Yazarının Kaleminden: Baba, Savaş Ne Demek?

Bilimkurgu eserleriyle tanıdığımız ve daha önce birçok kitabını okuma fırsatına eriştiğimiz Aşkın Güngör, yeni derlemesi "Baba, Savaş Ne Demek?"in yazım macerasını Kayıp Rıhtım için kaleme aldı.

Bilgi Yayınevi tarafından yayımlanan ve savaş karşıtı öykülerden oluşan son kitabım “Baba, Savaş Ne Demek?”e adını veren öyküde şöyle bir bölüm yer alıyor:

“Baba?” dedi kız.
Gözleri ıslak, yanakları yıldızlı, kalbi kırık kız.
“Baba?”
“Balım?”
“Baba, savaş ne demek?”
Babanın içi yine acıdı. Yutkundu. Sözler tasarladı zihninde. Hepsini anında unuttu.
“Baba, savaş ne demek?”
Baba kendi adını bile unuttu.
Savaş ne demek, unuttu baba.
Baba barışı bile unuttu.
Öptü kızını kırılan kalbinden. Saçlarından öptü. Gözlerinden öptü.
Kızını en verilemeyen cevaplarıyla öptü baba.
En suskun dudaklarıyla öptü.
Kalem gibi öptü kızını baba. Kâğıt gibi öptü.
“Baba, savaş ne demek?”
Çekti kâğıdı önüne. Kalemi eline aldı.
Kızını zihninden öptü baba.
“Baba, savaş ne demek?”
Dilinin veremediği bütün cevapları kâğıda döktü…

Anlayacağınız veya tahmin edeceğiniz gibi, buradaki konuşmalar o zamanlar henüz dört yaşına girmemiş olan kızım Aden’le benim aramda yaşanmıştı.

Aden televizyonda çocuk kanalları izlerken kumandaya dokunuyor, kanal değişiyor ve karşısına savaşın yıkıcılığını ortaya seren haberler geliyor: “Falanca savaşta şu kadar ölü, bu kadar yaralı…”

“Baba, Savaş Ne Demek?”

Nemli gözler ve üzgün bir suratla yanıma gelip bana sorduğu soruydu bu. Dilim döndüğünce konuyu ona açıkladıktan (veya iç acıtan kısımları özenle gizledikten) sonra fark ettim ki soru aklımdan gitmiyor: “Baba, Savaş Ne Demek?… Baba, Savaş Ne Demek?”

Önce Aden’le aramızdaki konuşmayı tamamen kurgusal bir alana taşıdım ve kitaba “Sevgi Adlı Kanatlı Kedi” başlığıyla giren öyküyü yazdım. Biraz distopik, biraz da bilimkurgusal denebilecek bir öykü olduysa da anlatının özünde sevgi olduğunu söylemek mümkündür sanırım.

Uzun yıllar önce yazdığım “Basacak Yer Yok” ile “Bir Dilek Tut” adlı öyküleri de kitaba dahil etmeyi tercih ettim. Çünkü hem yaş grubuna uygunlardı hem de savaşı sadece canlılara özgü bir bakış açısıyla değil, daha metafizik bir art alanda sorguluyorlardı.

GÖZ ATIN  Bilimkurgu Kulübü'nden Zengin Bir Antoloji: Yeryüzü Müzesi

Gohor’da da yer alan Uçurumun Efendisi adlı bir düşsel karakterim vardır. Eskilerin Dünya’yı terk ederken geride bıraktığı, görevi savaşları engellemek olan bir çeşit yapay zekâdır. Öyküsü gerçekte ilk olarak yetişkin okur için kaleme alınmış ve Geceyle Gelen adlı kitabımda o versiyonuyla yer bulmuştur. Çocuk ve genç okur için yeniden ele alındı, tekrar yazıldı, pek çok yeri yumuşatıldı ve bu kitaba girmeye hak kazandı.

Kitaba adını da veren “Baba, Savaş Ne Demek?” bütün bu öykülerin kitap olarak bir araya gelmesine sebep olan ve bu yazının girişinde değindiğim tatsız anının bendenizin gözünden aktarılmasından başka bir şey değil.

Sadede gelirsek…

“Baba, Savaş Ne Demek?” bir çırpıda okunacak öykülerden oluşan bir kısa kitap. Hepi topu 70 sayfa. Buna karşın, geleceğin yetişkinleri olacak çocuk ve genç okurların savaş ve barış hakkında sorgulamalar yapmasını sağlayacaktır umudundayım.

Savaşa uzaktan bakmak ve bize hiç ulaşmayacağını sanmak yerine gerçeklerle yüzleşirsek, 7’den 70’e barışın saflarında yer almayı başarırsak, kitlesel bir akılsızlıktan başka şey olmayan savaşlar bir gün yeryüzünden silinecektir hayalini kuruyorum bir yandan da.

“Baba, Savaş ne Demek?” bu ütopyanın gerçekleşmesine minicik bir katkı sağlarsa ne mutlu bana.

Aşkın Güngör

Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz! İletişim: info@kayiprihtim.com

Yazarının Kaleminden: Baba, Savaş Ne Demek?

Bilimkurgu eserleriyle tanıdığımız ve daha önce birçok kitabını okuma fırsatına eriştiğimiz Aşkın Güngör, yeni derlemesi “Baba, Savaş Ne Demek?”in yazım macerasını Kayıp Rıhtım için kaleme aldı.

 

 

Başa dönün
Daha fazla Kayıp Köşeler
Yazarının Kaleminden: Karanlık Çökerken

Fantastik edebiyat ve bilimkurgu türlerinde verdiği eserlerle tanıdığımız Olcay Şeker, korku öykülerinden mürekkep son kitabı...

Kapat