Edebiyat Dünyasının Gizli Örgütleri

Gizli örgütler her yerde! Ama biz onları en çok kurmaca satırlarda seviyoruz. Ubor Metenga'dan Haşhaşîlere, Bene Gesserit'ten Yüzsüz Adamlara kadar; edebiyat dünyasının gizli örgütlerini sizler için derledik!

Gizli örgütler ve tarikatlar edebiyat dünyamızın olmazsa olmazları. Özellikle polisiye, gerilim, fantastik edebiyat ve bilimkurgu gibi türlerde sık sık karşımıza çıkan bu örgütler, kimi zaman dünyanın sonunu getirmek isterken kimi zamansa sadece bir araya gelip şakalaşmak gibi ülküler belirleyebiliyor.

Çoğu zaman hikâyedeki merak unsurunu körükleyen, bir sonraki sayfada neler olduğunu okuyabilmek için hızımızı artırdığımız bu örgütler için Kayıp Rıhtım ekibi olarak bir dosya hazırlayalım dedik.

Olabildiğince geniş bir perspektif ile yaklaşmaya çalıştığımız Edebiyat Dünyasının Gizli Örgütleri dosyasını gururla sunuyoruz!

* * *

Talihsiz Serüvenler Dizisi: G.İ.T.

Talihsiz Serüvenler Dizisi, Lemony Snicket tarafından kaleme alınmış 13 kitaplık bir seri. Baudelaire Kardeşlerin talihsiz maceralarını konu alıyor. Evlerini ve ailelerini gizemli bir yangında kaybeden Baudelaireler hiç istemedikleri bir maceraya atılıyorlar.

Seride GİT adında zamanında yangınları söndürmek için kurulmuş ancak sonrasında yozlaşarak yangın çıkartmaya başlamış gizli bir örgüt mevcut. Örgüt yozlaştıktan sonra çoğunlukla zengin ailelerin çocuklarını, çıkardıkları yangınlarla yetim bırakıp miraslarına konmayı hedefliyor.

Doğan Egmont’tan bizlerle buluşan serinin çevirmeni ise Nurettin Elhüseyni.

Kralkatili Güncesi: Chandrialılar

Patrick Rothfuss’un üç ciltlik Kralkatili Güncesi serisinden Chandrialılar ile devam ediyoruz. Belki Kvothe’yi duymuşsunuzdur. Seri Kvothe’nin evrenin anlamını arayışının ve gerek o arayışın gerekse de onu sürdürmesini sağlayan gem vurulamaz iradenin bir efsaneye dönüşmesinin öyküsü hakkında.

İşte bu büyülü seride bahsi geçen Chandrialılar pek çok efsaneye konu olmuş bir topluluk. Gerçek birer avcılar. Kılıçları paslandırıp ateşleri maviye döndürerek gelirler ve suratları yoktur.

Bir zamanlar dünyada imparatorluğun bir düşmanı vardı. Düşman 7 kişiyi zehirledi ve onları imparatorluğun üzerine yolladı. İmparatorluğun 7 şehrinin 6’sı bu kişiler tarafından yok edildi. Sadece birisi ayakta kaldı. Çağlar geçti ve yıkılan şehirlerin isimleri bir bir unutuldu. Diğerinin ise adının unutulması biraz zaman aldı. Sonunda o da yok oldu. Ama ihanet edenlerin ismi unutulmadı ve onlara yeni bir ad verildi. Temic dilinde Chaen-dian denildi onlara: “Onlardan Yedisi” demekti bu.

Hikâyelerini anlatanları avlayan, şarkılarını söyleyenleri öldüren, yüksek sesle isimlerini dile getirenleri öldürmekten beter eden bu yedi ismin, yedi hainin alametleri ise şöyle:

“Cyphus taşır mavi alevi.
Stercus demirin esiri.
Ferule kara gözlü ve buz gibi.
Usnea çürükle doldurur içini.
Gri Dalcenti kullanmaz dilini.
Solgun Alenta getirir afeti.
Sonuncusu yedisinin de efendisi:
Nefret edilen. Umutsuz. Uykusuz. Akıllı.
Alexel üzerinde taşır gölgenin kaftanını.”

İthaki Yayınları’ndan yayımlanan serinin çevirmeni Cihan Karamancı.

