine getirmesiyle, strateji veya zeka pırıltısı göstermeden, yalnızca fiziksel kuvvet ve “sadakat yemini” ile hareket etmesiyle “piyon” sloth için en uygun pozisyon gibi görünüyor. Ne dersiniz?

Gluttony ise bir diğer piyon.  Gluttony yalnızca açlık içgüdüsüyle hareket eden, fakat her şeye rağmen beslediği sadakat duygusunu yitirmeyen, “Önüne gelen her şeyi yemese o kadar da kötü değil aslında, pek de sevimli” dedirtecek kadar saf, ve aynı zamanda son cümleleriyle Lust’a duyduğu sevgiyle hepimizin içinden “Ne olurdu ölmeseydi?” dediği bir karakter. Maalesef ki kendisi ilk feda edileceklerden. Sloth ve Gluttony gerektiğinde şahı korumak için feda edilecekler arasında başı çekmekteler.

AT: Greed!

Greed, yaptığı tüm kötülükler bir yana, belki de bizlere arkadaşlık kavramının ne demek olduğunu en iyi öğreten karakterdi.  Akılcı yaklaşımı, keyfine düşkün oluşu, özgür ve sınır tanımayan karakteriyle Greed eğer bir satranç taşı olsaydı bu şüphesiz ki “At” olurdu. At, satranç tahtasında diğer taşların üzerinden atlayabilen tek taş oluşuyla oyunda oldukça kilit bir mevkidir. Atın bu özgür hamle yeteneği ve stratejik açıdan önemli bir taş oluşu ile Greed oldukça özleşmekte gibi görünüyor.

FİL: Envy!

En sevilen evlat olmak için, en güçlü olmak için rakipleriyle ölümüne dövüşen, içindeki tüm nefret alevini tutuşturan kıskançlık duygusu sayesinde serinin korkulu rüyası olan Envy, insanlığa olan nefretini her sahnede izleyiciye geçirmiştir. Homonculus olan kendisinin bir insan tarafından asla alt edilemeyeceğine inanmasıyla tanıttı bize kendini. Tek bir odak noktası vardı ve bundan son ana kadar vazgeçmedi: “Kıskançlık” Tıpkı siyah filin siyah, beyaz filin ise beyaz kareden şaşmadan çapraz ilerlemesi gibi. Envy seri boyunca siyah fildi. Ne yazık ki son anında gösterebildi bizlere beyaz fil olmak için tek ihtiyacı olan şeyin aslında sevilmek olduğunu.

KALE: Lust, Pride

Lust, Tüm şehveti ve soğukkanlılığıyla gözünü kırpmadan kurbanlarının canını alışını seyrettik seri boyunca. Kararlı, zeki, hedefe emin adımlarla ilerlemesi ve oyuna ortalara doğru dahil olmasıyla Lust için en uygun satranç taşı: Kale. Garantici ve güçlü oluşuyla her zaman oyun tahtasının en kıymetli taşlarından biri oldu. Roy ile olan savaşı defalarca izlense de bıkılmayacak cinsten!

Pride, En sade şekliyle kibir ile masumiyetin dansı olarak tanımlayabiliriz. Seride ilk göründüğü sahneyi hemen hemen hepimiz hatırlıyoruz. Her hatırladığımızda sanki siyah sarmaşık eller tarafından sarılıyor dört bir yanımız. Gücü tartışılmaz. Yetki alanı oldukça geniş. En büyük görevi şahı korumak olsa da, kibriyle içten içe savaş halindeki Pride, eğer bir satranç taşı olacak olsaydı bu hiç şüphesiz kale olurdu.

VEZİR: Wrath

FMA evreninin führeri. Onca deneye maruz kalıp tek başına hayatta kalmayı başaran acımasız lider. Yaratılış sebebi hükmetmek olan en güçlü homonculus. Sahip olduğu tek duygu babasına duyduğu sadakat olan King Bradley, eğer bir satranç taşı olsaydı bu hiç şüphesiz vezir olurdu.

ŞAH: The Father!

Simya her şeyin belli bir bedeli olduğunu söyledi. İnsan bedeni ve ruhu karşılığında verilebilecek hiçbir şey yoktu, çünkü insan paha biçilemez bir değerdi. Felsefe taşının en büyük kaynağıydı. Baba, tüm felsefe taşlarının, tüm dünyanın, ayın, güneşin, hatta tüm evrenin sahibi olmak istedi. Küçük bir kavanozun içinde kurduğu dünyasını aşmak, tüm evrene hükmetmek istedi. Emrindeki tüm homonculuslar baba için çalıştı. Tüm taşlar şahı korumak için çabaladı seri boyunca. İşin sonunda kavanozdaki küçük dünyası bile hayaldi artık baba için. Siyahlar kaybettikleri taşları oyun tahtasına yeniden koyuyordu, bu oyunun kuralına aykırıydı tabi. Şah ve mat. Son ana kadar kaybedecek gözüyle bakılan beyazlar, oyunu kazandı.

Geriye bizlere her sahnesini hala hatırladığımız, adı geçtiğinde yüzümüzde tatlı bir tebessüm bırakan bu güzel seri kaldı. Tekrar tekrar izleyebilelim, tekrar tekrar okuyabilelim diye.

Etiketler:  
3 Nisan 1995 tarihinde İzmir’de doğdum. Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım öğrencisiyim. Yaklaşık iki yıldır yurtdışına el işi ürünler satmaktayım. Fantastiğe olan ilgim, çocukluğumu izlemekle geçirdiğim Jurassic Park serisine olan hayranlığım ve dinozorlara olan yoğun sevgim ile başladı. Bunu fantastik seri kitaplar takip etti ve kendim de birkaç deneme yazmakla uğraştım. Anime dünyasına girişim yoğun tavsiyeler üzerine Fullmetal Alchemist ile başladı ve ardından neredeyse tüm türlerden bolca anime izledim. İleride oyun, oyuncak tasarımı alanında çalışmak istiyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fullmetal Alchemist’in Yedi Büyük Kötüsü Satranç Tahtasında Rol Alsaydı?

Fullmetal Alchemist’in şeytani yanlarıyla içimizi ürperten, kötülüğün hakkını sonuna kadar veren ve yedi ölümcül günahı temsil eden karakterleri satranç tahtasında rol alsaydı hangi taşları temsil ederlerdi dersiniz?

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün