in ,

Isaac Asimov’un Bugünleri de İşaret Eden Işınlanma Öyküsü “Çok Güzel Bir Gün” Üzerine

Isaac Asimov 1954 yılında bir ışınlanma öyküsü kaleme almıştı. Günümüze de temas eden Çok Güzel Bir Gün üzerine konuştuk.

isaac asimov öyküsü inceleme It’s Such a Beautiful Day

Isaac Asimov imzalı It’s Such a Beautiful Day adlı öyküsü ilk kez, 1954 yılında Star Science Fiction Stories’in 3. sayısında yayımlandı. Eser daha sonra 1969 tarihli Nightfall and Other Stories adlı koleksiyonda yer aldı. Yazarın ışınlanma teknolojisini işlediği ve günümüzü de işaret etmeyi başardığı Çok Güzel Bir Gün öyküsü üzerine kaleme aldığımız inceleme sizlerle.

Öykünün dilimizde Çok Güzel Bir Gün adıyla yayınlanmış çevirisine Bilim Vesaire adlı platformdan ulaşmanız mümkün.

Hikâyenin dilimize bir başka çevirisi de 1979 yılında X-Bilinmeyen Bilimkurgu Dergisi’nin Temmuz 1979 tarihli 37. sayısı için Ayça Bike tarafından, “Öylesine Güzel Bir Gün ki” adı ile gerçekleştirilmiş. Nightfall One and Other Stories kitabı 1991 tarihinde Altın Kitaplar tarafından Galaksi Şeytanları adıyla bir tür seçki olarak Türkçeleştiriliyor. Ancak It’s Such a Beautiful Day’e yer verilmiyor.

Bilimkurgu edebiyatının kült yazarlarından Isaac Asimov’un geleceğe ışık tutan hikâyesi Çok Güzel Bir Gün aradan geçen yarım yüzyıldan fazla zamana rağmen güncelliğinden bir şey kaybetmeden ilgiyle okunabiliyor. Bu aslında bir bakıma hayret verici sayılabilir. Bilimsel buluşların tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar hızla ilerlediği bir zaman diliminden bahsediyoruz çünkü. Kişisel bilgisayarların, yüzümüzü göstererek her türlü bilgiye erişmemizi sağlayan cep telefonlarının, dünyanın dört bir yanında olan biteni anında takip etmemizi sağlayan internetin, bir tuşla evimizi tavaf ederek temizleyen robotların olmadığı bir zamanda yazılan bir öykü bu. Asimov’un fikir dünyasının ne kadar geniş, kapsayıcı ve öngörülü olduğunun kanıtı aynı zamanda.

Isaac Asimov: Rusya’da Başlayıp Amerika’ya Uzanan Bir Yaşam

1920 doğumlu Isaac Asimov, devrimin ardından Rusya’nın Petrovichi kentini terk ederek, ABD Brooklyn’e göç eden bir ailenin oğlu.1939’da Colombia Üniversite’sinden mezun olan Asimov’un bilimkurguya merakı babasının şeker dükkânında satılan dergileri okurken başlıyor. 2. Dünya Savaşı’nda cepheye gidiyor. Döndükten sonra mezun olduğu üniversitede kimya alanında doktorasını tamamlayan Asimov, yaşamı boyunca bilim ile iç içe olan çalışkan ve azimli bir öğrenci oluyor. Savaşı tecrübe etmesi, ileride eserlerine şiddet karşıtı tavrıyla yansıyor. Asimov’un kurmaca dünyasında şiddet ve savaş her durumda kaçınılması gereken, zorunlu durumlarda başvurulacak son çare olarak yer alıyor. Enfekte kandan geçen HIV virüsü sebebiyle 1997 senesinde trajik bir şekilde sonlanan yaşamı boyunca Vakıf adlı kült serisi dahil, bilimkurgu türünde birçok romana ve öyküye imza atıyor, sayısız makale kaleme alıyor.

isaac asimov çok güzel bir gün It’s Such a Beautiful Day

İncelememizin konusu, gelecek zamanlardaki bir ışınlama hikâyesini anlatan, Çok Güzel Bir Gün adlı öykü.