Otostopçunun Galaksi Rehberi: Pralite Keşişleri

Douglas Adams’ın kült serisi Otostopçunun Galaksi Rehberi, Dünya’nın hiperuzaysal bir otoban için ortadan kaldırılmasıyla başlıyor. Kahramanlarımız Arthur Dent ve Ford Prefect otostop çekerek yıkımdan kurtulur. Onlara daha sonra katılan firari Galaktik Başkan Zaphod Beeblebrox ve Trillian Mcmillan ile işler iyice karışır.

Serinin ikinci kitabı Evrenin Sonundaki Restoran’da, galakside yer alan dini bir tarikattan bahsedilmektedir. Çok detay verilmese de Pralite Keşişleri hakkında ilgili paragraf aşağıdaki gibidir:

“Ford’un, Hunian Tepelerinde bir zihin-sörfü merkezi işleten iki eski Pralite keşişinden öğrendiği teknikle kendilerini hayvan postlarına sardılar.

Galaksi, hepsi de çok para kazanan, eski Pralite keşişleriyle doluydu. Çünkü Tarikat tarafından bir ibadet olarak geliştirilen zihinsel kontrol teknikleri açık konuşmak gerekirse çarpıcıydı – ve ibadet eğitimlerini bitirip hayatlarının sonuna kadar küçük metal kutuların içinde kilitli kalmak için son yeminlerini etmeden hemen önce olağanüstü sayıda keşiş Tarikattan ayrılmaktaydı.

Ford’un tekniği temel olarak bir süre kıpırdamadan durup gülümsemekten ibaret gibi görünüyordu.”

Kabalcı ve Alfa Yayınevi’nden çıkan serinin çevirmeni İrem Kutluk.

Foucault Sarkacı: Tapınakçılar

Foucault Sarkacı, Umberto Eco’nun 1988’de yayımlanan romanıdır. Eser Kabala, simya, komplo teorisi için ezoterik referanslarla dolu olmasıyla dikkat çeker.

Üç Vanity Press çalışanı, gizli komplo teorileri hakkında çok fazla el yazması okuduktan sonra eğlenmek için kendi komplolarını icat edip bu entelektüel oyuna “Plan” adını verirler ve bazen bunun sadece bir oyun olduğunu unuturlar. Dahası, diğer komplo teorisyenleri, hakkında bilgi edindikleri Plan’ı ciddiye alır. Olaylar, kahramanın bir Ortaçağ tarihi seminerine katılıp Tapınakçılar’la ilgili bir tez konusu seçmesiyle başlar. Kimdi bu Tapınakçılar? İnsan aynı zamanda nasıl hem rahip, hem eli kılıçlı bir savaşçı olabilir, insanların bağırsaklarını deşip ardından Ave Maria’yi söyleyebilir miydi?

Türkçeye Şadan Karadeniz tarafından çevrilen eser, Giovanni Scognamillo‘nun harika önsözüyle taçlanmış, Can Yayınları tarafından basılmıştır.

Viran Şatodaki Ejderhalar: Şaka Keşişleri

Fantastik edebiyatın usta ismi Terry Pratchett’ın çocuklar için kaleme aldığı Viran Şatodaki Ejderhalar kitabında sıra. Keşişler gizlenmek için özel bir çaba harcamasalar da, bir dağın başında yaşıyorlar. Yani nispeten gizli sayılırlar. Şaka Keşişleri’nin en büyük olayı, inançları gereği kendilerini manastıra kapatıp tüm gün birbirlerine şaka yapmalarıdır. Keşişlerin hayattaki bütün işleri budur. Hatta geceleri akıllarına yeni ve daha önce anlatılmamış bir şaka geldiğinde yataklarından kalkıp diğer keşişleri de uyandırarak şakalarını anlatırlar. Yeni ve anlatılmamış şakalar araştırmak ya da uydurmak onların varlık amacıdır. Dünya üzerinde anlatılacak son şaka da tamamlandığında kıyametin kopacağını düşünmektedirler. Son şaka henüz yapılmamıştır.

“Dünyanın bir şaka olarak yaratıldığını düşünüyorlar ve herkesin bir güzel kahkaha patlatarak şükretmesi gerektiğine inanıyorlar. Bu yüzden su çarklarına şakalar bağlıyorlar. Çark her döndüğünde bir şaka gökyüzüne uçuyor.”

