in

Kitapta Sabit Fiyat Yasası Yolda: İndirimli Kampanyalara Veda Zamanı

Kitap sektörü için çok konuşulan Sabit Fiyat Yasası’nın sonbaharda yürürlüğe gireceği öne sürüldü. İnternetten indirimli kitap satın alma dönemi sona erebilir.

kitap sabit fiyat yasası

Kültür sanat dünyasında hareketli dakikalar yaşanıyor. Sabit fiyat yasası kitap sektörü için de kanun haline gelebilir. Türkiye Yayıncılar Birliği’nin uzun süredir talep ettiği bu değişikliğin önümüzdeki sonbahar yasalaşacağı ileri sürüldü.

Kitap fiyatlarının kitabevlerinde etiket fiyatından, dijital satış sitelerinden ise indirimli olarak satıldığı dönemin sonu geliyor olabilir. Sabit fiyat yasası ile birlikte hem rafta hem de dijital ortamda kitap için tek bir satış fiyatı belirlenecek. Böylece dijitalde yaratılmış olan rekabet ortamıyla fiziksel mağazası bulunan kitabevlerinin de adil şekilde mücadele edebilmesi hedeflenecek.

Son dönemlerde gerek zincir kitap satış mağazaları, gerekse bağımsız kitabevleri internet satış sitelerindeki indirim oranlarının yüksekliği ile rekabet edemediklerini ifade ediyordu.

Sabit Fiyat Yasası Nedir?

Beraberinde pek çok tartışmayı birlikte getiren sabit fiyat yasası, kısaca şu şekilde işliyor: Yayınevleri, net bir etiket fiyatı belirliyor. Buna göre hem sanal hem de fiziksel mağazalar, kitapları belirlenen fiyatın daha altında satamıyorlar. Bazı ülkelerde bu yasa, yalnızca kitabın yayın tarihinden itibaren belli bir süre (örneğin Almanya’da 18 ay) geçerli oluyor. Kimilerinde ise etiket fiyatı büyük oranda kalıcı oluyor. Bu sayede çevrim içi kitap satış sitelerinde karşımıza çıkan ve fiziksel mağazaların rekabet edemediği koşullar eşitlenmiş oluyor. Bilindiği gibi fiziksel mağazaların dükkân kirası, mağaza çalışanı, depolama gibi çeşitli kalemlerdeki giderleri; dijital ortamda aynı oranda bulunmuyor. Çevrim içi mağazalar, dağıtım kalemini de aradan çıkartabildiğinde “çok ciddi indirim oranları” ile müşteriye ulaşabiliyor.

kitap sabit fiyat yasası

Editör, yayın danışmanı ve yazar ajanı Mürsel Çavuş, Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarda uzun süredir çeşitli odaklarca dile getirilen kitap sektöründe Sabit Fiyat Yasası için harekete geçildiğini duyurdu.

Kitap Sektöründe Sabit Fiyat Yasası Ekim – Kasım Aylarında Çıkabilir

Doğan Holding’in, Emek Dağıtım ve Kırmızı Kedi Kitabevleri’ni satın alacağı iddiaları ile sektörün giderek hareketlendiğini işaret eden Çavuş, “Bir diğer haber Sabit Fiyat Yasası’nın Ekim-Kasım gibi çıkacağı yönünde. Türkiye Yayıncılar Birliği uzun zamandır bu konuda çalışıyordu,” ifadesini kullandı.

D&R’ın sahibi olduğu Turkuvaz Grubu’nun hükûmet kanadına bu yasa için baskıda bulunduğunu belirten Çavuş, eğer sabit fiyat yasası çıkarsa daha fazla D&R mağazasının açılabileceğini dile getiriyor.

Doğan Holding’in dağıtım ve kitabevi tarafını güçlendirerek hem D&R’lara hem de ülkemizde yeni yeni yatırımlarda bulunan Amazon’a rakip olmayı hedeflediğini hatırlatan Çavuş, bu yasa ile yayıncılık dünyasının derinden değişebileceğini işaret ediyor.

Mürsel Çavuş sözlerine şu şekilde devam ediyor:

“Sabit Fiyat Yasası bir kitabın piyasaya çıktıktan sonra fiyatının her yerde aynı olması demek. Bu da online’da kıyasıyla fiyat rekabetini yok edecek. ‘Yüzde 35-45 indirim’ kampanyalarına veda ediyoruz. Bu bize ne getirir? Kitapçılar yeniden filizlenmeye başlar. Muhtemelen sadece kitabevi ile para kazanamayan dükkân sahipleri bunları yine oyuncak/kırtasiye/cafe ile birlikte sunacaklar. Kitap satışı düşer mi? Emin değilim ama kitap satış sitelerinin daha iyi hizmete yöneleceği kesin. Yasa geçerse, şimdiki gibi -sınırlı stok tutma- ortadan kalkabilir, kargolar hızlanabilir.”

