in ,

İtalya’da Başlayan Bilimkurgu Macerası Türkiye’de: “Karanlık Şafaklar” Okurla Buluşuyor | Mini Söyleşi

Karanlık Şafaklar Bilimkurgu Antolojisi Türkçe raflarındaki yerini alıyor. Ünver Alibey’in derlediği eser, Paris Yayınları etiketiyle yayımlanıyor.

Karanlık Şafaklar Bilimkurgu Antolojisi

Karanlık Şafaklar Bilimkurgu Antolojisi okurla buluşmaya başladı. İlk baskısını Futurchia adıyla İtalya’da yapan seçki, şimdi doğduğu topraklara adım atıyor.

Haziran 2021 tarihinde Futurchia: fantascienza contemporanea turca adıyla İtalya’da yayımlanan bilimkurgu öykü antolojisi; yoluna Türkiye’de devam ediyor. Kitap; Francesco Verso öncülüğündeki çeşitli ülkelerdeki bilimkurgu yazarlarını keşfetmeyi amaçlayan Future Fiction projesi kapsamında hazırlanmıştı.

Eserin Türkçe baskısı Karanlık Şafaklar ismini alırken kitabın derleyiciliğini ise Ünver Alibey üstleniyor. Paris Yayınları tarafından basılan antolojide toplam beş yazardan dokuz farklı öykü yer alıyor. Seçkinin sonunda ise Zamanda Kısa Bir Yolculuk başlıklı bir inceleme yazısı bulunuyor.

Karanlık Şafaklar Bilimkurgu Antolojisi Yazarları

Antolojiyi hazırlayan Ünver Alibey, Kayıp Rıhtım okurları için seçkinin yazarlarına kısa sorular yöneltiyor.

Karanlık Şafaklar Bilimkurgu Antolojisi | Mini Söyleşi

“Hikâyeler Bizi Düşünmeye, Temkinli Olmaya Çağırıyorlar”

Funda Özlem Şeran: Karanlık Şafaklar… Karanlık bir gelecek… Ve bizi o geleceğe hazırlamak için bir işaret fişeği gibi parlayan hikâyeler. Bizi düşünmeye, temkinli olmaya çağırıyorlar. Türk bilimkurgusu artık sadece kendi topraklarında değil, başka ülkelerde de ufukları aşmaya devam ediyor. İtalya’dan sonra Türkiye’de okurlarıyla buluşan öyküler karanlık bir distopyada yolumuzu aydınlatmak üzere dünyaya yayılıyor.

Bu seçkide benim de iki öyküm yer alıyor. Kapat-Aç ile Kırmızı Buton… Ve her ikisi de teknolojiyle birlikte ortaya çıkan yeni yaşam formlarının insanlıkla olan etkileşimine odaklanan hikâyeler… Kapat-Aç insan olmayı deneyimleyen bir yapay zekanın insanlığın geleceğiyle ilgili önemli bir karara varmasını anlatıyor. Kırmızı Buton ise insansız bir gelecekte kişilik kazanmış çeşitli elektronik aletlerin yaratıcılarını aramalarını anlatan trajikomik bir öykü. İkisi de biraz tekinsiz ve bizim için birer uyarı niteliğinde…

“Yeni Başlangıçlar”

Seran Demiral: Şafağı gözünüzün önüne getirin: Gün doğumundan, yeni bir günün aydınlığından önceki son dakikalar… yeni bir başlangıca geçiş anı, belki “köprüden önceki son çıkış”… Kitabın sonunda yer alan kısa yazımda bilimkurgu türünün ülkemizdeki kısa sayılmayacak tarihine bakarken değinmeye çalıştığım şey de buydu: Bilimkurguya aslında en çok “yeni başlangıçlar” söz konusu olduğunda ihtiyaç duyarız. Bugün yaşadığımız krizlerin ortasında bu türün bize bambaşka perspektiflerden bakmamız için ilham vermesi kaçınılmaz haliyle.

Antolojimizde yer alan öykülere gelecek olursak, hepsinin ortak özelliğinin bir soruya cevap araması olduğunu söyleyebilirim. Üstelik her bir öykü, bunu politik bir zeminde, kimi zaman dünya düzeninin değiştiği, kimi zaman öznelerin, hatta özneleşen nesnelerin rollerinin sorgulandığı durumlarda yapıyor. Mesela ben Gebe ile tıp teknolojileri üzerinden bir grup kadının ütopyasını kurarken, bir yandan kadınlığın doğurganlık üzerinden tanımlanmasını eleştiriyor, aile ilişkilerini sorguluyorum. Kadın-erkek, insan-robot, insan-tanrı, ölüm-doğum, biz-öteki ikiliklerinin etrafında dolaşan öykülerin her biri yeni bir arayışın peşinde… Arayışımıza katılın, karanlıkta yönümüzü birlikte bulalım.

Karanlık Şafaklar Bilimkurgu Antolojisi - Futurchia

“Yeni Bir Gün Artık Neşelendirmiyor”

Özgür Hünel: İnsan, dünyayı duyularıyla algılar. Bunlar arasında görme duyusunun özel bir yeri vardır. Zira insan, gördüklerini hem olduğu gibi algılar, hem de onlara yüklediği anlamlarla görür. Ve esas görme de budur zaten; gözün ilettiği verinin, zihinde yoruma bürünerek artık gerçek dünyada olduğundan farklı bir düzlemde algılanması. Söz gelimi beyaz bir güvercin, beyaz bir güvercindir ama aynı zamanda barışın sembolüdür. Zihnimizde bir mesajı, bir anlamı tetiklemektedir.

