Stranger Things 3: Macera Büyüyerek Devam Ediyor

Netflix'in sevilen dizisi Stranger Things 3. sezonuyla bir kez daha kapımızı çaldı. Peki kendisini içeri buyur etmekten memnun kaldık mı? Birlikte tartışalım.

Stranger Things, Netflix’te ilk defa yayınlandığında birçok kişi için, özellikle 80’lerde çocuk olanlar için, harika bir diziydi. Dönemi çok iyi yansıtmaları, çocuklar üzerinden giden ve fantastik unsurların bol olduğu klişelerle bezeli kaliteli bir yapıma hasret olduğumuzu hatırladık resmen. Ve ardından, kanalın en çok ilgi gören içeriklerinin başında yer aldı. Tabii böylesi bir etkiye yeni sezon gelmemesi imkansızdı. İlk sezon sonunda çok rahat bitebilecek bir yapımken, 2. sezonunu da bir çırpıda izleyip bitirdik ve heyecanla yeni sezonu beklemeye başladık.

2. sezonu beğenen de oldu, hayal kırıklığı yaşayanlar da. Yapılan eleştiriler veya beğenmeyen izleyici sayısındaki artış bir bakıma anlaşılabilirdi. Çünkü artık bu diziden haberdardık, iyi bir ilk sezon izlemiştik ve nihayetinde yeni sezon için beklentiye girmiştik. Bu nedenle ikinci sezonda umduğunu bulamayan izleyici sayısı da az değildi. Yine de hatırı sayılır bir izlenme sayısına ulaştı, yeni sezonun da gelmesi kaçınılmazdı. Öyle de oldu.

Stranger Things’in 3. sezonu geçtiğimiz hafta Netflix üzerinden tüm bölümleriyle gösterime girdi. Girmekle kalmadı, Netflix’in izlenme rekorunu da kırdı. Bizler de diziyi izledik ve nihayetinde hızlıca bu sezonu da tükettik. Peki yeni bölümleri nasıl bulduk?

Şunu söyleyerek konuya geçeceğim: 3. sezonu bir önceki sezona göre çok daha izlenilesi buldum. Bu bir başarı kıstası mıdır? Benim için evet. Sonuçta Stranger Things, dizi kurgusu az çok belli bir yapım olduğu için çok fazla detaylara boğulmak yerine keyifli bir yapım izlemek ve günlük hayat rutininden az da olsa uzaklaşmak esas nokta olmalı diye düşünüyorum. Hatalarıyla, yaptıkları reklamlarla ve bazı tutarsızlıklarıyla da olsa genel olarak keyif aldığımı söyleyebilirim. Zaten hepsinden kısa kısa bahsedeceğiz.

Stranger Things

Yeni Sezon Ne Anlatıyor?

Yeni sezonda çocuk karakterlerimizin artık o çocuksu yüzlerinin geride kaldığını, ergenliğe giren ve daha da büyümüş hallerini görüyoruz. İlk sezonun üzerinden 3 yıllık bir zaman dilimi geçtiği için çocuk başrollerimiz boy atmış, sesleri daha bir tizleşmiş ve yüz hatları belirginleşmiş şekilde çıkıyorlar karşımıza. Bu değişim sadece fiziksel olarak değil elbette. Sezon boyunca karakterlerin büyüdüklerini ve sıkı fıkı olan arkadaşlıklarının eskisine nazaran açıldığını da açıkça görebiliyoruz. Hatta bazı şeyleri fazlaca görüyoruz. Giriş kısmı uzun tutulmuş durumda. Bu yüzden ilk bölümlerde canınız biraz sıkılabilir, niye bu kadar uzatmışlar diyebilirsiniz. Ama ilk 3 bölüm sonrası dizi açılıyor, merak etmeyin. Komedi unsurları da özellikle bazı karakterler nazarında oldukça güzel işlenmiş. Sonlara doğru heyecan seviyesi daha da artıyor, dizi giderek iyi bir hal alıyor.

GÖZ ATIN  Death Note Yeni Bir Uyarlamayla Netflix'te!

