in , ,

Stephen King: “2020’de Romanlarımda Yaşıyormuş Gibi Hissettiğiniz İçin Özür Dilerim”

Stephen King katıldığı bir programda karantina günlerinden bahsetti. 2020’nin kendi romanlarında yaşamak gibi hissettirdiği için özür diledi.

Stephen King 2020

Stephen King katıldığı bir podcast programında gündeme dair yorumlarını paylaştı. İnsanların kendi romanlarında yaşıyormuş gibi hissettiği için üzüntüsünü dile getirdi.

İkinci dalga, üçüncü pik, dördüncü mutasyon, beş yüzüncü görüntülü konuşma, altı bininci dizi bölümü… Virüs arttıkça, hafta sonu yasakları ve izolasyonlar sonsuza uzadıkça, yine evde geçireceğiniz günler uyanıp, yüz yıkayıp, kahvaltı yapıp, kahve koyup, bilgisayarı açarken robotik bir tekrarı hissettirdikçe, kendinizi bir Stephen King romanında hissettiğiniz oluyor mu? Pek çok insanda olmuş ve Stephen King’e de internetten kimisi şaka yollu kimisi bunalımdan gelen sinirlilikle küfür dolu pek çok mesajla bu durum iletilmiş.

Kara Kule serisinden It’e, 11.22.63’ten The Shining’e pek çok klasik fantastik, korku ve bilimkurgu kitabının yazarı Stephen King, Fresh Air Podcast’inde kitaplarından, yeni eserlerinden ve Koronavirüs salgınının getirdiklerinden konuştu.

the stand stephen king

Söz kendisinin aynı adlı romanından uyarlanan yeni mini-dizi The Stand’e gelince de, hem kitaptaki hem de dizideki virüslerden bahsedildi. Bu salgının King romanlarına olan benzerliği de konuşuldu..

Bölümden ilgi çekici kısımları derledik ve sizin için çevirdik, iyi okumalar dileriz.

Stephen King: “Özür Diliyorum”

Hoş geldiniz. Bu salgın senin yazdığın bir korku hikâyesinin içinde hissettiriyor mu?

King: Yani, başka durumlar da olmuştu. Donald Trump seçildiğinde insanlar, “Sanki Çağrı romanının içindeyiz,” diyorlardı. Çağrı’da Greg Stillson adlı bir karakter var, sıradan insanın bir karikatürü. Önce yüksek mevkide bir memurluğa giriyor sonra da Başkan oluyor. Yazdığım hikâyelerin gerçekleştiği ikinci seferdeyiz diyebilirim. Hatta şu an hem Donald Trump başkan değil hem de dünya çapında bir salgınla karşı karşıyayız. İki kitabım bir araya gelmiş gibi. Verebileceğim tek cevap da: Özür dilerim.

“Patolojik Temizlik Hastaları Gibiyiz”

Virüslerle ilgili hikâyeler de yazdınız ve bu virüs korku hikâyelerinden çıkmış gibi. Virüsler ne ölü ne de canlı, hayatta kalmak için tutunacak canlı bir hücreye ihtiyaç duyuyorlar. Biz onların ev sahibiyiz ve bizi öldürebiliyorlar. Yani bu söylediğim şey sanki senin hayal gücünden çıkmış ama virüs gerçek bir şey.

King: Asıl olay görünmez olmalarında. Göremiyoruz fakat haberleri dinlediğimizde şunu duyuyoruz: “Dışarı çıkmak zorundaysanız, elinize dokunmayın. Eve döndüğünüzde ellerinizi yıkayın. Ayakkabılarınızı çıkartırken dikkatli olun ve belli bir yere koyun. Sonra ellerinizi tekrar yıkayın çünkü ayakkabılarınızda virüs olabilir ve çıkartırken elinize geçmiştir.”

Patolojik temizlik hastaları gibiyiz. Sürekli ellerimizi yıkıyoruz. Düşünsene, tam şu an ellerinde olabilirler. Mikroplar, virüsler ellerindeler ve vücudunun sıcak ortamına girmek için sabırsızlanıyorlar. İçeri girince çoğalıp yayılacaklar. Sürekli bunu düşünüp paranoyaklaşmak çok kolay. Tabii, diğer yandan, başka ne yapabiliriz ki?