Tudem Yayınları’ndan çıkan kitabın çevirmeni Niran Elçi’dir.

GÖZ ATIN  Game of Thrones Final Sezonunda Ölenler Sıralı Tam Listesi

Fedailerin Kalesi Alamut: Hasan Sabbah ve Fedaileri

Vladimir Bartol’un 1938’de yayımlanan Fedailerin Kalesi: Alamut romanına konu olan Hasan Sabbah ve Fedaileri ile devam ediyoruz.

Selçuklu döneminde sultanın ve sadrazam Nizamülmülk’ün başına bela olmuş, “tarihin ilk teröristleri” şeklinde de bilinen örgüt. Alamut Kalesi’nde hüküm süren örgütün lideri Hasan Sabbah, fedaileri olmasını istediği kişileri zekice bir planla kandırır. Kalenin arka bahçesinde kurduğu yapay cennetle her gece adamlarının gözünü boyar. Gerçekten de cenneti ziyaret ettiklerini düşünen adamlar, uyandıklarında artık Hasan Sabbah için gözlerini bile kırpmadan ölebilecek fedailer haline gelmiş olur.

“Hayatta aldatmaca nerede başlar, hakikat nerede biter? Bunu söylemesi zor.”

Koridor Yayıncılık’tan çıkan romanın çevirmeni Ender Nail’dir.

Korkuyu Beklerken: Ubor Metenga

Çizim: Halil Ural

Oğuz Atay’ın 1975’te yayımlanan öykü kitabı Korkuyu Beklerken’e adını veren bu öykü, “gizli örgüt” ana temasını romantik kalıba bir türlü sığamayan yerel bir çıkmazda ele alır.

Öykünün baş kahramanı, bir gün eve döndüğünde üzeri yazısız ve pulsuz bir zarf bulur. İçinden çıkan kâğıtta bilmediği bir dilde birkaç satır yazmaktadır. Üniversitede görevli bir arkadaşı aracılığıyla mektupta yazılanları tercüme ettirir. Meğer gizemli mektup, onu evden çıkmaması konusunda uyaran bir gizli örgütten gelmiştir. Önce, gizli olan ne kaldığını düşünüp bu durumu önemsememeye çalışsa da sonra işi ciddiye alıp sorunun cevabını hayatın içinde aramaya kalkar ve kafasında türlü senaryolar kurarak kendini giderek toplumdan soyutlar. Derken bir gazetede bu gizli örgütün mensuplarının yakalandığı haberini okuduktan sonra bir gizli örgütün bile beklediği gibi çıkmadığını anlar.

Bu gizli mezhep de çok boş çıkmıştı, yabancı kökenli olduğu halde ülkenin şartlarına uymuştu. (…) İşte bu ülkedeki korkunç olayların, fırtınalı serüvenlerin kaderi: Her şey sonunda gevşiyor ve zavallı bir zabıta haberi olup çıkıyor. Nerede eski romantiklik? dedim. Nerede eski şövalyeler?

Her şeyin gizli olduğu fakat herkes tarafından öğrenildiği bu ülkede romantik bir gizli örgüt öyküsü neden yazılamaz, yazılacak olursa ortaya nasıl bir öykü çıkar, çıkmazlara karşı cevap arayanlara…

Kitabın telif hakları uzun süredir İletişim Yayınları’nda. [Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi’nde yayınlanan Ubor Metanga Öyküleri sayısı için buraya tıklayabilirsiniz.]

Buz ve Ateşin Şarkısı: Yüzsüz Adamlar

Game of Thrones dizisinin dünya çapında başarısı, kaynak materyal olan G.R.R. Martin imzalı Buz ve Ateşin Şarkısı’nın ne kadar derin bir kurgu olduğunu bir kez daha anlamamızı sağladı. Örneğin bu kurgu içerisinde öyle gruplar ve tarikatlar var ki, eylemleri insanın kanını donduran cinsten. Onların başında da Yüzsüz Adamlar geliyor.

Kökenlerinin Valryian şehrine dayandığı rivayet edilen bu katiller tarikatının, bilinen yerleşkesi ise Özgür Şehir Braavos’ta bulunan Siyah ve Beyaz’ın Evi’dir.

