Türk Panteonu Nedir? Hangi Tanrı ve Tanrıçalardan Oluşur?

Türk panteonu hakkında bilinmeyenler! Türk mitolojisinin tanrı ve tanrıçaları kimlerdir? Özellikleri ne? Nasıl ortaya çıktılar? Tüm bu sorulara birlikte yanıt buluyoruz!

Türk panteonu denince aklınıza neler geliyor? Türk mitolojisinin engin kültürü içerisinde yer alan tanrı ve tanrıçalar hakkında neler biliyorsunuz? Mitolojiye dair biraz da kendi topraklarına bakmak isteyenler, doğru yerdesiniz!

İlk insanlar hayret ve korku uyandırmaları sebebiyle, doğa unsuru ve olaylarının kutsallığına inanmışlardır. Bu durum farklı coğrafi ve kültürel nedenlerden dolayı yer yer farklılık gösterse de, içerik olarak olmasa da yapısal olarak evrensellik taşıyan bir durum söz konusudur.

Türk mitolojisinde yer alan Tanrı ve Tanrıçalar oldukça fazladır ve bunlar farklı mitolojik figürlerle sürekli etkileşim halinde olmuşlardır. Türklerin kullandığı Tengri (Tenri, Tengere, Tangra) kelimesi, diğer milletlerdekinin aksine hem Tanrılara hem Tanrıçalara verilen bir unvandır, yani cinsiyetsizdir.

Muhtelif görüşlere göre, eski Türk inancının tek tanrıcı mı çok tanrıcı mı olduğu konusunda bir anlaşma sağlanamamıştır. Bu durumun sebebi çoğunlukla ardında ideolojik görüşler barındıran kişiler yahut farklı tezlere dayanak sağlamak isteyen akademik görüşlerdir. Gerçek şudur ki; Türk mitolojisinde, farklı mahiyet ve özelliklerde bir hayli Tanrı, Tanrıça, ruh ve sair figür vardır.

Türk panteonu geneli itibarıyla; şefkatli, adaletli, güzel, iyi yanlarıyla öne çıksa da içerisinde tabii ki kötü ruhlar aracılığıyla kötülük yapan figürler de vardı. İnsanın en temelinde var olan iyilik ve kötülük savaşı, onun inançlarına da yansımıştır. Zamandan münezzeh olan bu varlıkların mekânları; gök, yıldız, yer altı, deniz, dağ olabilir. Bunların kimi belirli bir şekle ve cisme sahipken (Antropomorfik şekilde görünüm yaygındır.) kimileri ise cisimsiz, görünmezdir. Türk mitolojik düşüncesi oldukça zengin bir muhteviyata sahiptir, her bir figüre tek tek değinmek oldukça zordur. Bu yüzden sadece belli başlı bazı figürlere değineceğiz.

Türk Panteonu Kimlerden Oluşur?

Türk Panteonu Kayra Erlik Ülgen

Erlik / Kayra Han / Ülgen

Gök Tanrı (Kayra-Kara)

Her şeyin başı, yaratıcı, en üst varlıktır. Dünyaya düzen ve yasa getirir. (Tek tanrıcılık tezlerine dayanak olarak gösterilir.) En büyük Tengri olduğuna inanılır, zafer kazanmak da ondandır felakete uğramak da. Orta Asya’da Gök Tanrı kültünün bulunmadığı bir boy olmamıştır. Eski Türklerde tek ve büyük bir Tanrı üzerine açık bir inançla ilgili net bir bilgi yoktur. (Çok Tanrıcılık-Tek Tanrıcılık tartışması.) Gök, ilkel insan tarafından en büyük doğa unsuru kabul edildiği-kafasını her kaldırdığında onu izliyormuşçasına tepesinde bulunduğu- için ve ortak bir kült olduğu için Gök Tanrı anlayışı en ulu kabul edilmiştir.

GÖZ ATIN  Türk Mitolojisinde Kıyamet: Kalgançı Çak

Erlik

Çift çatallı sakalı dizlerine kadar uzun, kıvırcık saçlı, kara kaşlı ve kara gözlü tasvir edilir. Yerin altında, karanlıklarda yaşar; demirden ve balçıktan yapılmış bir sarayı vardır. Gümüşten bir tahtta oturur. Kızları ve oğulları vardır. (Sayıları değişkendir.) Tüm kötü ruhlar onun kontrolündedir. Korkudan kaynaklı bir saygı duyulur, gazabından korunmak için kurbanlar verilir. Kötülük, hastalık ve ölümle ilişkilendirilmiş bir ruhtur. Yer altında kara bir güneş yaratmış ve cehennemin kontrolünü ele almıştır. Emrindeki taifesi ile birlikte insanlara türlü zulüm ve bela getirir. Ölülerin ruhlarına el koyup kendisine uşak yapar.

Ülgen

İşi iyilik etmektir; yıldızları idare eder, gök gürültüsü ve yıldırım yapar. Göğün en yüksek yerinde ikamet eder, altın kapılı bir sarayı ve altından bir tahtı vardır. Kızları ve oğulları vardır. (Sayıları değişkendir.) Her şeyin hâkimi olduğu için adına törenler yapılır, kurbanlar verilir. Göklerdeki ruhlarla, hava olaylarıyla ve ışıkla ilişkilidir. Sürüleri çoğaltır, ürünleri bollaştırır. İnsanlara ateşi veren (Biri siyah biri beyaz iki taşı birbirine sürterek kıvılcım çıkartır.), rahmetli yağmurlar yağdıran odur. Kızları ilham perileridir. Yıldırımla vurduğu yerler kutsallık kazanır.

