Dracula’nın Hiç Basılmamış Bölümünü İçeren “Dracul” Romanı Raflarda!

Bram Stoker’ın Kayıp Günlükleri ve Dracula’nın hiç basılmamış 101 sayfası, yazarın torunu Dacre Stoker ve J.D. Barker’ın kaleme aldığı "Dracul" isimli kitapla bizlerle buluşuyor.

Dracula’yı tanımlamak isterkengotikfantastik edebiyatın yol taşlarını döşemiş en ikonik eser” demek, muhtemelen hatalı bir yargı olmayacaktır. Milyonların okuduğu, uyarlamalarını ya da ilham verdiği yapıtları ilgiyle takip ettiği muazzam bir kitap…

Şimdi, soru şu: Bu kitabın tamamını okuduğunuza emin misiniz? Bram Stoker’ın yazdıkları, hepimizin kitaplığında bulunan edisyondan ibaret miydi? Cevap, hayır. Stoker, kitabı o dönemin yayıncısına götürdüğünde eserin ilk 101 sayfasından vazgeçmesi gerektiği, ancak bu şekilde yayımlanacak bir kitap olabileceği söyledi ona. Üstelik bu bir varsayım ya da söylentiden ibaret de değil Rıhtım halkı, kanıtlarımızla geldik: Bram Stoker’ın torunu Dacre Stoker, ünlü yazar J.D. Barker ile kaleme aldığı kitap DRACUL’da hem muhteşem bir kurgu yaratıyor, hem de büyük büyükbabasının ölümünden sonra bulunan günlükleri ve kitaptan çıkarılmış 101 sayfayı da hikâyeye dahil ediyor. Ve kitap kapağının üzerinde yer alan şu sarkastik sloganın hakkını da layıkıyla veriyor:

“Ölümsüzler için gelmeyecek olan şey, ‘son’dur. Başlangıç, onlar için de vardır. Her ölümsüz bir gün doğar.”

[irp posts=”992″ name=”Dünden Bugüne: Dracula Efsanesi”]

Nemesis Kitap’ta eserin editörlüğünü üstlenen Mustafa Güdük, sitemize özel olarak kitabı anlatıyor. Gelin sözü ona bırakalım:

1897 yılında Bram Stoker, adını Hortlak koyduğu kitabın el yazmalarıyla Archibald Constable & Company’nin kapısını çaldığında eserinin bir kurgu olmadığı iddiasındaydı. Bu yüzden editör Otto Kyllman’la sohbeti şu sözlerle açtı: “Bu hikâye gerçektir!” Biz bu gerçek hikâyeyi Dracula ismiyle biliyoruz.

Dacre Stoker ile J. D. Barker’ın Nemesis Kitap’tan yayımlanan kitabı Dracul, Bram Stoker’ın vampir fantazyasını dünya çapında külte dönüştüren eseri Dracula’nın üzerine kurulduğu bu “gerçek”lere ışık tutuyor. Kahramanımız da bizzat Bram Stoker’ın kendisi. Böylece eser hem Kont Dracula’nın hem de yaratıcısı Bram Stoker’ın gerçek hikâyesiyle tanıştırıyor okuru.

Dracul’un kaleme alınmasının temelinde Bram Stoker’ın el yazmalarıyla eserin basılı kopyaları arasındaki farklar yatıyor diyebiliriz. Bram Stoker ilk yayıncısıyla eser üzerine görüşürken hem kitabın isminden hem de metnin ilk 101 sayfasından feragat etmek zorunda kalmış. Bu da hikâyenin kilit önemdeki bir kısmının okurla hiç buluşmadığı anlamına geliyor. Bugünkü telif yasaları o dönemde yerleşmediği için farklı ülke ve dillerdeki baskılarda yapılan değişiklik ve uyarlamalar da cabası. Dacre Stoker ile J. D. Barker’ın iddiası da efsanenin bu kayıp başlangıcını sayfalara dökmek bir nevi. Bu yüzden yazarlarımızın şu sözlerine kulak vermek gerekli: “Dracula çoğumuz için biçimlendirici bir romandır. Çocukluğumuzda veya gençliğimizde elimize aldığımız ve yıllar içinde tekrar tekrar okuduğumuz, kütüphanemizin ayrılmaz bir parçası olan eski bir dosttur. Aslında onu o kadar iyi tanırız ki hikâyenin içinde sunulan her şeyin nasıl başladığı sorusu aklımıza bile gelmemiş olabilir.

Daha önce büyük dedesinin eseri üzerine çeşitli yeni kurgular üreten torun Dacre Stoker’la Türkçe okurunun muhteşem polisiye gerilim serisi 4. Maymun ve 5. Cinayet’le tanıdığı yazar J. D. Barker, bu efsane kitaba bir saygı ifadesi olacak şekilde hikâyeyi yaratıcısının hayatından gerçeklerle harmanlayarak somutlaştırmaya, Bram’in hayatında önemli mekân ve kişileri de dahil ederek şahsileştirmeye gayret etmişler. Bu kişilerin başında kız kardeş Matilda ile Dadı Ellen geliyor ve hikâye kıtlık dönemi İrlanda’sını sahne yapıyor kendisine.