Üyeleri, bir ölüm tanrısı olan Çok Yüzlü Tanrı’nın onlara bahşettiği yetenek ile yüzlerini değiştirebildikleri için, toplum içerisinde fark edilmeleri neredeyse imkânsızdır. Yüzsüz Adam’ların kendi aralarındaki en bilinen selamlaşması -günümüz popüler kültüründe de çokça kullanılır olmuştur- şu şekildedir:

“Valar morghulis” (All men must die)

“Valar dohaeris” (All men must serve)

Para karşılığı insan öldürmekten çekinmeyen bu dini tarikatın eylemlerinin tekinsizliği kadar yöntemleri de dikkat çekicidir.

Epsilon Yayınevi’nden dilimize kazandırılan seri Sibel Alaş tarafından Türkçeleştirildi.

Suikast Bürosu: Suikast Bürosu

Şimdi de 20. yüzyılın en önemli yazarlarından Jack London’ın etik değerler üzerine kurulu, para karşılığı insan öldüren Suikast Bürosu’ndan bahsedelim.

İvan Dragomiloff ‘topluma yararlı olması’ şartıyla, adaletin terazisinden ‘bir şekilde’ kurtulmayı başaran siyasetçilere, canilere, polis, yargıç ve daha nicelerine gereken dersi vermek için Suikast Bürosu’nu kurar. İnfaz toplumsal açıdan yararlı bulunmazsa ücretin yüzde onu iade edilir. Fakat bir gün Winter Hall isimli bir müşteri gelip ücreti karşılığında birisini öldürmek üzere İvan’la konuşmaya başladığında her şey değişir. Dragomiloff kendi etik değerleriyle savaşmak zorunda kalır.

Roman aslında mantıklı bir son bulamadığı gerekçesiyle Jack London tarafından yarım bırakılmıştır. Yıllar sonra 1963’te Robert L. Fish tarafından tamamlanır. Bu yüzdendir ki kitap bir yerden sonra kendini tekrarlamaya başlar. Okur, kitabın sonunda London ve eşi tarafından yazılmış “kitabın tamamlanması için notlar” ile “kitabın sonu için tasarlanan taslak” isimli iki bölümle ve de Jack London’ın kaleminin nerede bittiğini anlatan notla karşılaşır.

“Sorumluluğu bize ait olan bütün ölümler için diyebilirim ki, ölenler arasında bunu hak etmeyen tek bir kişi bile yoktu. Ölümü insanlığa fayda sağlamayan tek bir kişi ölmedi.”

Eser Can Yayınları’ndan Ahmet Bora Pekiner’in çevirisiyle okurlarına ulaşıyor.

GÖZ ATIN  Buz ve Ateşin Dünyası - Aegon'un Fethi | Ön Okuma

Dune: Bene Gesserit

Seriye de ismini veren 1965 tarihli ilk romanıyla Dune, usta kalem Frank Herbert tarafından yazılmıştır. Sosyal, politik ve bilimkurgu temalarını içeren 6 kitaplık bu başarılı seri, Orta Doğu etkisi ve İslam arka planıyla oldukça özgün bir bilimkurgu çalışmasıdır.

Hikâye zihinsel becerilerin ve teknolojinin geliştiği, yapay zekânın yasaklandığı bir devirde geçiyor. Uzaya yayılan imparatorluğun en değerli maddesi “baharat”, çöl gezegeni Arrakis’te yer almaktadır. Kitaplardaki olaylar da bu gezegende seyreder.

Dune evreninde olayların akışında büyük bir öneme sahip kadınlardan oluşan “Bene Gesserit” adında gizli bir topluluk mevcut. Bu örgüt imparatorlukta sosyal, dini ve politik konularda manipülatif bir etkiye sahip. Aynı zamanda imparatorluğa yayılarak uzun süredir gizli bir şekilde çiftleşme programı yürütmektedirler. Amaçları da doğru çiftleşmeyi yakalayarak en bilgili ve üstün insan Kuizatz Haderah’ın doğmasıdır.

İthaki Yayınları tarafından yayınlanan serinin çevirmenliğini de Dost Körpe üstleniyor.

Otomatik Piyano: Hayalet Gömlek

Nevi şahsına münhasır 1922 doğumlu yazar Kurt Vonnegut, sivri ve alaycı diliyle dikkat çeker. Sosyal eleştiri konusundaki cesaretini de ekleyince karşımıza aykırı ve başarılı bir kalem olarak çıkar. 1952 tarihli ilk kitabı Otomatik Piyano (Player Piano) da önemli eserlerinden birisi.

