Sarah Fielding: İlk Çocuk Romanı Yazarı ve Bambaşka Bir Kadın İdealini İsteyen Tarihi Kişilik

Sarah Fielding 18. yüzyılda kadın olmanın tüm zorluklarını yaşadı. Karşılığında ise ilk çocuk romanı The Governess'ı kaleme aldı. Kız çocuklarına okumanın gücünü gösterdi.

İngilizce yazılan ilk çocuk romanı olma özelliği taşıyan The Governess’ın (1749) yazarı Sarah Fielding ve onun çağının tüm güçlüklerini üzerinde taşıyan zorlu yaşamı.

Katniss (The Hunger Games) ve Meg Murry (A Wrinkle in Time) gibi kadın kahramanlardan yaklaşık üç yüz yıl önce Sarah Fielding, kadın eğitiminin değerleri üzerine bir kitap kaleme aldı.

“Okumanın gerçekten ne işe yaradığını gelin beraber düşünelim,” diye başladı satırlarına. 1749 yılında yayımladığı The Governess adlı kitabının önsözü, şöyle devam ediyordu:

“Kitapların sizi daha bilge ve iyi biri hâline getirdiği söylenir. Eğer size belletilen bu doğruyu zihninizde değiştirebiliyorsanız, okuduklarınızın esas faydasını görür, keyfini çıkarırsınız.”

Fielding’in hitap ettiği okuyucu ve eserlerindeki kahramanlar daima kızlardan oluşuyordu. İngiltere’de kadınların okur-yazarlık oranının %40 civarlarında olduğu zamanlarda Sarah Fielding, bambaşka bir kadın ideali kurmak istedi. Kızların yalnızca okumasını değil, aynı zamanda okuduklarından edindikleri bilgileri, kendi yararlarına kullanabilmelerini istiyordu.

“Genç kadınlar için okumak, özellikle de roman okumak, tehlikeli bir boş zaman uğraşı olarak görülüyordu.”

Florida State University’de İngilizce öğretmeni olan Candace Ward, The Governess’ın editörlüğünü yaptığı yeni bir basımının ardından bu gerçeğe dikkat çekerek şunları da ekliyor:

“Sarah Fielding, fantastik aşk romanlarının dışında da pek çok türün olabileceğini gösteriyor.”

Ward’ın sözünü ettiği zamanlarda bir kadının mektup dünyasına adım atması, tamamen şans eseri bir durumdu. Böyle bir zamanda yazı işleriyle uğraşan kadınlara kötü sıfatlar atfedilirken Fileding, bu tartışmaların öncülüğünü üstlenen ilklerden olmaya çok uzaktı henüz. Ondan önce feminist yazar Mary Astell, 1600’lerin sonundan itibaren kadınların eğitim hakkı için mücadele ediyordu. İngiliz romancı Eliza Haywood ise 1702’den beri eserlerini yayımlıyordu.  Hemen hemen aynı yıllarda Martha Sansaom, ev ortamına kapalı kalmak istemediğini sıkça kaleme alıyordu.

Sarah Fielding the governess

Eğitim İçten Gelir

Sarah Fielding’in ayrıntılı hayatı hakkında pek az bilgi olmasına rağmen kendisinin 1710 yılında yedi kişilik bir ailede dünyaya geldiği kaydedilmiş. Babası borçlular hapishanesinde ölen Fielding, kız yatılı okulunda az da olsa bir öğrenim görme fırsatı yakalıyor. Ardından edindiği bu bilgi birikimini arkadaşları, özel öğretmenleri ve kendi çabalarıyla artırdı. Bu şekilde edebiyat eleştirileri kaleme aldı. Yunanca ve Latince öğrendi. Ancak Fielding hiçbir zaman evlenmedi. Hayatını da çok az miktarda bir mirasla idame ettirmek zorunda kaldı. O da yalnızca arkadaşlarından gelen bağış ve yardımlarla geçinmektense kalemini bir geçim kaynağı hâline getirmeyi tercih etti.

“Kadınlar yayıncılıkta oldukça aktifti. Düz yazı eserleri Daniel DeFoe, Samuel Richardson gibi yazarların yeni geliştirdiği biçimler kadar etkiliydi.”

Ward, yazın dünyasındaki kadınlar hakkında böyle söylerken Fielding, bu erkek yazarlarla düzenli olarak görüşüyordu. Richardson’ın eseri üzerine bir eleştiri kaleme almış, üstelik ona “Saygıdeğer Sally Fielding” diye hitap eden yazarın beğenisini de kazanmıştı.

