in , , ,

Kürklü Venüs: Edebiyattan Sinemaya, Sanatın Farklı Dallarına İlham Kaynağı Olan Bir Eser

Kürklü Venüs hakkında detaylı bir analiz. Edebiyattan sinemaya, sanatın farklı alanlarında türlü esere ilham veren kitabın günümüze kadar gelen etkileri sizlerle.

Kürklü Venüs

Leopold von Sacher-Masoch‘un 1870 yılında yayınlanan Kürklü Venüs adlı eseri nasıl ortaya çıktı? Nelerden ilham aldı ve sonrasında hangi farklı sanat eserlerine ilham oldu? Edebiyattan sinemaya, tiyatro oyunlarından müzik gruplarına da ilham olmuş esere detaylı bir bakış sunuyoruz.

“Tanrı onu cezalandırdı ve bir kadının ellerine teslim etti.”
(Judith’in Kitabı)

Söze İncil’in apokrif kitaplarından birinde geçen bu cümleyle girerken, sanatı ve edebiyatı hatta mitoloji ve psikolojiyi iç içe geçirmiş büyük bir başyapıt olan Kürklü Venüs hakkında tüm noktaları bir araya getirmek istiyorum. İtalyan ressam Titian’dan (Tiziano Vecellio) 1500’lü yıllardan başlayıp günümüze kadar uzanmış yüzyıllardır bize ilham kaynağı olan yüce tanrıça Venüs! (Yunan mitolojisinde Afrodit)

Titian’ın 1555’te yaptığı “Aynalı Venüs” eseri, ilhamını Yunan mitolojisinin güzellik, aşk tanrıçası Afrodit yani Venüs’ten alır. O dönemlerde her ne kadar Titian’ın bu eseri kadının cinselliğini kullanarak yaptığı düşünülmese de 1800’lü yıllarda Leopold von Sacher-Masoch’a büyülü bir ışık gibi parlamıştır. Tabloda gördüğümüz daha çok anaç, sevgi dolu, çocuklarının yanında duran bir anne gibidir. Aynada kendini görmekte olan Venüs, doğurganlığı ile ön plana çıkarken omuzlarından kollarına süzülmekte olan kırmızımsı şalı bir açıdan kürkü andırmaktadır. Bu tablo nedense Titian ölene kadar onun evinde kalmıştır.

Aynalı Venüs - Titian
“Aynalı Venüs” – Titian

Kürklü Venüs Kitabının Yazarı Masoch, “Mazoşizm”in İsim Babasıydı

1836’da Ukrayna’da doğan, şövalye ailesinin üyesi Leopold von Sacher Masoch yazdıkları, yaşamı doğrultusunda mazohizmin isim babası olmuştur. Büyük bir gerilim ustasıdır. En az Marquis de Sade kadar başarılı bir yazardır. Fakat onunla hem edebi yönden hem de kişilik yönünden apayrı bir yerdedir. Psikanalist Isidor Sadger “Sado-mazoşist Kompleks Üzerine” adlı makalesinde Sado-mazoşizm terimini kullandıktan sonra Masoch’un adı Sade’nin yanına eklenerek psikiyatri literatürüne geçmiştir. Sado-mazoşizm klinik açıdan bütünleşse de bu iki isim kesinlikle bir tutulmamalıdır. Arzular, dile getiriş tümüyle farklıdır. Sade zorbalık eden, acı çektiren bir dil kullanırken Masoch acı çekendir. Bir kurban, itaatkâr bir köpek gibidir. Bunun yanı sıra edebi değerini mitoloji, sosyoloji, felsefe ve tarihle öyle bir arttırır ki bu keskin yargıları hafifletir sizi ona yakınlaştırır.

Masoch’un dilindeki birinci unsur erotizmdir. Betimlemeleri fazla kullanmamasına rağmen emir veren sözler sizin zihninizde belirgin canlandırmalar yapar. Kişisel hayatında yaşadığı ilişkiler sapkınlık olarak yorumlanırken o aşkı bambaşka bir açıdan görür ve peşine takılır. Acı çekmek, kırbaçlanmak, kölelik anlaşmaları yapmak, sevdiği kadına tapmak ona büyük haz verirdi. Bu tip cinsel davranışların yaygınlığı saptandıktan sonra “Mazohizm” olarak adlandırıldı.

Leopold von Sacher Masoch’un ilk aşk romanı olan Kürklü Venüs mazoşizmi edebi bir dille harmanlayan büyük bir başyapıttır. Burada birçoklarının gördüğü pornografik bir ilişki, sapkınlık. Fakat özüne indiğinizde burada aşka farklı bir bakış açısı, kimlik oluşumu, erkek çocuklarının psikoseksüel gelişiminde baba figürünün önemini görebilirsiniz.

