in ,

Murat K. Beşiroğlu Öneriyor: Kayıp Rıhtım Okurları İçin 10 Bilimkurgu Romanı

Bilimkurgu türünde kaleme aldığı eserlerle tanıdığımız Murat K. Beşiroğlu, Kayıp Rıhtım okurları için en sevdiği bilimkurgu romanlarını anlattı.

Murat K. Beşiroğlu Öneriyor: Kayıp Rıhtım Okurları İçin 10 Bilimkurgu Romanı

Aşk Algoritması, Dördüncü Dünya, Schrödinger’in Papağanı ve Rüya Sanatçısı isimli bilimkurgu kitaplarıyla tanıdığımız Murat K. Beşiroğlu Kayıp Rıhtım okurları için en sevdiği 10 bilimkurgu romanını anlattı.

* * *

En sevdiğim bilimkurgu romanlarından söz etmeye başlamadan önce listemi oluştururken kullandığım yöntem hakkında birkaç söz söylemek istiyorum. Zira listem sadece 10 kitap içerdiği için, tutkulu bilimkurgu okurları bilimkurgu edebiyatının zirvesi saydıkları bazı eserlere listede neden yer verilmediğini mutlaka sorgulayacaktır. Her ne kadar listeyi oluşturmadan önce kapsamlı bir araştırma yapmış olsam da listedeki kitapların seçiminde kişisel beğenimin etkili olduğunu söylemekte yarar görüyorum.

Başlangıçta sevdiğim kitapları listeleyip birer birer eleyerek 10 bilimkurgu romanına ulaşmaya çalıştım, ancak bu yöntemle listeyi 10 kitaba indirmem mümkün olamadı. İkinci denememde en sevdiğim bilimkurgu yazarlarını listeleyerek işe başladım ve yazarlar arasında seçim yaparak ilerledim, bu şekilde en beğendiğim bilimkurgu yazarlarının listede en azından birer kitapla temsil edilmelerini garantilemiş oldum. Ola ki birileri listede gördüğü kitapları edinip okursa yazarın dünyasıyla tanışmış olur ki beğenirse yazarın diğer kitaplarını okuma isteği duyabilir.

Murat K. Beşiroğlu’ndan 10 Bilimkurgu Roman Önerisi

Solaris / Stanislaw Lem

Solaris / Stanislaw Lem

Polonyalı bilimkurgu yazarı Stanislaw Lem tarafından 1961 yılında yazılmış olan roman Solaris gezegeninin yüzeyini araştıran bir grup bilim insanının hikayesini anlatıyor. Solaris gezegenini kaplayan jöle kıvamındaki okyanusun yaşayan bir varlık olduğunu varsayan bilim insanları uzun süredir onunla iletişim kurmaya çalışmakta, ancak bu çabaları sonuçsuz kalmaktadır. Psikolog Kris Kelvin, Solaris okyanusunun yüzeyine yakın bir noktada bulunan Solaris bilimsel araştırma istasyonuna ulaşır. Kris’in gelişinden bir süre önce, mürettebat okyanusu yüksek enerjili bir X-ışını bombardımanı ile uyarmaya çalışmış ve bu deney beklenmedik sonuçlar vermiştir. Okyanusun X-ışını bombardımanına verdiği tepki, bilim insanlarının kişiliklerinin derin, gizli yönlerini ortaya çıkarır ve olaylar zamanla karmaşık bir hal alır.

Solaris romanı aynı isimle 1972 yılında Andrey Tarkovski ve 2002 yılında Steven Soderbergh tarafından sinemaya uyarlanmıştı. Her iki film de romanın temel meselesi olan insan dışı bilinçli varlıklarla iletişim konusundan çok Kris Kelvin’in eski eşiyle olan ilişkisine odaklandığından romanın filmlere kıyasla bambaşka bir atmosferi olduğunu söyleyebilirim. Yazarın Solaris okyanusunu tasvir ettiği ve Solaristik biliminin tarihçesini anlattığı bölümler, içerdikleri yaratıcılık seviyesiyle beni fazlasıyla etkilemiş, yazara olan hayranlığımın bir kat daha artmasına yol açmıştı.