Vonnegut bu romanında makineleşmenin insanların yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini irdeliyor. İşçisinden sanatçıya kadar emeğini makinelere teslim etmiş ve amaçsız olarak dünyada dolaşan insanlar var. Bunlardan bazıları hâlinden memnun olsa bile varoluş amacını kaybetmiş ve bu durumdan rahatsız olan birçok insan da mevcut.

Kitapta makineleşmenin olumsuz etkilerine karşı kurulmuş, Lasher adlı karakterin liderliğinde “Hayalet Gömlek” adlı gizli devrimci bir örgüt yer alıyor. İstekleriyle insanlara bir işe yarama duygusunu tekrar kazandırmak, tekrar üretim sahnesine dâhil etmek. Yani makine düzenini yıkmak.

April Yayıncılık tarafından dilimize kazandırılan kitabın çevirmeni İrma Dolanoğlu Çimen.

Cam Kule: Thor Watchman ve Takipçileri

Robert Silverberg’ün bizleri 23. yüzyıla götürdüğü romanı Cam Kule ile devam ediyoruz. Organik androidler üreterek insan medeniyetinde büyük atılımlar gerçekleştirilmesine vesile olmuş Simen Krug’un yeni hedefi yıldızlardır. Kendine uzayın bir köşesinde oldukları varsayılan dünya dışı bir medeniyetle haberleşebilmeyi amaç edinmiştir. Bunun için tüm kaynaklarını seferber eder. Androidlerden oluşan işçi ordusuyla dev bir verici inşa ederek uzaya sinyaller gönderip almayı planlamaktadır. Her şey yolunda gider ve bekledikleri karşılığı alabilirse de derin uzaya gönderebilmek için bir uzay gemisi hazırlamaktadır.

Krug’un gözleri yıldızlardayken, emirlerini sebatla yerine getiren androidlerin gözleri de Krug üzerindedir. Krug için androidler araçtan farksızdır. Androidler tarafındaysa Krug’un yeri ve önemine göre iki farklı grup vardır. İlk grup, android de olsalar bazı hakları olduğunu talebinde ısrar edenlerdir; seslerini her fırsatta duyurmaya çalışmaktadırlar. İkinci grupsa, Krug’u ilahlaştıran ve ritüellerini gözlerden uzak biçimde icra ederek, varlıklarını insanlardan koruyan dini bir topluluktur. İşin ilginci, topluluğun önderinin Krug’un diğer androidleri yönetmek için tasarladığı baş androidi Thor Watchman olmasıdır. O ve takipçileri, Krug’un tüm ihtiraslarının arkasında kendilerine daha iyi bir dünya bahşedeceği beklentisinde eylemlerini sürdürürler.

İthaki Yayınları’ndan çıkan romanın çevirisi Sönmez Güven’e ait.

Üç Sahtekâr: Altın Sikkenin Peşindekiler

Arthur Machen’in klasikleşmiş eseri Üç Sahtekâr sıradaki kitabımız. Bay Dyson ve Bay Phillips Londra’da yaşayan, karşıt bakış açılarına sahip iki iyi dosttur. Dyson yazarlık kariyerinde bir türlü hedeflediği yere ulaşamamış, fikirlerin büyüleyiciliğine kendini kaptırmış bir hayalperesttir. Phillips kendini bilime adasa da bilim kisvesi altında mantıklı gelebilecek her türlü açıklamaya inanabilecek türden birisidir. Etraftan işittikleri gizemli hadiseler üzerinden, bilinen ve bilinmeyen hakkında kendi savlarını öne sürerek günlerini geçirmektedirler. Hayatlarına girip çıkan gizemli yabancıların gizemli hikâyeleriyse, farz ettiklerinden daha da uğursuz gizemlerin dünyada kol gezdiğini haber vermektedir.

İkilinin bir şekilde öğrenebilme şansına eriştiği her hikâye, Dyson’ın şans eseri bulduğu altın sikkenin kökenindeki gizemli güçlerle alakalıdır. Phillips sikkenin uğursuz geçmişi hakkında Dyson’ı uyararak, onu saklamasını ve kimseye bahsetmemesini tembihler. Phillips’in dostunu korumak namına, dürtüsel bir savunmayla yaptığı bu uyarı çok yerinde olmuştur. Çünkü ikili farkında olmasa da sikke için türlü türlü suçlar işleyebilecek üç insan, Londra sokaklarında kol gezmektedir.

