in ,

George R.R. Martin Hakkında Az Bilinen 12 Gerçek

George R.R. Martin hakkında az bilinen gerçekler! Game of Thrones’a ilham olan epik fantezi serisinin yaratıcısı, nasıl bir hayata sahip?

George R.R. Martin Hayatı Eserleri

Game of Thrones dizi uyarlaması, George R.R. Martin ismini neredeyse herkesçe bilinen bir marka haline getirdi. Ancak yine de sizler için Türkçeleştirdiğimiz bu listedeki bazı gerçekler kimi hayranları şaşırtabilir.

Buz ve Ateşin Şarkısı (A Song of Ice and Fire) kitap serisinin HBO tarafından tüm zamanların en popüler televizyon dizilerinden birine uyarlanması Martin’i gerçekten de ünlü birisi yaptı. 170’den fazla ülkede izlenen ve dünyada en çok yasa dışı olarak indirilen dizi, çeşitli profillerden birçok insanın tutkulu hayranlığını kazandı. Ancak en sevdikleri eserin yaratıcısı hakkında hâlâ pek fazla şey bilmeyen birçok okur ve izleyici var.

Bizler de George R.R. Martin hakkında bazı eğlenceli gerçekleri Türkçeye kazandırdık. Onun tutkularını, kökenini, yaşam boyu inançlarını ve modern edebiyatın en beğenilen yazarlarından biri haline gelmesine yardımcı olarak onu şekillendiren tüm noktaları sizlerle paylaşacağız.

1. Martin Gerçek Bir Çizgi Roman Tutkunu

George R.R. Martin doymak bilmez bir çizgi roman hayranı olarak Fantastic Four ve Avengers gibi Marvel öykülerine beslediği sevgiyle büyüdü. Hâlâ son derece arzulu bir çizgi roman okuru olan yazar, o zamanlar Marist Katolik Hazırlık Lisesi öğrencisiyken birçok çizgi roman hayranının yaptığı gibi Stan Soapbox’a ateşli mektuplar göndermişti. Bu mektuplarda sevdiği ve sevmediği karakterler, hikâyeler hakkında düşüncelerini paylaştı.

Wonder Man

Daha o zaman Martin’in kelimeler üzerindeki belagati açıkça görülmekteydi. Halka açık bir radyo programına katılan Martin, çizgi romanlara olan ilgisini ve genç bir yazar olarak onun üzerindeki etkisini şöyle anlattı:

“Mektup yazdığım sıralarda Marvel çizgi romanları gerçekten devrimciydi. Stan Lee inanılmaz bir iş çıkarıyordu…”

George R.R. Martin’in gözüne bir Marvel karakteri özel olarak takılmıştı. Bu karakter Wonder-Man’di. Onun New Jersey’nin Paterson kentinden gelmesinden daha çok, bir süper kahraman olarak hikâyesinin trajikliği dikkatini çekiyordu.

2. Bayonne’daki Tecrit Edilmiş Hayatı Kendisinin Yaratıcılığını Körükledi

Modern edebiyattaki en zengin dünyalardan birinin yaratıcı olarak Martin’in bir gezgin olduğunu ve dünyanın pek çok yerini gördüğünü düşünüyor olabilirsiniz. Ama aslında yazar New Jersey’nin Bayonne ilçesinde, oldukça mütevazı bir şekilde yetişti. Bir liman işçisinin oğlu olarak su kenarındaki gemileri seyretti. Çocukluğunu yelken açan bir kâşif ya da bir astronot olmayı hayal ederek geçirdi.

Bayonne George R.R. Martin

Küçük yaşta yazmaya başlamıştı ve semtindeki diğer çocuklara canavar hikâyeleri satıyordu. Ancak öykücülük girişimi, canavarlar yüzünden kâbuslar görmeye başlayan çocukların aileleri tarafından engellendi. Dünyasının büyük bir kısmı okul ve ev arasında geçen George R.R. Martin doyumsuz bir okuyucuya dönüştü. Seyahat etmeye duyduğu özlem, kuvvetli hayal gücünün sınırları aşarak kendi dünyasından uzak diyarları keşfetmesine yardımcı oldu.