Sonsuzluğun Sonu / Isaac Asimov

Sonsuzluğun Sonu / Isaac Asimov

Pek çok Asimov hayranından farklı olarak ben yazarın Sonsuzluğun Sonu kitabını Vakıf serisi kitaplarından daha çok seviyorum. Bunda Sonsuzluğun Sonu’nun ilk Vakıf romanlarına kıyasla daha geç dönemde yazılmış olmasının payı olabilir. Erken yaşlarda vakıf serisi, imparatorluk serisi ve robot hikayeleriyle okurların beğenisini kazanmış olsa da Asimov Sonsuzluğun Sonu’nda oturmuş bir üsluba sahip bir yazar olarak karşımıza çıkıyor.

Gelecekte “zaman dışı” bir organizasyon olan “sonsuzluk” zaman yolculuğunu insanlığın çektiği sıkıntıları azaltmak için kullanmaktadır. Bu organizasyonun kuralları, zamansal tarihin kazara zarar görmesini önlemek için, 27.yüzyıldan önceki ilkel zamanlara seyahat edilmesini engellemektedir. Romanın baş karakteri olan Andrew Harlan bu organizasyonun “sonsuzlar” olarak bilinen üyelerinden biridir ve 27. yüzyıl öncesi ilkel zamanlara büyük bir ilgi duymaktadır. Harlan 482. yüzyılda yürüttüğü bir görev sırasında dönemin aristokratlarından olan bir kadına âşık olur ve gelişen Asimovvari olaylar sonucunda oldukça sıkıntılı bir konuma düşer.

Asimov hayranlık uyandıran hayal gücüyle bu kitabında zaman yolculuğu temasından yola çıkarak dört başı mamur bir evren inşa etmiş. İlk kez 1955 yılında yayınlanmış olan bu bilimkurgu klasiği okurken beni fazlasıyla tatmin etmişti.

Uzayda Piknik / Arkadi ve Boris Strugatski

Uzayda Piknik / Arkadi ve Boris Strugatski

Strugatski Kardeşler Uzay’da Piknik isimli romanlarında uzaylılardan artakalan bir bölgeyi ve onun çevresinde gelişen olayları konu alıyorlar. Kitapta iz sürücü Redrick Schuhart’in bu yasak bölgede ve çevresinde yaşadığı maceralar beş duyuya hitap eden nefis tasvirler eşliğinde anlatılıyor.

Küçük kardeş Boris Strugastski astrofizikçi olduğundan yazarlar evrenin büyüklüğünü ve dünyamızın bu devasa sahnede ne denli küçük kaldığını içselleştirmiş olmalılar. Uzayda Piknik romanında kâinat karşısındaki küçük kalma hali bizlere ürpertici bir gerginlik havası eşliğinde hissettiriliyor.

Yönetmen Andrey Tarkovski’nin Uzayda Piknik romanını temel alarak çektiği Stalker filmi yazarların uluslararası camiada tanınmasını sağlamıştı. 1979 yapımı bir kült bilimkurgu klasiği olan Stalker ağır temposu ve üç saate yakın süresi nedeniyle her babayiğidin seyredebileceği bir film değil. Görsel şölen havasında geçen bu eksantrik filmin temposu esinlendiği romandan oldukça yavaş ve yine romandan farklı olarak dinsel simgeler anlatımda önemli bir yer tutuyor.

Uzayda Piknik romanı iz sürücünün şahsında sıradan insanların, bir yandan yönetici sınıflar tarafından ağır şartlarda çalışmaya zorlanırken, bir yandan da evrensel düzen karşısında nasıl aciz kaldıklarını okura başarılı bir biçimde aktaran incelikli bir eser.

Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? / Philip K. Dick

Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? / Philip K. Dick

Yazarlık kariyeri boyunca 44 roman ve 121 öykü yazmış olan Philip K. Dick bilimkurgu edebiyatının en özgün ve üretken kişiliklerinden biri. Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? romanı 1982 yılı yapımı kült bilimkurgu sinema klasiği Blade Runner’a ilham kaynağı olması nedeniyle Dick’in eserleri arasında özel bir yer tutuyor. Romanın geçtiği gelecek zamanda radyoaktif toz dünyanın her yanını kaplamış, insanlar çetin yaşam koşullarının hüküm sürdüğü koloni gezegenlerine göç etmiş ve başlangıçta savaş makinesi olarak tasarlanan robotlar giderek gelişmiştir. Roman böyle bir ortamda android avcısı Rick Deckard’ın isyancı androidleri takip edip etkisiz hale getirmeye çalışmasını konu alıyor.

