Necip Tosun’dan Muazzam Bir Öykü Atlası: Öyküyü Sanat Yapanlar

Poe'dan Borges'e, Gogol'dan Kafka'ya dek birçok öykücünün yol haritasını okurlara açan “Öyküyü Sanat Yapanlar” raflarda.

Öyküyle ilgilenen herkesin adına uzaktan yakından aşina olduğu, yıllarını öyküye adamış isim Necip Tosun, yeni bir öykü ve öykücüler derlemesiyle karşımıza çıkıyor. Daha çok öykü ve denemeleriyle bilinen Tosun, daha önceki kitaplarından bazılarında da öykücülerle ilgili önemli bilgileri okurlarına sunmuştu. Öyküleri sadece incelemiyor, onlara ait sorunları, yönelimleri ve kuramsal yaklaşımları da tartışıyordu. Akıcı ve sade bir kaleme sahip olan Tosun’un bu yeni kitabı da yine onun gibi öykü sevdalılarına ve bu türle ilgili gidermek istedikleri merakları olanlara hitap ediyor.

Necip Fazıl Kısakürek Hikaye Ödüllü yazar, öykünün oluşumu, gelişimi ve dönüşümü hakkında kilometre taşlarını ortaya koyarken, öykünün bugünkü haline evrilmesini sağlayan tüm isimlerin de hakkını vermekten geri kalmıyor hiçbir zaman. Türk ve dünya öykü yazınında okurlarına sağlam kaynaklarla sağlam bilgiler aktaran Tosun, son çalışması “Öyküyü Sanat Yapanlar”da da bu misyonundan uzaklaşmıyor.

Modern Öykü Kuramı, Öykümüzün Sınır Taşları, Emanet Hikayeler gibi öykü çalışmalarıyla daha önce okurlarının karşısına çıkan Tosun’un pek çok akımın ve yazarın bu tür üzerindeki etkisi ve katkısını incelediği bu son çalışmasının tanıtım bülteni aşağıdaki gibi:

Necip Tosun Öyküyü Sanat Yapanlar’da, dünyanın tüm öykü renklerini yansıtan bir “öykü atlası” oluşturuyor. Böylece yazınsal bir tür olarak öykünün tarihi özetlenirken modern öykünün kuruluş, gelişme ve nitelikli bir kimliğe kavuşma süreci de ortaya konuyor. Rusya, ABD, Arjantin, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Kırgızistan, İran gibi birbirinden farklı coğrafyalarda yaşayan; kurucu, dönüştürücü öncüler derinlemesine bir incelemeye tabi tutuluyor.

Öyküdeki “bilinç akışı”, “gerçeküstücülük”, “varoluşçu yaklaşımlar”, “büyülü gerçekçilik”, “fantastik öykü” ve “postmodern tutum” gibi yönelimler büyük yazarların öyküleri üzerinden inceleniyor. Nikolay Gogol’den Anton Çehov’a; William Faulkner’den Jorge Luis Borges’e; Gabriel García Márquez’dan Cengiz Aytmatov’a kadar kırk kurucu öncünün öykü anlayışları, yazış biçimleri ve öykü türüne katkıları gün yüzüne çıkarılıyor.

Edebiyatımızdaki en büyük eksikliklerden biri başvuru, kılavuz kitapların olmamasıdır. Ülkemizde bu konuda oldukça sınırlı çalışmalar var. Bu anlamda Öyküyü Sanat Yapanlar’ın bir el kitabı, dönüp dönüp bakılacak bir kılavuz kitap olma özelliği var. Öykünün temel unsurlarının tartışıldığı, birikimlerinin bir araya getirildiği bu çalışma hem edebiyat okurlarına hem de öykücülere büyük bir birikim aktarıyor. Öykü türünün kurucu öncülerini, iyi öykülerin nasıl yazıldığını, iyi bir öyküde hangi unsurların bulunması gerektiğini merak edenler için Öyküyü Sanat Yapanlar işlevsel bir kitap.

Hikayeleri seven ve öykünün günümüze geliş öyküsünü merak eder okurlar, Dedalus Kitap aracılığıyla bizlerle buluşturulan 432 sayfalık bu çalışmayı tüm kitapçılardan temin edebilirler.




1994 yılında İstanbul’da doğdum. Okumayı ve yazmayı öğrendiğimden beri bir şeyler yazıyorum. Daha çok da okuyorum. Sosyoloji son sınıf öğrencisiyim. İnceleme alanım bu dünyanın insanları olsa da ilgi alanım başka dünyalar. Bir Bellatrix, Auri kadar olmasa da ben de pek buralardan sayılmam zaten.

PORTAL YORUMLARI

  1. Emrecan Doğan dedi ki:

    Keşke Türk öykücülerine de yer verselerdi. Sait Faik, Tomris Uyar, Leyla Erbil, Ferit Edgü bu alanda muhteşem adlar. Özellikle Tomris Uyar 🙂

    1. Onur Selamet dedi ki:

      Yazarın diğer kitaplarına da bakmanızı öneririm. “Öykümüzün Sınır Taşları”, “Günümüz Öyküsü” başta olmak üzere Türk öykücülüğüne kuramsal anlamda hiç kimsenin yapmadığı kadar katkı sağlamış bir isimden bahsediyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Necip Tosun’dan Muazzam Bir Öykü Atlası: Öyküyü Sanat Yapanlar

Poe’dan Borges’e, Gogol’dan Kafka’ya dek birçok öykücünün yol haritasını okurlara açan “Öyküyü Sanat Yapanlar” raflarda.

“Son gemi de ayrıldığında limandan,

Kaybolmuştu artık o rıhtım, gecenin karanlığından…”

Başa dönün