Ms. Marvel: Niye Nesli

Ülkemizde Arkabahçe Yayıncılık tarafından basılan Ms. Marvel’in maceralarını incelemeye ikinci ciltle devam ediyoruz.

Hugo Ödülü kazanan bir “süper kahraman” çizgi romanı görmek her zaman rastlayacağınız türden bir şey değildir. Özellikle de bu kategoride genellikle grafik roman dediğimiz, daha sanatsal işlere önem verildiği düşünüldüğünde… Ama 2015’te pelerinli tayfadan biri bunu başardı. Hem de daha ilk cildiyle… Ms. Marvel’den bahsediyorum elbette. Ve başarılı yazarı G. Willow Wilson’dan.

Yurt dışında defalarca New York Times Çok Satanlar listesine girme başarısı gösteren ve ödül üstüne ödül kazanan bu seri ülkemizde Arkabahçe Yayıncılık tarafından yayımlanıyor bildiğiniz gibi. Hatta bu yetenekli, komik ve biraz da sakar kızımızın ilk cildini daha önce sizler için etraflıca incelemiştik hatırlarsanız. Şimdi, biraz geç de olsa, sıra ikinci cildi olan Niye Nesli’nde.

Ms. Parker

Ms. Marvel özetle Pakistan asıllı Amerikalı bir Müslüman olan Kamala Khan’ın beklenmedik bir şekilde süper güçler kazanmasını ve New Jersey sokaklarını korumayı kendine görev edinmesini konu alıyor. Ama bunu o kadar naif ve eğlenceli bir üslupla yapıyor ki diğer süper kahraman çizgi romanlarının arasından başarıyla sıyrılıyor. Her şeyden önce Kamala bizlerden biri. Star Wars seviyor, anime izliyor, hayran hikâyeleri yazıyor ve Marvel kahramanlarının çoğuna hayranlık besliyor. Bu sayede kendisine hiç de yabancılık çekmiyorsunuz. Dünyayı kurtardığı sırada okula veya eve geç kaldığı için azar işitmesi, günlük hayatın sorunlarıyla boğuşması, sakarlıkları ve esprili tavırları da ona bir parça Peter Parker’lık katıyor. Ek olarak bir Müslüman olması ve dininin gereklerini yerine getirirken dünlük hayatını da sürdürmeye çalışması onu biz Türk okurlara daha yakın kılıyor.

Kamala ikinci ciltte de bu özelliklerini aynen koruyarak kalplerimizdeki yerini biraz daha sağlamlaştırıyor. Daha da güzeli, kendisini il bölümlerde Wolverine’le ekip arkadaşı olarak okuma fırsatı da yakalıyoruz. İlk cildi okuyanlar bilir, Kamala tam bir X-Men hayranı ve değil Wolverine’le birlikte çalışmak, onunla yan yana durmak bile onun için rüya gibi bir şey. Ki zaten onu gördüğünde yaptığı mutluluk dansı ve makineli tüfek hızıyla anlattığı ergence şeylerle bunu bir güzel belli ediyor kendisi de. Siz de kıs kıs gülmeden edemiyorsunuz elbette. Bu bölümler biri yaşlı, diğeri genç iki süper kahramanının arasında geçen konuşmalar açısından da gayet keyifliydi.

Cildin ilerleyen bölümlerinde Wolverine sahnedeki yerini Inhumans’ın devasa köpeği Kilitçene’ye bırakıyor. Inhumans’ın kraliçesi Medusa, Kamala’nın varlığından haberdar olduktan sonra ona göz kulak olması için bu ışınlanabilen, koca tüy yumağını görevlendiriyor. Ve çok geçmeden Kamala ile Kilitçene arasında güzel bir dostluk hikâyesi başlıyor.

