in ,

Kartela: Karanlığın İçindeki Renkler

Kartela incelemesi sizlerle. Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi’nde de öyküleriyle yer alan Ezgi Özbek Şenel, okurları fantastik bir yolculuğa çıkarıyor.

Kartela - Ezgi Özbek Şenel

Kartela incelemesi yayında. Kayıp Rıhtım yolcularının kalemine aşina olduğu Ezgi Özbek Şenel, demir almadan da geminizi yüzdürebileceğinizin kanıtı.

Rıhtım’dan Kartela’ya ulaşan nehir yolu

Aylık Öykü Seçkisi’nde biriktirdiği yirmi hikâyelik yolculuğunun rotası, kırılma noktam dediği Tuna Nehrine Öyküler adlı yarışmayla değişti. Yarışmanın başarılı bulanan ilk on öyküsünden biri, Şenel’in imzasını taşıyordu. Öykülerini, okuyucularının elinde dinlenmeye bırakıp kolları sıvadı ve birkaç yılda Kartela isimli romanını yazdı.

Kartela; Ezgi Özbek Şenel’in ilk kitabı olmasının yanı sıra, başarılı bir fantazya örneği. Üstelik yazarın kitaptaki tanıtım cümlesinde olduğu gibi sadece renklerin değil; bilim ve fantastiğin de dansı.

Şenel’in fantastik öyküleri bambaşka evrenleri ağırlarken, kendi yolculuğu Bursa’dan Samsun’a, oradan da İstanbul’a ulaştı. 2015 senesinde İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden mezun olan Şenel, yazarlığı eğitimle pekiştirmek istediği için 2019 yılında Marmara Üniversitesi Yayıncılık Yönetimi programında yüksek lisansa başladı.

Kandırıyorum herkesi, önce kendimden başlıyorum

Kartela; Ezgi Özbek Şenel’in öykülerini bilenler için en başta tanıdık sularda yüzdüğünüz hissini veriyor. Yapılabilecek hamleleri, karşınıza çıkabilecek ters köşeleri kolayca anlayabileceğinizi düşünüyorsunuz; ama öyle olmuyor. Şenel, kitap boyu sizi takip eden merak unsurunu, son sayfalara yaklaştıkça gerilimle süslüyor ve karakterlere bakış açınızı yerle yeksan ediyor.

En başta anlatıcı olmayı tercih ederek, Bağbozumu’nun gövdesine okuyucuyu bırakıyor ve tüm diğer karakterleri onun gözünden tanımanızı sağlıyor.

Ana karakterin kolayca işe girmesi, beklenmeyecek hızda kilo veren dostu, nereden çıktığını tam olarak kavrayamadığınız yeni ev arkadaşı, gittikçe kalabalıklaşan çevresi, geliştirdikleri projenin seyri derken; tekinsiz bir yolda olduğunuzu ve her an içinde bulunduğunuz balonu patlatıp, sizi havada savrulmaya bırakacağını hissettiriyor. Kitabı henüz okumayanları uyarmalıyım, bunu yaptığı anda herkes bulduğu ilk renge tutunmalı, yoksa karanlığa düşmek kaçınılmaz!

Kartela’daki ana yapıya kısaca değinecek olursak; herkesin karakteristik özelliklerine göre bir renkle isimlendirildiği, beş ayrı ülkeden oluşan bir evren. Her ülke, kendine has noktalara sahip. Ana karakterin yaşadığı yeri tam ortadan ayıran Iraksak nehri, yazarın katıldığı yarışmaya küçük bir komplimanı olabilir.

Kartela - Ezgi Özbek Şenel

İnsanların renklerle isimlendirildiği bu evreni okurken; yazar size sezdirmeden, sizin renginizi soruyor. Kitabı okuduğunuz süre boyunca, bu soru aklınızdaki bir düşünme balonu olarak dolanıyor.

Renk isimleri konusunda, ayrıca ilgi çekici tercihler yaptığını söylemek mümkün. Ağaç Kabuğu, Kobalt, Mey, Kor, Magenta, Çivit; bunlardan birkaçı.

Sizin tüm bu renklerle ilişkiniz Bağbozumu’nun bedeni içinde süregelirken, yazar bu evrene bir süre sonra tanrı imgesini yerleştiriyor. Bu noktada, bu evrenin dışında bir kontrol mekanizması olduğunu fark ediyor ve kendi hayatlarınızla ilgili küçük şüphelere düşüyorsunuz. Tanrı-insan gözünden okuduğunuz birkaç bölümden sonra, Ezgi Özbek Şenel tüm karakterlere olan mesafesini sabitliyor ve artık tanrısal bakışla, dışarıdan bir gözle anlatmaya başlıyor. Bu kısım gerginliğin yükseldiği ve heyecanın sizi iyice alıp götürdüğü bölüm.

Başka bir modern bakış açısını ise 20. bölümde veriyor. Büyük Ev Ablukada’nın şarkı sözleriyle çıktığınız yolculuk, karakterin geçmişinde sürüklenişi ile etrafınızı sarıp sizi ritmin içinde hareket ettiriyor. Yazar okuyucuyla yaptığı dansı, kalın puntolarla bu bölümde özetliyor: Kandırıyorum herkesi, önce kendimden başlıyorum! Bu güzel bölümün adı: Hepsine Ne Fena!

Kırmızı, mavi, sarı! İşte ana renklerin dansı; son ki üç dört!

