Asayiş Berkemal: Tüfenklere Veda, Yoğun Eğlenceye Merhaba

Diskdünya romanlarının genel editörü Ümit Mutlu, serinin son kitabı "Asayiş Berkemal"i sizler için inceledi.

Dar sokaklarda ve tekinsiz mahallelerdeki bitmek bilmeyen kovalamacalar, hakiki kimliğini bir türlü ele vermeyen cani katiller, görevinden uzaklaştırılmaya bir adım kalmış şekilde yaşayan asi polis memurları, çaylak ama yürekli ve hevesli gece bekçileri… Tüm bunlar, polisiye edebiyatın ve sinemanın olmazsa olmaz unsurları. Ve elbette, senelerdir defalarca kullanıldıkları da için, aynı zamanda klişeleri. “Diskdünya”nın temel işlevlerinden birinin de klişelerle oynamak olduğunu düşünürsek… eh, Asayiş Berkemal’i biraz olsun özetleyebiliriz.

Asayiş Berkemal, Diskdünya’nın on beşinci, “Bekçiler” alt serisinin ise ikinci kitabı. Heyecanlı bir ejderha kovalamacası olan Muhafızlar! Muhafızlar!’dan tanıdığımız isimler var içinde elbette: Yüzbaşı Sam Vimes, Çavuş Colon, Onbaşı Havuç, Onbaşı Nobbs… Şimdi aralarına zoraki de olsa yeni üyeler katılıyor ve ekibin de, ekibin yarattığı keşmekeş ve çözümlerin de çapı büyüyor. Fakat işleri bu kez daha zor; çünkü ilk kez karşılaştıkları, oldukça ölümcül ve maalesef fazlasıyla pratik bir silahla yüz yüzeler: Tüfenk ile. Ve Diskdünya’nın belki de ilk seri katili, hem de elinde tüfenkle, sokaklarda fink atıyor.

Basitçe böyle bir konusu var Asayiş Berkemal’in. Diğer Diskdünya romanlarına oranla daha karanlık ve depresif olan kitap, aynı zamanda bir Diskdünya romanının sahip olabileceği en büyük ciddiyete de sahip. Ama ebette bunlar onun aslen bir mizah ve parodi romanı olduğunu unutturacak değil. Asayiş Berkemal kendi tarzında, karanlık bir kara-parodi aslında.

Yani, örneğin bir ast-üst atışması sahnesinde okurun aklına kaçınılmaz olarak daha önce izlenen ya da okunan onca atışma sahnesi geliyor ve kişi tam onlara içten içe nostaljik bir saygı duruşu sunmaya hazırlanırken, bir sonraki satır tüm o sahnelerin aslında ne kadar mantıksız olduğunu anlatabiliyor. Ya da, hemen tüm filmlerde karşılaşılan klişe bir sahne felsefi bir tabana oturtulabiliyor:

“Bir silaha yanlış tarafından bakmak zorundaysanız, yani tamamen bir insanın merhametine kalmışsanız, o insanın kötü bir insan olduğunu umardınız. Çünkü kötü insanlar, gücü severdi; insanların üzerinde güç sahibi olmaktan hoşlanırlardı; sizi korku içinde görmek isterlerdi. Öleceğinizi bilmenizi isterlerdi. Ve bu yüzden, konuşurlardı. Böbürlenirlerdi. Kıvranışınızı izlemek isterlerdi. Çok iyi bir puroyu içmeyi erteleyen biri gibi, onlar da cinayet ânını ertelerdi. Bu yüzden, dua edin de sizi yakalayan kişi kötü biri olsun. Çünkü iyi biri, sizi tek kelime etmeden öldürür.”

Bu gerçekçi ama moral burkucu mizahının yanında kitabın özellikle güçlü bir yanı daha var: Ayrımcılık ve ötekileştirmenin manasızlığını yine basitçe ama çarpıcı bir şekilde ortaya koyması.

Diskdünya, malum, garip bir yer. Irkçılık pek görülmese de “tür ayrımcılığı” yaygın. Hem de Ankh-Morpork gibi devasa ve kozmopolit bir şehirde bile. Yani insanlar birbirlerine değilse de trollere, cücelere veya ölmemiş olanlara karşı büyük önyargılar besleyebiliyor. Yalnızca insanlar da değil. Bir azınlık grup, bir diğerine diş bileyebiliyor. Ezilenin zulmü de tabii, zaliminkinden daha vurucu oluyor.

Ve bazen bir polis memuru, bir-iki kışkırtıcı lafla en “aydın” kişinin içindeki ırkçıyı ortaya çıkarabiliyor. (Evet, bir polis memuru yapıyor bunu. Burası Diskdünya. Fazla kurcalamayın.)

Kapalı kapıların ve kirli hesapların ardında şehri yöneten hükümdarlar, sırf nüfuz ve ihtişam uğruna cinayet işlemekten kaçınmayan düzenbazlar, içsel pusulaları idealizmden asla şaşmayan karizmatik bekçiler ve kontrolsüz güç karşısında bocalayan iyi niyetli âmirler, romandaki çatışma unsurları olarak kendilerine yer buluyor. Tabii bir de tüm bu sosyolojik ve psikolojik altyapının üstüne son âna dek çözülemeyen bir cinayet soruşturması ekleniyor ve böylece roman Diskdünya’nın en çarpıcı kitaplarından biri olup çıkıyor.

Diskdünya’yla yeni tanışmak isteyen okurları da üzmeyecek olan Asayiş Berkemal, sinematografik unsurlarla bezeli, yine bol göndermeli ve kurgusu öncüllerinden çok daha güçlü olan, amansız bir koşuşturmaca.

Ümit Mutlu
Diskdünya Seri Editörü

  • 18
    Shares
Etiketler:  




Asayiş Berkemal: Tüfenklere Veda, Yoğun Eğlenceye Merhaba

Diskdünya romanlarının genel editörü Ümit Mutlu, serinin son kitabı “Asayiş Berkemal”i sizler için inceledi.

  • 18
    Shares

“Son gemi de ayrıldığında limandan,

Kaybolmuştu artık o rıhtım, gecenin karanlığından…”

Başa dönün