Romanda yer alan, dedektif Rick Deckart’ın kanlı canlı bir hayvana sahip olmak istemesi, Wilbur Mercer isimli kişinin kurduğu Mercerizm dini gibi konular Blade Runner filminde bulunmuyor. Ayrıca, kolayca tahmin edilebileceği üzere, romanda filmdekine benzer hararette bir kavga sahnesi de bulunmuyor. Asıl ilginç olan filmin sonundaki meşhur Roy Betty monoloğunun romanda yer almaması. Romanın atmosferinin filme kıyasla daha sakin ve ironik bir yapıda olduğunu söyleyebilirim.

Karanlığın Sol Eli / Ursula K. Le Guin

Karanlığın Sol Eli / Ursula K. Le Guin

Karanlığın Sol Eli 2018 yılında kaybettiğimiz 1929 doğumlu Amerikalı bilimkurgu yazarı Ursula K. Le Guin’in “yüksek” edebiyat çevrelerinde kabul görmesini sağlayan birkaç eserinden biri. 1969 yılında yayınlanmış olan roman Gethen gezegenine, gezegenlerin gevşek bir konfederasyonu olan Ekumen’in elçisi olarak gönderilen Genly Ai’nin hikayesini izliyor. Ai’nin misyonu, Gethen uluslarını Ekumen’e katılmaya ikna etmektir, ancak kültürlerini anlamakta güçlük çekmesi görevini yerine getirmesini zorlaştıracaktır. Gethen’deki bireyler, değişken cinsiyetlidir ve bu durum, gezegenin kültürü üzerinde güçlü bir etki yaratarak dışarıdan gelenlerin onları anlamasını güçleştirmiştir.

Leguin eserlerinde doğayı, açık arazileri, geniş düzlükleri, yalçın dağları başarıyla tasvir eden bir yazardı. Karanlığın Sol Eli’nde beni özellikle kahramanın kar altında kat ettiği uzun mesafe ve dondurucu soğukta doğayla verdiği mücadeleler etkilemişti. Roman bilimkurgunun ve fantastik edebiyatın anarşist kraliçesi Leguin’i okumaya başlamak için iyi bir vesile olabilir.

Frankenstein / Mary Shelley

Frankenstein / Mary Shelley

Klasik eserlerin isimlerini çocukluğumuzdan itibaren fazlasıyla duyduğumuz için içeriklerini bildiğimiz gibi yanılgıya kapılabiliyoruz. O yüzden modern bilimkurgunun kurucu eseri sayılan Frankenstein’ı bilimkurguyla ilgilenmeye başladıktan yıllar sonra okudum. Romanı, okuma zevkimi tatmin etmekten çok tarihi önemi olan bir bilimkurgu eserini tanımak amacıyla satın almıştım. Ancak ilk birkaç sayfasını okuduktan sonra kitabın coşkulu tonu beni derhal etkisi altına aldı. 1830’larda böylesi bir kitabı yazabilmiş olan Mary Shelley’nin dehasına hayran kaldım. Frankenstein sıra dışı bir bilimsel deneyde çirkin bir yaratık yaratan genç bilim insanı Victor Frankenstein’ın hikayesini konu alıyor.

İngiliz yazar Mary Shelley romanı yazmaya başladığı sırada 18 yaşındaymış ve roman 20 yaşındayken yayınlanmış. Shelley kitabı yazarken gotik roman ve romantik akımdan etkilenmiş. Romanı okurken çok sevdiğim bir romantik akım klasiği olan Genç Werther’in Anıları kitabını sık sık hatırladım ve aklıma bazı kısımlarda gotik edebiyatın parlak örneklerini vermiş olan Edgar Allen Poe’nun öyküleri geldi.

Son olarak romanı okurken bilim insanı Viktor Frankenstein’den çok onun yarattığı ismi dahi olmayan ‘canavar’la empati kurduğumu söylemek istiyorum.

