Stephen King’in Yazar Adaylarına Önerdiği 42 Kitap

"Eğer okumak için zamanınız yoksa, yazmak için de yoktur." Stephen King'in "Yazma Sanatı"nda önerdiği bu kitaplara mutlaka göz atmak isteyeceksiniz.

Savaş ve Barış

Lev Nikolayeviç Tolstoy

Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Kreutzer Sonat ve Diriliş’in büyük yazarı Tolstoy, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tüm zamanların en büyük romanlarından biri ve Tolstoy’un başyapıtı olarak kabul edilen Savaş ve Barış ilk kez 1867 – 1869 yılları arasında Ruskiy Vestnik dergisinde tefrika edildi.

Leibowitz İçin Bir İlahi

Walter M. Miller, Jr.

Yeryüzünü silip süpüren Alev Tufanı’ndan yüzyıllar sonra Aziz Leibowitz Tarikatı rahipleri kadim bilgiyi korumuşlardır. Utah Çölü’ndeki manastırlarında kurucularına ait değerli andaçları muhafaza etmişlerdir: Kutsal ozalit, mukaddes alışveriş listesi ve Radyoaktif Serpinti Sığınağı kutsal mabedi…

Ölümsüz bir gezginin korumacılığında insanlığın küllerinden yeniden doğuşuna tanıklık ederler ve ışık ile karanlık, yaşamla ölüm arasındaki savaşın sonsuz dramının canlanışını izlerler.

“Sıradışı bir roman… Tüyler ürpertici.”
TIME MAGAZINE

“Heyecan verici ve iyi planlanmış bir hikaye… Mutlaka Okuyun.”
LIBRARY JOURNAL

Antilop ve Flurya

Margaret Atwood

“Bunları kim yaptı? İçlerinde kimler yaşadı? Kim yıktı? Tac Mahal, Louvre, piramitler, Empire State Binası…”

Sağ kalan son insan Kar Adamı’nın ayakta kalabilmek için mücadele ederken bir yandan da yok olan insanlığa yaktığı ağıttır Antilop ve Flurya.

Dünyada doğal kaynaklar tükenirken büyük şirketlerin tek derdi insanları aptallaştırarak sentetik yaşamın “daha iyi” olduğuna inandırmak ve kasalarını doldurmaktır. Şirketlere ait Sitelerde yaşayanlar olan biteni izler ve Site Yöneticilerine korkuyla itaat ederler. Zaten düşünmelerine gerek yoktur, eğlenmeleri için malzeme hazırdır: internetten canlı canlı izlenen cinayetler, intiharı bir şova dönüştürmeyi vaat eden web siteleri, çocuk ve hayvan pornoları… “Reyting”, şiddet ve cinselliğin dozuna bağlıdır, doz arttıkça reyting artar.

Hâlâ düşünebilen ve isyan edebilenler ise Avam Diyarı’ndadır ve şiddetle cezalandırılırlar. İnfazları da Sitelerde yaşayanlara internetten izletilir.

Flurya ve Jimmy’nin, ilkgençliklerinde izlediği çocuk pornosunda gördükleri Antilop, hayatlarına girdiğinde üçü de geri dönülmez bir yola çıkarlar…

Düzeltmeler

Jonathan Franzen

Düzeltmeler, birbirlerine duydukları güvenle kusursuz bir “aile” olmak isteyen, ama birbirlerini sürekli hayal kırıklığına uğratan, farklı hayatlar içinde çırpınırken ortak bir alanda bir türlü buluşamayan beş kişinin ince ince örülmüş, çarpıcı ve sürükleyici hikâyesi.

Düzeltmeler, her gün yaptıkları hataları onarmaya çalışırken yeni hatalar yapan tüm insanların tuhaf olduğu kadar da gerçek hayat hikâyesi.

Bu kitabı okurken gülümseyeceksiniz, öfkeleneceksiniz, söyleneceksiniz, gözleriniz yaşaracak, yüreğiniz sevinç ve ümitle dolacak. Ama her şeyden önce neden iyi edebiyat metinlerine ihtiyacımız olduğunu anlayacaksınız.
The New York Review of Books

Hannibal

Thomas Harris

Bir korku imparatoru: Hannibal Lecter Doktor Lecter’ın hücresinden kaçarak hem kendisini hem de karanlık zevklerini özgür bırakmasının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Ancak onu unutmayan ve bir kez daha karşılaşmak isteyen iki kişi vardır. Bunlardan biri Doktor Hannibal Lecter’ın izini süren ajan Clarice Starling, diğeri ise Hannibal’ın altıncı kurbanı olmasına rağmen hayatta kalmayı başaran, ancak yaşamını bir solunum cihazına bağlı olarak sürdürebilen Mason Verger’dir. Bu üç isim elbette bir araya gelecektir; ancak bu buluşmadan sadece bir kişi sağ kurtulabilir.

