KR Kitap Kulübü #5 | Giovanni Papini – Kaçan Ayna

Kayıp Rıhtım Kitap Kulübü tüm hızı ve heyecanıyla devam ediyor. Beşinci etkinlikte beraber okuyacağımız kitap Giovanni Papini'nin "Kaçan Ayna" adlı eseri oldu. 15 Şubat tarihinden itibarense forumda birlikte tartışacağız. Hepinizi bekliyoruz!

Şimdiye kadar birlikte harika kitaplar okuduk ve tartıştık. Kayıp Rıhtım Kitap Kulübü beşinci etkinliğiyle tüm hızıyla devam ediyor. Adını birinciliğe yazdıran İtalyan yazar Giovanni Papini‘nin kitabı “Kaçan Ayna” (Lo specchio che fugge), kulübümüzün okuyacağı yeni kitap oldu.

Kırmızı Kedi Yayınevi etiketiyle, Şadan Karadeniz çevirmenliğinde Babil Kitaplığı kapsamında çıkan eserin tanıtım bülteni şu şekilde:

Trajik Gazete ile Kör Pilot’u, kötü bir İspanyolca çevirisinden okuduğumda on bir-on iki yaşlarında olmalıyım.

Ne olursa olsun, kişisel bir yaşantıya gönderme yapmak istiyorum. Şimdi, öylesine uzak olan o sayfaları hayranlıkla, gönül borcuyla yeniden okurken, kendi bulduğuma inandığım, kendi biçemimce uzamla zamanın başka noktalarında yeniden işlediğim masallar buluyorum onlarda.

Papini’nin hak etmediği bir biçimde unutulmuş olduğundan kuşku duyuyorum. Bu kitaptaki öyküler, insanın melankoliye ve alacakaranlığa eğilimli olduğu bir çağın ürünleridir, ama günümüzde sanat onları değişik kılıklara bürüse de, melankoli ile alacakaranlık yitip gitmiş değildir.”
Jorge Luis Borges

Önemli Not: Kitabın tartışması 15 Şubat’ta başlayacaktır.


Son olarak etkinlikler hakkındaki gelişmeleri takip edebileceğiniz Kayıp Rıhtım Kitap Kulübü’nün ana başlığına hepinizi bekleriz.

Şimdiye kadar yaptığımız tüm etkinliklere buradan (eski etkinlikler her zaman tartışmaya açık) bakabilirsiniz. Aynı zamanda etkinlikleri Goodreads’ten takip etmek için KR Kitap Kulübü’nün grubunu ve Kayıp Rıhtım’ın ana hesabını takip etmeyi unutmayın.

Şimdiden keyifli okumalar dileriz. Etkinlik başlangıcında başlığa uğramayı unutmayın.

GÖZ ATIN  Çöpkent: Nesnelerin Gizemli Dünyasında Bir Garip Iremonger




1993 yılında Ankara’da doğdu. Çocukluğunun bir kısmını İzmir’de geçirdi ve şu an İstanbul'da yaşamakta. Psikoloji bölümünde eğitim gördü. Edebiyat, sinema, bilgisayar oyunları, müzik ilgisi ve bunları paylaşma sevgisiyle çeşitli kültür-sanat sitelerinde yazdı.

KR Kitap Kulübü #5 | Giovanni Papini – Kaçan Ayna için 26 yorum

  1. Irmak dedi ki:

    Kaçan Ayna benim için sürpriz bir liderlikle oylamayı kazandı. Dürüst olmak gerekirse kazanacağını hiç düşünmemiştim. :smile:

    Yağmurlu bir akşamüzeri kitaba başladım ve soluksuz okuyup bitirdim. Öyküyle aram yoktur ama bu kitap sahip olduğum bu düşünceyi biraz sarstı diyebilirim. Bu yüzden beni Papini ile tanıştırdığınız için size teşekkür ederim. :hibiscus:

    Kitaba gelecek olursak;
    Bazı yerlerde “Gerçekliğin doğasını hiç sorguladın mı?” cümlesi beynimde yankılandı. Yazar; insanın var olma amacını, kim olduğu, zamanın insanı değiştirip değiştirmediğini - değiştirmişse bu değişimden memnun olup olmadığı - insan isterse bu dünyadan fiziksel olarak göçmeden de ölümü yaşabilir mi diye sorguluyor ve insanın farklı yönlerine, arayışlarına bu öykülerde değiniyor.

