Londra Nehirleri

Toplumdan Uzak Birinin Yaşamını Aralamak: J.D. Salinger – Nefret ve Sefalet

Uzun yıllar boyunca münzevi bir hayat süren J.D. Salinger'ın hayatını keşfetmek ister misiniz? Bülent Ayyıldız'ın kaleme aldığı biyografik-kurmaca kitabı "J.D. Salinger: Nefret ve Sefalet"i sizler için inceledik.

Sahtekâr kelimesini duyduğumuz zaman edebiyatta akla her zaman bir kişi geliyor: Holden Caufield. Bıkmadan usanmadan her gördüğü insanı yapmacık işlerle uğraşan boş bir birey olarak gören asi oğlan. Onun için dünya âdeta sahtekârlar diyarı…

Çoğu kişi Jerome David Salinger’ı en ünlü eseri Çavdar Tarlasında Çocuklar (The Catcher in the Rye) ile tanıyor. Caufield karakteriyle uzun zaman boğuştuğu, nerede nasıl davranırdı detaylıca düşündüğü harikulade bir eser bu. İlk olarak 1951’de yayımlandığından beri ününden hiçbir şey kaybetmeyen, her yeni nesle kendini tanıtmayı başaran bir kitap ve yazar. Bu şanı o kadar çok hak ediyor ki…

Tabii ki tek önemli eseri de bu değil. Dilimizde Yapı Kredi Yayınları aracılığıyla okuduğumuz Dokuz Öykü, Franny ve Zooey, Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar – Seymour Bir Giriş gibi nice değerli kitaba sahip bir kalem.

Ve bu usta ismin doğumundan itibaren tam 100 yıl geçti. Kendisi bu dünyaya 1 Ocak 1919’da gelmişti. Edebiyatı güzelleştirmek, harika karakterler kondurmak, düşündürmek için…

Bu vesileyle de Ursula K. Le Guin, Stefan Zweig gibi usta kalemlerin yanı sıra Tuncel Kurtiz, Freddie Mercury gibi tarihte önemli iz bırakmış sanat insanlarının biyografilerini basan taptaze yayınevi Gerekli Kitaplar, Salinger’ın 100. yılına sessiz kalmadı.

Yayınevi bu önemli biyografi için sözü, sitemizde incelemesi de yayınlanan fantastik-korku romanı Hiçbir Şey Göründüğü Gibi Değil’den tanıdığımız Bülent Ayyıldız’a verdi. Bakalım “J.D. Salinger – Nefret ve Sefalet” nasıl olmuş?

“İlk öyküm Story dergisinde yayımlandı. O günden beri bazı büyük dergilerde ve ama çoğunlukla küçük olanlarda yazıyorum. Hâlâ zaman ve boş bir siper buldukça yazıyorum.”

Hikâyelerle Biyografi

Önsözde de yazarı tarafından ifade edildiği üzere, klasik bir otobiyografi kitabıyla karşı karşıya değiliz. Ayyıldız eserini “biyografik-kurmaca” olarak ifade etmiş. İçeriği doğru tanımlayan yerinde bir adlandırma. Salinger’ın yaşamında yaşadığı önemli olaylar alınmış, özetlenmiş ve kurmaca öyküler oluşturulmuş.

GÖZ ATIN  Viking Mitolojisi: Kuzey'in Kadim El Kitabı

Bunu yapmasının arkasında iki neden olduğunu düşünüyorum. 91 yaşında vefat ettiği sene 2010’a kadar münzevi hayat süren Salinger’ın hayatına dair bilgiler görece diğer yazarlara göre daha az. Hayatıyla ilgili az ancak değerli detayları okuyucuyu da sıkmayacak bir şekilde anlatmak istemiş olabilir.

İkincisiyse basit, Caufield kendisine “Klişeye boğulmuş, tam bir sahtekâr” diyebilirdi. Farklı bir şeyler yapmalıydı. Kendisinin de eğleneceği. Kısaca keyif alacağı bir yöntemi seçtiğini tahmin ediyorum.

Bu tercihe hem saygı duydum hem de denemeyi beğendim. Ancak şunu da eklemeden geçmeyeceğim, kurmaca kısmı ne yazık ki pek tat vermedi. Atılan cesur adımın hakkının daha çok verilmesini isterdim. Yer yer yüzüm ekşidi, tercihin altındaki ezilmeyi hissettim. Tabii bunun zor bir iş olduğunu da kabul ediyorum.