GÖZ ATIN  Yerel Söylencelerin Peşinde: Osmanlı Vampirleri

Fielding ayrıca kendisi de Tom Jones gibi romanların yazarı olan kardeşi Henry Fielding ile de çalıştı. Kardeşinin teşviki sayesinde ilk romanı The Adventures of David Simple’ı 1744 yılında yayımladı. Başta anonim olarak yayımlanan bu eser, olumlu eleştiriler alarak kısa sürede popüler hâle geldi ve ikinci basımı yapıldı. Bu gelişme, Fielding’e de yazın dünyasındaki çalışmalarını sürdürmesi için cesaret verdi. Üstelik yapıtlarının altına artık bizzat kendi adını yazarak.

The Adventures of David Simple

Kadını Nereye Koymalı?

Çağdaşları durumu kabullense de kadın bir yazar olarak Fielding’in konumu hâlâ belirsizdi. O dönemde kadınlar, erkeklerden çok daha niteliksiz bir eğitim alıyorlar, bu nedenle de ev dışında nadiren iş bulabiliyorlardı. Bunun yerine Arlene Fish Wilner’ın yazdığı üzere:

“İyi huylu, ılımlı, güvenilir, evin ahlaki ve manevi değerlerini korumaktan sorumlu, zarafetinden ödün vermeden son derece gösterişli, çekici ve besleyici,” olmaları bekleniyordu.

Fielding’in önündeki bir başka sorunsa roman türünün henüz gelişme aşamasında olmasıydı. O zamanda değin kurgusal metinler çoğunlukla Romans biçiminde kaleme alınıyordu. Yani yazılanlar Fabio ve savrulan kadınları gibi modern unsurların değil, daha ziyade şövalyeler ve iffetli hanımefendilerin yer aldığı Orta Çağ’dan kalan türleri andırıyordu. Yeni modern türe el atmak isteyen yazarlarsa kendilerini eski Romanslardan, yazılı olmayan birtakım kurallarla ayırıyordu: Öyküler realizm temelinde kuruluyordu. Kapalı bir üsluptan ziyade halk dili tercih ediliyordu. Başkahramanlar da okuyucunun, kendini özdeşleştirebileceği kişiler olarak kurgulanıyordu. Ward, kuralları bu şekilde sıralarken yeni türün yazarları, ortaya koydukları eserlerin değerli olduğunu kanıtlama gereği duyuyordu.

“Kimilerine göre roman yazıyorsanız sağlam bir gerekçe göstermek zorundaydınız,” diyor Ward. Bu da yazdıklarınızın, okuyucuyu aydınlatacak bir ders içermesi gerektiği  anlamına geliyordu. Bu amaçla yazılan eserlerde karakterler, sembolik anlamlar taşıyordu. Çok yönlü kişilikler kurgulamak yerine iyi ve kötü kahramanlar oluşturuluyor veya eserin sonunda gerçek bir ahlak dersi veriliyordu.

GÖZ ATIN  Viking Kültürünün Saklı Kalmış Eğlencesi: Kemikten Kızaklar Üzerinde Avcılık

Yeni Bir Kadın, Alternatif Bir Kurgu ve Sarah Fielding

Fieldings’in The Governess adlı eserinde ise metin, olumlu ve olumsuz kişilik örneklerini açıkça gösterir. Roman; fabllar, peri masalları ve okuldaki her kıza ait otobiyografiler dahil toplam yirmi anlatıdan oluşur. Anlatı boyunca yalnızca ismen yer alan Bayan Teachum karakteri üzerinden hangi davranışın uygun olup olmadığı, kızların hangi kabahatleri işlememesi gerektiği (gösteriş, bencillik ve korku) anlatılır. Tüm bu öyküler, kızlar arasındaki mektuplaşmalarda geçer ve sonda, öykülerden nasıl bir ders çıkarılacağı tartışılır.

“Bayan Teachum’un öğrencileri her bir öyküyü dinler. Bu öyküsel çerçeve, Bayan Teachum’un (veya bazen öğrencisi Jenny Peace’in) muhtemel yanlış yorumları düzeltmesini sağlar,” diyor İngilizce öğretmeni Patrick Fleming.

“Bayan Teachum’un okulunda Jenny haricindeki diğer dokuz kızın hiçbiri tamamen erdemli değildir. Her biri, okula gelmeden önceki hâline göre gelişme gösterse de ahlaki olgunluğa erişen olmamıştır.”