    Havuzda İki Yansı bana biraz Narkissos’un hikâyesini anımsattı. Arada şöyle bir fark var tabii. Narkissos kendisine âşık olurken bu öyküde kahraman kendini, eski halini eleştiriyor. Şahsen en sevdiğim hikâye, Ödenmeyen Gün oldu. İnsan, güzellik gibi gelip geçici bir niteliğe öyle bel bağlıyor ki o olmazsa kendini eksik hissediyor. Gençliğinde bunu fark etmiyor ama ihtiyarladığında o günlerini özlemle anıyor.

    Yazar, Kaçan Ayna’da insan bilinmezin peşinde koşup duruyor diyor ama bence insanı ayakta tutan yarın umudu ve bu iyi ki böyle yoksa hayat çekilmez olurdu.

    Son olarak şunu da ekleyeyim. :blush:
    “Yeniden karşılaşmalara, utkulara, yükselişlere, terfilere, çoğalışlara, ele geçirmelere, unutmalara umut bağlatan yarın olmasaydı, insanlar yaşamaya razı olmazlardı. Yarının uzak kokusu olmasa, bugünün kara ekmeğini yemezlerdi.”


  2. Nemo dedi ki:

    Öncelikle ben kitabın varoluş temasını çok sevdim. Daha doğrusu Papini tarafından bunun büyüleyici sunumuna âşık oldum.

    Bazen bir öykü boyunca, aynı konuyu farklı farklı şekillere sokularak anlattı. Bunu da kesinlikle tekrara düşmeden, her cümlede yaratıcılığını döktürerek vermeyi de başarmış. Biraz açayım: Bu aslında tehlike barındırıyor. Okuyucu içe bakışın ve benlik sorgulamasının tekrarlı sunumundan daralabilir bir süre sonra. Hatta bazı öykülerde yukarıda da dediğim gibi aynı durumu farklı şekillerde betimliyor. O yüzden “Burası gereksiz olmuş,” demeye çok müsait bir tercih. Ama bunu hayal gücü ve anlatı becerisiyle aşması da tebriği hak ediyor.

    Gerçeküstü anlatımını insanın kendisini sorgulamasına vesile olacak şekilde kurgulamış. Benlik, toplumsal kimliğin öyküler boyunca yazar tarafından her açıdan röntgeni çekiliyor. Dediğin gibi her sayfada bu sorgulama okuyucunun beyninde yankılanıyor. Üstelik bu yüksek seviyede edebi tatmin duygusuyla birlikte geliyor.

    Hangi öykü daha iyiydi sorusu çok zor… Hepsi benim çocuklarım. :stuck_out_tongue: Yukarıda da yazılan “Zihinsel Bir Ölüm” cidden üstlere oynar. “Havuzda İki Yansı” ve “Neysem O Olmak İstemiyorum Artık” da üstlerde yer bulur.

    Benim tek olumsuz eleştirim çeviri kısmına geliyor. Yukarıda da bahsedilmiş. Asıl sorun çok gereksiz virgül kullanımı. Bu da anlatıma zarar vermiş. Onun dışında çeviri büyük kusurlara sahip değildi. Ama belli ki geliştirilebilir.


  3. Agape dedi ki:

    Ancak okuyup bitirdim. Uzun zamandır beni böyle etkileyen, düşündüren, sorgulatan, kendimi yoklatan bir kitaba denk gelmemiştim. Harikaydı…

    Çok fazla Babil Kitaplığı’ndan okumadım. Okuduklarımın hepsini çok beğenmiştim ama Papini’nin kitabı açık ara birinci. Böyle bir kitap beklemiyordum aslında. Daha çok diğerleri gibi olacağını düşünmüştüm.

    Neresinden başlamalı bilemiyorum. Eleştirilecek bir şey bulamadım. İlla bir şey bulacaksam evet, virgüller can sıkıcıydı. Yine de her öyküde o kadar güzel değinilmişti ki konulara bunu önemsemedim.

    Ben bütün öykülerini çok beğendim. Her birinde kendimden parçalar buldum. Bazıları neredeyse benim içine düştüğüm, kendimle savaş verdiğim günlere götürdü beni. Bazı öykülere ufak ufak değinmek istiyorum.