3. Vietnam Savaşı’nda Vicdani Ret Hakkını Kullandı

George R.R. Martin, konu savaş olduğunda her zaman derin açmazlar yaşadı. Vietnam Savaşı’na asker olarak katılmak istemediği için vicdani ret hakkını kullandı. Onun yerine 1973- 1976 yılları arasında Cook İlçesi Yasal Yardım Vakfı ile 2 yıllık alternatif bir hizmette bulundu.

George R.R. Martin - Vietneam

Savaşı yüceltme fikrine karşıydı, romanlarında da savaş sahnelerini bilhassa bu yüzden böylesine sert şekilde kaleme aldı.

“Savaş insanlarda en iyiyi ve en kötüyü ortaya çıkarır, savaşın ihtişamını kutsamak için kullanılan edebiyat; 1970’lerde hippi kuşağı ile onun çirkinliği hakkında yazdı, bana kalırsa her ikisinde de gerçeklik payı var.”

Sözlerinin altında imzası olan George R.R. Martin’in Vietnam’a genel olarak karşı olmasına ve savaştan kimin kazanç sağladığına dair endişeleri taşımasına rağmen pasifist olarak tanımlanabilir.

Vietnam’da savaşan ve onunla deneyimleri hakkında konuşan dostlarından edindiği izlenimler George R.R. Martin’in edebiyatına şu katkıyı sağlamıştır: Evet, Game of Thrones bir savaş hikâyesi. İşte tam da bu yüzden kimse güvende değil.

Savaş sırasında herhangi birinin herhangi bir zamanda öldürülebileceği üzerine kurulan yapıt okurlarda ve izleyicilerde silinmez bir etki bıraktı.

4. Bir Yazar Olarak Kederi, Neredeyse Kariyerine Mal Oluyordu

Aslında Game of Thrones’tan çok önce George R.R. Martin ödüllü bir bilimkurgu ve korku edebiyatı yazarıydı. Martin’in. 4. kitabı olan The Armageddon Rag (1983) beklenmedik bir ticari başarısızlık yaşadı. Poseidon ve Nemo yayınevleri tarafından ortak olarak birçok defa basılan kitap, gizem-fantezi türündeydi. Locus ve World Fantasy ödüllerine aday gösterilse de adeta bir ticari fiyaskoydu.

 The Armageddon Rag - Martin

Martin’in kalbine ve ruhuna çok yakın olan bu projenin başarısızlığı yazar o kadar perişan etti ki, Martin artık daha az yazmaya başladı. Niyahetinde de kitapları bırakıp televizyon için üretmeye yöneldi. Bu ticari kararı bir yazar için oldukça büyük bir kalp kırıklığı olmalı.

5. Televizyon İçin Yazmak Onu Mutsuz Etmiştir

The Armageddon Rag’de yaşanan hayal kırıklığının ardından romancı kimliğinden uzaklaşan Martin, televizyon ve sinema yapımları için yazmaya başladı. Beauty and the Beast, The Twilight Zone, The Outer Limits gibi sayısız televizyon projesinde yazarlık yaptı.