Bu yaşadıklarımız geleceği de etkileyecek. Sonraki nesle aktarılacak bir travma yaratıyoruz. Ben 70’li yaşlardayım ve annemin Büyük Buhran’la ilgili söylediklerini hâlâ hatırlıyorum.

Bizim çocuklarımızı düşünsene, benim torunumu örnek alalım. Şimdi arkadaşlarını göremiyor, arada bir Skype’tan konuşuyorlar. Eve hapsolmuş durumda. Ancak bahçeye çıkabiliyor. Onun çocukları bir kış günü, “Çok sıkıldım, dışarı da çıkamıyorum,” dediğinde “Sen bir de 2020’yi görseydin, aylarca evde kalmıştık. Dışarı çıkamıyorduk, her yer virüs kaynıyordu,” diyecek. Anlatabiliyor muyum?

Stephen King

“Kaçacak Bir Yere İhtiyacımız Var”

Twitter’da paylaştığın bir yazıyı okumak istiyorum: “Sanatçıların gereksiz olduğunu düşünüyorsanız karantinanızı müzik, kitap, şiir, film ve resim olmadan geçirin.” Bunu neden yazdın? İnsanların sanatçıları gereksiz gördüğünü mü düşünüyorsun?

King: Ben yazmamıştım. Ana sayfada gördüm ve paylaştım. Kaçacak bir yere ihtiyacımız var. En sıradan günlerde bile. Bir zamanlar sosyal bir hayatımız vardı, sokakta arkadaşlarımızla karşılaşıp gevezelik edebiliyorduk. Sinemaya gidiyorduk. Şimdi evde dururken birden bire, “İnsanlarla birlikte olmayı özledim,” hissi geliyor. Bir restoranda oturmayı, konuşmayı ve eğlenmeyi özlüyorum. Artık bunu yapamam. Evdeyim. Sığınacak bir kitap, Netflix olmasa ne yapardım?

Şu sıralar Babylon Berlin izliyorum. Böylece Koronavirüs’ten kaçabiliyorum. İzolasyondan çıkıp 1929 Berlin’ine gidiyorum. Bir kaçış kapsülü bu. Hayal gücünü iyiliğe kullanıyoruz. Kendi yarattığın bir hayale inanıp akıl sağlığını sağlam tutabiliyorsun. Olup biten her şeyi bırakıp ufak bir tatile çıkıyorsun. Sanatın amacı budur. Dizi veya film olmak zorunda da değil. Bir şiir olabilir. Tek başına doğada bir yürüyüş yapmak da olabilir.

Hayal gücü güzel bir şey. Sürekli kullanırsanız delirirsiniz ama hiç kullanmazsanız da delirirsiniz. Gecenin bir yarısı kalkıp da, “Yatağın altından bir ses mi geldi?” diye düşünmenizi istemem tabii ki. Kesinlikle ayaklarınızın yatağın ucundan sarktığını ve her yerin karanlık olduğunu düşünmeyin. Lütfen bu gece birden uyanıp yatağın ucundan sarkan ayağınızı bilekten kavrayan soğuk bir el olduğunu hayal etmeyin. Lütfen.

* * *

Stephen King’in evde geçirdiği dönemlerde yaşadıkları böyle. Virüslerle ilgili son derece canlı betimlemeleri sizi nasıl hissettirdi? King’in karantinada sanat fikirlerine katılıyor musunuz? Yatağınızın altında sizi ayak bileğinizden kavrayacak bir canavar olmadığına emin misiniz? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Kaynak: NPR

Oyla!

Mehmet Çakıcı

1999'da Balıkesir'de doğdu. Küçük yaştan beri fantastik edebiyata ilgi duydu, büyüdükçe diğer edebiyatlara da yaklaştı. Şu sıralar İstanbul Üniversitesi'nde bu ilginin üstüne iyice düşüyor. Uzun bir süre araknofobinin nasıl yazıldığını öğrenemedi.

Marvel Eternals

Eternals Filmi Yeni Karakter Detayları, Güçleri ve Hikâye Ayrıntıları

Chilling Adventures of Sabrina 4. Sezon Netflix

Chilling Adventures of Sabrina 4. Sezon Netflix’te Yayında