Leopold von Sacher-Masoch heykeli
Leopold von Sacher-Masoch heykeli

Kürklü Venüs: Sado-Mazoşist Bir İlişki

Yazar bu kitabı kölelik sözleşmesi imzalayıp, İtalya’ya beraber yanında uşak olarak gittiği Fanny von Pistor ile olan ilişkisinden etkilenerek kaleme almıştır. Kürklü Venüs kitabındaki ögeler otobiyografik özellikler taşır. Bir açıdan kitabın ana karakteri Severin, Masoch’un kendisi diyebiliriz. Diğer karakterimiz olan leydi Wanda, tıpkı Titian’ın Aynalı Venüs’ündeki Venüs gibi bir kadındır. Hep Venüs gibi bir kadın hayal etmiş olan Severin için o büyük bir şanstır. Onu tanıdığı andan itibaren onun aşkıyla acı çekmeye başlar.

Wanda’nın Yunan mitolojisine duyduğu ilgi, bilgeliği, bu kadar kültürlü oluşu ve güzelliği ile Severin’in aklını alır. Kadın her ne kadar onun bu hallerine biraz mesafeli baksa da bir süre sonra içindeki kadın uyanır ve bir erkeğe hükmetme düşüncesi ile baştan çıkar. Bu kitap bir açıdan kadın ve erkeğin kendini keşfedişi, ortaya koymadığı yönlerini ifşa edişidir. Konusunu gerçeklikten aldığı için güçlü bir yapıta dönüşmüştür. Kurgusu, karakterler ve buradaki sado-mazoşist ilişki tıbbi anlamda yol gösterici olurken sanatın her dalına da ilham kaynağı olmuştur.

Çocukluğunda yaşadıkları, isyanlar, hapishaneler Masoch’ta izler bırakmıştır. Kitapta da okuduğumuz çocukluk anılarından yola çıkacak olursak, aşkı yorumlayışımızın temelinde o yıllarımızın olduğunu anlarız. Severin’i yaptığı şımarıklıklardan dolayı cezalandıran güzel, dolgun vücutlu, kürklü ve eli kırbaçlı teyzesi onun yaşayacaklarının mimarı olmuştur. Hayatı boyunca teyzesi ve Venüs gibi bir kadın arayan Severin sonunda Wanda sayesinde o doyumsuz şehvetin tadını almıştır.

Kürklü Venüs Türkçe baskıları

“Sen doğaüstü şehvetli sevgili,

Bir kadın aldatsın seni.”

Kürklü Venüsün en önemli noktası bitişidir.

Wanda’nın ona yaptığı tüm zulümlerden ve feci bir şeklide bırakıp gidişinden sonra sadist bir erkeğe dönüşmüştür. Yaşadığı büyük acılardan sonra tam tersi bir psikolojiye bürünüp hayatına bu şekilde devam edip, kadınlara bir sadist gibi yaklaşması belki de kendince Wanda’dan aldığı bir intikamdır.

“Kendisini kırbaçlatan, kırbaçlanmayı hak eder. Gördüğün gibi kırbaç vuruşları bana iyi geldi. O gül rengi, doğaüstü sis dağıldı. Keşke ben kırbaçlasaydım.”

Romantizm ağırlıklı realist bir kitap olan Kürklü Venüs; Titian’ın Aynalı Venüs’ü, kürk, çizme, kırbaç gibi sembolleri barındırır. İnsan doğasını içinde barındırışı, mitolojik ve felsefi donanmasıyla müstehcen yanını adeta bir kürk gibi sarar. Bazı bilginler Venüs tanrıçasının adını “tanrıların merhameti” olarak tercüme ettiği için de Masoch, Judith’in Kitabı’ndaki yukarıda yazmış olduğum sözlerle giriş yapmış olabilir.

“Sevgilim! Bugün, yarın ve öbür gün sabah seni görmek istemiyorum. Akşam olunca yanıma gelmeni istiyorum ve o zaman kölem olarak.

Sahiben Wanda!”

Kürklü Venüs Eserinin Filme Uyarlanışı

Venus in Fur

Titian’ın Aynalı Venüs’ü Leopold von Sacher Masoch’a ilham olduğu gibi Kürklü Venüs kitabı da Polonyalı yönetmen Roman Polanski’ye etki etmiştir. Aslında bu filmden önce David Ives tarafından yazılmış tiyatro oyununu, Kürklü Venüs’ü tiyatro havasında bir sinema filmi olarak yapma fikrini oluşturmuştur kafasında. Polanski, Ives ile senaryoyu tekrar kaleme alıp 2013 yılında “Venus in Fur” adıyla vizyona sokmuştur. Başrollerinde Emmanuelle Seigner (eşi) ve Mathieu Amalric yer almaktadır. Mathieu’nun filmde bir yönetmen ve senarist oluşu, Polanski’ye çok benzemesi ve oyuncu partnerinin de eşi olmasından dolayı akıllara otobiyografik ögeler olabilir mi düşüncesini getirmiştir.