Burada finansal istikrar bulan George R.R. Martin bu kez de sanatsal açıdan tatmin olamamıştı, ayrıca çok sevdiği çalışmalarının birçoğunun da gün ışığını görmemesi onu derinden üzüyordu. Bunun hakkında şöyle konuştu:

“Para gerçekten yetmez, para kendinize ait olan şeyin yerini alamaz… İşlerinizin okunmasını istiyorsunuz, Bir medya şirketinin yönetici ofisindeki üç beş kişi yeterli değil”

6. Onun Bir Kütüphane “Kulesi” Var

Herhangi bir Game of Thrones hayranının bildiği gibi romanlardaki hikâye tarihsel bir rezonansa sahip. Bilhassa Orta Çağ ve başka tarihi dönemlerin unsurlarıyla perçinlenmiş, fantastik bir kumaşa sarılmış halde Güller Savaşı’nın yeniden canlandırılması gibi. Bu haliyle seri adeta bir Magnum Opus olarak literatürde yerini alırken bu fikre kapılmamızda Geroge R.R. Martin’in bir tarih tutkunu olmasının yeri büyük.

George R.R. Martin

Tarihe böylesine düşkün ve onu bozmaya da bir o kadar meraklı olduğundan, bir yazar olarak kendisine ait bir kütüphane toplamak istedi. 2009 yılında Santa Fe’de -kendi sokağından- bir ev satın aldı ve kule şeklinde bir kütüphane inşa ettirmek istedi. Burası aynı zamanda ofis alanı olarak da hizmet veriyor. Ne yazık ki belediye ona iki kattan daha fazlası için inşaat izni vermedi. Ancak içerisindeki yedi krallığın mühürlerinin temsili ve kocaman vitray pencereler kümesi ile kütüphane yine de etkileyici bir yapı oldu. Kütüphanede kendi kitaplarının yanı sıra desteklediği ve sevdiği yazarların yapıtlarına da yer veren Martin, semtinde ciddi bir sanat destekleyicisi haline geldi.

7. New Mexico’da Muhteşem Bir Özel – Bağımsız Sinemaya Sahip

George R.R. Martin, yaşadığı Santa Fe’de kütür sanat alanında oldukça girişimci birisi. Çünkü kendisi, kütüphanenin yanı sıra The Jean Cocteau Sineması adı verilen küçük bir sinemanın da sahibi.

The Jean Cocteau Cinema

The Jean Cocteau Sineması 1976 yılında Kolektif Fantezi sineması olarak kuruldu. 1983’te Fransız yönetmen ve sanatçı Jean Cocteau’nun adını alan sinema önce Brent Kliewer tarafından satın alındı. Birkaç kez el değiştirdi ve 2010 yılında son kez satılarak George R.R. Martin tarafından alındı. Sonrasında burada bazı değişiklikler yapıldı. Birçok yenilemeden sonra, Martin 2013 yılında sinemayı yeniden açtı.

Bu sinema sadece bağımsız filmleri değil, pek çok farklı alanda bağımsız sanatçıları da destekleyen bir yer oldu. Kült filmlerin özel gösterimlerinin yanı sıra imza törenleri, canlı müzik ve okuma etkinliklerine de ev sahipliği yaptı. Mekânın küçük bir salon alanı ve bu alanda bir kitap rafında Martin’in kitaplarının yanı sıra, onun desteklediği geleceğin yazarlarının eserleri de mevcut. Hem gelecek hem de geçmişten esintiler sunan bu salonun duvarlarında taban sanatçılarının ve fotoğrafçılarının çeşitli eserleri sergilenmekte. Sinema, filmleri 35 mm ve dijital olarak gösteriliyor. Ayrıca tam lisanslı bir barı da mevcut.

8. O Bir Etkinlik (Convention) Meraklısı

Martin bilimkurgu, fantezi ve çizgi romanlar üzerine düzenlenen birçok etkinliğin sadık bir parçası olmayı başarıyor. Hatta bu konuda romancı karakterinden ayrı olarak bir ün geliştirmiş. 1964’te henüz 16 yaşında bir gençken katıldığı New York City Comic Convention’a Martin hariç sadece 30 kişi katılmıştı. Yazar etkinlikte ilk sırada olduğu için “#1 Comic-Fan” yazan bir rozet kazanmış.