Kitabın ikinci bölümündeyse, Salinger’ın ‘basılı’ olarak yayımlanmış eserleriyle ilgili Ayyıldız’ın kaleme aldığı incelemeler yer alıyor.

Yazara Sevdalı Olmak

Kitapla ilgili açık bir şey var ki Ayyıldız’ın çok önemsediği bir isim yazın dünyasının tuhaf olduğu kadar asi adamı Salinger. Kendisi Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı okuduğunda üniversite yıllarındaymış. Benim gibi. Bildiğiniz üzere söz konusu kitap çok olumlu eleştirilerin yanında yerden yere de vurulabiliyor. Okuyanına göre çok farklı hisler yaşatmakta. Bittabi insanların kişisel zevkleri, yaşam pratikleri ve daha bilumum şey değişebiliyor. Ancak eserin içindeki başarıyı gören de o kaliteyi unutamıyor. Yıllar geçse de üzerinden…

Kişinin edebî zevki ve karakterinin dışında ilk okunduğu döneme göre de farklı etkileyecek bir kitap bu. Lisede okuyan birisinin bambaşka düşünceleri olabileceği gibi; isyanın en harlı olduğu bir biçimdeki insanla isyanı daha iyi yönetebilen birisinin Holden’a bakış açılarının aynı olması beklenemez. Bu da karakterin ve kitabın güzel özelliklerinden birisi.

J.D. Salinger

İzole Kalemin Hayatını Aralamak

Salinger sevenlerin şans verebileceği bir eser olduğunu da söylemeliyim. Yazarın hayatıyla ilgili birçok unsur öğrenebilirsiniz. Kendisi toplumdan ve medyadan uzakta bir birey olarak uzun zaman yaşadı. Bu durum elbette hep öyle değildi. Lakin yazar Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın büyük ün yakalamasının da etkisiyle daha sessiz bir hayata başlamayı tercih etmiş.

GÖZ ATIN  Poe ve Lovecraft'ın Mirasçısı "Lukundoo" ile İlk Defa Türkçede

Yazdıklarının ve ölümün üzerinden yıllar geçse bile şöhreti tartışılamaz. Ancak en önemlisi kendisinin hiçbir zaman amacının şöhret olmadığı hissediliyor. Edebiyata, özgün olmaya ve karakterlerine kendini adamış. Holden’ı yazarken obsesif derecede karakterini ince ince işlediğini görüyoruz. Hayatının amacına dönüşüyor, onunla yatıp onunla kalkıyor. Belli ki her ayrıntı gözden geçirilmiş, en iyi için çok uğraşılmış.

Editörlük ve Kapak

Kitapta yer yer hatalara rastladığımı söylemeliyim. Sanırım ne editörlük ne de son okuma yapılmış. Göze çarpıyor. Bunun yanı sıra ‘şapkalı a’ nedense kullanılmamış. Hâlâ yerine hala kullanımı görülüyor. Biraz daha özen görmek isterdim.

Ayyıldız’ın kitabı kaynakçalarla desteklemesi hoşuma gitti. Hangi kısmı nereden aldığını göstermesi güvenirliklerini artırıyor ve ek okuma için kaynağa gitme fırsatı sağlıyor.

Kitabın kapağındaki harika illüstrasyon birçok başarılı çalışmasından tanıdığımız Barış Şehri’ye ait.


Son olarak ebeveynlere müjde! Salinger ‘zeki ama çalışmayan’ öğrenciymiş. Notları şu şekilde:

Geometri 66 (18 kişi arasından 15.), İngilizce 80 (12 kişiden 7), Latince 66 (12 kişiden 10.)

Belki sizin çocuğunuz da zamanın ötesinde bir yazar olur… Kim bilir.

Son Savaş




1993 yılında Ankara’da doğdu. Çocukluğunun bir kısmını İzmir’de geçirdi ve şu an İstanbul'da yaşamakta. Psikoloji bölümünde eğitim gördü. Edebiyat, sinema, bilgisayar oyunları, müzik ilgisi ve bunları paylaşma sevgisiyle çeşitli kültür-sanat sitelerinde yazdı.

Toplumdan Uzak Birinin Yaşamını Aralamak: J.D. Salinger – Nefret ve Sefalet

Uzun yıllar boyunca münzevi bir hayat süren J.D. Salinger’ın hayatını keşfetmek ister misiniz? Bülent Ayyıldız’ın kaleme aldığı biyografik-kurmaca kitabı “J.D. Salinger: Nefret ve Sefalet”i sizler için inceledik.

Başa dönün