Çok Güzel Bir Gün Öyküsünde Olaylar 12 Nisan 2117’de Geçiyor

Öykü, zamanın edebi eğilimlerine paralel olarak daha ilk cümlesinde olayın geçtiği zamanı belirterek başlıyor. Olan biten günümüzden yaklaşık 100 yıl sonra 12 Nisan 2117 tarihinde gerçekleşiyor. Bayan Hanshaw’ın alan moderatör nün fren valfi depolarize olmuş, bir başka değişle ışınlama makinesi bozulmuştur. Bu durum okul çağındaki oğlu Richard Jr.’ın tuhaf nevrozunu ortaya çıkaracaktır. Daha ilk paragrafta okurda merak uyanır. Bu ışınlama hali nasıl bir şeydir? Bayan Hanshaw kimdir? Işınlama makinesi neden bozulmuştur? Ayrıca makinenin bozulması oğlundaki nevrozu ne şekilde ortaya çıkarmış olabilir? Bu soruların tümünün teker teker çözümleneceği, son derece akıcı bir okuma deneyimi bekliyor okuru.

İnsanın saniyeler içinde bulunduğu ortamdan binlerce kilometre uzaklara moleküler taşınması olarak tanımlanan ışınlanma, halen üzerinde konuşulan, tartışılan, araştırılan bir konu. Hatta enteresan bir şekilde, öykünün geçtiği 2117 yılına tam yüz yıl kala, 2017’de Çinliler maddeyi ışınladıklarını açıkladılar. Gelecekte insanın ışınlanmasının da mümkün olabileceğini düşündürüyor bilimsel gelişmeler. Ancak, öykünün yazıldığı 1950’lerin başında, yazarın bugün dahi geçerliliğini koruyabilen bir bilimsel kurmaca dünyası yaratabilmiş olması hayranlık uyandırıcı.

Öykü, ışınlamanın insanların günlük rutinine girdiği bir çağda geçiyor. Öyle ki herkesin evinde ışınlama makinesi vardır ve insanlar mikrop kapacakları korkusuyla “dışarı” çıkmayı gereksiz bulurlar. Artık bir yerden başka bir yere her türlü seyahat ışınlanmayla gerçekleşmektedir. Çocuklar okula ışınlanarak gitmekte, anneler biraz daha yüksek enerji maliyeti ödemek pahasına, binlerce kilometre uzaklıktaki ülkeleri ziyaret etmek için ışınlanmaktadırlar. Işınlanma, içine bir “kapı”dan girilen makine sayesinde gerçekleşmektedir. “Kapı” imgesinin farklı anlamlar içeren şekillerde, öykünün pek çok yerinde, metaforik olarak kullanıldığı gözlenmektedir.

Küçük Richard’ın Büyük Keşfi

Işınlama makinesinin bozulduğu gün Richard, komşularının ışınlama makinesini kullanmak yerine, yangın çıkışını kullanarak araziye çıkar. Okula yürüyerek gitmeyi tercih etmesiyle başlayan süreç, öyküdeki olay örgüsünün başlangıcıdır. Richard dışarıyı -aslında yeniden- keşfetmiştir. Oysa, Richard’ın öğretmenine göre: “Dışarıda bir şey yoktur. Dışarısı hariç. Güneş ışığı sertçe parlıyordur ve tozlu bir rüzgâr vardır.” Gelecekteki toplumda yaşamın kolay, güvenli ve hijyenik olması her şeyin önüne geçmiştir. Dışarıda olmak gereksiz ve anlamsız bir hale gelmiştir.

Hikâyede yazar, Richard’ın olağan dışı davranışlarını, annesinin, psikiyatristinin ve arkadaşlarının ağzından, onların bakış açısıyla anlatmayı tercih etmiştir. Böylece, öykü karakterlerinin olay karşısındaki tepkilerine ve davranışlarına ayna tutarak, öyküye derinlik kazandırmayı başarmıştır.