Zombi

Joyce Carol Oates

“Unutulmayacak bir kitap.” Library Journal
“Oates’un belki de en ürkütücü romanı romanı…” Booklist

Amerikan edebiyatının devi Joyce Carol Oates’un kaleminden tüyler ürperten bir seri katil hikâyesi: Zombi.
O, birilerinin oğlu, birilerinin erkek kardeşi; o, yolda yürürken yanından öylece geçip gittiğiniz biri. O, tüm diğer insanlar gibi, evrene atılmışlığın azabını çeken biri. Aynı zamanda gözünü kırpmadan can alan, cinayet ve işkence fantezileri kuran, kanla beslendikçe vahşet açlığı artan biri.

Sıradanın dehşetini, insanın karanlık yüzünü pervasızca yansıtan Oates, Zombi’de gelmiş geçmiş en vahşi seri katillerden Jeffrey Dahmer’ın gerçek yaşam öyküsünden esinlenerek kanınızı donduracak bir katil portresi çiziyor. Katilin sesini günlük benzeri bir anlatım içinde kullanarak cinayetlerin ardındaki zihnini ve eylemleri gözler önüne seren Oates, ustalığını konuşturuyor ve kolay kolay unutulmayacak bir katil profili yaratıyor.

Bram Stoker Ödülü’ne layık görülen Zombi, gerçekliğiyle ruhlara ve midelere dokunacak denli sert ve hazmı güç bir roman.

Saatler

Michael Cunningham

Üç ayrı zaman diliminde üç ayrı ayrıksı kadının birbirine koşut hikâyeleri: Sinir buhranlarıyla boğuşan ünlü yazar Virginia Woolf; eskiden sevgilisi olan şair dostu için bir parti düzenleyen New York’lu biseksüel editör Clarissa Vaughan; California banliyösünde kapana kısılmış, intiharın eşiğindeki ev hanımı Laura Brown. Umut ile umutsuzluk, yaşam ile ölüm arasında bocalayan muallakta kalmış koygun hayatlar.

1999 yılında Pulitzer ve Pen Faulkner ödüllerinin sahibi olan roman 2003’te beyazperdeye aktarıldı ve Virginia Woolf rolüyle Nicole Kidman’a En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazandırdı. İlknur Özdemir’in 2000 Dünya Kitap Çeviri Ödülü’ne layık görülen ustalıklı çevirisiyle.

Amerikan Tanrıları

Neil Gaiman

Yayımlandığı anda çoksatan listelerine giren, Hugo, Nebula, Locus, Bram Stoker ve SFX gibi ödülleri kazanarak zoru başaran Amerikan Tanrıları, bu kez yazarın tercih ettiği metinle karşınızda. Kitabın onuncu yılı için hazırlanan bu özel çalışma, sadece yeni önsöz ve sonsözlerle değil, metne yapılan eklemelerle de genişletildi ve Neil Gaiman’ın hayal gücünü gözler önüne seren bu başyapıtın benzersiz bir edisyonu ortaya çıktı. Gölge son üç yılını hapishanede geçirmiştir ve tahliyesine iki gün kala karısının ölüm haberini alır. Cenazeye katılmak için uçağa biner. Yanına en masum tanımla “esrarengiz” denilebilecek Bay Çarşamba oturur. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. “Artık Gölge on yaş daha yaşlı. Amerika da öyle. Ve Tanrılar beklemede.”

Yapraklar Evi

Mark Z. Danielewski

“Bu şeytani derecede parlak kitabı elden bırakmak ya da sonuna varmadan

okumaktan vazgeçmek imkansız.”

− Jonathan Lethem –

“Eğlenceli, dokunaklı, cezbedici, enfes bir dille yazılmış, biçimle içeriğin başarıyla iç içe geçtiği bir anlatı.”

– The New York Times Book Review –

“Pynchon’ı akla getiren şen şakrak bir tuhaflık, Nabokov’u akla getiren bir dilbilimsel takıntı ve Borges’i akla getiren bir gerçekdışılık. Yapraklar Evi, edebi türlerin sınırlarını ortadan kaldıran bir coşkuyla, postmodern bir şevkle ve piyasadaki bütün kitapları iyice gölgede bırakacak türden, takıntılı derecede geniş bir hayal gücüyle, enerjisi hiç dinmeyen kıpır kıpır bir kitap.”

