in ,

Patrick Rothfuss’tan Kralkatili 3. Kitap Yorumu: “Önemsemeseydim Çoktan Elinizdeydi”

Patrick Rothfuss, Kralkatili Güncesi 3. kitap hakkında konuştu. Yazar, The Doors of Stone’u önemsemeseydi kitabın çoktan elimizde olacağını belirtti.

Patrick Rothfuss kralkatili 3. kitap

Patrick Rothfuss, Kralkatili Güncesi 3. kitabı The Doors of Stone (Taş Kapılar) hakkında yeni ve samimi açıklamalarda bulundu.

Patrick Rothfuss’un serinin ilk kitabı olan Rüzgarın Adı’nı yayımlayıp fantastik edebiyata yeni bir soluk getirmesinin üzerinden 14 yıl geçti. O zamanki plana göre 2009’da yayınlanması planlanan 3. kitap The Doors of Stone (Taş Kapılar), hâlâ ufukta gözükmüyor. Kitapla ilgili yetkili bir ağızdan gelen en son haber Rothfuss’un editöründendi ve kitaptan tek bir kelime bile okumadığını belirtiyordu.

Güzel haberler ise nihayet gelmeye başladı. Kralkatili Güncesi’nin yazarı geçen yıllarda kitapla ilgili sorulara agresifçe yanıt veren tutumunu değiştirmiş gibi görünüyor. Canlı yayında okurların sorularını yanıtlayan Rothfuss, merak edilen asıl meseleyi ise yine es geçiyor. Evet, 3. kitabın çıkış tarihini hâlâ bilmiyoruz.

Patrick Rothfuss kitaplarının geçmişi ve geleceğiyle ilgili verdiği cevapları sizin için çevirdik.

Patrick Rothfuss Kralkatili 3. Kitap Hakkında “The Doors of Stone” Konuştu

Ön okurlarının kitaba tepkisi nasıldı?

Ön okura göre değişiyor. Bazıları beğendi, bazıları beğenmedi. Kimisi şaşırdı, kimisi şaşırmadı. Şaşıranlar da farklı şeylere şaşırdı.

Kitabı revize ederken eklediklerinin büyüklüğünü göz önüne alırsak, serinin dördüncü kitaba uzama ihtimali var mı?

Hayır. Yok.

Neden Revenge of the Sith’te General Grievous’u görmedik?

Çok güzel soru. Cevap mercii ben değilim.

Serinin sonunun baştan beri hazır olduğunu söylemiştin. O son değişti mi?

Hayır.

the doors of stone patrick rothfuss

Yeni fikirler yazım sürecini uzatıyor mu?

Hayır. Sorun şu, bütün hikâyeyi yazdım. Sonra ilk parçasının üzerinde detaylıca çalışmaya başladım. Yıllarca. 2002’de bir ajansla anlaşmıştım. 2006’da o ilk parça Rüzgarın Adı oldu. 4 yıl boyunca çalıştım. Yayıncıya sattıktan sonra da Bilge Adamın Korkusu üzerinde çalışmaya başladım. Bir ton sorun vardı çünkü ilk kitapla uyumlu değildi. Bir sürü değişiklik yapmıştım, karakterler ekleyip yeni hikâyeler anlatmıştım. Onları bağlamam gerekiyordu. Ayrıca daha iyi bir yazar olmuştum. Bir şey değiştirmediğim parçaları bile tekrar yazdım. Şimdi de, 3. kitaba geldik. Bu hikâyenin üçüncü kısmını oluşturan metin, 1998’de yazıldı. Çok uzun süre önce. O zaman iyi bir yazar değildim. İyi olan kısımları bile hikâyeyi geliştirdiğim için ilk iki kitapta anlattıklarımla uyuşmuyor.

Üçüncü kitapla ilgili en sevdiğin kısım ne?

Şu an bir parçasını revize ediyorum. “Uyuyan höyük krallarından prensesler çaldım.” hikâyesini. O kısmı çok seviyorum. İyi ama yine de üstünde çalışıyorum, cilalıyorum.

