Mine Söğüt Sessizliğini Büyük Küfür Kitabı “Gergedan” ile Bozdu

Deli Kadın Hikâyeleri’ni özleyenlere harika bir haberimiz var: Mine Söğüt'ün yeni öykü kitabı "Gergedan" raflardaki yerini aldı.

İçinde yaşadığımız zamanın ve toplumun tüm dayatmalarına kalemiyle olabildiğince sert bir “Hayır!” diyebilen marjinal yazarımız Mine Söğüt‘ün yeni öykü kitabı, geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı. Söğüt, Adalet Cimcoz: Bir Yaşamöyküsü Denemesi (2000) ile başarılı bir giriş yaptığı edebiyat dünyasında daha sonra Deli Kadın Hikâyeleri diğer eserleriyle de okurunun kapalı gözlerini neye kapadığını, hassas bir konuda bakmadığı yerde neyi görmediğini soğukkanlı bir ustalıkla göstermişti. Okurunu sarıp sarmaladığı o tedirgin edici atmosfer -artık biliyoruz ki- Söğüt’ün kalemine ait, yalnızca herhangi bir kitabına değil.

Söyleyeceklerini, üzerine ince bir tül bile örtmeye gerek duymadan kurduğu zengin imgelem dünyasıyla okurunu şöyle kökten bir sarsmadan bırakmaya niyetli olmayan Söğüt, bu kez büyük bir küfür kitabıyla alıyor raflardaki yerini: Gergedan! Birbirinden farklı pek çok konuya değişik bakış açılarıyla yaklaşırken yarattığı rahatsız atmosferlerle bezeli öykülerinde iğneyi kendine, kaleminin ucunu okura batırmayı da yine ihmal etmiyor. Gergedan’ın tanıtım bülteniyse şöyle:

“Mine Söğüt Gergedan’la unutulmaz Deli Kadın Hikâyeleri’nin izinden gidiyor. Yüksek gerilim bir dille zihni kamçılayan öyküler kuruyor. Güncel olaylara yaşadığımız günlere getirdiği bakış açılarıyla okurunu derinden sarsıyor. Bir ateş yakıyor. Karanlık dağılıyor.

Arada bir kedi eziyorsun. Sonra bir sincap. Sonra bir kirpi. Sonra köpek. Sonra ne olduğu anlaşılamayan şey. Sonra bir gelincik. Geç. Bir tilki. Geç. Bir kaplumbağa. Geç. Bir tavuk. Geç. Bir kertenkele. Geç geç. Bir yılan. Geçiniz. Bir kunduz. Geçiniz. Bir ceylan. Bir gelincik. Onu da geçiniz. Bir inek. Geç. Bir koyun. Geç. Bir devekuşu. Geç geç geç. Bir ejderha. Geç geç.

Bir Zümrüdüanka eziyorsun.

Geçiyorsun.

Bir gergedan eziyorsun.

Geçiyorsun.

Yeryüzünün gerçek tanrıları tekerlerinin altında, bağırsakları dışarıda. Herkesle beraber irili ufaklı kan lekeleri bıraka bıraka ardında işe gidip geliyorsun.”

Muhteşem illüstrasyonlarını, önceki kitaplarında da olduğu gibi yine eşi Bahadır Baruter’in üstlendiği hikÂyeler, eminiz ki insanı olduğu ve olmadığı şeylerden tekrar tekrar utandıracak kadar çıplak ve serttir. Diğer kitapları gibi Yapı Kredi Kültür Yayınları‘ndan çıkan Gergedan’ın okurunun bol, küfrünün sert olacağı da oldukça aşikar! Bekleyenlerine huzursuz okumalar!

“Tanrı insanı altı günde yarattı.
Yedinci günde utandı.”

Okumayı ve yazmayı öğrendiğimden beri bir şeyler yazıyorum. Daha çok da okuyorum. Sosyoloji okuduğum için inceleme alanım bu dünyanın insanları olsa da ilgi alanım başka dünyalar olduğu için artık MSGSÜ Felsefe Bölümü'nde yüksek lisans öğrencisiyim. Bir Bellatrix, Auri kadar olmasa da ben de pek buralardan sayılmam zaten.

Mine Söğüt Sessizliğini Büyük Küfür Kitabı “Gergedan” ile Bozdu

Deli Kadın Hikâyeleri’ni özleyenlere harika bir haberimiz var: Mine Söğüt’ün yeni öykü kitabı “Gergedan” raflardaki yerini aldı.

Başa dönün