Kitabın en önemli yanlarından biri Bram Stoker’ın şahsi notları ve basım aşamasında Dracula’dan çıkartılan kısımları ve edisyonlardaki değişiklikleri temel alması ve Stoker Ailesi’nin dört kuşaklık kayıtları ve aile içi hikâyelerle zenginleştirilerek yazılmış olması. Kitabın son kısmında bu not ve kayıtların bazı fotoğrafları da mevcut. Buna ek olarak, metnin yine aileden birinin katılımıyla yazılmasını da belirtmek gerek: Dacre Stoker, Bram Stoker’ın büyük torunu(torununun çocuğu).

Yazarlarımızın bizimle paylaştıkları ilginç bir bilgi de Kont Dracula’ya ilham veren tarihi figür olarak bilinen, bizim daha çok Kazıklı Voyvoda olarak tanıdığımız Eflak Voyvodası II. Vlad Tepeş’in Bram Stoker’ın notlarında hiç geçmemesi. Kont Dracula ile Kazıklı Voyvoda arasındaki benzerlik ve bağlantı, aslında ilk defa 1972 yılında yayımlanan bir kitapta ileri sürülmüş (In Search of Dracula [Dracula’yı Ararken], Raymond McNally ve Radu Florescu, 1972). Yazarlarımız, Kont Dracula karakterine ilham verenin aslında birçok kültürde var olan ölümsüz ve kan içen hortlaklara ilişkin efsaneler olduğunu öner sürüyorlar. Özel olarak da İrlanda halk hikâyesi Derag-Due’nun. Dadı Ellen’ın kitabın önemli karakterlerinden birine ilham vermesi, küçük Bram’e bu hikâyeyi ve daha birçoğunu anlatan kişi olmasından kaynaklanıyor.

Son olarak da kitabın tanıtım metnine göz atalım:

Dracula kitabının yazarı Bram Stoker’ın gizli kalmış notlarından esinlenilerek yazılan bu eser, yalnızca Kont Dracula’nın gerçek kökenini ortaya çıkarmakla kalmıyor, Bram Stoker’ın geçmişini de aydınlatıyor. Ardından bu ikisini birbirine bağlayan esrarengiz kadının hikâyesini de okurla buluşturuyor. Elinizden bırakamayacağınız bu gotik roman, Goodreads tarafından 2018’in en iyi korku-gerilim kitaplarından biri olarak gösterildi.

Yıl 1868. Yirmi bir yaşındaki Bram Stoker, tarif edilemez bir kötülükle yüzleşmek üzere ıssız bir kulede bekler. Yaşamının bu en uzun gecesinde bir haç, kutsal su ve bir tüfekle hayatta kalmayı uman Bram, çaresizce tanık olduklarını ve kendisini buraya sürükleyen olaylar zincirini anlatır…

Bram, hastalıklarla boğuştuğu çocukluk günlerini anne ve babasının Dublin’deki evinde, Ellen Crone adındaki genç bakıcısı eşliğinde yatağa bağımlı olarak geçirmektedir. Yakınlarındaki bir kasabada peş peşe tuhaf ölümler yaşandığında, Bram ve ablası Matilda, Ellen’ın davranışlarında bir gariplik fark ederler. Sonunda Ellen, giderek artan tüyler ürpertici tavırlarıyla aniden ortadan kaybolur.

Yıllar sonra Matilda, Paris’te aldığı sanat eğitimini tamamlayıp döndüğünde Bram’e Ellen’ı gördüğünü söyler. Böylece, Bram uzun zamandır sona erdiğini düşündüğü kâbusun aslında yeni başladığını fark eder…

Dracul, Kont Dracula ve yaratıcısının kökenlerine dair korku ve macera dolu bir kurgu; meraklılarına duyurulur! Selim Yeniçeri’nin çevirisini üstlendiği 520 sayfalık kitabın dağıtımı dün itibariyle yapıldı, yani internet satış noktalarından ve fiziki kitapçılardan temin edebilirsiniz. İyi okumalar!

1983 yılında İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümünden mezun oldu. Bu meselede gurur duyduğu tek kısım, Ünsal Oskay’ın öğrencisi, gayrı resmi asistanı olmak ve “Biranın faziletlerini yazınız” şeklindeki sınav sorusuna yanıt yazabilmekti. Yıllarca televizyon, radyo, dergi haberciliği yaptı ama derdi her zaman kitaplardı. Son on yıldır kitaplar için basın danışmanlığı yapıyor, eş zamanlı olarak çeviri editörlüğü, çeviri ve son okuma yapıyor, bunlarla çıldırıyor; ama çoğunlukla mutluluktan…

Dracula’nın Hiç Basılmamış Bölümünü İçeren “Dracul” Romanı Raflarda! için 3 yorum

  1. mit dedi ki:

    Editörün kitap için sitemize özel bir yazı yazması hem çok hoş hem de ince bir davranış olmuş, habere ayrı bir hava katmış :slight_smile: Teşekkürler.


  2. Çok merak ettim bulabilirsem kütüphaneme katayım :slight_smile:


  3. Evet, Mustafa gerçekten şahane biri İhsan Bey ve asıl biz teşekkür ederiz! :slight_smile:


Dracula’nın Hiç Basılmamış Bölümünü İçeren “Dracul” Romanı Raflarda!

Bram Stoker’ın Kayıp Günlükleri ve Dracula’nın hiç basılmamış 101 sayfası, yazarın torunu Dacre Stoker ve J.D. Barker’ın kaleme aldığı “Dracul” isimli kitapla bizlerle buluşuyor.

Başa dönün