in ,

Onu Görmeye Gittim – Pierre J. Mejlak: Köprünün Sağlam Ayağı

Çağdaş Malta edebiyatının önde gelen yazarlarından Pierre J. Mejlak’ın Türkçeye kazandırılan ilk eseri Onu Görmeye Gittim hakkında kaleme aldığımız inceleme sizlerle!

Onu Görmeye Gittim – Pierre J. Mejlak İnceleme

Çağdaş Malta edebiyatının ödüllü yazarı Pierre J. Mejlak’ın Türkçeye çevrilen ilk kitabı Onu Görmeye Gittim incelemesi ile sizlerleyiz. Bu kitap hakkında mutlaka bilmeniz gerekenler olduğunu düşünüyoruz. Etkilenmeye hazır olun!

Uzaktan bakıldığında sıradan hayatlar yaşayan sıradan karakterler, yanlarına gidip ellerini sıktığınızda size sıra dışı, hayata meydan okuyan öyküler anlatıyorlar. Bu sohbete davetlisiniz.

Kalem Kültür Yayınları’nın 2018 yılında hayata geçirdiği “Kısa Öykülerden Uzun Bir Köprü” projesini ilk duyduğumda, bir okur olarak epey heyecanlanmıştım. Türkçede yeterince yer bulamamış başka dillere ve uzak ülkelere ait öyküler okuma fikri beni daha ilk anda cezbetmişti. Bu projeyle Türkçeye kazandırılan kitaplardan ilk edindiklerimden biri Maltalı yazar Pierre J. Mejlak’ın Onu Görmeye Gittim isimli eseri oldu. Bitirdiğimde ise heyecanım azalmak şöyle dursun, daha da artmıştı. Kalem Ajans’a bu geniş ve sağlam köprüyü kurdukları için teşekkür ederek başlamak istiyorum kitaptan bahsetmeye.

Pierre J. Mejlak

Gençliğinden beri roman ve kısa öyküler yazan, Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü başta olmak üzere birçok ödülün sahibi, eserlere pek çok dile çevrilmiş ve hatta ekrana uyarlanmış yazar, 2004 yılından bu yana Brüksel’de yaşıyor. Öykülerinde nostaljik temalar ve ölüm, insanların yaşadıkları büyük değişimlerden etkilenen ruh halleri geniş yer tutuyor.

“Mejlak’ın karakterleri, nostaljinin ve hatıranın peşinden cesaretle giderken, ölümle hizaya geliyor,” diyor Sinem Sal kitap için yazdığı ön sözde. Ona katılmamak elde değil. Kitap bizlere on üç öykü sunuyor ama emin olun daha fazlası var içeride. Mejlak’ın kendi ön ve son sözleri bile, bizi önce duygu yoğun bir ana sürükleyip eşikten içeri alıyor, sonunda ise avucumuzda tatmin edici başka bir duyguyla başka bir anda bırakıyor. Gerçek dünyaya dönüşümüz artık pek de kolay değil.

Burada durup henüz kitabı okumamış olanlar için bir spoiler (sürpriz bozan) uyarısı yapmam gerekir mi diye düşündüm. Her ne kadar, neler olduğunu biliyor olsanız bile, olaylardan çok duygulara odaklanan bu çarpıcı öykülerden alacağınız hazzın azalmayacağını biliyorum. Yine de yazıya devam etme ya da önce gidip kitabı okuma kararını size bırakıyorum.

Onu Görmeye Gittim: Hayatla Başa Çıkmaya Çalışan Tanıdık Karakterler

Ön sözlerin ardından, bizi karşılayan ilk öykü Ütü Masası oluyor. Hasta karısına son zamanlarında evinde bakmamayı seçmiş bir adam, koltuğunun altında bir ütü masasıyla yağmurun altında dolaşıyor. Ne yapacağını bilmez halde. Kendisini her fırsatta “kazara” yaralayan, hem kurtulmak isteyip hem de bir türlü beceremediği bu nesne gerçekten bir ütü masası mıdır yoksa vicdanının gitgide ağırlaşan yükü mü?

Biz henüz bunu düşünmeyi tamamlamamışken, birbiri ardına önümüze başka sorular koyan hikâyeler gelmeye devam ediyor. Karga isimli öyküde, bir gün durduk yere bacadan içeri girip sıkışan bir karga, bir çiftin mutlu sayılabilecek ilişkilerindeki tüm dengeleri bozabiliyor. Ya da Elçi öyküsünde olduğu gibi, bir cenazede “iyi bildiğiniz” birinin ardından söylenenler, aslında onu hiç tanımamış olduğunuzu gösterebiliyor.

Hükümet Darbesi, kendisini terk eden sevgilisinin dikkatini çekebilmek için Facebook’ta bir seyahate çıktığı yalanını uyduran bir adamın, gittiğini söylediği ülkede bir anda patlak veren hükümet darbesiyle güç bir duruma düşmesini konu ediniyor.

“İşte bu. O da sokaklara çıkmaya karar verdi. Sophie’nin hep söylediği gibi bir korkak olmayacak, bir dava uğruna savaşmadan tarafsız kalmayacaktı.”