Bir roman yazdım. Birkaç kişiye okuttum. Dönüşler pozitif değildi. Senin ön okurlarla ilişkin nasıl? Geribildirimlere göre değişiklikler yapıyor musun?

Rüzgarın Adı’nı yazmaya yayımlanmasından 14 yıl önce başladım. O zamanlar okuyan insanların tepkileri hiç iyi değildi. Neden? Kitap yazmayı bilmiyordum çünkü. Havalı karakterler ve güzel sahneler yazabiliyordum ama kitap yazmak bundan ibaret değil ki.

Çıktı alıp insanlara veriyordum ve bir iki hafta sonra sorduğumda, “Çok meşguldüm, bakamadım hiç,” diyorlardı. Belki gerçekten meşgullerdi ama bence bir denediler ve hiç beğenmediler. Kim arkadaşıyla oturup, “Evet okudum biraz, hiç iyi değil. Çok sıkıcıydı, 20 sayfa dayanabildim,” demek ister ki? Bir yerden sonra kitabı revize etmeye başladım ve insanlara revize önerileri vermelerini istedim. Böyle olunca çok daha fazla geri bildirim almaya başladım. Kitabın başlangıcı bile ilk taslakta bambaşkaydı. Çerçeve hikâye yoktu. İlk satır, “Benim adım Kvothe,” cümlesiydi. Kitapta Auri bile yoktu. Üniversite’ye gidiyordu, “Ben, çok zekiyim beni alın,” diyordu. Hocalar da, “Vay be bizden daha zekisin, al sana para,” diye cevap veriyordu.

Okurların beklentisine tepkin nasıl?

Çok terapi gördüm. Daha da göreceğim. İlk yazdığımda yayımlanması için baskı olmayan bir hikâye üzerinde çalışıyordum. Sonra birden, “Hey Pat bak, milyonlarca insan senden nefret ediyor çünkü kitabı tamamlamadı,” oldu.

Hoş bir his değil yani. Kitabı bitirmeyi kesinlikle önemsiyorum. Yani, önemsemeseydim çoktan elinizde olurdu. Ne olursa olsun kitabı alacaksınız çünkü hikâyenin nasıl bittiğini öğrenmek istiyorsunuz. Benimse kitabımı seven, kendileri için önemli olduğunu söyleyen, vücutlarına dövme yaptıran, çocuklarına benim karakterlerimin ismini veren insanlara bir borcum var. Kitabı seven herkese güzel bir şey okutma borcum var.

Kralkatili Güncesi 3. Kitap the Doors of Stone Patrick Rothfuss

Dördüncü bir kitap yazmayı düşünür müsün?

Dördüncü kitap şimdiden var. Bu üçleme kendi içinde bir bütün ama dünyayı onlarca kitap yazacağım kadar büyük yaptım.

Sessizliğin Müziği’ni yazmak üçüncü kitap sürecini nasıl etkiledi? Yeni yan hikâyeler yazacak mısın?

Çok fazla karakter hakkında anlatmak istediğim çok fazla hikâye var. Sessizliğin Müziği bir antoloji için hazırladığım bir kısa öyküydü ve bambaşka bir şeye dönüştü. Bir şeyi çok iyi öğrendim: Bir konuda ilham geldiyse hemen yazmam gerekiyor. Yoksa bütün öykü sonsuza kadar yok olur. Oldu da. Eğer birden gelen istekle oturup yazsaydım şimdi en az bir tane daha kitap çıkmış olurdu. Üçüncü kitap değil ama aynı dünyada geçen başka bir kitap. Bunun yerine yeni hikâyenin taslağını yarılamışken, “Hayır olmaz, üçüncü kitaba odaklanmam lazım, işimi yapmam lazım,” diyorum. Bunu demezsem de, biri bitince diğeri başlayan onlarca yan hikâye fikriyle uğraşmam ihtimali doğacak. Dengeyi tutturmak çok zor.

* * *

Patrick Rothfuss tarafından gösterilen bu yeni ve okurlara karşı açık tutum sizce güzel bir haber mi? Yoksa daha bekleyecek uzun yıllarımız olduğunun işareti mi? The Doors of Stone’dan beklentileriniz neler? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bekliyoruz.

