Henryk Górecki’nin Unutulmaz Eseri: “Kederli Şarkılar Senfonisi”

Henryk Górecki'nin tüyleri diken diken eden harika eseri "Kederli Şarkılar Senfonisi" üzerine yazdık. Portishead'in solisti Beth Gibbons eşliğinde...

Klasik müzik dediğimizde günümüze kadar nice isim adını unutulmazlığa yazdırdı. Harikulade yapıtlarıyla insanların kulaklarını şenlendirdi ve dertlendirdi. Bu tür düzeyi değişse bile tarihin her döneminde değerini korumayı sürdürdü. Ve müziğe dair yüce katkısına da hız kesmeden devam ediyor…

Bildiğiniz gibi tarihte klasik müzik barok müzikten romantiğe kadar oldukça fazla dönemi içeriyor. Bu yazıdaysa 1970’lerin ortalarından 1990’ların başına kadar süren çağdaş klasik müzik periyodundan “Symphony of Sorrowful Songs” (Symfonia pieśni żałosnych) adlı eserden bahsedeceğim.

Ancak öncesinde bu önemli eserin arkasındaki kompozitörden söz edelim.

Henryk Górecki

Kederli Topraklardan Dertli Melodilere…

Henryk Mikołaj Górecki 1933 yılında doğmuş, 76 yaşında 2010’da hayata gözlerini yuman bir Polonyalı çağdaş klasik müzik bestecisi. Górecki günümüzde adını yaşadığı toprakların ötesine taşımayı başarsa, bilhassa yazımıza da konu olan 3 numaralı senfonisiysle adını duyursa bile 1980 sonlarına kadar Polonya dışında hiç bilinmiyordu.

1990’larla birlikte, bestelenişinden 15 sene sonra Kederli Şarkılar Senfonisi (Symphony of Sorrowful Songs), soprano Dawn Upshaw eşliğinde Nazi katliamı Holokost sırasında hayatını kaybedenleri anmak için kaydedildi ve piyasaya sürüldü. Bu kayıt şaşırtıcı biçimde bir milyondan fazla sattı. Bu albüm herhangi bir 20. yüzyıl klasik müzik sanatçısının bestelediği senfonik müzik kaydının satış rakamlarını fazlasıyla aşmıştı. Bu başarı aynı zamanda Górecki‘yi de hak ettiği üne kavuşturdu.

Gelin söz konusu esere yönümüzü yakın zamanda yayınlanmış bir albüm eşliğinde çevirelim. Yelkenler bu çok değerli ve güzel kayda doğru çevrilsin!

Beth Gibbons

Ünlü eserin bu yeni yorumlaması, şahsen çok beğendiğim grup Portishead’in üyesi, özgün ve tüyleri diken diken aktarımıyla öne çıkan ünlü şarkıcı Beth Gibbons’ın soprano olduğu, Polonya Ulusal Radyo Senfoni Orkestrası eşliğinde kaydedilmiş. İsterseniz yazıyı okurken bir yandan da bu güzel albümü dinleyelim beraber:

GÖZ ATIN  Ucuz Dergi Kapakları Olarak Yeniden Hayal Edilen David Bowie Şarkıları

Kederli Şarkılar Senfonisi

Górecki’nin 3. numaralı senfonisi, 36 numaralı hüzünlü işi üç kısımdan oluşuyor. Bu üç bölüm de birbirinden duygusal, vurucu ve tüyleri diken diken eden bir havaya sahip.

My son, my chosen and beloved
Share your wounds with your mother
//
Oğlum, seçilmişim ve sevdiğim,
Paylaş yaralarını annenle | İlk bölümden

Bu kısımları biraz detaylandıralım. İlki müzikte keder ve acının ifadesini aktaran, İsa’nın annesi Mary’nin ağıdıyla başlıyor. Daha sonrasında ikinci bölüme geçiyoruz. İkinci Dünya Savaşı’na gidiyoruz… İkinci kısımda Gestapo (Nazi Almanya’sındaki gizli polisler) hücresinin duvarına yazılmış bir mesaj var. Górecki bu mesajı, Zakopane’deki bir kasabada yer alan Gestapo hapishanesinden almış. 18 yaşında hapsedilen Helena Wanda Błażusiakówna’nın 25 Eylül 1944’teki yazısı bu bölüme ilham kaynağı oluyor. Şarkıda da yer aldığı şekilde şu sözleri içeriyor:

No, Mother, do not weep,
Most chaste Queen of Heaven
Support me always.
//
Hayır anne, ağlama,
Cennetin en iffetli kraliçesi,
Beni her zaman destekle. | İkinci bölümden

Üçteyse yine bir keder karşılıyor bizi… Zaten eser boyunca yakamızı hiç bırakmadı. Burada konu olansa Silezya ayaklanmalarında Almanlar tarafından öldürülen oğlunu arayan bir annenin anlatıldığı Silezya’ya özgü bir halk şarkısı.

