Gece Yarısı Güneşi Twilight

Gül ve Düşün Adlı Çocuk Kitabında Skandal Tecavüz Sahnesi: Kitap 4 Baskı Yapmış!

Musa Dinç'in Gül ve Düşün adlı çocuk kitabı, içerisindeki skandal tecavüz ve istismar sahnelerinin ortaya çıkması ile gündem oldu.

Çocuk edebiyatı söz konusu olduğunda ortaya çıkan denetimsizlik şaşkınlık yaratmaya devam ediyor. Çocuk kitapları yazarı(?) Musa Dinç’in Gül ve Düşün adını taşıyan kitabı, eserindeki skandal cümleler ile gündeme geldi. Kitabında kullandığı sapkın ifadelerle sosyal medyada eleştiri oklarının hedefi olan Dinç’in eseri, şimdiye dek toplamda 4 baskı yapmış olması ile de kamuoyunda şaşkınlık yarattı.

Gül ve Düşün adını taşıyan kitapta 15 adet masal yer alıyor. Masallardan Nasır Amca ise içerisinde istismar ve tecavüz satırları barındırıyor. Bu masalda bir tilki, bir ayıya tecavüz ediyor. Sahnenin anlatılması bir yana, anlatıda ayının kendisini “suçlu ve mahcup” hissettiği düşünceler de işi iyice katlanmaz boyuta taşıyor.

Musa Dinç’in, çocuklarla imza günleri düzenlemesi de rahatsız edici bulundu.

Gül ve Düşün - Musa Dinç

Twitter’da ise tepkiler çığ gibi büyüyor. #gülvedüşünkitabıkaldırılsın etiketi kısa zamanda gündeme oturdu.

Gül ve Düşün, Skandal Tecavüz İfadeleri ile Gündemde

Arı Sanat Yayınevi tarafından basılan Gül ve Düşün adlı masal kitabı, toplamda 4 baskı yapmış. Kitaptaki tecavüz sahnesi ise şu şekilde:

“Kurnaz Tilki’nin aklından neler geçmiş acaba? Aklını tomografik süzgeçten geçirsek fena mı?

Boz Ayı’dan çok çektim, öyle bir şey başına getireyim ki ömrü boyunca unutmasın. En iyisi tecavüz! Namusunu beş paralık edeyim!” fikri baskın çıkmış.

Boz Ayı, Kurnaz Tilki’nin aklından geçirdiği şeytanlık dürtülerini hissetmiş, ama ne fayda. Japon yapıştırıcı ile yere yapıştırılmış gibi sıkışıp kalan Boz Ayı’nın son çırpınışları da yarar getirmemiş.

Kurnaz Tilki, Boz Ayı’nın arkasına geçmiş ve çirkin emellerine kavuşmuş. Boz Ayı’nın da bakireliği son bulmuş.”

Gül ve Düşün

Kitaptaki Ayının Düşünceleri de En Az Eylemin Kendisi Kadar Çarpık

Masal, sadece tecavüz sahnesi ile değil, anlatının dile getirildiği dil açısından da bir hayli sıkıntılı.

“Boz Ayı’nın üzerine kara bulut mu desem, kâbus mu desem; bir ağırlık çöküvermiş. Mahcubiyet ve ar duygusuyla başı önünde eğik, randevu evine düşmüş fahişeler gibi, kendi kendine içerlenerek mırıldanmış:

Bekâretim gitti, namusum peş paralık oldu! Hangi yüzle ayı alemine çıkacağım? Damgayı yedim bir kere! Boz Ayı yerine Fahişe Boz Ayı derlerse, işte o zaman (…)”

Toplamda 19 kitabın altında imzası bulunan Musa Dinç, yazar, şair, editör ve yayıncı olarak görev almış bir isim.

Yazar Musa Dinç’ten ve Yayınevinden Özür

Musa Dinç’in konuya dair açıklaması ise şu şekilde oldu:

“Erdemli bir davranış sergileyerek özür diledim, kitap satış dışı tutuldu; yayınevi ve benim elimde olanları imha ettik. Hakaret ve küfürler suç teşkil ediyor. Beni tanıyan ve bilenler nasıl bir insan olduğumu herkes biliyor.”

Kitabı basan yayınevi Arı Sanat ise eserin yayından kaldırıldığını, fakat hâlâ bazı sitelerde satışta gözüktüğünü belirtti. Gerekeni yapacaklarını belirten yayınevi, okurlarından özür diledi.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ve Aile Bakanlığı’ndan İlk Açıklama

MEB de Gül ve Düşün’e dair açıklama yaptı:

“Bugün medyaya yansıyan söz konusu “hikaye kitabı” üzerinden Sayın Bakanımıza ve Bakanlığımıza yönelik ortaya atılan iddialar üzerine bir bilgilendirme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Millî Eğitim Bakanlığı yalnızca bünyesindeki ders kitaplarının onayını vermektedir. Medyaya yansıyan söz konusu içerik, “hikaye kitabı” kategorisindedir, Bakanlığımız yayın ve kontrol alanında değildir.”

