Risk of Rain 2: Gezegenden Kaç, Hayatta Kal, Ortalığı Yakıp Yık!

Uzay taşıma sisteminin yaygın olduğu uzak bir gelecekte kaotik bir evrene atılmaya hazır mısınız? O zaman Risk of Rain 2 ile aksiyon başlasın!

Uzaydasınız, bir tüpün içinde gezegene inerek Risk of Rain 2’ye başlıyorsunuz. Amacınız tek başına ya da ekibinizle birlikte gezegenden kaçıp hayatta kalmak. Bu sırada bir sürü yaratığı bulduğunuz eşya ve yeteneklerinizi kullanarak alt etmeniz, ortalığı tam anlamıyla yakıp yıkmanız gerekiyor.

Genellikle platform oyunlarında roguelike türüne sıkça rastlamayız. Risk of Rain hem platform, hem roguelike, hem de shooter olmak üzere üç oyun türünü harmanlayarak bizi bol keseden aksiyonla karşılıyor. Şimdi ise ikinci oyunuyla 3 boyutlu çok oyunculu bir TPS olmak üzere efsane bir dönüş yaptı. Hopoo Games tarafından geliştirildi ve Gearbox Publishing tarafından yayınlandı.

Ayrıca oyun henüz Erken Erişim döneminde. Hâlâ geliştirilme aşamasında, yani bizi daha birçok yenilik bekliyor. Oyun erken erişimde olmasına rağmen çok başarılı bir konumda, bu süreçte bizi birçok sürpriz bekliyor.

Risk of Rain 2

Oyunun Sonsuza Kadar Yolu Var, Yolun Sonu Yok, Sadece Sizin Sonunuz Var

Oyundaki bölüm mantığından bahsedeyim biraz. Yaratık kesip kendimizi birtakım eşyaları loot’layarak donatıyoruz, yeterince donandığımızı düşündüğümüzde ise haritadaki teleporter’ı (ışınlayıcı) bulup aktif ettikten sonra boss savaşı yapıyoruz.

Oyunun standardında yedi ana bölüm ve üç de gizli bölüm var, en azından şimdilik. Oyun henüz Erken Erişim döneminde olduğu için ilerleyen zamanlarda yeni bölümlerin, karakterlerin, boss’ların ve eşyaların eklenmesi bekleniyor.

Gelelim oyunun zorluk derecelerine. İki zorluk seviyesi çıkıyor karşımıza oyunda; başlangıç zorluğu ve artan zorluk. Başlangıç zorluğu yine birçok oyundan aşina olduğumuz kolay, orta, zor düzleminde; oyundaki karşılığı da sırasıyla Drizzle, Rainstorm ve Monsoon şeklinde. Artan zorluk ise oyun başladıktan sonra devreye giriyor. Sağ üst köşede bir zorluk barı mevcut, zamanla ilerledikçe de zorluk seviyesi artmaya devam ediyor. Seviyelerin isimlendirmelerinde muzip bir dil kullanmış olmaları da oyuna ayrı bir renk katmış.

“Very Easy”den başlayarak zamanla paralel olarak artan zorluk “HAHAHAHA” ile son bulup sonsuz döngüye girerek “HAHAHAHAHAHAHA” diye devam ediyor. Zorluk seviyesi arttıkça zorluktan delirme hissiyatını sırıtmayacak şekilde başarıyla yedirmişler oyuna.

Sonsuz döngü demişken bölümlerde de benzer mantık var. Mevcut bölümleri bitirdiğinizde oyun bitmiyor, bölümler başa sarıyor tekrardan, bir yandan da artan zorluk barı size göz kırpıyor tabii ki. Döngüye girecek şekilde sonsuza kadar devam edebiliyorsunuz, tabii ölmezseniz.

GÖZ ATIN  Swag and Sorcery: O Büyülü Kostüm Benim Olacak!

Bu arada size küçük bir spoiler vereyim. Her bölüm sonu öldürdüğünüz boss’lar, zorluk derecesi deli gibi arttıkça artık karşınıza normal yaratık olarak çıkmaya başlıyor. Kendinizi her yönden kollamanızda fayda var.

Bu Kez Tek Karakter Yok, Karakter Çeşidi Çok

İlk oyunun aksine Risk of Rain 2’da oynayışımızı kişiselleştirmemize imkân sağlayan yedi çeşit karakter var. Karakterlerimizden okçudan tutun komandoya, robota, mühendise değin menzilli menzilsiz birçok çeşit bulunmakta. Oyunda karakter çeşitliliği çok, dolayısıyla kendinize uygun bir karakter bulamamanız biraz zor.