Ms. Manga

Gelgelelim şimdiye dek anlattığım onca eğlenceli şeye rağmen Niye Nesli’ni okurken ilk ciltten aldığım keyfi alamadım. Çünkü çizgi romanın tonunda ciddi bir yumuşama, biraz daha gençlere yönelme eğilimi olduğu bariz bir şekilde görülüyor. Hatırlarsanız serinin ilk cildi olan Normal Değil’i incelerken “farklı olmanın o kadar da kötü bir şey olmadığı” olgusuna vurgu yaptığından bahsetmiştim. Niye Nesli’nde ise bunun yerini 2000’lerde doğan neslin sürekli telefonlarıyla meşgul olan parazitler olmadığını ve kendilerine şans verildiği takdirde yeteneklerini sergileyebileceklerini vurgulama gayesi almış. Her ne kadar bu konuda G. Willow Wilson’a katılsam da bu durum çizgi romanı daha çocuksu, daha genç-yetişkin bir kisveye sokmuş.

Çizgi romanın kötü adamı olan Mucit’in de bu duruma pek yardımı olmuyor doğrusu. Kendisini ve hain planını bir türlü ciddiye alamıyorsunuz. Yapmak istediği şey ne kadar şeytanca olursa olsun öyle aman aman bir tehlike hissi oluşturmuyor bünyede. Kamala’nın üzerine yolladığı envai çeşit robotun da birkaç yumrukta yere serilen konservelerden farksız olması Mucit’i gerçek bir tehdit olarak algılamanıza bir türlü katkıda bulunamıyor.

Keza çizimler de ilk cilde oranla biraz daha karikatürümsülük mevcut. Yanlış anlaşılmasın; ilk sayfalarda Kamala’nın zor durumda kaldığı anlarda kahraman kızımızdan mangaları aratmayacak tepkiler de görüyoruz. İrileşen patlak gözler, alından süzülen bir damla ter… gibi gibi. Bunlara hiçbir itirazım yok, hatta renk kattıklarını düşünüyorum. Ama sayfalar ilerledikçe küçülüp şirinleştiği ya da bileyim, bir karenin köşesine bir lolipop çizildiği yerler vs çıkıyor karşımıza. Neden böyle bir yol izleyip ilk cildin genel havasından bu kadar uzaklaştıklarını anlamadım doğrusu.

Ms. Gramer

Niye Nesli’nin çeviri ve editörlüğü “Normal Değil” cildinden farklı olarak Sinan Ural ve Sercan Kirişoğlu tarafından yapılmış. Bazı yerlerde “keşke şöyle olsaymış” desem de genel anlamda iyi bir çeviri olduğunu söyleyebilirim. Yalnız “Whoa!” (Vay canına!) veya “Horray!” (Yaşasın!) gibi ifadeler anlayamadığım bir sebepten ötürü aynen bırakılmış. Onlara da el atılsa iyi olabilirmiş.

Sonuç olarak yine keyif aldığım fakat ilk cildin gölgesinde kalan bir macera oldu Niye Nesli benim için. Ms. Marvel’i okumaya devam eder miyim? Kesinlikle! Kamala’nın içine düştüğü komik durumları ve şakalarını okumak kesinlikle hâlâ çok keyifli. Ama o ilk heyecanımdan eser kalmadığı da bir gerçek.

  • 6
    Shares




Genel Yayın Yönetmeni
Yirmi yılı aşkın bir zamandır fantastik edebiyat, bilimkurgu, çizgi roman ve bilgisayar oyunlarıyla haşır neşir oluyor. Fantastik edebiyat alanında dört basılı kitabı bulunan yazar, Kayıp Rıhtım'ın yanı sıra Oyungezer dergisinde de serbest yazar olarak çalışmakta, çeşitli yayınevlerinde çevirmen ve editör olarak görev almaktadır.

Ms. Marvel: Niye Nesli

Ülkemizde Arkabahçe Yayıncılık tarafından basılan Ms. Marvel’in maceralarını incelemeye ikinci ciltle devam ediyoruz.

  • 6
    Shares

 

 

Başa dönün