Gül ve Düşün - Musa Dinç

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı konuya sessiz kalmayarak hızlı bir karar aldı:

“Bakanlığımız Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, konuyu 26.08.2020 tarihi itibariyle Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’nda resen incelemeye almıştır. Kitabın içeriğinin çocuklarımızın psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyeceği değerlendirilmiş ve adı geçen kitap ile ilgili muzır ve müstehcen olduğu yönünde karar ivedi bir şekilde alınmıştır.”

Yazar ve Yayınevi Hakkında Suç Duyurusu

Eğitim-Bir-Sen (Eğitimciler Birliği Sendikası) ise müstehcenlik içeren sözde çocuk kitabının yazarı ve yayınevi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını açıkladılar. Çocukları korumanın hepimizin sorumluluğunda olduğunu belirten sendika şu ifadeleri kullandı:

“Savcılığa yaptığımız suç duyurusunda ise, TCK’nın 226. maddesi uyarınca ‘basın-yayın yoluyla müstehcen ürünlerin çocukların görüp duyabileceği şekilde alenileştirilmesi’ suçu kapsamında kamu davası açılmasını, söz konusu materyallerin toplatılarak tedavülden kaldırılmasını, internet ortamında dağıtılmasının engellenmesini talep ettik.”

Gül ve Düşün’ün bunca zaman nasıl yayında kaldığı merak konusu olmaya devam ediyor.

Sizin bu olaya dair düşünceleriniz neler? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

* * *

* Mars: Kızıl Gezegen’e Ne Kadar Hakimsiniz? | TEST

Kaynak: ABC Gazetesi, Ebs.org

antares




Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. 2016'dan beri serbest editörlük yapıyor, çeşitli internet siteleri ve dergiler için haber ve incelemeler kaleme alıyorum.

Gül ve Düşün Adlı Çocuk Kitabında Skandal Tecavüz Sahnesi: Kitap 4 Baskı Yapmış! için 10 yorum

  1. Galux dedi ki:

    Böyle bir kitabın basılmaması için bir editörün ‘bu neymiş’ diyerek göz gezdirmesi bile yeterliyken ne oluyor da kitap baskıya hazır gözüyle bakılıp raflarda yer alıyor? Kitap 2017’de yayımlanmış ama bu haber bugün çıkmış. Aklım almıyor.


  2. ilydious dedi ki:

    Bunu nasıl yazabilirsin ya? Yazar nasıl bunu yazar ve çocuklar için olduğunu söyler? Editör nasıl bunu göz ardı eder ya da neden zahmet edip kontrol etmez? Kaç yıldır hiçbir veli çocuğum ne okuyormuş diye açıp bakmadı mı gerçekten? Aklımda sorular kaynıyor çünkü gerçekten inanılır gibi değil.
    Yazar (!) bir de “Erdemli bir davranış sergileyerek özür diledim.”, “Saygın bir yazarım.” demiş. İnsanın hiç mi utanması olmaz? Benim kalemimden böyle bir şey çıkacak, çocuk kitabı olarak basılacak ve ben sonra “erdemli” olduğumu iddia edeceğim, üstüne bir de kendimi saygın yazar ilan edeceğim… Yeri yarar içine girerim, bir daha da çıkmam, daha iyi.
    Bir de özellikle “Anadolu’dan derlediğim” ve “Bir masal kitabındaki bir paragraftan…” ibarelerini ikişer kez kullanmış. Bunda bile art niyet hissettim. Sanki kendini haklı çıkarmaya çalışıyormuş gibi… Anadolu’dan derlemiş olmanız gerçekten de sizi haklı mı çıkaracaktı yani? Bir paragraf, bir paragraf diye küçümsemesi de çok korkunç. O bir paragraf kim bilir kaç çocuğun aklını zehirledi. “Saygın bir yazar” olarak bir paragrafın ne kadar etkili olabileceğini bilmemesi de çok ironikmiş.


  3. Bu nasıl bir iğrençlik ya? Bunca zaman çoluğu çocuğu olan, bu adamın kitabını alan kimse mi fark etmemiş? Adam da güya özür dilemiş ama bu hata falan değil. Bile isteye çocuk kitabı adı altında bunları yazmış, meydana çıkınca da kıvırmaya çalışıyor. Bu adamın bir daha hiçbir şekilde kitabı basılmamalı bence.