GÖZ ATIN  Terry Pratchett'ın Çalışma Odası Müze Oldu

Roman, Arthur Machen’in başka hikâyelerinde de temel aldığı mitolojiden beslenen hikâyeciklerden oluşuyor. Tüm hikâyeler, bilindiği farz edilen sıradan yaşamın arasında saklanan gizem ve tehlikeyle dolu gizli dünya teması doğrultusunda biçimlenmiş. Romandaki o üç kişinin, sikkeyi neden istediği bilinmemektedir. Yine Machen’in diğer öykülerinde anlatılanlar dikkate alınırsa, sikkenin ardında yatan güçle doğrudan bağları olmadığıdır. Çünkü o gücün sahipleri ve asıl hizmetkârları, bazısı insanı anımsatsa da insan dışı varlıklardır ve kendileriyle yüzleşebilenlere pek de insaflı davranmazlar.

Kitap biri Alfa diğeriyse İthaki olmak üzere iki yayınevinden çıktı. Alfa baskısının çevirmeni Hasan Fehmi Nemli. İthaki Karanlık Kitaplık dizisinden çıkan baskısının çevirmeniyse Barış Tanyeri.

Ay Zalim Bir Sevgilidir: Özgür Luna’nın Olağanüstü Komitesi

Robert A. Heinlein’dan bir bilimkurgu klasiği. Ay Zalim Bir Sevgilidir kitabında Ay, bir ceza kolonisine dönüştürülmüştür. Artık orada kendi geleneklerine sahip bir toplum oluşmuştur. Bu toplumun Dünya için iki işlevi vardır. İlki Dünya’dan Ay’a gönderilen mahkumların istihdam edilmesini sağlamak. İkincisiyse, Dünya’nın ihtiyaç duyduğu ham maddenin üretimi sağlamak. Bu ilişki çerçevesinde Dünya yönetimi ekonomik olarak Ay halkı üzerinde baskı kurmaktadır. Bu da yetmezmiş gibi Aylıların taleplerini görmezden gelerek, sert uygulamalara gitmektedir. Bu zamanlarda Ay Otorite’sinin yeni ana bilgisayarı ve onu tamir etmek için görevlendirilmiş Aylı uzman arasındaki ilişki, Dünya ile Ay’ın kaderini derinden etkileyecektir.

Biri hevesi olan ama nasıl ve ne yapacağı konusunda amatör, diğeriyse sosyolojik, ekonomik ve politik süreçlerin üstüne iyice kafa patlatmış iki politik sürgün. Ay’da doğup büyümüş, kendi halinde geçinip gitmeye çalışan Aylı. Ve son olarak, kendi varlığının bilincinde, tasarlandığı amacın tam aksi istikamette işler yapmaya can atan (!) süper bilgisayar. Bu dörtlü, hem Ay halkını hem de Dünya’yı derinden sarsacak hareketin merkezinde yer almakta. Yeri geldiğinde basit savaş taktiklerinden tutun da ince politik manevralara kadar, her türlü sıcak ve soğuk çatışma oyununu dikkate tasarlayıp yürürlüğe koymasını biliyorlar.

İthaki Yayınları Bilimkurgu Klasikleri serisinden çıkan romanın çevirisi Can Çakır’a ait.

Gizli Ajan: İşçi Sınıfının Geleceği

Joseph Conrad’ın Gizli Ajan adlı romanı bizleri 1880’lerin Londra’sına götürüyor. Bay Vector, görünürde gayet sıradan bir hayat sürmektedir. Eşi ve eşinin bakıma muhtaç kardeşiyle birlikte yaşamaktadır. Bu saygın beyefendinin sakladığı kimliğiyse dışarıya yansıttığından çok ama çok farklıdır. Kendisi terör eylemleri düzenleyen küçük bir grubun üyesidir. Ona verilen son hedefse Greenwich Park’taki Kraliyet Gözlemevi’dir.

Gerçek bir terör girişiminden esinlenilerek kaleme alınan romandaki örgüt üyelerinin ortak özelliği, kendilerine bile itiraf edemedikleri kararsızlık hâlleri. Bu durum da asıl amaçları hususunda soru işaretleri yaratıyor. Bu da, bambaşka güçlerin yönlendirmesiyle faaliyet gösteren paravan bir örgütün üyeleri oldukları izlenimi uyandırıyor.

