Ursula K. Le Guin‘in ilk kez 1991’de yayımlattığı ve birbirleriyle bağlantılı öykülerinden oluşan Denizyolu (Searoad) adlı derlemesi dilimize kazandırıldı.
Fantastik ya da bilimkurgu türünde olmayan kitap Oregon’un Klatsand adlı sahil kasabasında geçiyor. Ve burada yaşayanların başından geçen ilginç, tuhaf ötesi olayları konu alıyor. Kimi zaman dalgalar sahile yazı yazıyor kimi zamansa sadece birkaç günlüğüne kasabadan ayrılan biri geri döndüğünde herkes tarafından yaşlı bir ihtiyar gibi görülüyor. Kitabın en önemli özelliğiyse (başta da belirttiğimiz gibi) tüm hikâyelerin birbirleriyle bağlantılı olması.
Denizyolu isimli derlemenin arka kapak yazısı şöyle:
İsimlerimizin aynı olduğunu söyledim. Daha önce başka bir ismi olduğunu söyledi. Söylemesini istedim. Söylemedi. “Sadece Kızılderili Fanny işte” dedi. Buraya Klatsand dendiğini söyledi. Burada bir köy varmış, plajın üst yanındaki derenin orada.
Oregon’un küçük sahil kasabası Klatsand sakinlerinin sıradan hayatları; deniz kabuğunda uğuldayan, martı kanadında taşınan, rüzgârın denize savurduğu, dalgalara gömülen rüyalar, umutlar, kederler, hayaller. 2018’de kaybettiğimiz Ursula K. Le Guin’in kaleminden, bitirir bitirmez tekrar okumak isteyeceğiniz öyküler.
Denizyolu, kumlara yazılı sözcüklerden bir dünya kuruyor.
Kitabın çevirisi Yerdeniz serisi başta olmak üzere pek çok önemli eseri dilimize kazandıran Çiğdem Erkal‘a ait. Ona Aysun Babacan eşlik ediyor.
Doğan Kitap aracılığıyla raflardaki yerini alan kitap kısa süre önce çıktı. Le Guin müptelalarına mutlulukla duyurulur.
Kapak tasarımı berbat, içerikle ne kadar alakalı bilmiyorum ama çok itici geldi bana. Hiç sevmedim, o kadar ki beğenmediğimi 50.486 kez hem de farklı cümlelerle ifade etsem bile yeterince anlatamamış olurum.