Yani kısacası Fielding, diğer kızları eğitim bilinci konusunda teşvik etmek için kullandı. Ayrıca uygun birer eş olmalarını sağlayacak meziyetler geliştirmelerine yardımcı oldu. Ki bu, belki bugün bile bir kadının hayatındaki en önemli ekonomik unsurdur. Ne var ki bu iki fikrin altında yatan gerilim, yani özgürlüğe karşı bir kocaya sığınmak- kariyeri boyunca Fielding’in hep savaş verdiği bir durumdu.

“Görünmek veya görünmez olmak -bunlardan hangisi ikmale, mutluluğa veya sadece huzurlu bir hayata götürür sizi?” diye soruyor Ward.

“Bana kalırsa Fielding tüm kalem hayatı boyunca bu sorularla boğuştu. Geleneksel, evcil bir mekân, Fielding için oldukça arzu edilen bir yer gibi görünüyordu. Öte yandan buna karşı gelen bir dürtü vardı.”

the governess

Fielding’in Peşinden

Öyle ya da böyle, Fielding’in yazarlık kariyerini sürdürmekten başka seçeneği yoktu. The Governess, inanılmaz bir başarı getirmiş, türünün ilk örneğini teşkil etmişti. Ondan beş yıl önce John Newberry’in kaleme aldığı A Little Pretty Pocket-Book adlı eser, ilk çocuk kitabı (ayrıca Fielding’in eserinden farklı olmak üzere ilk çocuk romanı) olarak kabul edilmişti. Ne yazık ki bu kitabın başarısı bile Fielding’e yeterli bir ekonomik güvence sağlayamadı. Dolayısıyla Fielding, arkadaşlarının desteğiyle geçinmeye devam etti. Kitabının nam salmasına karşın hiçbir zaman tamamıyla bağımsız olamadı. 1768’de Fielding hayata gözlerini yumduğunda The Governess, beşinci baskısını yapmıştı ve yüz elli yıldan uzun bir süre boyunca da basılmaya devam etti.

GÖZ ATIN  Eski Türklerde Büyü ve Büyücülük

Ward’a göre Fielding ve dönemin diğer kadın yazarlarını tanımak, tarihi belgeleri doğrulamakta önemli bir adım. Yıllar boyu araştırmacılar yalnızca erkeklerin eserlerine odaklanıp kadınların hepsini göz ardı etti. Ancak unutulmamalıdır ki 18. yüzyıl edebiyatı, modern düşüncenin gelişmesinde oldukça önemli bir yere sahiptir.

İlk çocuk romanının öyküsünü Ward’ın şu sözleriyle sonlandırırken Smithsonian dergisinde Fielding’in kadın sesini daha yakından duyabilirsiniz:

“18. yüzyıl İngiltere’sinden bize kalan, kurumlarımız, eğitim ve iş üzerine fikirlerimizdir. Bunların her biri o dönemde temel almış düşüncelerdir. Fikirlerin bugün kabul ettiğimiz biçimiyle dile getirildiği dönem de budur. Ve her bir eser, bugünün belgelerini oluşturmuştur.”

Kendisinin eserleri ne yazık ki Türkçeye hiç kazandırılmadı. Ancak onun yarattığı etki dünya edebiyatında hâlâ hissediliyor. Sarah Fielding’in hayatı hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşmayı unutmayın.

* * *

* Kitap Dağıtmak İçin At Sırtında Yol Kateden Kadınlar

Kaynak: Smithsonian Mag




1995 yılında, dünyaya ilk defa dokunduğundan bu yana okuyor gözlerim, ellerim, kulaklarım ve hislerim. En çok doğayı okuyorum, sonra müziği, renkleri; ve edebiyat okuyup çeviriler yapıyorum, başka gözlerin bakışlarına dokunabilmek için. Dimağımın heybesinde biriktirdiğim kelimelerden masallar fısıldıyorum. Hayatı satır aralarına katık ediyorum; yağmurlu gökte vicdanı arıyor, mum ışığında güneşi buluyorum. Sabah günümü aydın eden kahve kokuları gece gözüme uyku sürüyor. Küçücük bir kutuda azıcık yaşıyorum, yetinmekle doyuyorum.

Sarah Fielding: İlk Çocuk Romanı Yazarı ve Bambaşka Bir Kadın İdealini İsteyen Tarihi Kişilik

Sarah Fielding 18. yüzyılda kadın olmanın tüm zorluklarını yaşadı. Karşılığında ise ilk çocuk romanı The Governess’ı kaleme aldı. Kız çocuklarına okumanın gücünü gösterdi.

Başa dönün