– San Francisco Examiner and Chronicle –

“Yılın en iddialı, karmaşık ve heyecanla beklenen ilk romanlarından bir tanesi. Yapraklar Evi, daha önce okuduğunuz diğer romanlara hiç benzemiyor.”

– Newsweek –

“Bir göstergebilimci tarafından yazılmış bir aşk hikâyesi. Güftecilere özgü bir yüreği olan Danielewski hem yürek sızısına kulak veriyor, hem de bunu yaparken Derrida’nın gösterge teorisine.”

– Time Out New York –

“Elinize alın ve hafızanıza kazıyın. Her sayfada açılan sizin zihninizden başka bir şey değil. Her şey sizin zihninizde olup bitiyor.”

– The Village Voice –

“Melville’in Moby-Dick’i, Joyce’un Ulysses’i, Nabokov’un Solgun Ateşi neyi ifade ediyorsa, çok katmanlı Danielewski’nin Yapraklar Evi de aynı şeyi ifade ediyor.”

– San Diego Union-Tribune –

Harry Potter ve Felsefe Taşı

J. K. Rowling

“Harry, elleri titreyerek zarfı çevirince mor balmumundan bir mühür gördü; bir arma – koca bir ‘H’ harfinin çevresinde bir aslan, bir kartal, bir porsuk, bir de yılan.”

HARRY POTTER sıradan bir çocuk olduğunu sanırken, bir baykuşun getirdiği mektupla yaşamı değişir: Başvurmadığı halde Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’na kabul edilmiştir. Burada birbirinden ilginç dersler alır, iki arkadaşıyla birlikte maceradan maceraya koşar. Yaşayarak öğrendikleri sayesinde küçük yaşta becerikli bir büyücü olup çıkar.

Harry Potter ve Sırlar Odası

J. K. Rowling

“Bir komplo var, Harry Potter. Bu yıl Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’nda dehşet verici şeyler yapmak için bir komplo.”

Dursley’ler o yaz öylesine çekilmez olmuşlardır ki, Harry bir an önce okulu Hogwarts’a geri dönmek için can atmaktadır. Eşyalarını toplarken ortaya çıkan ev cini Dobby ise onu uyarır: Hogwarts’a dönerse, bir felaket olacaktır. Olur da: Sırlar Odası’nın açılmasıyla ortaya çıkan karanlık bir güç, Hogwarts’takileri taşa çevirmeye başlar. Harry, hayatını tehlikeye atarak, Oda’nın elli yıllık ölümcül gizemini çözmeye çalışır. Ve gerçekten de başına gelmedik felaket kalmaz.

Harry Potter ve Azkaban Tutsağı

J. K. Rowling

“Mahsur kalmış cadıların ve büyücülerin acil durum taşıtı Hızır Otobüs’e hoş geldiniz. Asanızı tuttuğunuz elinizi uzatın, otobüse atlayın, sizi istediğiniz yere götürelim.”

Sirius Black adında azılı bir katil, tüyler ürpertici Azkaban kalesinde tam on iki yıl boyunca tutsak kalmıştır. Tek lanetle on üç kişiyi birden öldüren Black’in, Karanlık Lord Voldemort’un hizmetkârı olduğuna kesin gözüyle bakılmaktadır. Bir yolunu bulup Azkaban’dan kaçan Black’in peşinde olduğu bir tek kişi vardır: Harry Potter. Harry, büyücülük okulunun sihirli duvarları arasındayken, arkadaşları ve öğretmenleriyle birlikteyken bile güvende değildir. Çünkü aralarında bir hain olabilir.

SONRAKİ SAYFA İÇİN TIKLAYIN.

  • 46
    Shares
Sayfalar: 1 2 3 4




Stephen King’in Yazar Adaylarına Önerdiği 42 Kitap için 8 yorum

  1. diddem dedi ki:

    :joy::joy::joy::joy: Her şey kuleye hizmet eder diyorum :stuck_out_tongue_closed_eyes:
    Ve soruyu ararken cevapta boğuldun sankim :joy:


  2. Ben de yorumdan sonra fark ettim ama arka arkaya mesaj atsam flood olacaktı. Düzenlemeye de üşendim, içimde kalmıştı. Teşekkürler, dertten kurtuldum :smiley:


  3. Stephen King de benim gibi Konyalıymış demek ki. :slight_smile:


Stephen King’in Yazar Adaylarına Önerdiği 42 Kitap

“Eğer okumak için zamanınız yoksa, yazmak için de yoktur.” Stephen King’in “Yazma Sanatı”nda önerdiği bu kitaplara mutlaka göz atmak isteyeceksiniz.

  • 46
    Shares

 

 

Başa dönün