Hurdaların Gizemli Dünyası: “Hurda Köşkü”

1800'lerin Londra'sında fantastik olaylara ev sahipliği yapan Hurda Köşkü'nü ziyaret etmeye hazır mısınız? Edward Carey'in kaleme aldığı Iremonger serisinin ilk kitabını sizler için inceledik.

Bugün sizi bir Iremonger olarak var etmeyen dünya için ne yaptınız? Ne yapsanız az. Hurdaların gizemli dünyasına atmak üzere olduğunuz ilk adımdan önce insanlık adına bir uyarıda bulunmak isterim. Bu yazının ortasında bir kapı koluna dönüşüverirseniz hiçbir Iremonger size yardım etmez.

Hayatımızdan eksik olmayan sorunlardan/sorulardan biri, dünyayı yöneten ailenin kim olduğudur. Yeni dünya düzeninin kurucuları, deriz. Bizi uzaktan kumandadan bile daha basit düzeneklerle yönlendirdiklerini düşünürüz. Neyse ki sadece bazılarımız… Unuttuğumuz şey asıl önemli olanın göz önünde olan olmadığıdır. Iremonger Ailesi, dünyanın altüst olmasının önündeki en büyük savaşı veriyor. Hurdalara sahip çıkıyor. En az geri kalanımız kadar masum değiller ve bunu inkâr etmiyorlar.

Hurda Köşkü, Kırmızı Kedi Yayınevi’nden Alkım Özalp editörlüğünde 2017 yılında çıktı. Kendisi üç kitaplık bir serinin ilk kitabı. 1970, İngiltere doğumlu olan yazar Edward Carey ile tanışmamı sağlayan bu serinin henüz sadece ilk iki cildi (Hurda Köşkü ve Çöpkent) dilimize çevrildi.

Carey’nin edebi geçmişinden söz edip hurdaların dünyasında niçin gezdiğinizi anlamaya çalışalım istiyorum. Yazarın dilimize çevrilen ilk kitabı “Gözlemevi Hikâyeleri” 2003’te okuyucularla buluşmuştu. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanan kitap roman türünde bir eserdi. Carey, Gözlemevi Hikâyeleri’nde Orme Ailesi’ne ait olan Tearsham Malikânesi’nden, bu yapıdan geriye kalan çatıdaki gözlemevinden ve Orme Ailesi’nin son temsilcisi Francis Orme’nin insanların değer verdiği nesneleri çalarak Gözlemevi Apartmanı’nın bodrumundaki sergisini zenginleştirmesinden söz ediyor. Carey’in aynı yıl (2003), yine Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından dilimize kazandırılan ikinci kitabı “Alva ve Irva-Bir Şehri Kurtaran İkizler” oldu. Edward Carey bu kitabında yine bir arada yaşayan insanların kalabalığa rağmen çektiği yalnızlıklardan, ebedi huzursuzluklardan ve birlikteliğin gerçekten nasıl bir şey olduğunu asla gerçekten bilmeyecek insanlardan bahsetmekte. Hurda Köşkü’nün ise yazarın nesnelerle ne derdi olduğu sorusuna daha sıkı bağlanmamıza neden olan bir konusu var.

GÖZ ATIN  Danilo Kiš İmzalı "Ölüler Ansiklopedisi" Tekrar Bizlerle

Kirkus Reviews tarafından 2014 yılının en iyi gençlik kitabı seçilen, New York Times’ın “Kayda Değer Kitaplar” listesine giren Hurda Köşkü, yazarın kendi çizimleriyle hazırlanmış bir eser. Hurda Köşkü, adını 1800’lerin Londra’sında geçen fantastik olaylar dizisine ev sahipliği yapan evden alıyor. Kitabın kapağı ve iç çizimler Edward Carey’nin kendisine ait. Hurda Köşkü’nün kapağında Londra Duvarı’na doğru uzanan hurda bataklığının önünde, yüzümüze yardım umar gibi bakan Clodius Iremonger’ı görüyoruz. Kurgu, bağlam, çizimler ve karakterler büyüleyici bir bütünlük sağlasalar da Ebru Gündem Kızıldağ’ın esere tat katan çevirisine gülümsemeden kitabı bitiremiyorsunuz. Kitabın girişinde ve sonunda köklü Iromenger Ailesi’nin yaşadığı Hurda Köşkü’nün ve Londra’nın duvarına dek süren hurdalık ve çöplük alanlarının geniş bir haritası yer alıyor. Bununla birlikte kitabın gidişatını etkileyen her bir karakter de ilgili bölümün girişine yerleştirilmek üzere Carey tarafından resmedilmiş. Gözlerinin içindeki donukluğa ve yılgınlığa baktıkça kitabın içinde yaşamaya başlayacağınız karakterler arasından ana karakter diyebileceğimiz ikili ise Iremonger Ailesi’nin henüz pantolon giymemiş küçüklerinden biri olan Clod Iremonger ve Hurda Köşkü’nün en alt katlarında yaşayıp üst kattaki görevlerden birini üstlenmesi için getirilen Lucy Pennant.