  4. asfgdjh dedi ki:

    Malesef bu tarz başka kitapların da haberini almıştım. Gerçekten söylenebilecek bir söz yok bunlara. Bu yazar ileride birine tecavüz etse ya da geçmişinde bunu yaptıysa da asla şaşırmam. Daha da üzücü olan Elif Şafak ve Ayşe Kulin gibi bilinen yazarların kitabında bu tarz içerik olmuş olması.

    Elif Şafak’ın ki tabında uzun uzun anlatılan bir çocuğa tecavüz sahnesi var. İlk başta bunun kitap için gerekli olabileceğini kitapta o yüzden yer aldığını düşünsem bile sahne bir iki satır değil malesef 3-4 sayfa boyunca rahatsız edici derecede uzun sürüyor.

    Ayşe Kulin’in hikayesinde ise daha da kötü kitapla tamamen alakasız olduğunu düşündüğüm bir sahne var. Bebeği sallarken bebeğin ayağının apış arasına çarpması ile bebekten etkilenen dadı bebeğin patiğini çıkarıp bebeğe bakarak mastürbasyon yapıyor. Ve sonraki günlerde de bunu yapmaya devam ediyor…

    Gerçekten yazarken ne düşünüyorlarmış bilemiyorum ama bırakın çocukları hiçbir kitapta hiçbir şekilde yer almaması gereken ifadeler bunlar.


  5. erce dedi ki:

    Bu konuda geçen sene sanırım benzer bir başlık vardı. Zümrüt Apartmanı… Çok kavga çıkmıştı.

    Bu ülkede yaşamak beni yoruyor…
    Bir türlü mantıklı bir tartışma olmuyor. Bu tip kitapların çocuk kategorisinde yazılması çok üzücü çok saçma…

    Ancak örnek verdiğiniz yazarlar yetişkin kitapları yazıyor. Yetişkin kitapları yazılırken biri özenecek mi diye konu sınırlanacaksa polisiye kitapların alayı en başından gider. Mesela bir Ahmet Ümit bu ülkede yazar filan olamaz.

    Öte yandan ben Netflix içinde bir tartışmaya katılmıştım. Burada yazdıklarımın aksine orada aşırı derecede LGBT verilmesini, her konunun içinden bir eş cinsel hikayesi çıkmasını eleştiriyorum. Orada da eleştirdiğim şey eş cinsellik değil alakalı alakasız her konunun içinde olmasıydı. 40 dakika süren sokak yemekleri belgeselinde 20 dakika bir kadının bir kadınla ilişkisi anlatılıyor olması gibi.

    Bu işleri yapmakla yükümlü kurumlar, kuruluşlarımız var.

    Belli bir yaş aralığı grubunda bu tip eserlere izin verilmez, izin verilen eserlerinde niteliği belirtilirse ( +18 , şiddet ve korku) gibi işin yüzde 20-30 arası halledilmiş olur. Neden bunu böyle diyorum, çünkü kalan %70-80’inin de ülke eğitimiyle alakalı olduğunu düşünüyorum.

    Biz ne yazık ki iyi eğitim gören ve bunu aktaran bir toplum olmaktan çok uzaklaştık. Bir yazarın pedofili üzerinden hastalıklı bir karakter oluşturarak bir eser yazmak istemesi, bunu iyi bir kurgu ile desteklenmiş şekilde Holywood’a satma isteği, yarattığı karakter kadar hikayenin kurgusal yönüyle ödül alma çabası veya bu eser ile bir okuyucu kitlesi yaratmak istemesi beni rahatsız etmez. Burada nefret edilen bir karakter oluşturup ( Joker gibi, Sincity Kevin gibi, Otomatik Portakal gibi) bunun üzerine bir eser oluşturmaktır amaç. Bu karakter de yazarın hayatı ve kişiliğinden bağımsızdır.

    Ama aynı yazarın çocuk istismarı üzerine yazarsam çok satarım demesi (kastettiğim edebi bir eser oluşturma çabası değil, geri kalmış bir grubun istek ve arzularından faydalanma çabası), dahası bir grup insanın da bu kurguyu şehvetli bularak " abi şöyle sahneler var okuyun" demesi beni inanılmaz deli eder. Bu ikisi arasındaki ince çizgiyi de ancak iyi eğitim almış yazarlar, denetmenler ve kişilerden oluşan kurullar belirleyebilir.

    Biz giderek kutuplaşan, eğitimden kopan bir toplum olduk. Dahası bunların iyi günlerimiz olduğunu düşünüyorum.


Gül ve Düşün Adlı Çocuk Kitabında Skandal Tecavüz Sahnesi: Kitap 4 Baskı Yapmış!

Musa Dinç’in Gül ve Düşün adlı çocuk kitabı, içerisindeki skandal tecavüz ve istismar sahnelerinin ortaya çıkması ile gündem oldu.

Başa dönün