Oyundaki karakterler sırasıyla şu şekilde: The Commando, The Huntress, The Artificer, The Engineer, The MUL-T Robot, The Mercenary ve oyuna yeni eklenen yedinci karakter Rex. Ancak oyunu açar açmaz karakterlerin hepsi açık olarak gelmiyor. Bu kimine göre dezavantaj gibi gelebilir ama bence oyunun rekabetçi ruhunu gözetirsek aslında normal bir durum. Oyuna başladığınızda tek karakter açılıyor, o da komando. Komando ile başlayıp kalan altı kilitli karakteri de oynadıkça açıyorsunuz. Her birinin kilidini açmak için farklı görevler yapıyorsunuz.

Ne Var Ne Yok Bi’ Bakalım O Zaman…

Birçok roguelike oyunda görmeye alışık olduğumuz gibi burada da eşyaların oyundaki yeri çok önemli. İşin güzel yanı oyunda topladığınız eşyalar bölüm atladıkça sizinle birlikte kalmaya devam ediyor, ta ki siz ölene dek.

Oyunda yaratık keserek ve minik tüplerden çıkan paralarla sandık açarak eşya satın alıyorsunuz. Bir de bunun eşya üniteleri olan versiyonu var, yine sandık açar gibi eşya alıyorsunuz bunda da. Üç farklı bölme var, üç eşyadan beğendiğiniz birini seçip alıyorsunuz. Bazı bölmelerde soru işareti de olabiliyor, onlar da kinder sürpriz tadında. Kötü eşya da çıkabilir iyi de, orası artık sizin şansınıza kalmış bir mevzu.

Ayrıca oyunda iki tür para birimi mevcut; İlki bildiğimiz standart coin, diğeri de lunar coin.

Coin ile oyun içerisinden sandık açıp eşya almak, turret aktive etmek gibi standart aktiviteleri yapabiliyorken lunar coin bir tık daha özel bir yere sahip. Coin neredeyse her yerden kazanılabiliyorken lunar coin biraz daha nadir çıkıyor. Peki lunar coin ile neler yapabiliyorsunuz? En başlıcası genellikle The Artificer karakterini açmak olur, bunun için de mavi bir portaldan geçmek gerek. 1 lunar coin’i portaldan geçmek için, 10 lunar coin’i ise portaldan geçtikten sonra The Artificer karakterini açmak için kullanıyoruz, bunun yanında birtakım özel eşyalara da erişim sağlayabiliyoruz.

GÖZ ATIN  John Wick Evreni Video Oyunuyla Genişliyor

Elbette oyunda bir de Shrine mekanizması var. Şans, can feda etme, yaratık çağırma, dağ ve orman shrine’ı olmak üzere beş tane shrine mevcut. Şans shrine’ında bir miktar para karşılığında rastgele bir eşya düşürüyorsunuz ama düşüremeyebilirsiniz de. Can feda etme shrine’ında da canınızın %50’sini veya %75’ini feda ederek para kazanıyorsunuz, canınız aşırı az olsa dahi bu shrine’lara karşı can feda ederek ölmezsiniz (Tabii yanınızda aniden bir yaratık belirip size kafa atmazsa, kim bilir?). Yaratık çağırma shrine’ında ise yoktan yere yaratık çağırıyorsunuz etrafınızdaki yaratıklar yetmezmiş gibi, böylece yaratık keserek daha çok para kasabiliyorsunuz, başka pek bir esprisi yok.

Dağ shrine’ı ise bükülmüş pençe şeklinde gözüküyor ve teleporter’ı aktive ettiğiniz zamanki savaşınızı etkiliyor. Bir dağ shrine’ı aktive edilirse boss savaşına bir o kadar daha ekstra boss gelir ve kişi başına da birer ödül eşyası düşer. Birden fazla dağ shrine’ı kullanmak da mümkün, bu boss ve ödül eşyası sayısını ikiye hatta üçe bile katlayabilir, risklidir. Orman shrine’ı ise para karşılığında etrafta iyileştirici bir aura ortaya çıkarır. Bu iyileştirici aura, etrafındaki oyuncuları maksimum sağlık düzeylerine kadar iyileştirir.

Oyunda birçok oyunda olduğu gibi açılmayı bekleyen başarımlar mevcut. Fakat belirtmeliyim ki henüz Steam’de başarım rozetleri yok. Menüde Logbook bölümüne girerek Challenge sekmesinden başarım sürecinizi detaylarıyla gözlemleyebiliyorsunuz. Bunun haricinde Logbook’tan oyunda ilk kez karşılaştığınız haritalar, açtığınız karakterler, eşyalar, yaratıklar gibi diğer süreç detaylarınızı da görebilirsiniz.

