“Türk Edebiyat Klasikleri” Serisi Hız Kesmiyor: “Küçük Şeyler”

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanan "Türk Edebiyat Klasikleri" serisi, Samipaşazade Sezai'nin "Küçük Şeyler"i ile devam ediyor!

Hatırlayacağınız üzere Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, bu topraklarda üretilmiş klasik eserleri yetkin isimler tarafından günümüz Türkçesiyle düzenlediği yeni bir seriye başlamıştı.

“Türk Edebiyat Klasikleri” adını kullandıkları bu dizin, ilk olarak incelemesini de yazdığımız Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç ve Mürebbiye olmak üzere Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın iki harika eserini ağırladı.

Ardından edebiyatımızda ilk edebi roman olarak tanımlanan Namık Kemal’in İntibah’ı ve yine Gürpınar’ın kitabı Efsuncu Baba ile devam etti.

Son olaraksa dizide iki tiyatro eseri baş gösterdi. Beşinci kitap Şinasi’nin Türk edebiyatında batılı tarzda ilk tiyatro eser olan Şair Evlenmesi oldu. Altıncı kitaba geldiğimizdeyse yine Namık Kemal’in birçok kez sahnelenen ünlü tiyatro yapıtı Vatan Yahut Silistre’yi okuduk.

Şimdiyse edebiyatımız için bir diğer değerli isim olan Samipaşazade Sezai, “Küçük Şeyler” adlı eseriyle seriye katılıyor. Gelin tanıtım bültenine bakalım:

Küçük Şeyler sıradan insanın başına gelmesi muhtemel sıradan olayları, acıları, ümitleri, hayal kırıklıklarını, yani kimi hayat gerçeklerini ve bu gerçekler karşısında yaşanan duyguları ele alıyor. Ağaçların kesilmesine üzüntü duymamız, kuş sesleriyle neşelenip aşk uğruna acı çekmemiz, bir tebessümle umutlanıp kurduğumuz hayallerin yıkılıvermesi gibi olağan ama okuru derinden etkilemeyi başaran hikâyelerdir bunlar. Türk edebiyatına modern anlamda hikâyenin ilk örneklerini kazandıran Samipaşazade Sezai, Küçük Şeyler için yazdığı önsözde, neyin anlatıldığının değil, nasıl anlatıldığının önemli olduğunu vurgulayarak hikâyenin gücünün ayrıntıda gizli olduğunu ve güzel yazıldığı sürece basit konuların da önem kazanacağını söyler.

Samipaşazade Sezai (1859-1936) İstanbul’da doğan Sezai’nin çocukluk ve ilk gençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa’nın Taşkasap’taki büyük konağında geçer. Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına, yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır. Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır. Özel hocalardan Arapça, Farsça ve Fransızca dersleri alır. Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit’in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai, 1880’de Londra Sefaretine ikinci kâtip olarak atanır. Burada Batı edebiyatını, özellikle Shakespeare’in eserlerini inceleme imkânı bulur. Londra’da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir. 1901’e kadar İstanbul’da Hariciye Nezareti’nde muavinlik görevini sürdürür. İstanbul’da geçirdiği 1886-1901 yıllarında Sergüzeşt’i, Küçük Şeyler’i ve Rumûzü’l-Edeb’i yayımlar.

İstanbul’un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir.

Sergüzeşt’te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901’de Paris’e kaçar, burada Jön Türkler’e katılır. Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai’nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.

84 sayfadan oluşan, günümüz Türkçesiyle düzenlenen serinin son kitabı raflarda yerini aldı bile!

Hepinize keyifli okumalar.

  • 6
    Shares




1993 yılında Ankara’da doğdu. Çocukluğunun bir kısmını İzmir’de geçirdi, sonra tekrar Ankara’ya döndü ve halen burada yaşamakta. Psikoloji bölümünde eğitim gördü. Edebiyat, sinema, bilgisayar oyunları, müzik ilgisi ve bunları paylaşma sevgisiyle çeşitli kültür-sanat sitelerinde yazdı. Şu an aktif olarak Kayıp Rıhtım'da yazmakta.

“Türk Edebiyat Klasikleri” Serisi Hız Kesmiyor: “Küçük Şeyler” için 1 yorum

  1. Yine 2 kitap çıksaydı güzel olacaktı. İlk defa okuyacağım bir eser çıkması da güzel olmuş.


“Türk Edebiyat Klasikleri” Serisi Hız Kesmiyor: “Küçük Şeyler”

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanan “Türk Edebiyat Klasikleri” serisi, Samipaşazade Sezai’nin “Küçük Şeyler”i ile devam ediyor!

  • 6
    Shares

“Son gemi de ayrıldığında limandan,

Kaybolmuştu artık o rıhtım, gecenin karanlığından…”

Başa dönün