Roman İletişim, İmge ve Cem gibi farklı yayınevlerinden dilimize kazandırıldı.

Dövüş Kulübü: Dövüş Kulübü

Chuck Palahniuk’un kaleme aldığı Dövüş Kulübü kitabında, insomnia hastalığından muzdarip kahramanımız vakit geçirmek adına terapi gruplarına katılmaktadır. Bir gün Tyler Durden adlı biri kendisine ilginç bir teklifle gelir. Ona elinden geldiğince sert bir şekilde vurmasını istemektedir. Kahramanımız yumruğu atar atmaz adrenalinin verdiği cesaret ile hayatını değiştirmeye başlar.

Birlikte çıktıkları evde Dövüş Kulübü adını verdikleri topluluğu kurarlar. Dört bir yandan insanlar yavaş yavaş kültlerine katılmaya başlarlar. “Dövüş Kulübü hakkında konuşmamak” mottosuyla toplanan grup, türlü çılgınlıklar ve sabun yapma gibi eylemler üstünde duruyor gibi gözükse de asıl amaçları büyüktür: Medeniyeti yıkmak.

Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan kitabı dilimize Elif Özsayar kazandırdı.

Harry Potter: Dumbledore’un Ordusu

J.K. Rowling tarafından kaleme alınan 7 kitaplık Harry Potter serisini duymayanınız yoktur. Anne ve babasını kaybeden Harry Potter’ın, Karanlık Lord’a karşı mücadelesini konu alan serinin 5. kitabı Zümrüdüanka Yoldaşlığı, Dumbledore’un Ordusu ile ilk karşılaştığımız eserdir.

Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’nda almaları gereken Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersi, Dolores Umbridge adlı zalim ve yetersiz bir öğretmenin eline kalınca, dışarıdaki karanlık güçlere karşı gerçek bir K.S.K.S eğitimi alabilmek için öğrenciler kendi topluluklarını kurmaya karar verir.

Hermione Granger’ın fikri ve Harry Potter’ın liderliğinde hazırlanan Ordu, öğrencileri okulun dışındaki zorlu hayata hazırlayacak büyüleri çocuklara öğretmek için kurulmuştur. İsmini ise Sihir Bakanlığı’nın baskıları sonucu görevinden uzaklaşmak durumunda kalan okul müdürü Albus Dumbledore’dan alır.

Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu tarafından dilimize kazandırılan seri Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanıyor.


Listede bulunmayan ancak mutlaka olması gerektiğini düşündüğünüz, edebiyat dünyasına ait gizli örgütleri yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın!

Editör: Onur Selamet
Dosya Yazarları: Burak İpek, Cem Altınışık, Cemalettin Sipahioğlu, Emrecan Doğan, M. Halit Koçak, Onur Özgüner, Onur Selamet Peren Ercan, Ufuk Yasin Yurtbil, Volkan Şahin.
Kapak İllüstrasyonu: J. W. Dorrington

  • 62
    Shares

Edebiyat Dünyasının Gizli Örgütleri için 2 yorum

  1. Gurlino dedi ki:

    Nefis bir derleme. Emeği geçen herkese teşekkürler.

    Bunun bir de sinema ve dizi evrenlerinde olanını mı yapsak? :slight_smile:


  2. Harika bir liste olmuş. Elinize sağlık.

    Bu listenin dizi ve sinema versiyonu yapılacak olursa ben ilk sıraya Uzay Yolu’ndaki Section 31 (31. Bölüm) yazarım.


Edebiyat Dünyasının Gizli Örgütleri

Gizli örgütler her yerde! Ama biz onları en çok kurmaca satırlarda seviyoruz. Ubor Metenga’dan Haşhaşîlere, Bene Gesserit’ten Yüzsüz Adamlara kadar; edebiyat dünyasının gizli örgütlerini sizler için derledik!

  • 62
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Dosya, Edebiyat
İthaki’den Yeni Bir Epik Fantastik: Destanlar Çağı

Michael J. Sullivan'ın yurt dışında epey ses getiren İlk İmparatorluğun Efsaneleri serisi birinci kitabı "Destanlar...

Kapat