Rusya’dan gelen gizli bir örgütün, Upside Down’a giden yolu tekrar açmak için ileri teknolojik bir makine geliştirdiklerini görerek başlıyoruz diziye. Eleven’ın kapadığı geçidi yine Hawkins’te ama farklı bir yerde açmaya çalıştıklarını görüyoruz. Bu sırada Hawkins’e AVM yapıldığını, gençlerin AVM kültürüyle tanıştığını ve kasaba esnafının çoğunun bu yüzden dükkân kapamak zorunda kaldığına tanıklık ediyoruz. Anlayacağınız bizlerin birkaç yıl önce yaşamaya başladığı sorunların bir benzerinin 80’lerde nasıl olduğuna göz atıyoruz.

Stranger Things

Peki Kimleri Görüyoruz?

Çocuk kahramanlarımız Eleven ve Mike artık sevgili olmuş ve bulabildikleri her yalnız anlarında bol bol öpüşür haldeler. (Bu sahnelerin gereksiz uzatıldığı kanaatine bir tek ben mi vardım bilmiyorum ama buldukları her yerde yaptıkları bu hareketleri gereksiz uzatmaları hoş gözükmemiş.) Bunun yanında Will, Lucas ve Max da ekibimizle birlikte. Ama Dustin annesiyle birlikte yaz tatiline farklı bir yere gittiği için ekibimize sonradan katılıyor. Ayrıca kendisine oldukça akıllı ve güzel olduğunu söylediği ama sezon sonuna kadar bir türlü görüp duyamadığımız bir kız arkadaşından bahsedip duruyor.

Hooper ve Joyce hala aynı. Aralarındaki yakınlaşma eski sezonlara nazaran daha belirgin. Belki yaşadıkları ve bizim de izlediğimiz ortak acılar, onları bu duruma getirmiş. Nancy ve Jonathan gazetede stajyer olarak çalışmaya başlamışlar. Steve de AVM’de dondurma satıcısı olarak işe başlamış. Daha önceki sezonlarda görmediğimiz ama bu sezonda sınıf arkadaşı olan Robin de kendisine eşlik ediyor. Son olarak Max’in abisi Billy de havuzda kadınların ilgisini üzerine çekecek vücut yapısıyla cankurtaran olarak çalışıyor.

Ayrıca üçüncü sezonun en iyi karakterlerinden birinden daha bahsetmek istiyorum. Önceki sezonlarda Lucas’ın kız kardeşi olarak gördüğümüz Erica bu sezonda harika bir iş çıkartmış. Daha önce de laf sokuşlarına tanıklık etmiştik ama bunlar saniyelik görüntülerdi. Bu sezonda yeri çok daha fazla. Çoğu kişiye rahatsız edici gelebilecek yapısı olmasına rağmen bulunduğu sahneler bir hayli keyif vericiydi.

Stranger Things Erica

İncelemede bu aşamadan sonra biraz SPOILER olacak. Henüz izlemediyseniz, seyir zevkinizi kaçıracak bazı sürprizbozanlarla karşılaşabilirsiniz, bizden söylemesi.

Hikayemiz ilk bölümlerde farklı kollardan ilerliyor. Dustin, Steve, Robin ve Erica dörtlüsü yakaladıkları Rusça dilindeki bir sinyalin şifresini çözmekle uğraşıyorlar. Jim Hooper ve Joyce, yapışkanlığını kaybeden magnetlerin peşinde neler olabileceği konusunda bir araştırmaya girişiyorlar. Nancy ve Jonathan, özellikle Nancy gazeteci olmak ve patronlarına bunu ispat etmek istercesine, gelen bir telefonun peşinde yaşlı bir kadını ziyarete giderek garip davranan fareleri incelemeye başlıyorlar. Eleven, Mike, Will, Lucas ve Max de değişim geçiren Billy’nin peşine düşüyorlar.

GÖZ ATIN  Stranger Things'in Yapımcıları 3. Sezonu Onayladı!