Film şöyle başlar; bir yönetmen sahneye koyacağı oyun için seçmeler yapmaktadır. Listede adı olmaması ve geç kalmasına rağmen oldukça iddialı gelen kitaptaki gibi aynı ada sahip olan Wanda ne kadar başarılı olduğunu hemen fark ettirir yönetmen Thomas’a. Seçmeler bitip herkes evine gittiğinden dolayı baş başa kalıp Wanda ve Severin’i oynamaya başlarlar. Bir noktadan sonra oyunun içinde oyuna dönüşür. Seyirci kitaptan mı senaryodan mı yoksa aralarında gelişenler yüzünden mi anlamakta zorlanır.

İşte bu noktadan sonra heyecan giderek artar.

“Sevmek ve de sevilmek,
Ah ne büyük bir mutluluk!
Ama parlayan bu yüce saadet,
Elinde oyuncak olduğumuz kadına tapmanın,
Bizleri acımasızca ayakları altına alan,
Güzel bir zalimin kölesi olmanın zulmü karşısında, nasıl da sönükleşiyor
Tanrıçam, diktatörüm, Kürklü Venüs’üm!”

Filmde oyunlarına devam edip bir yandan kitap hakkında yorum ve eleştiri yaparlarken Wanda, eserin cinsiyetçi hatta ırkçı yaklaştığını dile getirir. Thomas ise senaryosunun ve kitabın arkasında durarak tek düze bakmaması gerektiğini, toplumun nedense her zaman bir olayı başka bir olaya bağlamaya çalıştığını bunun sadece büyük bir aşk hikâyesi olduğunu savunur.

in fur roman polanski

Bu film kendi içinde üçe ayrılıyor. Masoch’un kitabında yer alan Wanda ve Severin, gerçek hayatta Polanski ve Seigner, filmdeki Wanda ve Thomas. Ayrıca filmde bulabileceklerinizin arasında Freud’un bilinçaltı yorumlamaları, Jung’un simgeciliği, ilk çağ mitolojisi ve Venüs’ün hikâyeleri var.

Yazıma son verirken Kürklü Venüs’ün yüzyıllardır ben dâhil nasıl birçok insanı ağına düşürdüğünü bir kez daha anlamış oldum. Henüz hiç haberdar olmamış olanlar için ilk tavsiyem kesinlikle kitabıdır. Sonrasında film daha çok keyif verecektir. Bu arada unutmadan söyleyeyim, The Velvet Underground grubuna da ilham olmuş Kürklü Venüs’ün şarkısı Venus in Furs’u da mutlaka dinlemelisiniz.

“Hey aşırı duyarlı çapkın, işte bak,
Bir kadın seni burnundan yakalamış, sürüklüyor.”
(Mephistopheles)

Kürklü Venüs hakkındaki yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Yeşim Teke

1995 doğumlu, Kapadokya’da yaşayan roman yazarı, ressam ve tasarımcıyım. 2018’de Aziz’in Arkadaşı isimli ilk romanım çıktı. Yazmaya blog sitem üzerinde başladım. Kısa öyküler, söyleşiler, makaleler, biyografilerin ardından roman yazmaya karar verip, bir senelik sürecin sonucunda edebiyat dünyasındaki yerimi aldım. İlk kitaptan sonra görsel sanata yoğunlaştım. Çizim tekniğimi geliştirip resimde tarzımı oluşturdum. Kendi çizim kağıtlarımı bitkisel yöntemlerle üretip, Uzak Doğu Mitolojisi üzerinde çalışmalar yaptım. Kapadokya’ya yerleştikten sonra buradaki seramik atölyeleri ile iş yapıp, bölgenin özel toprak tabakları üzerinde koleksiyon hazırladım ve devam etmekteyim. Tasarım da bu aşamada devreye girip resimle bütünleşti ve ürettiğim birçok ürünü çizgilerimle buluşturdum. Son zamanlarda ise ikinci romanım üzerinde çalışmaktayım. Sanat Tarihi, Uzak Doğu Mitolojisi, Sinema ve Edebiyat ile ilgilenmekteyim.

Ickabog - J.K. Rowling

J.K. Rowling’in Yeni Kitabı Ickabog Türkçe Raflarında

Karanlık Enerji Araştırması Yeni Gökcisimleri Keşif

Karanlık Enerji Araştırması Kapsamında Keşfedilen 700 Milyon Gökcismi Dijital Erişime Açıldı