George R.R. Martin Etkinlik

Aynı zamanda WonderCon etkinliğinde düzenli olarak bir araya gelen yazarlardan oluşan ve kendilerine “İşçi Bayramı Grubu” diyen bir grubun da üyesidir. Çeşitli bölgesel bilimkurgu etkinliklerine katılmıştır. 86’dan beri ise New Mexico – Albuquerque’de küçük bölgesel bir etkinlik olan Bubonicon’un değişilmez isimlerinden birisidir.

9. WordStar 4.0 Bilgisayarının Büyüsünü Hâlâ Hissediyor

Martin, 1980’lerde Microsoft DOS üzerinden çalışan kelime işlemcisi yazılımı WordStar’ın özel bir kullanıcısıdır. Martin, DOS işletim sistemiyle çalışan WordStar 4.0 kelime işlemcisini kullanan bir avuç ünlü yazardan biri. Diğer isimlerden bazıları William F. Buckley Jr., Ralph Ellison, Robert J Sawyer, Anne Rice ve Andy Breckman (TV şovu Monk).

The WordStar 4.0

Conan O’Brien ile yaptığı bir röportajda böyle klasik bir programı seçme nedenini şöyle anlatıyor:

“Asıl sebep hoşuma gitmesi, bir kelime işlemcisi programının yapmasını istediğim her şeyi yapıyor ve başka da bir şey yapmıyor. Yardım istemiyorum. Ben bir yazarım. Küçük harf yazdığınız ve büyük harf haline geldiği bu modern sistemlerden bazılarından nefret ediyorum. Hazır bir kelime haznesi istemiyorum. Otomatik düzeltme istemiyorum. Shift tuşunun nasıl kullanılacağını biliyorum!”

10. Martin Gerçek Bir Spor Tutkunu

George R.R. Martin için neredeyse bizi şaşırtmak konusunda ayrı bir ustalığa sahip denilebilir. Pek çok hayranı bilmese de yazar çok takıntılı bir spor fanatiği. Amerikan futbolu Martin’in öyle tutkun olduğu bir alan ki tüm NFL ön liglerini izlediği biliniyor. En ateşli spor tutkunlarının bile bu raddeye gelmesi zaman alabiliyor.

New York Jets

Yazar ayrıca söz konusu futbol olunca ölümcül bir New York Jets ve beyzbol olunca da bir New York Mets taraftarı. Martin, Sports Illustrated ile yaptığı bir röportajda şöyle konuşuyor:

“Bu hayranlığımın çoğu dünyanın bizi sporcular ve geriye kalan inekler olarak böldüğü çocukluğuma dayanıyor, her zaman olmasa da spor yapan nerd’ler de vardır! İster inanın ister inanmayın, üniversitedeyken tam 4 yaz boyunca Bayonne – New Jersey’deki parklar ve rekreasyon alanları departmanında beyzbol hakkında bir spor yazarı olarak çalıştım.”

Martin uyzaylılara karşı oynanan Run to Starlight ve The Last Super Bowl adlarında, Amazing Stories tarafından yayımlanan iki bilimkurgu futbol hikâyesi bile kaleme almış. Martin hâlâ öyle istikrarlı bir spor blogçusu ki belki de kimi romanlarını bu yüzden bitiremiyor bile olabilir.

11. HBO Yazarları Her Şeyin Nasıl Bittiğini Biliyor

Dizinin 6. sezonunun başlamasıyla ve Game of Thrones romanlarını yakalayıp geçti. Bununla birlikte dizinin yazarlarından David Benioff ve Dan Weiss bu epik öyküye nasıl son verecekleri hakkında bir strateji geliştirmek üzere New Merxico’ya George R.R. Martin’i görmek üzere bir yolculuğa çıktı.

Elbette o zaman Martin henüz kitabına spesifik bir son yazmamış olmasına rağmen her şeyin nereye vardığını ve nerede bittiğini biliyordu. Bu yüzden dizi ekibinden bu kişilere son üç sezonda hikâyeyi geliştirebilmeleri için önceden bazı yol haritaları vermişti.