    Havuzda iki Yansı:

    Çarpıcıydı. Günümüzde hep şikayet ettiğimiz, kızdığımız kendimize dönüp bakmamıza ve nerede yanlış yaptığımıza değinen, farkındalığımızı daha da arttırmaya yarayan bir öyküydü. Zaman zaman açıp okuyarak, anımsayarak üstüne düşneceğim bir öykü.

    Saçma Sapan Bir Öykü:

    İnsanın kendisine itiraf etmek istemediği şeylerle yüzleşmesine kendi penceresinden yaklaşmış Papini. Ben bu öyküde çok fazla şey buldum. Kendimi, yaşantımı, eylemlerimi sorgulamama neden öykülerden birisi oldu.

    Zihinsel Bir Ölüm:

    Bazen bazılarımız ölümü fazlasıyla düşünürüz. Ölümdeki mantığı anlamaya, ölümün hayattaki ve insanlardaki yerini kavramaya çalışırız. Ölmenin ne demek olduğunu ve öldükten sonraki o belirsizliği düşünürüz. Ben bu öyküde aynı zamanda insan beyninin kişinin kabullenişlerine olan tepkisini de buldum. Bu açıdan da çok hoşuma gitti.

    Hasta Beyfendinin Son Ziyareti:

    Tek kelimeyle “Mükemmel”

    Neysem O Olmak İstemiyorum Artık:

    Bu öyküyü en sevdiğim dostumun kesinlikle ama kesinlikle okuması gerekiyor. Okudukça sanki onu dinliyormuşum hissine kapıldım. Sanki onun bana anlatmaya çalıştıklarını kusursuz bir sanat eseri olarak sunmuş yazar. Zaman zaman açıp okuyacağım ve üstüne derin derin düşüneceğim bir öykü.

    Sen Kimsin?

    Bir sabah uyandığınızda etrafınızdaki herkes sizi tanımasaydı ne yapardınız? Aileniz, arkadaşlarınız, dostlarınız, sıradan mahalleli insanları… Hepsi için artık önemsiz, yabancı bir insan haline gelseydiniz nasıl hissederdiniz? Onlar için bir hiç olduğunuzu acılı birkaç günün ardından kabul ettiğinizde ne yapardınız? Korkar mıydınız yoksa rahatlık mı hissederdiniz? Tüm bunları ve daha fazlasını sorgulatıp farkındalık kazandıracak öykülerden birisiydi bana göre.

    Ödenmeyen Gün:

    Beni en çok etkileyen öykülerden biri oldu. Hayat da böyle değil mi sizce de? O kadar bekler, bir şeyin hayalini kurar, sonun sonunu tasarlarsınız ama hayatın kendi planları içinizden geçer.

    Okuduğum güzel kitaplardan birisiydi. Ben okumayanlara tavsiye ederim. Bir gün mutlaka okumanız dileği ile.


  4. dün okudum ve bittiğinde, bu eserden haberim olduğu için çok şanslı hissettim. harika bir seçim olmuş.


  5. enlied dedi ki:

    Ankette oyumu başka bir kitaba vermiştim ama okuduktan sonra Kaçan Ayna’nın seçilmiş olmasından dolayı çok mutlu oldum. Kısacık kitapta bu kadar yoğun öyküler beklemiyordum. Papini ölümü, intiharı, karanlığı insanı bunaltmadan anlatmış bir şekilde. Her öyküde ayrı bir iç hesaplaşma var.
    Bütün öyküler etkileyiciydi. “Havuzda İki Yansı” ve “Sen Kimsin?” favorilerim sanırım.
    Okumayı biraz aceleye getirdiğimi ve sindiremediğimi düşünüyorum. Düşsel Konçerto’yu edinip geniş zamana yayarak okuyacağım.


KR Kitap Kulübü #5 | Giovanni Papini – Kaçan Ayna

Kayıp Rıhtım Kitap Kulübü tüm hızı ve heyecanıyla devam ediyor. Beşinci etkinlikte beraber okuyacağımız kitap Giovanni Papini’nin “Kaçan Ayna” adlı eseri oldu. 15 Şubat tarihinden itibarense forumda birlikte tartışacağız. Hepinizi bekliyoruz!

Başa dönün