Stranger Things 3. sezon, genel olarak bu yönde ilerleyip bir sonuca bağlanıyor. Upside Down’a açılan kapıyı kapamadan önce canavarla dövüşüp bizleri güzel bir aksiyonun içine davet ediyorlar. Karakterler arasında yaşanan duygusal değişimleri, kızgınlıkları, aşkları ve özlemleri de bir güzel ekrana yansıtıyorlar. Her sezonda olduğu gibi 8 bölümde, o sezona ait hikâyeyi tamamlıyorlar ama yine her sezonda olduğu gibi ucu açık bir nokta bırakmayı da ihmal etmiyorlar.

Bu sezon demogorgonlarla karşılaşmasak da çok daha farklı ve iğrenç bir türün varlığını görüyoruz. Will’in bir önceki sezon sonunda hissettiği o büyük yaratık bu sezon Upside Down’dan gelmek yerine dünyadaki canlıları kullanarak bir bedene sahip oluyor. Ayrıca insanları da yine etkisi altına alarak onları yönlendirebiliyor. Daha akıllı ve daha kurnaz bir halde. Fare ve insan karışımı bedenlerin eriyip birleşmesiyle oluşan bu yeni tip canavarın ölümü de çok daha zor.

Biraz da Hatalı Taraflarına Bakalım

Şimdi, kısa kısa gördüğüm bazı hatalardan bahsetmek istiyorum. Öncelikle, Eleven geçmiş sezonlarda yaptığı birçok insan üstü hareketine rağmen hala bariz bir gelişme kaydedememiş, o Upside Down’a açılan kapıyı tek başına kapatmasına rağmen yeni bölümlerde yaptığı en küçük hareketlerde bile burnundan oluk oluk kan akıyor. İzlerken artık siz tedirgin oluyorsunuz, bu kadar kan kaybettiği halde nasıl bir şey olmuyor diye. Bunu bu kadar abartmaları, en küçük şeyde bile bizlere “bakın gücünü kullandı” göstergesi olan burun kanamasını gözümüze sokmaları dizinin devamlılığı açısında mantıklı olmamış.

Rusların aslında gizlenmek ve gerekli ekipmanları taşımak için kurdukları AVM’nin yüzlerce metre altına kocaman bir tesis kurmaları ve milyonlarca yatırım yaptıkları bu tesise artık ne kadar güveniyorlarsa neredeyse hiç güvenlik görevlisi koymamaları da olayın büyüklüğüne gölge düşüyor. Üstelik söz konusu tesise tek bir giriş var. Terminator kılıklı bir adamın koca tesisi tek başına yönetiyormuş gibi gözükmesi ve kötü adam rolünde (bir iki sahne dışında) onu kullanmaları da önceki sezonlara nazaran daha içi boş bir karakter yansıması sunuyor. (Hoş, zaten o karakter bariz bir Terminator göndermesiydi.) Ruslar bu tesisi neden bu kadar çok açmak istiyorlar? Amaçları ne? Bu sorulara tam manasıyla bir cevap alamıyoruz.

Stranger Things dünyasında klişeler olmasını anlıyorum. Dizi bariz bir şekilde bunu ilk bölümlerinden itibaren gözümüze sokuyor zaten. Ama örneğin ilk çıktığında yaptıkları bu klişeler belli bir mantık etrafında otururken şu anda gelişi güzel serpiştirilmiş haldeler. Şu aralar çokça eleştirilen reklam göstermeleri de işin farklı bir boyutu. Netflix her ne kadar Burber King, Coca Cola gibi firmalardan bu konuda ücret almadıklarını, zamanın ünlü firmaları oldukları için dönemin ruhuna uyması nedeniyle eklediklerini söyleseler de bu eleştiriler dizi içeriğinin önüne geçmiş durumda.