Bu açıdan baktığımızda, antolojinin isminin Karanlık Şafaklar olması hiç de boşuna değil. Normalde, güneşin doğuşundan az önce beliren o aydınlık, gözlerimizi umut ve neşe ile doldurmalı. Fakat birçokları o şafağa baktıklarında “karanlığı” görüyor. Yeni bir gün artık neşelendirmiyor. Umut vermiyor. Yeni bir gün, onlar için, karanlığın içine, daha derine yapılan yolculukta kat edilen yeni bir mesafe demek. Ona yüklemek zorunda bırakıldıkları anlam bu. İşte bilimkurgu orada beliriyor. Manasız evrene mana katabilmek için. Gerçek dünyada umudu tükenenlere kurgu dünyadan takviye yapabilmek için. Ve algılarımızla oynayıp zihnimizi fabrika ayarlarına döndürmek için. Karanlık Şafaklar antolojisi, sizin için o şafakları tekrar aydınlık kılmak istiyor…

“Karanlık Şafak Fikri İnsanı Rahatsız Ediyor”

Selin Arapkirli: Karanlık şafak fikri insanı rahatsız ediyor. Günışığına kavuşamama fikri… Aslında bilimkurgu edebiyatının yapmaya çalıştığı şey de bu. Ben bilimkurgu öykülerini gelecek denizinden gelen rahatsız edici mesajlara benzetiyorum; bilimkurgu seçkilerini de bu mesajları taşıyan şişelere. Karanlık Şafaklar da böyle bir şişe… Okuyucuya birbirinden farklı gelecek perspektifleri sunuyor ve, “Nasılsa er ya da geç güneş doğacak,” rehavetinden kurtulması için onu silkelemeye, rahatsız etmeye çalışıyor…

Antolojide yer alan her iki öykümün de geleceği feminist bir bakışla değerlendiklerini ve kadın bedeni üzerinde tahakküm kurmaya çalışan eril iktidarları mercek altına aldıklarını söyleyebilirim. Kadın bedeninin sömürüsü, insanlığın yüzyıllardır çözemediği sorunlardan biri. Uygarlığın yerle bir olduğu ya da insanların totaliter rejimlerin sömürüleriyle kıvrandıkları distopik bir gelecekte bu sorunun çok daha karanlık bir hale geleceği de aşikar. Bu yüzden de Karanlık Şafaklar’ın, bir kadın bilimkurgu yazarı olarak kadın sorunu konusundaki naçizane mesajımı içine yerleştirebileceğim mükemmel bir şişe olduğuna inanıyorum. Bu şişedeki mesajlar ne kadar çok kişiye ulaşırsa geleceğin şafağından önceki alacakaranlık da o kadar kısa sürecektir diye düşünüyorum.

“Öykülerimiz Dünyayı Dolaşıyor”

Ruhşen Doğan Nar: Türk bilimkurgusu için şafak çoktan söktü. Gelecek aydınlık. Öykülerimiz antolojilerle, seçkilerle dünyayı dolaşıyor ve tüm dünyadan bilimkurgu okurlarına ulaşıyor. Karanlık Şafaklar seçkisiyle ise öykülerimiz bir tür yuvaya dönüş yapıp memlekete dönüyor. Türk bilimkurgu okurlarının, öykülerimizi yalnız bırakmayacağını düşünüyorum.

Peki, neden Karanlık Şafaklar? Bence distopik öykülerin yer aldığı bir antolojiye daha uygun bir başlık olamazdı. Bu kitapta yer alan iki öykümde, insanlığın bitmek bilmeyen hatalarının, geri dönüşü imkânsız felaketlere sebep oluşuna şahit oluyoruz. Hem Son Umut hem de Demokrasinizi Hangi Boy Alırsınız? öykülerim gelecekte başımıza gelebilecek musibetleri konu alıyor. Biri politik sularda, diğeri galakside gezinse de sorunsalları hemen hemen aynı… Bizi hatalarımıza karşı uyarma amacı güdüyorlar. Geleceğin karanlık şafaklarına bakmayı cesaret etmeliyiz ki, aydınlık şafaklarda uyanacağımız günleri kuralım.

Karanlık Şafaklar – Kolektif | Arka Kapak Tanıtımı

Karanlık Şafaklar Bilimkurgu Antolojisi - Kolektif

Türkiye’nin en önemli bilimkurgu yazarlarından beşini Karanlık Şafaklar’da buluşturduk.

Seçkimizde distopik yanı ağır basan, bizi toplumsal yok oluşların sınırında gezdiren, hatta bazen bu
sınırın ötesine de geçen öykülere ağırlık verdik. Elbette arada şafağın aydınlanır gibi olduğu öykülere de rastlayacaksınız. Ama çoğunda sökecek olan şafak, karanlık…

Seçki bittiğinde sizi Zamanda Kısa Bir Yolculuk adlı makale bekliyor olacak. Türk bilimkurgu edebiyatının tarihine ışık tutan bu keyifli incelemeyi de okumayı unutmayın.

Yazarlarımızla birlikte karanlık şafaklardan geçmeye hazır mısınız?

Toplamda 148 sayfadan oluşan antolojinin kapak tasarımı Alessio Gherardini’ye ait.

Karanlık Şafaklar hakkındaki görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilir, daha fazla edebiyat içeriği için bizleri Google Haberler üzerinden takip edebilirsiniz.

Eda Aydın

1992 yılında Bursa'da doğdum. Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü mezunuyum. Filmler, kitaplar hakkında inceleme ve görüş yazıları yazıyorum. Tanpınar'ı seviyorum.

Paul Cézanne Tablosu Sır

Fransız Ressam Paul Cézanne’ın Tablosunda 158 Yıldır Saklı Kalmış Başka Bir Resim Keşfedildi

Black Adam 2 iptal edildi

Dwayne Johnson, “Black Adam 2″nin İptal Edildiğini Duyurdu (En Azından Şimdilik)