Dolayısıyla şu anda Martin dışında her karakterin hikâyesinin nerede biteceğini bilen iki kişi daha var. Ancak Game of Thrones’un final sezonu yine de izleyicileri tatmin etmemiş görünüyor ve hangisinin gerçek son olduğu hâlâ belirsiz. Kitabın dizilerle aynı sonda olup olmayacağı bir muammaydı. Martin bu konuda şöyle cevap veriyor:

“Farklı bir son mu? Hem evet hem hayır. Ben David ve Dan’dan farlı bir araç kullanıyorum. Onların final sezonu için altı saati vardı…Bense gerektiğinde daha çok bölüm ekleyebilirim.”

Elbette Martin’in 8 değil 10 sezonluk bir dizi istediği yönünde açıklamaları da yok değil.

Bir okuyucu için hikâyenin bitişinden çok akışı ve gelişimi de büyük önem taşıdığı ve Game of Thrones’un hali hazırdaki final sezonu hakkındaki görüşler oldukça tartışmalı olduğu, için bu tartışma ancak yine George R.R. Martin’in kendisi tarafından sona erdirilebilir gibi duruyor.

12. Satranç Sporu Olmasaydı Game of Thrones Olmazdı

20’li yaşlarının başında George R.R. Martin faturalarını ödeyebilmek için canlı bir satranç turnuvası düzenledi. Bu etkinliğin beklenen etkiyi uyandırmasını Bobby Fischer’ın popülaritesine borçluydu. 70’lerin başında, Amerikan satranç dehası Fischer, Dünya Satranç Şampiyonası’nda Boris Spassky’yi yendi. Satrancın popülaritesi böylece ABD’de zirveye ulaştı.

Game of Thrones Satranç

Martin de bu fenomenden faydalandı ve satranç turnuvaları düzenleyen ulusal bir organizasyon için orta batı satranç pistinin direktörü olarak çalışmaya başladı.

“İki ya da üç yıl boyunca oldukça iyi bir durumda yaşadım. Çünkü gündelik bir iş yapmak zorunda olan çoğu yazar haftada beş gün çalışıp hafta sonu ise yazı yazdı. Oysa satranç turnuvaları yalnızca hafta sonlarıydı ve benim yazmak için haftada beş günüm vardı. Bu yüzden tam tersine olarak cumartesi ve pazarları çalıştım. Satranç bana faturalarımı ödemeye yetecek kadar para kazandırdı.”

Birkaç yıl içerisinde ise satranç ve Bobby Fischer’a olan heves kayboldu. Ama bu süre zarfında Martin yazarlıktaki kabiliyetini yeteri kadar geliştirmişti. Martin bu spor için, “Satranç gerçekten kariyerimde önemli bir dönüm noktasıdır,” diyor.

Yazar hakkındaki bu gerçeklerden bildikleriniz var mıydı? Peki sizin eklemek istedikleriniz? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizlerle paylaşabilirsiniz.

* * *

* George R.R. Martin, Koronavirüs Sebebiyle Evden Çıkmadan Kış Rüzgârları’nı Yazıyor

Kaynak: ScreenRant

Oyla!

Buse Arıs

1996 İzmir. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Eğitim hayatının soğukluğu fantastik edebiyata ilgisini canlandırdı. Yaşına bakmadan hâlâ iyi bir masal okuyucusudur. Çeşitli sinema filmleri ve kitaplar, çizgi romanlar hakkında çoğunlukla sözlüklerde eleştiriler/incelemeler yazar. İleride felsefe alanında yüksek lisans yapmak istemekte.

daredevil marvel spider-man 3

Daredevil, Marvel Sinematik Evreni’ne Geliyor

Onward Disney Plus

Disney ve Marvel Filmleri Doğrudan Dijitale mi Gelecek?