GÖZ ATIN  Black Mirror: Bandersnatch Filminde Yer Alan "Nohzdyve" Oyununu Oynamanız Mümkün

Farkındalık Olguları

Stranger Things 3. sezonunda, önceki bölümlerde değinmedikleri bir alana, eşcinsellik olgusunu da diziye taşıdıklarını görüyoruz. Zaten çocukların ergenliğe girmesiyle birlikte o saflık da eskisine nazaran daha bir azalmış durumda. Diziye yeni katılan Robin’in, sınıfından bir kıza aşık olduğunu Steve’e itiraf etmesi ve Steve’in buna verdiği tepki çok şirindi. Sahneleri biraz daha tutarlı uzunlukta kullansalardı o etkiyi çok daha iyi bir şekilde ekrana yansıtabilirlerdi gibi geliyor.

Bununla birlikte izleyenlerin bir şey daha dikkatini çekmiş olabilir sanırım. Will’in annesiyle konuşurken Mike ve Eleven’ı da katarak Jonathan’ın Nancy’le olan ilişkisinden pek hoşlanmadığını belli etmesi sonrası, annesi, “Zamanı gelince sen de böyle olacaksın,” diyor. Will de hiçbir zaman bir kıza âşık olmayacağını sinirli ve kesin bir tavırla ifade ediyor. Yeni sezonda Will’in hemcinsine vurulduğunu görmek hiç şaşırtıcı olmayacaktır. Küçük bir detay da olsa yolunu yaptılar.

Peki bu tür detaylar dizide gerekli miydi? Batının özellikle medya üzerinden farkındalık yaratmak için bu tür konulara değinmesi üzerinden düşünecek olursak gayet mantıklı seçimler olabilir. Yine de Robin ve Steve çok iyi bir ikili olabilirmiş, umudumuzu kesmeyelim…

Bu Bir Son Değil

İyisiyle, kötüsüyle bir sezonu daha geride bıraktık. Dediğim gibi, bir önceki sezona göre seyir zevki çok daha iyi olan ve keyif veren bir sezon izledik. Artık elimizde karakteriyle, kurgusuyla oturmuş bir ekip var. Bunu ekrana da iyi bir şekilde yansıtıyorlar. Yeni sezonun da yolunu güzel bir şekilde yaptılar. Hooper’ın geri döneceğini ve olayların Chernobyl faciasına bağlanacağını söyleyenler de var. Yıl bazında baktığımızda oldukça tutarlı teoriler olmakla birlikte yeni sezonla ilgili haberler gelmeden konuşmak da henüz çok erken. Ama finalle ilgili Duffer Kardeşler’den gelen gelen şu açıklamaya da bakmanızı öneririm.

Sizlerin de Stranger Things 3. sezonuyla ilgili fikirlerini merak ediyorum. Forumlarımız üzerinden nasıl bulduğunuzu belirtebilir, detaylandıramadığım ya da bahsetmediğim konularla ilgili bir şeyler söyleyerek tartışmayı daha da derinleştirebiliriz.

Site Kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni
Kitap okumayı, film izlemeyi ve özellikle animeleri çok sever.

Stranger Things 3: Macera Büyüyerek Devam Ediyor için 1 yorum

  1. Gerçekten izlemekte en zorlandığım sezonlardan birisi oldu. Bunu sadece Stranger Things adına söylemiyorum şu ana kadar izlemekte zorlandığım en zor dizi sezonu oldu. 8.bölüme kadar bir beklentiyle izledim, kesinlikle bundan sonraki bölümde hit yapacaklar diye. Tahmin edin ne oldu 8. bölümden sonra beklentim olmadan izledim. Beklentimin olmamasına rağmen dizi beni hayal kırıklığına uğratmayı başardı. Çok kötü bir sezon, çok kötü bir finaldi.


Stranger Things 3: Macera Büyüyerek Devam Ediyor

Netflix’in sevilen dizisi Stranger Things 3. sezonuyla bir kez daha kapımızı çaldı. Peki kendisini içeri buyur etmekten memnun kaldık mı? Birlikte tartışalım.

 

 

Başa dönün
Daha fazla Dizi, Geek, İnceleme
Behzat Ç
Behzat Ç. Dizisinden John Wick Göndermeli Yeni Fragman

Fenomen dizi Behzat Ç. için yayınlanan yeni fragmanda "John Wick" rüzgârları esiyor! Yeni sezonuyla blutv'de...

Kapat