Kıyafetlerin, günlük kullanılan eşyaların, evdeki örtülerin, yorganların yeni, temiz ve tek kullanımlık olduğu, “hijyen” odaklı bir gelecekte, Richard ’ın çamurlu, güneşli, mikroplu arazide dolaşmayı tercih etmesi çağ dışı ve ayrıksı bir durum olarak görülmektedir. Koronavirüs pandemisi ile mücadele ettiğimiz şu günlerde, virüslerden korunmanın ne kadar hayati olduğunu tecrübe ediyoruz. Asimov engin öngörüsüyle, şu anda temel önceliği sağlığını korumak olan günümüz insanına, yetmiş yıl öncesinden göz kırpmaktadır adeta.

Richard’ın dışarı çıktığı günden sonra ışınlanma makinesinin kapısı yerine, dışarıya açılan ilkel kapıyı tercih etmesi, onu farklı bir gerçekliğe sürükleyecektir. Kapı, metaforik olarak, bambaşka bir farkındalığa açılan eşiktir aslında. Eşiği geçen Richard dışarı çıkacak ve artık aynı çocuk olmayacaktır. Yağmura, rüzgâra, çamura, güneş ışığına ve olası mikroplara rağmen, dışarıda olmaktan keyif alacaktır. Sonrasında dışarıya çıkmayı alışkanlık haline getirecek, yaşadığı dönemin eğilimlerine ters düşecektir. Ancak bu tercihi, annesi ve öğretmeni tarafından tepkiyle karşılanacak, hatta psikolojik bir anormallik olarak değerlendirilecektir. Bu süreç Richard’ın bir psikiyatrist tarafından görülmesini gerekli kılacaktır.

Psikiyatrist Dr. Sloane, makinelerin yaptığı psikolojik tarama gibi modern, mekanik yöntemler yerine, yüzlerce yıl önce kullanılan, demode, karşılıklı konuşarak anlaşma yöntemini tercih etmektedir. O Richard’ı anlama taraftarıdır. Onu anlamanın en iyi yolu kapıdan geçip dışarı çıkmaktır. Yaşamında bir ilktir bu.

Öykü Atmosferi

Öykünün Bilim Vesaire çevirisinde, mekkano, tergo-duş, vizifon, stratojet gibi kelimeler orijinal aslından birebir çevrilmiş. Ancak bu durum öykünün bilimkurgusal niteliğinden dolayı fazla göze batmıyor. Çünkü yazar atmosfer yaratmak için, sadece geleceğin dünyasında var olması muhtemel, bambaşka bir nesneler evreni yaratmayı hedeflemiş. Okurda gelecek hayali canlandırmada bu yöntem oldukça etkili, bu yüzden de başarılı.

Asimov’un gelecek tasvirinde olası buluşlarla, bunların insanın günlük yaşamına nasıl etki ettiği incelikle ele alınmış. Ancak burada asıl dikkate değer olan, insan davranışının da aynı titizlikle işlenmiş olması. Pek çok bilimkurgusal metnin mekanik dünyasından farklı olarak, olay örgüsü içinde yer alan karakterler zaafları, hırsları, beklentileri, arzuları ile hikâyenin içinde yer alıyorlar. Böylece gelecekte olan bitenin insanı nasıl etkileyeceğini somut bir şekilde görebiliyoruz. Okurda en çok merak uyandıran şey, gelecekte Dünya’nın insanlık için nasıl bir yer olacağı. Yazar da bunun farkında olmalı. Geleceği öyle gerçekçi bir biçimde anlatıyor ki, eserleri yıllardır sadece bilimkurgu meraklıları tarafından değil, herkes tarafından keyifle okunuyor.