Tanıtım cümlesinin geçtiği Yankı Dağı; yirmi yedi bölüm arasında öne çıkanlardan biri. Bu bölümde iki zıt karakterin istemsizce aynı anda söylediği: Kırmızı, mavi, sarı! İşte ana renklerin dansı; son ki üç dört! Oldukça hazırlıksız olduğunuz bir anda kapınızı çalıyor. Dağdaki yolculuğun tekinsizliği, kitabın son sayfasını kapattığınızda dahi sizinle kalmaya devam edecek bir gerilim bırakıyor geride.

Kitabın sevdiğiniz bölümleri olduğu gibi, peş peşe sıralanan yıldız cümleler arasında dinlenmek istediğiniz anlara da rastlıyorsunuz. Bu Sevgili Şenel’e bırakılabilecek eleştirilenden ilki. Diğeri ise, kitabın ortalarına gelmeden ana sırrı açığa çıkaran bir karakterin, öncesinde daha derinleştirilmesinin gerekliliği. Aslında Şenel, kitabın sonlarına doğru, “size asıl sürprizim bu değil,” diyor ve sizi bambaşka bir karakterle ilgili daha büyük bir hayal kırıklığına sürüklüyor.

Bunların dışında; yazarın, tanrısal kimlikteki cinsiyet algısını yıktığını, kadına şiddete başarıyla değindiğini ve yarattığı evrenle, sizi kocaman acabaların koynuna attığını söylemek mümkün.

Üretmeyi oldukça seven yazar; iki roman taslağının ve birkaç öykü fikrinin de halihazırda beklediğini dile getiriyor. Biz de heyecanla kaleminden yeni çıkacak hikâyeleri bekliyoruz.

Son söz olarak; Demet Çaltepe editörlüğünde Eksik Parça Yayınları’ndan çıkan Kartela’yı okumanızı ve Şenel’in dakikalarca düşünmenizi sağlayacak aforizmalarından da faydalanmanızı öneriyorum. Birkaç tanesini buraya bırakarak, bu güzel kitapla vedalaşmanın hüznüne sarılıyorum.

Keyifli okumalar!
“Oturduğum bu mekân yıllardır değişmedi. O kadar aynı ki içinde oturanlar dahi sadece öldükçe eksilmiş.”

“Düşünmeden yaşayan bir tıfılın teki olabilirdim. Saçma sapan fikirlerimin kabul görmesini beklerdim mis gibi. Veyahut otoriteyi sorgulamaksızın itaat etmenin yüceliğine erişirdim tertemiz. Ne devasa bir rahatlıktır o, huzur içinde güdülmek gibisi var mı?”

“Yaşanmaması gerekenlerden olma, dokunduğu yeri yıkıp geçen, tenimde gözle görülmeyen delikler açan bir dalgadan vurgun yedim.”

“Biz sadece nefes alıp verirken, ekseninde büyük bir gayretle dönen gezegeni; sadece birlikte birkaç mevsim eksilttik diye sahiplenmek lüksüne sahip miydik?”
Sizler de Ezgi Özbek Şenel’in eserine ve öykülerine dair yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum üzerinden bizimle paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Gaye Keskin

MSGSU Tekstil/ Tasarım mezunuyum. Yaklaşık iki sene Turnagöl Tiyatrosu'nda; oyunculuk, sahne ve kostüm tasarımı yaptım.
Uzun yıllardır çizim yapıyorum, yazmaya şiirle başladım. Rıhtım'a demirleyene kadar hiç öykü yazmamıştım. Öykü Seçkisi'nde yayımlanan ilk öykümle beraber, öykü yazım yolculuğum başlamış oldu. O günden sonra, hep yazdım. Üç arkadaşımla yürüttüğümüz Paralel Evren Podcasti şimdilik dinlenmede. Öykü Seçkisi dışında, çeşitli mecralarda öykülerim yayımlandı. Dokuz arkadaşımla Zaman temalı bir fankit çıkardık. Bu sıralar da bir öykü kitap çalışması hazırlıyorum.

3 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for B_Hotan B_Hotan dedi ki:

    Çok güzel bir inceleme yazısı olmuş. İnce ince her cümlesini dikkatle okuduğunuz anlaşılıyor. Böylesi güzel bir çalışmaya hakkını veren başarılı yazınız için sizi tebrik ederim. :blue_heart:

  2. Avatar for zencefilos zencefilos dedi ki:

    Sevgili Gaye hayal edebileceğimin ötesinde özenle hazırladığın bu inceleme için çok teşekkür ederim. Gerçekten düşlediğim ve kendimce kurguya gizlediğim birçok detayı yakalaman da beni ekstra mutlu etti. İlhamın bol kalemin daim olsun @gayekcelik :slight_smile:

  3. Avatar for gayekcelik gayekcelik dedi ki:

    Ezgiciğim, Kartela ve Kartela’nın insanları ile bizi tanıştırdığın için ben teşekkür ederim. Çok güzel detaylar, çok başarılı cümleler var.
    Birlikte bolca kalem sallayacağımız günlere, sevgiyle :revolving_hearts:

Söyleyeceklerin mi var? Forum'a gelip sohbete katıl.

1984 Dizi George Orwell

1984 Dizi Oluyor: George Orwell’in Distopyası Ekrana Uyarlanıyor

Sevim Gozay ölüm

Yazar ve Gazeteci Sevim Gözay, 48 Yaşında Aramızdan Ayrıldı