in

Ay Madenciliği Yıldırım Tekniği ile Mümkün Hâle Gelebilir

Ay madenciliği yeni teknolojiler ile umut vadeden bir projeye dönüşüyor. Elektrik akımlarıyla uygulanan yıldırım tekniği, uydumuzun geleceğinde önemli bir yere sahip olabilir.

Ay Madenciliği

Ay madenciliği konsepti uzun süredir bilim insanlarının, uzay ajanslarının ve vizyoner girişimcilerin aklını kurcalayan bir konu. Kayalıklı uydumuz, gelecekte uzayın bilinmezlerine yapılacak yolculuklar için bir durak olarak kullanılabilir. Ayda bol bulunan metal ve su gibi değerli malzemeler de, bu durakta doldurularak yolculukların masrafı azaltılabilir. Ayın zenginliklerini kolay ve ucuz bir yolla çıkartabilmek için öne sürülen yeni yıldırım tekniği, bütün bunları mümkün kılacak güce sahip.

Bilimsel adı ablatif akış madenciliği olan teknik, Teksas Üniversitesi’nden Asistan Profesör Amelia Greig önderliğinde geliştirildi. Greig’in “ayın yüzeyini yıldırımla vurmak gibi” benzetmesi yaptığı teknikte, ay elektrik akımlarıyla vurularak yüzeye yakın kısımlardaki su ve metal gibi materyaller üste çıkartılıyor.

Elektrik akımları iki elektrot vasıtasıyla yer altında bulunan buz hâlindeki suyu eritip, buhar olarak hapsedecek. Çıkan metal maddeler de iyonlaşmış biçimde elektrotlara depolanacak.

Greig’in bulduğu teknik NASA tarafından yeni kurulan Gelişmiş Konseptler Enstitüsü’nden kabul gördü. NASA, Enstitü ile “NASA’nın gelecek görevlerinde çığır açacak fikirleri destekleyip Amerika’nın uzay yolculuğunun geleceğinde rol oynayacak girişimcilerle iş birliği yapmayı” hedefliyor.

Amelia Greig: “Ay Madenciliği Ticari Amaçlarla Yapılmıyor”

Ay Madenciliği

Yıldırım tekniğinin geliştirilmesine enstitüde devam edilecek. Greig ve ekibi konsepti laboratuvar ortamında test edecekler ve yılda 10 ton su toplayacak bir prototipin inşasına hemen başlayacak. Greig, su buharının yönlendirilmesinin zorlandırıcı olduğunu, bu yüzden ablatif akış denilen teknoloji büyük öneme sahip. Ablatif akış, partikülleri manyetik alanlardan geçirerek, depolama alanlarına geçirmekte kullanılıyor.

Ay madenciliğiyle ilgili en büyük eleştirilerden birisiyse, insanlığın uzaydaki parmak izinin çok büyük miktarda artacağı konusunda. Dünya’nın farklı şekillerde tüketim için kirletilmesinden sonra, aynısının önce Ay sonra da diğer gezegenlerde gerçekleşmesi büyük korku sebebi.

Greig ise bu konuda farklı bir bakış açısına sahip:

“Ben ve ekibim için Ay madenciliği ticari amaçlar güdülerek konulmuş bir hedef değil. Gelecekte Ay üzerindeki yerleşimlerin kendi kendine yetebilmesi birincil amacımız. Ay’dan su ve diğer materyalleri elde edemediğimiz sürece Ay’da kolonileşmek imkânsız. Ay, Mars ve oradaki insan yerleşmesi için de çok önemli bir durak olduğundan, Mars projeleri de zor hâle gelecek.”

Sizin Ay madenciliği konusundaki fikirleriniz neler? Uzay yolculuğumuzda ticari amaçlar mı yoksa yeni yaşam alanları mı ön plana alınmalı? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilirsiniz.

Kaynak: Space

Mehmet Çakıcı

1999'da Balıkesir'de doğdu. Küçük yaştan beri fantastik edebiyata ilgi duydu, büyüdükçe diğer edebiyatlara da yaklaştı. Şu sıralar İstanbul Üniversitesi'nde bu ilginin üstüne iyice düşüyor. Uzun bir süre araknofobinin nasıl yazıldığını öğrenemedi.

İsimsiz Dağların Tanrısı - M. Bahadırhan Dinçaslan

İsimsiz Dağların Tanrısı: Bir Şiir Kitabının Kısa Öyküsü | Yazarının Kaleminden

Outlander 7. Sezon Onayı

Outlander 7. Sezon Onayı Aldı: Tarihi Fantastik Dizi Yola Devam Ediyor