Bazı Şeyler Hep Aynı

Uzun süre önce eşini kaybetmiş olan Bayan Hanshaw’ın, oğlu Richard’a gösterdiği şefkat ve “olması gereken en doğru şekilde” davranma çabası özellikle vurgulanmış. Annenin bu davranışlarında, günümüz ebeveynlerine benzerlik seziyor okur. Diğer yandan Hanshaw’ın etrafındakilere (Tamirci Joe Bloom’a ve Richard’ın öğretmeni Bayan Robbins’e) karşı aksi, gururlu, koruyucu, üstten bakan tavrına şahit oluyoruz. Bunun maddi imkanları geniş, üst sınıftan bir aileye mensup olmasından kaynaklandığı özellikle vurgulanıyor. Oysa aynı kişi, iyi bir aileden gelen Psikiyatrist Dr. Sloane’ne karşı oldukça yumuşak başlı ve nazik bir davranış sergileyecektir. Bu kısımlar aşina olduğu insan davranışlarıyla okuru hikâyenin içine çekiyor ve empati yapmasına sebep oluyor.

Asimov’un çizdiği gelecek tasavvurunda sınıfsal farklılıklar yüzyıl sonra da devam etmektedir. Bayan Robbins’in enerjiyi hesaplı kullanan, dar gelirli bir aileden geldiği belirtilir. Geleceğin dünyasında paylaşım ekonomisinin işleyişi, en önemli değer olan enerji üzerinden gerçekleşmektedir. Robbins’in, Hanshaw ile görüşmesinde enerjiyi hesaplı kullanmak zorunda kalan bir sınıftan geldiğini açık etmesi utanç verici bir durumdur.

isaac asimov çok güzel bir gün It’s Such a Beautiful Day

İnsanların ışınlanarak seyahat ettiği, günlük rutinlerin türlü robotlar ile çabucak hallolduğu uzak gelecekte dahi, sınıfsal farklılıklar var olmaya devam etmiştir. Asimov’un bilimkurgusal metnin içine yerleştirdiği realite dozu, gelecekteki insanı da, binlerce yıldır biriktirdiği değerler çerçevesinde ele alışı Asimov’u Asimov yapan sebeplerden bir tanesidir.

Robot Evreni ve 3 Robot Yasası

Gelecek tasvirinin vazgeçilmezi robotlar öyküde detaylı bir şekilde anlatılıyor. Richard’ın soyunmak, banyo yapmak gibi günlük rutinini yapan yardımcı robot mekkano, yaşamı kolaylaştıran bir makine olarak tasvir edilmektedir. Bu, Asimov’un robot imgesine bakışının bir yansımasıdır aynı zamanda. Asimov’un robotlara, çağdaşı bilimkurgu yazarlarına taban tabana zıt bir bakışı vardır. Zamanının insanlığı yok etmek isteyen “canavar robot” imajına karşı; Asimov’un robotları insanlara yardımcı, barışçıl varlıklardır. Bu yaklaşımı yetmişli yıllarda hayli şaşkınlık yaratmış, genel geçer robot algısını yerle bir etmiştir.

Asimov robotların insanlığa faydalı olmasının koşullarını belirleyen 3 Robot Yasası’nı ortaya koymuştur. Bu yasaya göre:

-Bir robot insana zarar veremez, zarar görmesine seyirci kalamaz.

-Bir robot birinci kuralla çelişmediği sürece insanın emirlerine uymak zorundadır.

-Bir robot birinci ve ikinci kuralla çelişmediği sürece kendi varlığını korumakla mükelleftir.

Mantıksal tutarlılığı halen kabul gören bu yasayla Asimov’un bilinç dünyasının ne denli öngörülü ve kapsamlı olduğunu bir kez daha anlıyoruz. İnsan makine ilişkisine dair saptamalarının felsefi temellere dayandığının ip uçlarını söyleşilerinde de vermiştir Asimov. 1976 yılında New York Devlet Üniversitesi’ndeki söyleşisinde robotları yapan insanların, kendi güvenliklerini sağlayacak vasıtaları da robotların içine koyabilecek kadar bilgi ve yetenek sahibi olduğuna inandığını belirtirken, “Makinelerin bizlerin yerine geçebilecek zekaya sahip olduklarında, bunu yapmaları gerektiği fikrindeyim,” diyerek tartışmalı olsa da sıra dışı fikirlerini ortaya koymuştur.