Kaplan! Kaplan! / Alfred Bester

Kaplan! Kaplan! / Alfred Bester Murat K. Beşiroğlu

Belirli bir sanat türüne yeni bir bakış açısı, taze bir soluk getiren, deyim yerindeyse türün toprağını tazeleyen kişiler bazen dışarıdan gelenler olabiliyor. Kaplan! Kaplan! romanını okurken yazarın yarattığı özgün atmosferde çizgi roman dünyasında edindiği tecrübelerin etkisi olduğunu düşünmüştüm. 1956 yılında yayınlanmış olan bu klasik eserde, yakın dönemde bolca seyrederek kanıksadığımız anti-kahramanların bir nüvesinin bulunduğunu söylemek mümkün.

Uzayda ölüme terk edilen ve 170 gün boyunca havasız ortamda hayatta kalmayı başaran Gully Foyle, kendine geldikten sonra uzay gemisinin enkazından kurtulur ve intikamını almak için yola koyulur. İntikam arzusu ölüme terk edildiği dönemde oldukça sıradan bir insan olan Foyle’u bambaşka bir kişiye dönüştürecektir.

Kaplan! Kaplan! henüz ışınlanmanın icat edilmesinin etkilerinin anlatıldığı ilk sayfalarda okuru kavrayan bir roman. Bester romanın baş karakteri Gully Foyle’u William Blake’in Kaplan isimli şiirinden esinlenerek oluşturmuş. Siberpunk akımının kurucu metinlerinden biri sayılan roman dinamik anlatımı ve modern dünyaya eleştirel bakışıyla bugün bile güncelliğini koruyan bir eser olarak karşımızda duruyor.

Dune / Frank Herbert

Dune / Frank Herbert Murat K. Beşiroğlu

Frank Herbert tarafından yazılmış bir başyapıt olan Dune alışılmış kitaplara benzemediği için bir düzine yayınevi tarafından reddedildikten sonra yayınlanabilmiş. Kitap ilk kez basıldığında o kadar büyük ses getirmiş ki Frank Herbert devam romanlarını yazmış. Dune serisi Frank Herbert tarafından yazılan Dune (1965), Dune Mesihi (1969), Dune Çocukları (1976), Dune Tanrı İmparatoru (1981), Dune Sapkınları (1984) ve Dune Rahibeler Meclisi (1985) isimli altı romandan oluşuyor. Ayrıca yazarın oğlu Brain Herbert tarafından Kavin J. Anderson ile birlikte 17 Dune romanı daha yazılmış durumda; iki yılda bir yeni Dune kitapları yayınlamaya devam ediyorlar.

Kitap halkının Dune olarak isimlendirdiği Arrakis gezegeninde gelişen iktidar savaşlarını konu alıyor. Bir çöl gezegeni olan Dune melanj isimli baharatın yegâne kaynağı olması nedeniyle galaksinin büyük güçlerinin gözdesi konumundadır. Melanjın bu denli değerli olmasının sebebi insan ömrünü uzatması ve zihinsel yetileri geliştirmesidir. Romanda Atriedes ve Harkonnen hanedanları Dune’un yönetimini ele geçirmek için bolca entrika eşliğinde kıyasıya bir mücadeleye girişiyorlar.

Dune serisinin bu derece saygı görmesinin nedeni yazarın oldukça detaylı bir evren yaratmış olması. Din, siyaset ve ticaret üçgeninde sergilenen entrikalar, Arrakis gezegenin ekolojisi, dev solucanlar, atık sıvıları yeniden kullanmayı sağlayan damıtıcı giysiler, şarkılar, dualar vs. Çölün bağımsız halkı olan Fremenlerin inanç dünyasının da denkleme dahil olması romanı daha zengin ve derinlikli hale getiriyor.

Dune’un kolay okunan bir kitap olmadığını belirtmek istiyorum. Yazarın zihnimizde canlandırdığı dünyaya ve zihniyetine alışmak biraz zaman alıyor. Yine de romanın okumak için sarf edilen entelektüel çabanın karşılığını fazlasıyla verdiğinden emin olabilirsiniz.

Otostopçunun Galaksi Rehberi / Douglas Adams

Otostopçunun Galaksi Rehberi / Douglas Adams Murat K. Beşiroğlu

İngiliz yazar Douglas Adams tarafından yazılan mizahi bir bilimkurgu serisi olan Otostopçunun Galaksi Rehberi ilk olarak 1978’de BBC’de bir radyo programı olarak halkla buluşmuş. 1979 yılında roman olarak yayınlanmış ve kısa süre içinde bir fenomene dönüşmüş. Douglas Adams daha sonra Evrenin Sonundaki Restoran, Hayat, Evren ve Her Şey, Elveda ve Bütün O Balıklar İçin Teşekkürler, Çoğunlukla Zararsız, Kuşkucu Somon,Ve Başka Bir Şey Daha isimli devam kitapları yazarak seriyi sürdürmüştü.