Yer-Sub

Yer-Sub (Yer ve Su) için, doğa unsurlarını temsil eden ruhların topluluğunu ifade ettiği söylenebilir. (Dağ, nehir, orman vs.) Kimi araştırmacılar tarafından bir ilah olarak yorumlanırken kimilerince ise bir zümreyi teşkil eder. Yer kültüyle ilgili olarak gelişmiştir, yer ve su beraberliği kutsaldır. Dağ ve tepeler, yüksek olduklarından dolayı, göğe yakın oldukları için kutsal kabul edilmişlerdir. Göğü ve yeri birbirine bağlayan aracılar olarak görülmüşlerdir. Genellikle dağlık yerlerde bulunan mağaralar bir kült oluşturmuş, doğum ve yaşama gelme ile özdeşleştirilmiştir. Ayrıca yer kültü içerisine giren demir de kutsaldır. Türklerin demir ve demircilik ile olan ilişkisi meşhurdur.

GÖZ ATIN  Kurban Ritüelinin Antik Çağlardan Günümüze Gelişen Macerası

Umay

Umay Ana Türk Panteonu

Altaylarda Umay Ana Tasviri

Dişi ruhtur, Umay Ana olarak anılır. Yararlılık yahut kahramanlık gösterilerek isim kazanma geleneğinin kökleri Umay’a dayanır; nitekim Kültigin ismini şaman ya da ozan vasıtasıyla değil Umay sayesinde elde ettiğini söyler. Çocukları, kadınları ve hayvan yavrularını korur. Umay hep çocuklarla beraberdir, gittiği zaman çocuk hastalanır. Umay güneş ile ilişkilidir, bu yüzden ona Sarı Kız da denir. Ayrıca güneşin ısı vermesinden dolayı, ateş ve ocak kültüyle de ilişkilidir. Umay ve Al Karısı arasında bir ilişki vardır. Lohusalık, ateş ve benzeri ortaklıklarla Al Karısı figürünün Umay’ın kötü tarafının sembolü olduğu söylenir. Ayrıca Umay’ın yaygın bir motif olarak kullanılan Hüma Kuşu (Humay) ile ilişkisi de mevcuttur.

Ayzıt

Güzelliğin sembolüdür, aynı zamanda namusu temsil eder. Dağınık bir şekilde bulunan hayat unsurlarını toplar, onları kut haline getirir ve anne karnındaki çocuklara ruh olarak verir, gebe kadınları himaye eder. Doğumla, aşkla ve sevgiyle ilişkilendirilmiştir. Tek başına bir figür olduğu gibi, kimi zaman bereket ve refah sağlayıcı ruhlar zümresi içinde kullanılır. Kuğu ve turna kuşlarıyla ilişkilendirilmiştir, bu kuşlar kutsaldır ve zarar verilemez. Aynı zamanda ay ve ay ışığı ile de ilişkilidir. Kendisine yüksek sesle niyaz edilmesinden hoşlandığı söylenir.

Yayık

İnsanları kötülükten korumak görevindedir. İnsanlar ve Ülgen arasında elçilik yapar; şamanın göksel yolculuğunda ona rehberlik eder. Ayrıca ırmaklar, göller, denizler ve taşmış sularla da ilişkilendirilir. Habercilik görevini ifa eder, insanlara koruyuculuk eder. Gökkuşağı ile ilişkilidir, verilen kurbanların canını göğe uçurur. Davarların ve kısrakların ilk sütü, bulgur ile karıştırılarak lapa edilir ve Yayık’a saçı yapılır. Bir başka ilahi figür olan Suyla ile beraber görülür.

Türk Panteonu Kaynakça

– Abdülkadir İnan, Eski Türk Dini Tarihi, İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1976.
– Jean-Paul Roux, Eski Türk Mitolojisi, çev. Musa Yaşar Sağlam, Ankara: BilgeSu Yayıncılık, 2011.
– Murat Uraz, Türk Mitolojisi, İstanbul: Düşünen Adam Yayınları, 1994.
– Uno Harva, Altay Panteonu, çev. Ömer Suveren, İstanbul: Doğu Kütüphanesi, 2015.
– Yaşar Çoruhlu, Türk Mitolojisinin Anahatları, İstanbul: Kabalcı Yayınevi, 2002.

GÖZ ATIN  Hititlerde Ritüel ve Büyü: 3.600 Yıl Öncesinin Anadolu Kültürü Yeni Bir Bakışla Ele Alınıyor

* * *

* Türk Demonolojisi: Türler, Özellikler ve Korunma Yolları

Peki siz Türk panteonu hakkında neler biliyorsunuz? Eklemek istediğiniz bilgileri Kayıp Rıhtım Forum’da bizlerle paylaşabilirsiniz.




Siyaset Bilimciyim. Fantastik ve gotik edebiyata ilgiliyim. Çeşitli dergi ve internet sitelerinde öykü ve şiirlerim yayınlandı. Tamu Kapısı Anıları isimli bir kitabım mevcut. Mitolojilerin insan hayallerinin yegâne besin kaynağı olduğunu düşünüyorum. Yaptığım işlerden genelde memnun kalmam fakat yine de yapmaya devam ederim.

Türk Panteonu Nedir? Hangi Tanrı ve Tanrıçalardan Oluşur? için 2 yorum

  1. Merak ettiğim bir konuydu. Güzel yazı olmuş, ellerinize sağlık.


Türk Panteonu Nedir? Hangi Tanrı ve Tanrıçalardan Oluşur?

Türk panteonu hakkında bilinmeyenler! Türk mitolojisinin tanrı ve tanrıçaları kimlerdir? Özellikleri ne? Nasıl ortaya çıktılar? Tüm bu sorulara birlikte yanıt buluyoruz!

Başa dönün