Eserin Derinlerine Doğru

Mary’nin ağıdı ve çocuğunu kaybeden anne, yani birinci ve üçüncü bölümler çocuğunu kaybetmiş bir ebeveynin bakış açısından aktarılırken, eserin ikinci durağı ebeveynden ayrılan çocuğun bakış açısıyla yazılmış.

Anne ve çocuğun savaş sebebiyle ayrılması, ölüm… baskın temaları bunlar oluşturuyor. 20. yüzyılda savaşı çok yoğun olarak deneyimleyen bir insandan, bilhassa Polonyalı bir sanatçıdan çıkan bir çalışma olduğunu düşündüğümüzde bu temalar şaşırtıcı olmamakla birlikte gerçekten ıstırabı tamamen aktaran bir şekilde kullanılıyor.

GÖZ ATIN  TOOL Hayranlarına Müjde: 13 Yıllık Hasret Bitti!

Bestekâr tempoyu pek değiştirmemesi ve sade aktarımıyla aslında biz dinleyicileri dibe sürüklüyor ve sonuna kadar oradan çıkarmamayı amaçlıyor. Biz de sonunda eserin güzelliğinden tatmin duygusuyla ayrılırken, bununla birlikte kederi de iliklerimize kadar hissediyoruz.

Son olarak

Yazıda da yer yer aktardığım üzere hem sözler hem de beste olabildiğince sade ve duygusal olarak çok vurucu. Yaşanılanları tüm dürüstlüğü ve gerçekçiliğiyle aktarıyor. Sözler çok ağır ve bir o kadar cesur. Çok iyi bir eser ancak bu iş sizi her hâlükârda mutsuz edecek! Dinlerseniz, bundan kaçış yok.

Yazıldığı topraklar ve dönem ne kadar ağır olursa olsun, yaratıcısı tarafından da aktarıldığı üzere bu eser kesinlikle sadece kendi dönemini ve savaşını anlatmıyor. Yıkıcılığın ve savaşın ayırıcı etkisini, insanı tüm zamana yayılacak şekilde gözler önüne seriyor.

Oh, sing for him
God’s little song-birds
Since his mother
Cannot find him

And you, God’s little flowers
May you blossom all around
So that my son
May sleep happily
//
Ah, onun için şarkı söyleyin,
Tanrının küçük ötücü kuşları,
Çünkü annesi,
Bulamıyor onu.

Ve siz, tanrının küçük çiçekleri
Her yerde çiçek açın,
Böylece oğlum
Mutlulukla uyuyabilir. | Üçüncü bölümden


Kaynakça:

– Spotify / Henryk Górecki
– Wikipedia 1 | 2

  • 7
    Shares

Stranger Things Kitap

1993 yılında Ankara’da doğdu. Çocukluğunun bir kısmını İzmir’de geçirdi ve şu an İstanbul'da yaşamakta. Psikoloji bölümünde eğitim gördü. Edebiyat, sinema, bilgisayar oyunları, müzik ilgisi ve bunları paylaşma sevgisiyle çeşitli kültür-sanat sitelerinde yazdı.

Henryk Górecki’nin Unutulmaz Eseri: “Kederli Şarkılar Senfonisi”

Henryk Górecki’nin tüyleri diken diken eden harika eseri “Kederli Şarkılar Senfonisi” üzerine yazdık. Portishead’in solisti Beth Gibbons eşliğinde…

  • 7
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Kayıp Köşeler, Müzik
Çevirmenin Çemberi: Kara Prizma

Epik fantastik türündeki Işıkyaratan Serisi’nin ilk kitabı olan Kara Prizma’nın zorlu çeviri hikâyesi huzurlarınızda.

Kapat