Romanın ana karakterleri, Arthur Dent isimli bir insan, Ford Prefect isimli insana benzeyen bir uzaylı ve Zaphod Beeblebrox adında iki kafalı ve üç bacaklı bir uzaylı. Bir yan karakter olmakla birlikte paranoid android Marvin de romanın eğlenceli havasına çok şey kattığını söylemek istiyorum. Karakterlerin zıt kişilik yapıları, her an çılgın maceralara atılmaya hazır oluşları ya da hazır değilseler bile sürekli inanılmaz olaylara maruz kalmaları kitabı ilginç kılan özelliklerden biri.

Ay Zalim Bir Sevgilidir / Robert A. Heinlein

Ay Zalim Bir Sevgilidir / Robert A. Heinlein Murat K. Beşiroğlu

49 yıla yayılan yazarlık kariyerine 32 roman ve 59 öykü sığdıran Robert A. Heinlein, Isaac Asimov ve Arthur C. Clarke ile birlikte “bilimkurgunun üç büyüğü” olarak kabul edilen yazarlardan biri.

1966 yılında yayınlanmış olan ve Heinlein’ın ustalık eserlerinden biri sayılan Ay Zalim Bir Sevgilidir romanı klasik anlatım tekniklerini aşan ritmik ve hareketli bir anlatıma sahip. Dönemin ruhuna uygun olarak romanın metninde sanki rock ritminin enerjisi hissediliyor.

Ay Zalim Bir Sevgilidir romanında cezaevi olarak kullanılan Ay’da zamanla kendi kültürünü oluşturmuş olan yerli halkın 2075 yılında kalkıştığı bir devrim anlatılıyor. Ay’ın yerli halkını suçlular, siyasi sürgünler ve onların çocuklarıyla torunları oluşturmaktadır. Toplam nüfusun 3 milyon dolayında olduğu ay toplumunda erkeklerin sayısı kadınlarınkinin iki katı olduğundan çok eşli kadınların oluşturduğu geniş aileler zamanla norm haline gelmiştir. Düşük yerçekimi nedeniyle, Ay’da uzun süre kalan insanlar geri dönüşü olmayan fizyolojik değişikliklere maruz kalmakta ve Dünya’da bir daha asla konforlu bir biçimde yaşayamamaktadır. Mannie adında bir bilgisayar teknisyeni bir gün Ay’daki makineleri kontrol eden Holmes IV bilgisayarının bilinç kazandığını fark eder ve Ay’daki yönetimi değiştirmek üzere harekete geçerler.

Kitap tavsiyelerim şimdilik bunlardan ibaret, ileride belki yerli bilimkurgu yazarlarının romanlarından oluşan bir liste de oluştururum. Listede yer alan kitaplardan bazılarını okumayı düşünenlere keyifli okumalar dilerim.

Murat K. Beşiroğlu

Murat K. Beşiroğlu’nun en sevdiği bilimkurgu kitapları işte böyleydi. Öneri listesinde sizin de ilginizi çeken kitaplar var mı? Eklemek istediğiniz alternatifleri Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşmayı unutmayın!

* * *

* Hak Ettiği Değeri Görememiş 10 Klasik Distopya Eseri

Oyla!

Konuk Yazar

Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz!

İletişim: [email protected]

3 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Emre_Akkaya Emre_Akkaya dedi ki:

    Sağolsun forumda kimsenin adını duymadığı kitaplar önermiş.

  2. Avatar for nymeria nymeria dedi ki:

    En sevdiği 10 bilimkurgu romanını listelemiş. İçeriğin başlığı “benden rıhtım okurlarına kıyıda köşede kalmış 10 bilimkurgu önerisi” gibi bir yanılgıya itti sizi sanırım.

  3. Avatar for Mazotci Mazotci dedi ki:

    Arkadaşın ismini ilk defa duydum valla.

good omens kıyamet gösterisi dizi liste

Good Omens Hakkında 10 İlginç Gerçek

Colin Farrell The Batman The Penguin

Colin Farrell, The Batman Filminde Büyük Bir Role Sahip Olmayacak