Çok Güzel Bir Gün

Hikâye, birçok bilimkurgu öyküsünde olduğu gibi günümüze atıfta bulunarak, şu anda sahip olduğumuz şeyleri gelecekteki dünyanın nostaljik ve hoş anıları olarak ele alıyor. Okur, “Kim bilir, farkında bile olmasak, belki de bugün insanlık olarak gelecekte olabileceğimizden daha iyi bir yerdeyizdir,” diye düşünürken, bir yandan da çaresizce öyle olmamasını diliyor.

Yüz yıl sonra, bilimsel gelişmeler ve yeni buluşlar yaşamımızı bugün olduğundan daha kolay hale getirebilir. Peki, önemli olan bu mu? Dünya’mızın güzelliklerini, havayı, suyu, bitkileri, hayvanları ne derece koruyabiliyoruz? Bunun için global düzeyde alınan önlemler yeterli mi? Kıt kaynaklarımızı koruma, çoğaltma, bizden sonraki kuşaklara aktarma, en azından daha az tüketme becerisini gösterebilecek miyiz?

Bilimkurgu eserler, “Daha iyi bir gelecek için, bugünden ne yapabiliriz?” sorusunu sormamıza vesile olduğu ölçüde başarılı. Felsefi derinliğe sahip eserleriyle, uzun yıllar boyunca aynı heyecanla takip edilen Asimov’un bilimkurgunun duayeni olması sebepsiz değil.

Öyküdeki, insanların dışarı çıkmayı dahi gereksiz bulduğu, çok da uzak olmayan gelecek gerçekçi mi? Öykünün yazıldığı günden bugüne yaklaşık yetmiş yıl geçti. Artık, dışarı çıkıp sokakta oynamak yerine, evde bilgisayarlar ve tabletlerle vakit geçirmeyi tercih eden bir kuşak var. O zaman gelecekte, dışarı çıkmayan insanlık neden olmasın?

İncelememizi Asimov’un bir sözüyle sonlandıralım:

“Bilimkurgu kurtuluşumuz için hayati bir önem taşır. Tabii eğer bir gün kurtulacaksak.”

Isaac Asimov öyküleri, ışınlanma teknolojisi ve It’s Such a Beautiful Day üzerine yorumlarınızı bizimle Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilirsiniz.

Kapak İllüstrasyonu: Murilo Justiniano

Oyla!

Sitare Kanşay Sarayönlü

İnternetin, sosyal medyanın, akıllı telefonların, televizyon kanallarının olmadığı yakın geçmişte, kitaplar ve filmlerle büyümüş bir X kuşağıyım. Hacettepe Kamu Yönetimi ve Siyaset Biliminde lisans; Ankara Üniversitesinde yüksek lisans eğitimi aldım. Finans sektöründe çalışıyorum. Filmlerde yaş sınırının olmadığı çocukluk yıllarımdan beri korku filmlerine ve bilimkurguya merakım var. Öykülerim ve sinema yazılarım Kayıp Rıhtım, Edebiyathaber, Yazicizi ve Okuryatar mecralarında yayınlandı.

2 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Blackheart Blackheart dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş.

  2. Avatar for Sitaresan Sitaresan dedi ki:

    Beğendiğinize sevindim:)

Altyazı Sinema Dergisi Hayao Miyazaki

Altyazı Sinema Dergisi’nin 207. Sayısı Dosya Konusu Hayao Miyazaki Oldu

meteor sıvı su güneş sistemi

Meteorların İçinde Sıvı Su Bulundu: Güneş Sistemi’nin Geçmişi Aralanıyor