in , ,

Safsatalar Ansiklopedisi – Immanuel Tolstoyevski | Yazarının Kaleminden

Immanuel Tolstoyevski, Safsatalar Ansiklopedisi isimli ilk kitabının ortaya çıkış sürecini Kayıp Rıhtım okurları için kaleme aldı.

Safsatalar Ansiklopedisi - Immanuel Tolstoyevski | Yazarının Kaleminden

Fularsız Entellik isimli podcast programı ile tanınan Immanuel Tolstoyevski, Safsatalar Ansiklopedisi isimli safsatalara savaş açan ve geçen haftalarda raflara gelen ilk kitabının yazım sürecini anlattı.

* * *

Safsatalar Ansiklopedisi için “ilk kitabım” demekten ziyade, “kutsal mühendis ukalalığımın son kurbanı” demem daha doğru olacak. Tıpkı Fularsız Entellik podcasti gibi, bu da haddim olmadan elimi attığım ve beni hayal gücümün ötesinde zorlayan –ve ödüllendiren– bir iş oldu.

Aslında yazarlık bana uzak değildi; Ekşi Sözlük’te tarih, felsefe, siyaset gibi konularda uzun yazılar yazdığım için, “Ee, ne zaman kitap çıkaracaksın?” sorusuna epey aşinaydım. Sanki her eli kalem tutanın illa bir noktada kitap çıkarma zorunluluğu varmış veya bir kitabı dolduracak kadar söyleyecek şeyi olmalıymış gibi düşünülüyor sanırım. Bense, “İstemem, yan cebime koy,” havamı uzun bir süre korudum.

Sanırım bu işi benim için somutlaştıran ilk kişi Aziz Kedi oldu. Bir konudaki uzmanlığımdan ziyade düşünce biçimimi beğendiğini söyledikten sonra bunu yazıya aktarmaya çalışmamız gerektiği konusunda verdiği gazın haddi hesabı yoktur. Ne yazık ki o dönemler yurt dışındaki meslek hayatıma, seyahat zevkime ve uyku düşkünlüğüme öncelik verdim ve çok yavaş ilerledim.

Fakat mesleğim mühendislikten danışmanlığa kaydıkça daha çeşitli iş ilişkilerine tanık olmaya başladım ve gayet akıllı, eğitimli, düzgün insanların dahi resmen çocukça kavgalara tutuştuklarını gördüm. Kitap konusundaki ikinci kıvılcımı çakan buydu. Normal insanları anormal iletişim şekillerine iten nedir? Bu soruyu sorarken kendimin de özel olmadığını, yani benzer şartlar altında muhtemelen benzer davranışlar göstereceğimi fark ettim. Bizim zihnimiz, yüz binlerce yıl önceki şartlarda, “en iyi” değil de “yeterince iyi” biçimde çalışmak için gelişmiş bir organ. Dolayısıyla modern hayatın şartlarında çok kusurlu davranabiliyor ve bu kusurlarını da kendinden saklamakta çok başarılı. Beni heyecanlandıran bunların altını eşeleyip, dedektiflik oynamak olmaya başladı. Bir süre sonra kariyerimi bıraktığımda, artık hangi konuda, tam olarak nasıl bir kitap yazmam gerektiğini biliyordum. Basit bir ansiklopediden, bir kişisel gelişim denemesinden, yahut bir “memleketi kurtarma” reçetesinden ziyade, kendimi tanıma serüvenimin bir parçası olacaktı.

Safsatalar Ansiklopedisi - Immanuel Tolstoyevski

Gelelim Yazma Sürecine

Böyle disiplinlerarası bir şeyler yazmaya kalkıştığınızda, sanıyorum yazdığınız her sayfa başına en az 5-10 sayfa okumanız gerekiyor. Daha da önemlisi, iyi bir not alma ve özetleme sisteminiz olması gerekiyor. Yani o daktilosunun başında piposunu tüttüren yazar modeli veya daha modern hâliyle Starbucks’ta, önünde laptopıyla kahvesini yudumlayan ve ilham arayan yazar modeli birer hayal. Benim zamanımın %90’ı Excel tablolarına, zihin haritalarına ve Evernote gibi dosya arşiv programlarına bakarak geçti.

Bir dâhi olsaydım bunca farklı fikir arasındaki geçişi kafamda kurgulayabilirdim ama biz ölümlüler için bu süreç epey bir hamallık, daha doğrusu bir mühendislik aslında. Dehanın olmadığı yerde saatlerce süren hesap kitap vardır. Başladığım yere dönmüştüm.

* * *

Kitabın ana hatları belli oldukça, o güne kadar derinlerde varlığını hissettiren o mükemmeliyetçilik hissiyatı yüzeye çıktı ve tam bir handikaba dönüştü. “Onu da ekleyeyim, aman şu yeni araştırma da eksik kalmasın,” diye diye editörümü kanser edecektim az kalsın.

“Kusursuz, iyinin düşmanıdır,” diye şahane bir lafı var Voltaire’in, ironik olarak bunu kitapta da kullanmıştım, kulağa hoş geliyor diye, fakat yazım aşaması bittiğinde ne demek istediğini gerçekten anlamış oldum. Daktilonuzda, bilgisayarınızda tıkılı kalmış ve sürekli olarak biraz daha kusursuzlaşmayı bekleyen bir “şaheser”in hiçbir değeri yok. Bir noktada onu paylaşmanız gerekiyor.

Zaten insan bunu kitap piyasaya çıkınca iyice anlıyor, zira her basımda birtakım düzeltmeler, eklemeler, çıkarmalar derken, işinizin bir türlü bitmeyeceğini görüyorsunuz. “Bitmiş kitap” diye bir şey olduğuna inanmıyorum artık.

* * *

Safsatalar Ansiklopedisi - Immanuel Tolstoyevski

Beni şaşırtan son bir şey de, kitap uzadıkça (512 sayfa), insanların sıkılabileceğini düşünerek oluşturduğum paralel hikâyelerin absürtlüğüydü. Eğer bu kitabı birkaç sene önce yazsaydım, sanırım kendimi daha fazla ciddiye aldığım için, kitabın da daha “ağırbaşlı” gözükmesi için elimden geleni yapardım ve o tip hikâyelere yer vermezdim. Şu noktada ise kendi tarzımı bulduğumu ama daha önemlisi, bu tarzdan utanmadığımı düşünüyorum. Örneğin, 260 küsur dipnot içerecek kadar ciddi bir araştırma yaptığım bir esere, tamamen uydurma bir “Teşekkürler” veya “Hakkında ne dediler?” kısmıyla başlamak, yahut akademik araştırmalardan bahsederken konuşan Marksist bir atın maceralarına dalmak benim hoşuma gitti, umarım sizin de gider.

Immanuel Tolstoyevski

Ayrıca yazarın seslendirdiği kitaptan bazı örnek bölümleri hemen aşağıdan dinleyebilirsiniz.


Safsatalar Ansiklopedisi eserine dair görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum üzerinden bizimle paylaşabilirsiniz.

* * *

* Sitemizde bulunan diğer yazım maceralarını okumak için tıklayın!

[irp]

Oyla!

Konuk Yazar

Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz!

İletişim: [email protected]

Fast and Furious 11

Fast and Furious 11 Serinin Son Filmi Olacak

Euphoria 2. Sezon Zendaya

Euphoria 2. Sezon Öncesi Noel Özel Bölümleri ile Geliyor