(Onu Görmeye Gittim, Kalem Kültür, Nisan 2018, Sy. 92)

Yabancı adlı öyküde, kendi küçük ve huzurlu dünyasında yaşayan bir piskoposun hayatı, bitişiğindeki eve taşınan ve bahçesinde çıplak gezmekten hoşlanan bir kadının gelişiyle değişiyor. Ve bize, “Piskoposu asıl rahatsız eden şey nedir?” sorusunu sorduruyor. Zekâ Küpü ve Kız’ı okurken, “Bir çocuğun yere düşürdüğü oyuncağını almaya tenezzül etmeyip, başkalarından yardım beklemesi ve karşılığındaki umursamaz tavırları her zaman şımarıklığından kaynaklanmıyor olabilir mi?” diyoruz. Papağanın Çığlığında, kocasının öldüğüne üzülmek yerine müthiş derecede rahatladığını hisseden kadını yas tutmadığı için suçlayabiliyor muyuz? Bu Son Yazın, Amy öyküsü zihnimize, “Kendine yanmış kibrit çöplerinden arkadaşlar edinen bir çocuğun düş dünyası nereye doğru ve nasıl genişler?” sorusunu ekiyor.

Onu Görmeye Gittim – Pierre J. Mejlak İnceleme

“Son yazımı geçirdim, Amy, bulabildiğim bütün yanmış kibritleri toplayıp bir kola şişesinde biriktirerek. Köyün her yanında kibritler vardı, gülme, umutsuzca istediğim arkadaşlarım oldular.”

“Hani, her günü mutlu anlarla dolu olmayanlar bir iki mutlu gününü mümkün olduğunca uzatmayı cesaretle dener ya, öyle işte.”

(Onu Görmeye Gittim, Kalem Kültür, Nisan 2018, Sy. 131)

Kısa, Samimi ve Gerçek

Mejlak’ın öykülerinin meseleleri gibi anlatımı da çarpıcı. Söylemek istediğini kısacık anların içine koyarak ama buna rağmen sakin sakin söylüyor. Hemen dikkat çeken gözlem ve duygudaşlık kurma yeteneği bizim, karakterlerinin içlerinden gelen sesleri net bir şekilde duymamızı sağlıyor. Durup kulak vermemekse elde değil.

Mejlak ayrıca, öykülerinde olağan dışı bir atmosfer yaratma çabasına da girmiyor. Gerçeklik zemininin üzerine inşa ediyor bütün hikâyeleri. Mekânlar, durumlar ve karakterler hepimiz için oldukça tanıdık. Klişe bir ifadeyle, kendimizden çok şey bulacağımız öyküler bunlar.

Eser Malta’dan olunca, birden fazla çeviriye maruz kalmış ama önümüze konduğunda tesiri hâlâ üzerinde, sıcacık ve kıvamında bir yemek gibi hâlâ lezzetini koruyor. Eseri Maltacadan İngilizceye Antonie Cassar ve Clare Vassallo çevirmiş. Türkçeyle ise Mehtap Gün Ayral’ın emeğiyle buluşmuş. Editörlüğünü Selahattin Özpalabıyıklar ve kapak tasarımını da Ezgi Karayel üstlenmiş. Sonuçta ortaya kutlanmaya değer, temiz ve keyifli bir çalışma çıkmış.

a long bridge from short stories

Kalem Ajansın Kısa Öykülerden Uzun Bir Köprü Projesinde Yer Alan Diğer Kitaplar:

  • Yok, Olmasında – Edina Szvoren (Çev. Gün Benderli)
  • Çöl ve Yolculuğun Kısa Teorisi – Cristian Crusat (Çev. Şevin Aksoy Gülman)
  • Danimarka Demiryolları – Peder Frederik Jensen (Çev. Sadi Tekelioğlu)
  • Keyifli Hikayeler – Marente De Moor (Çev. Erhan Gürer)
  • Aç Gözünü Artık Yaşamıyorsun – Olga Tokarczuk (Çev. Neşe Yüce)
  • Oltalarla Havai Fişekler Tuttuk – Karen Köhler (Çev. Regaip Minareci)

Peki siz daha önce Malta edebiyatı ile tanışmış mıydınız? Pierre J. Mejlak’ın Onu Görmeye Gittim kitabı hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Şehnaz Erkan

1981 yılında Gelibolu’da doğdum. 1999 yılında üniversite eğitimi için Eskişehir’e yerleştim. 2006 yılında Anadolu Üniversitesi Finansman bilim dalında lisansüstü eğitimimi tamamladım. Öyküler yazıyorum. Öykülerim Kafkaokur Dergisi’nde yayınlandı. Bir çocuk annesiyim, halen Eskişehir’de yaşıyor ve bir bankada çalışıyorum.

Dexter 9. Sezon Clancy Brown

Dexter 9. Sezon Kötüsü Clancy Brown Tarafından Canlandırılacak

Attack on Titan mangası final veriyor

Attack on Titan Mangasında Final Tarihi Belli Oldu