Onur Akyıl: “Nazım, ‘Yalnızca İnsan’ Olmanın Bedelini Birçoğumuzdan Daha Ağır Ödedi”

Gerekli Kitaplar biyografi serisinin yeni üyesi “Nâzım Hikmet: Anlamı Örgütleyen Ozan” kitabının yazarı Onur Akyıl ile söyleştik.

Şu an yerinizden kalkıp bir kitapçıya girseniz biyografiler rafında -eğer öyle bir raf varsa tabii- Nazım üstüne birçok kitap bulabilirsiniz eminim. Fakat kaçı Nazım’ı içeriden ve onun diliyle anlatmayı başarabiliyor sizce?

İşte “Nazım Hikmet: Anlamı Örgütleyen Ozan” gerçekten böylesi bir biyografik anlatı. Eseri yaratıcısı Onur Akyıl’a sorduk.

İlkin şunu sormak istiyorum; Nazım Hikmet “Anlamı Örgütleyen Ozan” biyografik anlatısının hikâyesi nedir? Nasıl çıktı bu fikir ortaya? Neden gerek gördünüz kısaca yeni bir Nazım Hikmet biyografisine?

Tüketim kültürünün Nâzım’ı ile ilericilerin Nâzım’ı arasındaki çizgi giderek kapanmaya başlamıştı. Yakın dönem içerisinde Nâzım’ın bir aşk ozanı olmadığının, daha doğrusu yalnızca bir aşk ozanı olmadığının savunması yapılmak zorunda kalınmıştı. Bununla birlikte, yine bir otomobil firmasının reklamında Nâzım’dan dizeler alıntılaması ve daha da kötüsü, dizeleri çarpıtması meselesi gündeme gelmişti. Dolayısıyla, insanların rahatlıkla ulaşabileceği Nâzım çalışmaları olmasına rağmen biz de Nâzım’ı kısa sayılabilecek bir ölçüde de olsa yeniden anlatmak istedik. Kuşkusuz Nâzım, eninde sonunda herkes gibi yalnızca bir insandı. Fakat ‘yalnızca insan’ olmanın ve öyle kalmak için ısrar etmenin bedelini o, birçoğumuzdan daha ağır ödedi. Bu yüzden de, diğer neden gibi, Nâzım yeniden aktarılmalıydı. Hem genç okur açısından, ayrıntıların boğuculuğundan uzak ama ayrıntıların çarpıcılığı atlanmadan yazılmış bir çalışmaya ihtiyaç vardı; temel nedenler bunlar.

Sunuşta da belirttiğiniz gibi; biyografi en zor çalışma türlerinden biridir. Kuru bilgilerle oluşturulmuş bir izlek, boğucu ayrıntılarla yoğrulur ve okunmakta hayli zorlanan bir metin çıkar ortaya genelde. Sizin anlatınız ise çok lezzetli ve adeta sürükleyici bir hikâye gibi. Nasıl başardınız bunu, yapıyı oluştururken nelere dikkat ettiniz?
Onur Akyıl Nazım Hikmet

Şunu görmek lazım sanırım; anlatılan, aktarılan hayat bir masala, bir hayale dayanmıyor ama bir o kadar da gerçeklikten uzak bir havası var; biyografi işinde ana mesele burada sanırım. Gerçi her aktarılan hayat için geçerli değil bu ama benim genel olarak çalıştığım isimlerin hayatlarına baktığımda böyle bir durum, görüntü çıkıyor ortaya. Örneğin Emma Goldman’ın hayatı üzerine çalışırken her şey o kadar canlı yansıyordu ki zihnime, bir film izler gibi okudum, okuduklarımı. Dolayısıyla ben sanırım elde ettiğim ve sınıflandırdığım bilgiler yerine, o bilgilerin zihnimde oluşturduğu imajları yazıyorum. Söylediğin noktada bunun etkisi olmalı; Ata’nın elini öpen bir Nâzım düşünüyorum ister istemez, o sahne canlanıyor hemen. Oradaki duygunun, bu sahnedeki duygunun, metne sızması arzuladığım bir şeydi elbette.

Şiirden gelen biri olmanız, şair olmanız Nazım Hikmet anlatısının dilini nasıl etkiledi sizce? Mutlaka bir üslup kaygınız olmuştur yaratım sürecinde…

Burada öne çıkan benim açımdan şu; Nâzım benim için kim? Bu sorunun cevabını biliyorsam, cevabı nasıl bir dille vermem gerektiğini de biliyorum demektir. Kitabın dilindeki kullanım bu anlamda özel bir çaba değil, o da bir yansıma. Nâzım benim dan dun bahsedemeyeceğim biri, adını anıldığında sızını hâlâ duyduğumuz biri; benim şairliğimle kitabın dilinin bir bağlantısı bu anlamda yok. Bu dil tam olarak Nâzım bize miras bıraktığı, kavgadan aşka her şeyin kendi inceliği.

GÖZ ATIN  Carrie Fisher'dan Son Anı Kitabı: Prenses Leia'nın Günlüğü
Hangi kaynaklardan yararlandınız Nazım Hikmet: Anlamı Örgütleyen Ozan”ı yaratırken? Bu kaynaklar ile Nazım Hikmet “Anlamı Örgütleyen Ozan” arasında ne gibi farklar var?

Yukarıda değindiklerimizin hepsi, başka Nâzım çalışmalarıyla farkları oluşturun şeyler diye düşünüyorum. Bir de elbette Nâzım bir tane, ama bizler başka insanlarız, dolayısıyla zihnimizdeki ortak Nâzım’ı belirleyen şey, her birimizin kendi mutlaklığındaki Nâzım. Aslında bu bile yeterli bir fark. Doğduğu yeri, sevdiği kadınları, yattığı hapishaneleri değiştirecek halimiz yok ama mutlaka yazdıklarından başka şeyler anlıyor olmalıyız örneğin.

Nazım Hikmet’le yeni tanışacak gençler olacaktır. Nazım Hikmet üstüne çalışmış, kafa yormuş biri olarak Nazım Hikmet’e yeni giriş yapacaklar için neler önerirsiniz?

Elbette öncelik, dediğin gibi genç okurda, onları düşündük, meselemiz onlar. Bu yüzden de Nâzım’ın hayatının her aşamasında, öncelikli olarak üreten Nâzım’ın yaşamındaki kaynakları esas olarak aktarma yoluna gittik. Hayatının son zamanlarını bu yüzden daha etraflıca ele aldık, ayrıntılara inmedik.

Sizin yeni öykü kitabınız “Az kazanan yoldaşlar, çok kazanan yoldaşlar” da raflardaki yerini aldı. Onun hakkında neler söylemek isterseniz?

Tek şey söyleyebilirim bu konuda; okunmasını dilerim.

Söyleşen: Ercan Dalkılıç

GÖZ ATIN  Ursula K. Le Guin'in Hayatı Seran Demiral'ın Kaleminden Bizlerle

* * *

* Nâzım Hikmet Biyografisi “Anlamı Örgütleyen Ozan” Çıktı



Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz! İletişim: info@kayiprihtim.com

Onur Akyıl: “Nazım, ‘Yalnızca İnsan’ Olmanın Bedelini Birçoğumuzdan Daha Ağır Ödedi”

Gerekli Kitaplar biyografi serisinin yeni üyesi “Nâzım Hikmet: Anlamı Örgütleyen Ozan” kitabının yazarı Onur Akyıl ile söyleştik.

Başa dönün