Kaynak: Youtube

Oyla!

Mehmet Çakıcı

1999'da Balıkesir'de doğdu. Küçük yaştan beri fantastik edebiyata ilgi duydu, büyüdükçe diğer edebiyatlara da yaklaştı. Şu sıralar İstanbul Üniversitesi'nde bu ilginin üstüne iyice düşüyor. Uzun bir süre araknofobinin nasıl yazıldığını öğrenemedi.

46 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for annihilator annihilator dedi ki:

    Yazarın açıklamalarından anladığım. Bla, bla, bla… Onlarca kitaptan bahsediyor bir de. 12 senede bir kitabı yazamadı, yaşı 50’ye dayandı. Bu üçlemeyi bitirip bir üçleme daha yazsa öpüp başına koysun. Onlarca kitapmış! Tamam eserinin kusursuz olmasını istiyor bunu anladık. Ama mesele şu bence, adam yazmıyor. Oyun oynuyor , çizgi roman senaryosu yazıyor vs. Zerre saygım yok bu kişiye. Martin’e de kızıyorum ama o bundan iyi bence. Adamın bağımsız dört beş romanı ve bir sürü hikaye derlemesi var. Ateş ve Kan, Dunn ve Egg’i var. Patrick iki kitap ve bir yan kitap dışında ne yapmış, boş boş oyun oynamış. Tabiki kendi hayatı, isterse 100 yaşına kadar oyun oynayıp Twich yayını yapar. Kendimce eleştiriyorum ben.

  2. Avatar for Agape Agape dedi ki:

    Yazım sürecinin üstünden ne kadar çok gün geçerse o kadar çabuk körelir. Bir de bu süreci başka şeylerle doldurduğunuzda iyice uzaklaşırsınız. Bir çeşit kaçış sendromu da diyebiliriz buna aslında. Korkularınızdan kaçıp başka limanlara sığındıkça bulunduğunuz limana alışır ve geri dönmek istemezsiniz. Geçen bu senelerde eğer başka başka eserler vermiş olsaydı yazma eyleminden uzaklaşmamış olur. Başka öyküler, başka seriler ya da tekil atıştırmalık kitaplar yazarak deneyimine deneyim katar, en sonunda da ben nihayet piştim artık üçüncü kitabı da bitirebilirim derdi. İşin psikolojik yanı burada bence ağır basıyor. Şan ve şöhreti kaldıramadığını, kaygı bozukluğu yaşadığını düşünüyorum. Bunu atlatacağını da sanmıyorum. Bu seriyi hiç okumadım ilk 15 sayfasından başka. Yaşadığım yarım seri faciaları sebebiyle artık böyle yapıyorum. Kitaplığımın yoğun bir kısmını gerek yazar gerekse yayınevlerinin basmaktan vazgeçtiği kitaplardan oluşan bir mezarlık. Boşa verilen paralar…

  3. Avatar for MURAT_arminius MURAT_arminius dedi ki:

    Al bakalım ikinci George R.R.Martin vakası.Kitabı on yıldan fazla bitirmez çıkar saçma sapan açıklamalar yaparlar.Okuyuculara saygın varsa romanı bitir yayınla.Bunların egoları okyanus kadar.Üstelik hiç utanma sıkılma emaresi yok.Yazıklar olsun.

  4. Avatar for _Ged _Ged dedi ki:

    Umudumu o kadar köreltmişim ki, başlığı “Önemseseydim Çoktan Elinizdeydi” şeklinde okudum. :smiley:

Söyleyeceklerin mi var? Forum'a gelip sohbete katıl.

41 cevap daha var.

Dune Rahibeler Meclisi Frank Herbert 6. Kitap

Dune Rahibeler Meclisi: Frank Herbert’ün Bilimkurgu Klasiğinde Son Cilt Raflarda

Çıplak BluTv Can Evrenol Sansür

Çıplak Dizisi Yayından Kaldırıldı: Cüneyt Özdemir’in Paylaşımı, BluTV Yapımının Sonu mu Oldu?