Iremonger Ailesi, Londra’nın dışındaki hurdalıklara sahip olan köklü bir aile olarak karşımıza çıkıyor. Ailede hayatta olan kişilerin tamamı, Hurda Köşkü adını verdikleri yerde birlikte yaşıyor. Iremonger Ailesi’nin her sayfada bir yenisine rastlayabileceğiniz tuhaflıkları bir yana, her aile ferdinin ve köşk hizmetkârlarının kendilerine ait doğum nesneleri var. Bu nesneler, taşınabilir bir şeyse kişilerin asla yanlarından ayırmadıkları bir nevi temsilleri. Iremonger Ailesi’nin hayatta olmayan üyelerinin doğum nesneleriyse evin kimi odalarında itina ile saklanmakta.

Clod Iremonger’a göre her ne kadar yaşanacak tüm korkunç olaylar Rosamud Teyze’nin kaybolan doğum nesnesi olan pirinçten yapılmış kapı kolu yüzünden olsa da, ipin ucu kaçmaya karar vermişse hiçbir güç buna engel olamaz. Hurda Köşkü’nde ipin ucunun bu denli kaçacak olmasının sorumluluğunu tek bir kişiye yüklemek kalan tüm sayfalara haksızlık olacaksa olsa da, Clodius Iremonger, onu tüm aile fertlerinden farklı kılan özelliğini daha iyi günlerde kullanabilirdi diyebiliriz. Clod, bu noktada ona doğan söz hakkını kullanacak olsa, “Ah benim damlatan arkadaşım, nasıl da hiçbir şeyden haberin yok,” derdi, gözlerinde zor tuttuğu yaşları titretirken.

GÖZ ATIN  Maderzad Palas: Büyülü Bir İstanbul Fantazyası

Clod, Iremonger Ailesi’nin diğer fertlerinden, hatta dünyadaki kulakları olan herhangi bir diğer canlıdan farklı olarak nesneleri duyabiliyor. Bir kapı kolunun o günkü ruh hâlini, şöminenin sürekli olarak tekrarladığı ismi, koltuğun endişelerini işitiyor. Onların adlarını biliyor, dertlerini dinliyor, onlara sorular sorabiliyor. Kuzenleri ve aile büyükleri tarafından dışlanmasına mâl olsa da bu özelliği onun Lucy Pennant ile yaşayacaklarının da temelini atıyor.

Rosamud Teyze’nin pirinç kapı kolunun esrarengiz kayboluşu sayesinde/yüzünden Hurda Köşkü’nde yaşanacak olan olaylar silsilesi, kimi zaman yüksek gerilim hattında yürüyormuşsunuz etkisi yaratacak olsa da, bana kalırsa Hurda Köşkü’ne misafir olmanın en eğlenceli tarafı, evinizin herhangi bir eşyasına baktığınızda kulağınızın istemsizce dikilmesi. Bir doğum nesnem olsaydı ayraç olurdu.

Kitap biter bitmez elime almayı bir an bile geciktirmediğim serinin ikinci kitabı olan Çöpkent ile ilgili duygu ve düşüncelerimi aktarmak üzere tekrar geleceğim. O zamana dek bir Iremonger olmamanın tadını çıkarın.

  • 37
    Shares

Eylül 1994’te Ankara’da doğdum. Çocukken Ankara’dan İzmir’e taşındık. Ege Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldum. Bundan sonraki hayatımın okuyarak ve yazarak geçmesini umuyorum. Fantastik edebiyat ile hem yazma hem okuma olarak yakından ilgiliyim. Daha önce birkaç internet dergisinde editör ve yazan olarak yer aldım. 2013 senesinden itibaren fanzin dünyası içindeyim. Birçok fanzinde eserlerim yayımlandı. Şimdilerde ise iki kişi olarak CosmicZion Zine (czz) adlı fantastik edebiyat, uzay ve mitoloji fanzinini çıkartmaktayız.

Hurdaların Gizemli Dünyası: “Hurda Köşkü” için 2 yorum

  1. mit dedi ki:

    Hiç duymamıştım bu kitabı :slight_smile: Eğlenceli bir şeye benziyor. İnsanın arada sırada büyü sistemleri ya da bilimsel açıklamarla dolu tüm o kompleks romanları bir kenara bırakıp komik, hafif bir şeyler okuyası geliyor ya hani… Bu da onlardan biriymiş gibi göründü bana. İncelemen sayesinde haberdar oldum, tanıştım ve meraklandım. Ellerine sağlık :slight_smile:


  2. Elif dedi ki:

    Çok teşekkür ederim. Okuyacak olmanıza çok sevindim. Karakter sayısı fazlalığı ve daha evvel karşılaşmadığımız bir dünyanın kuralları ile ne kadar hafif sayılır bilmiyorum fakat keyif alacağınızı düşünüyorum. ^^


Hurdaların Gizemli Dünyası: “Hurda Köşkü”

1800’lerin Londra’sında fantastik olaylara ev sahipliği yapan Hurda Köşkü’nü ziyaret etmeye hazır mısınız? Edward Carey’in kaleme aldığı Iremonger serisinin ilk kitabını sizler için inceledik.

  • 37
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Edebiyat, İnceleme
2018’in Gözden Kaçırmak İstemeyeceğiniz Masal Kitapları

2018 yılında raflarda yerini alan masal kitaplarını Muzip Masal Cini sizler için derledi.

Kapat