Venom ve Carnage: İkisi Yetmiyormuş Gibi Üçüncü Simbiyot da Geldi!

Venom mu döver Carnage mı?

Örümcek Adam‘ın en korkutucu ve ciddi düşmanı, hatta belki de baş düşmanı deyince çoğumuzun aklına Venom gelir. Eddie Brock‘tan önce Peter Parker‘a tutunarak örümcek güçlerini kuvvetlendiren ve simsiyah kostümle dostane komşumuzu karizmatik bir süper kahramana çeviren bir parazit olan bu simbiyot bölünerek çoğalmaktadır.

Dünyaya Peter Parker aracılığıyla geldiği için onun DNA’sını bünyesinde barındıran ve onla ilgili bilgilere sahip olan simbiyot Eddie Brock’la birleşince, ikisinin Örümcek Adam’a karşı olan ortak nefreti birleşip kuvvetlenir. Zaten irikıyım bir arkadaşımız olan Eddie bir de simbiyotla birleşince, ortaya epey iri bir süper kötü karakter çıkmış olur. Ancak simbiyot, konakladığı bedene verdiği güce karşılık olarak onun aklını ve ruhunu ele geçirmektedir. Böylece zaten aklı pek çalışmayan Eddie iyice Venom’a dönüşür. Zaten aklı çalışsa, örümcek güçlerinden daha fazla güce sahipken ve adı da Venom’ken göğsünde koskocaman bir örümcek logosu taşımazdı diyeceğim ama duvarı kırıp içeri dalmasından tırstığım için demiyorum.

Simbiyot bölünerek çoğalan bir arkadaşımız olduğu için Venom’u oluşturan simbiyot dünyamızda bölünerek neslinin 999.’su olan Carnage‘ı “doğurur”. Manyak, hasta, pis, deli bir seri katil olan Cletus Kassady ile birleşen Carnage, bulduğu konak bedenden ötürü adeta bayram eder. Venom ve Carnage zaman zaman birlikte hareket etmiş olsa da, simbiyotun kötücül yapısı nedeniyle baba evlattan, evlat da babadan nefret etmektedir.

Carnage’ın da bölünerek neslin 1000. evladını doğurma vakti geldiğinde ise Venom ve Carnage cildinde anlatılan olaylar meydana gelir.

E Tamam da Black Cat Nereden Çıktı?

Simbiyotun kötücül bir yapıya ve sonu gelmez bir nefrete sahip olması sebebiyle, Carnage “doğum yapmak” istemez ve bu da Venom ve Carnage’ı tekrar karşı karşıya getirir. Kassady de zor bir toxinçocukluk geçirdiği ve ana-baba sevgisi nedir bilmediği için, Carnage ne olursa olsun bu doğuma engel olmayı, eğer engel olamayacaksa da yeni simbiyotu güçlenmeden önce ortadan kaldırmayı kafasına koyar.

Ancak Venom, neslinin 1000. üyesi olacağı için torununun hayatta kalmasını kesinlikle ister. Birlik olup Örümcek Adam’ı öldürme hayalleri kurduğu torununun adını bile daha o dünyaya gelmeden önce koymuştur: Toxin!

Toxin’in konak vücuduysa tesadüf eseri bir polis memuru olur. Mutlu bir evliliği ve yolda bir bebeği olan Patrick Mulligan, birkaç kuşak önceki dedelerinden beri süren geleneği devam ettirerek polis olmuştur. İyi bir polis olmak için çaba harcayan Mulligan, “doğum” esnasında Carnage’a yakın olduğu için simbiyot da onu seçer ve olaylar gelişir.

Bu sıralarda konuyla tamamen alakasız bir şekilde tablo çalan ve çizer Clayton Crain tarafından haddinden fazla seksi bir şekilde tasvir edilen Black Cat de olaya dahil olur. Ancak onun konuya dahil olmasına ne kadar gerek varmış, bilemiyorum. Okurken “Keşke Örümcek Adam, Black Cat’ten daha fazla konuya dahil olsaydı,” diye düşünmekten kendimi alamadığımı söyleyeyim.

Toxin’in doğumuyla birlikte gelişen olayları anlatmak istemediğim için, çizgi romanla ilgili genel yorumlarıma geçmek istiyorum.

Genel Olarak Nasıl?

Peter Milligan tarafından yazılan çizgi romanın konusunu genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim, ancak konunun işlenişindeki bir oraya bir buraya gidip geliş, araya durduk yere Black Cat’in venom-carnagedahil olması açıkçası aldığım keyfi biraz azalttı. Üstüne bir de Clayton Crain’in aşırı dijital ve yapay görünen çizimleri ve insan çizimlerindeki “köşeli” diyebileceğim tarzı eklenince, Venom ve Carnage’ı dövüşürken görmekten alabileceğim keyfi tam olarak alamadım diyebilirim. Eğer klasik tarzda ve daha çok kağıt-kalem ürünü olan çizgi romanları seviyorsanız, benim gibi düşünmeniz olası. Ancak çizim konusunda böyle takıntılarınız yoksa, hatta dijital çizimleri seviyorsanız, çok büyük ihtimalle Crain’in çizimlerinden fazlasıyla keyif alacaksınız.

Genel olarak konuşurken, Marmara Çizgi‘nin özenli işine değinmeden geçmek olmaz. Genel yayın yönetmeni İlke Keskin‘in elinin değdiği diğer çizgi romanlar gibi, Cenk Könül tarafından başarılı bir şekilde çevrilen ve editörlüğünü Tulgan Köksal‘ın üstlendiği Venom ve Carnage’ın da baskısı gayet kaliteli. Yiğit Sakmar tarafından yapılan grafik uygulamalar da göze hiç batmıyor ve sanki hikayeyi orijinal dilinde okuyormuşsunuz hissi veriyor.

Venom’un veya Carnage’ın hayranı ve seveniyseniz, bu cildi okumaktan epey keyif alabilirsiniz. Ancak sevdiğiniz ve görmeyi beklediğiniz karakter Örümcek Adam ise, bu cilt sizi biraz hayal kırıklığına uğratacak diyebilirim. Ama yine de, Marvel evreninin üçüncü büyük simbiyot karakteri olan Toxin’in doğuşuna tanık olmak için bile olsa okunmayı hak eden bir cilt olduğunu söylemeden geçmeyeyim.

Editör
Müzmin arkeolog adayı. Her yerde uyuma konusunda rakipleri Snorlax ve kediler. Fantastik okudukça "Daha okuyacak çok şeyim var," diye kaygılanır. Haftada bir gün Neil Gaiman, bir gün Patrick Rothfuss övmezse içi rahat etmez. Geri kalan günlerin çoğunluğunda Lovecraft över. 4 yaşında atari oynamakla başlayan oyunculuk macerası şiddetle devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Venom ve Carnage: İkisi Yetmiyormuş Gibi Üçüncü Simbiyot da Geldi!

Venom mu döver Carnage mı?

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün