Haftanın Kitabı #103 – Mathilda

Bu hafta önereceğimiz kitap, depresyonla iç içe, karanlık ve bir o kadar da edebi gücü yüksek anlatıya sahip bir eser.

Frankenstein’ın yazarı Mary Shelley’nin, öldükten sonra ardında müsvedde halinde bıraktığı bütün romanları ve öyküleri arasında tamamlanmış yegane eser olan Mathilda, ilk kez Türkçede.

1819’da yazılmasına rağmen aksaklıklar sebebiyle yayımlanamayan ardından da unutulan bu gotik novella ilk kez 1959 yılında okur karşısına çıktı. Mary Shelley’nin tüm yazılarında olduğu gibi yine pek çok otobiyografik öğe barındıran eser. Muhtemelen Shelley’nin kendi hayatından en çok esinlendiği eseri.

Mathilda, yazarın annesi Mary Wollstonecraft, babası William Godwin ve eşi Percy Bysshe Shelley ile olan ilişkilerini anlamak için önemli bir belge niteliği taşıyor. Bir babanın kızına olan aşkı, toplumdan soyutlanma ve ölüm gibi anlatması zor konular hiçbir şekilde otobiyografik olmayan olaylar üzerine kurgulansa da, üç ana karakter açık bir şekilde Mary’nin kendisi, Godwin ve Percy Shelley olarak görülebilir. Ve kitap içerisindeki rolleri de kolaylıkla gerçeklere tekabül edecek şekilde yorumlanabilir.

Bu kitapta Mathilda ile birlikte, kitabın ilk taslağı olan Hayaller Âlemi de okur karşısına çıkıyor.

Kitap incelemesi için tıklayın.

GÖZ ATIN  Haftanın Kitabı #61 – Su Adamı

Haftanın Kitabı #103 – Mathilda

Bu hafta önereceğimiz kitap, depresyonla iç içe, karanlık ve bir o kadar da edebi gücü yüksek anlatıya sahip bir eser.

 

 

Başa dönün
Daha fazla Kayıp Rıhtım Öneriyor
Haftanın Kitabı #102 – Doppler

Bu hafta önereceğimiz kitap Norveç’in en çok okunan yazarlarından birinin kaleme aldığı, merak uyandıran, huzursuz...

Kapat