Risk of Rain 2

Müzikler ve Grafikler Nasıl?

Oyun müziklerinin bestecisi Chris Christodoulou. Müziklerin türü elektronik ağırlıklı olmakla birlikte hafif gizemli bir ortam hazırlıyor size. Böyle dingin dingin giden ama kaos öncesi bir dinginlik varmış gibi tehlike çanlarının çalacağını ucundan gösteren türden hem de. Sonrasını zaten siz biliyorsunuz…

GÖZ ATIN  Mount & Blade II: Bannerlord Oyunu İçin Erken Erişim Tarihi Açıklandı

Grafiklere gelecek olursak, bu konuda beklentiniz pek yüksek olmasın. Pastel, çizgi ve eski tarz oyunları çağrıştıran cinsten grafiklere sahip, biraz old school havası var. Bence tatlı grafiklere sahip ama grafiğe ve detaylara aşırı detay veren oyuncular için bu bir eksi olabilir, belki oyunun diğer artıları ile olmayabilir de. Benim gibi oynanışa grafikten daha çok önem veriyorsanız, tam sizlik bir oyuna denk geldiniz. Çünkü oyun gerçekten çok akıcı bir oynanışa ve dinamiğe sahip.

Risk of Rain 2

Acaba Kim Sever, Kim Sevmez?

Oyunda en sevdiğim detaylardan biri silah mekaniklerindeki gelişme oldu. İlk oyuna göre daha esnek ateş etme mekaniğine sahip olmasını çok sevdim. İlk oyunu oynarken bu konuda çok kısıtlıydık, ya yukarı ya da önümüze ateş edebiliyorduk. Ama şahsi görüşüm; İlk oyun, Metal Slug serisindeki gibi bir silah mekanizmasına sahip olsa tadından yenmezdi. Eski old school oyunculardan kim kaldı?

FPS açısına çok alışıksanız ve TPS açısından keyif almıyorsanız sizi pek çekmeyebilir. TPS seviyorsanız ve roguelike seven, oyun zorlaştıkça eğlenen biriyseniz tam sizin kaleminiz. Hele ki arkadaşlarla birlikte CO-OP olarak oynamak müthiş zevkli oluyor gerçekten. İsterseniz solo da, multiplayer olarak yabancı insanlarla da oynama seçenekleriniz mevcut. Ayrıca Risk of Rain 2, Nintendo Switch, Xbox One ve PlayStation 4’te de oynanabilecek.

Eğer roguelike türünü seven biriyseniz, platform oyunları ile pek aranız olmasa bile bu oyuna kanınız kesinlikle ısınacak ve grind yaparken aradığınız tadı ve çok daha fazlasını bulacaksınız. Eğer siz de bu oyunu oynadıysanız görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Kaosunuz bol olsun şimdiden!

* * *

* Gray Dawn: Kırmızı Çizgilerin Üstünde Tepinen Korku Oyunu

* Forgotton Anne: İşe Yaramaz Değilsin, Sadece Unutuldun

* Life is Strange: Hayat Gerçekten de Çok Tuhaf

Kendimi bildim bileli hem oyun hem de teknoloji ile içli dışlıyım, uzmanlık alanımsa yazılım geliştirmek. Oyun oynamaya iki ila üç yaşlarında başladım, muhtemelen de sonu gelmez bu yolculuğun. Bunun yanında fantastik kurgu, bilim kurgu, korku, gerilim ve polisiye türlerini seviyorum. Bu türler eğer doğru kombine edilirse ortaya gerçekten şahane işler çıkıyor, ki bu konuda H.P. Lovecraft öykülerinin yeri bende çok ayrıdır.

Risk of Rain 2: Gezegenden Kaç, Hayatta Kal, Ortalığı Yakıp Yık!

Uzay taşıma sisteminin yaygın olduğu uzak bir gelecekte kaotik bir evrene atılmaya hazır mısınız? O zaman Risk of Rain 2 ile aksiyon başlasın!

 

 

Başa dönün
Daha fazla Geek, İnceleme, Oyun
Game of Thrones
Game of Thrones Yazarı G.R.R. Martin: “Kitapların Sonunu 1993’ten Beri Biliyorum”

George R.R. Martin, Kuzey İrlanda'daki gezisinde Game of Thrones'un senaryosu ve serinin kitapları hakkında konuştu.

Kapat