Türkiye Yayıncılar Birliği: “İndirimler Yıkıcı Sonuçlar Doğuruyor”

Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk de daha önce bu yasanın çıkması için çalışmalarda bulunduklarını ifade etmişti. Küçük yayıncının korunacağını ve sektörün daralmasının engelleneceğini savunan Kocatürk, şöyle konuşmuştu:

“Büyük holdinglerin yaptığı indirimler, kitapçılar açısından yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır. Birden bire kitapçılar kapanıyor, internet siteleri kapanıyor, sonra da yayıncılara çok ağır koşulları dayatıyorlar. Kitapçıları bu tür risklerden koruyan sabit fiyat yasasının, bizim ülkemizde de uygulanması gerekiyor. Böylelikle küçük yayıncı korunmuş, sektörün daralmasının önü kesilmiş olur.”

Hâlihazırda birçok yayınevi, kitabın etiket fiyatını internet sitelerinden okurun alacağı indirimli fiyat üzerinden hesaplayarak belirliyor. Bu yasa eğer yürürlüğe girerse yayınevlerinin etiket fiyatlarında ne gibi bir düzenlemeler yapacağı da merak ediliyor.

Elbette henüz yasanın çıkışına dair resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak son dönemlerdeki hareketliliğin, böyle bir yasanın çıkışına da yorumlanabileceği ifade ediliyor. Gelişmeler oldukça sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.


Kitapta Sabit Fiyat Yasasını Yayınevlerine Sorduk: Artılar, Eksiler, Fiyatlar, Kitapçılar | Soruşturma – Tıkla!


Siz kitap satışlarında sabit fiyat yasası uygulaması hakkında neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Devrim Beyaz

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. 2016'dan beri serbest editörlük yapıyor, çeşitli internet siteleri ve dergiler için haber ve incelemeler kaleme alıyorum.

157 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for aesopwalt aesopwalt dedi ki:

    Zırvalık. Haberde adı anılmış zaten hangi grubun baskılamasının sonucu olduğu. Siyasi bir adım olduğunu bağırıyor olay. Köşebaşındaki bağımsız kitabevi kazanmaz, zincir mağazalar kazanır. Böyle siyaseten düzenleme yaptırma gücü olan sermaye yarın çıkar kendisini yaz kampanyaları için muaf tutturuverir sabit fiyat uygulamasından. Hiç öyle düşük fiyat hayallerine de kapılmasın kimse. 60-70 kalıcı fiyatlar boy gösterir, okur da okumak istediği kitabı almak için yediğinden içtiğinden feda etmek zorunda kalır. Rezillik.

  2. Avatar for smartestidiot smartestidiot dedi ki:

    Çok net söylüyorum, böyle bir şey olursa inadına kitap almam. Bana kalırsa siz de almayın, böyle saçmalık olmaz. Ülkenin okuyup kültürlenmesine alerjileri var birilerinin. Sürekli bütün yollara taş koymaya çalışıyorlar. Aptal değiliz, çoğumuzun da zaten stok olarak yeteri kadar kitabı olduğunu varsayıyorum. Bırakalım kitap okumayı da zehir etsinler bize.

  3. Avatar for Agape Agape dedi ki:

    Kitap okumak isteyene bir sürü seçenek var. Bir ürünü aldığımda 15 gün yasal iade hakkım var. Alır, okur iade ederim. Kütüphanelere gider okurum. Mağazalarda okurum. Takas yapar okurum. Kindle’dan okurum. Sesli kitap platformlarına yönelirim. Yine de etiket fiyatı 90-100 lira olan kitabı almam. Serbest piyasa diye bir şey var.

    Ben bunun son dönemde dillendirilmesinde okuyucuların yoklandığını düşünüyorum. Bir kişinin diğer her yeri satın alıp tek güç olmasının önüne geçilmemesini ve istediğini yaptırabilmesine artık dayanabileceğimi sanmıyorum. Bu benim çizgim. Kendi adıma tek kuruş harcamayacağımı garanti ederim.

    Örnek olarak Almanya verilmiş haberde. Yahu birim olarak ve alım gücü olarak bakarsak bu kıyasın saçmalık olduğu ortada. Okur yok diye belirtmeleri yetmiyormuş gibi olan okuru da kaybedecekler. Ben böyle bir şeyin ciddi tepki çekeceğini ve protesto olacağını düşünüyorum.

    Ek olarak zaten D&R kanalından bir şey bekliyordum çünkü kan ağlıyorlar. İçeri giren yok. Eşime de demiştim “Hayatımda ilk defa böyle terk edilmiş kasaba gibi gördüm D&R’ı” diye.

    70 liralık kitaba yüzde 40 zam yaparak 98 liraya getirip bir de indirimi kaldırıp satsınlar. 98 lira vereceğim kitapta editörlük yok, çeviri rezalet, kağıt kalitesi çöp. Ben biraz gidip güleyim.

  4. Avatar for Leingrad Leingrad dedi ki:

    Bomboş bir yasa. Hiçbir uygulanabilirliliği yok. ABC firması N11 Trendyol mağazalarından kullanıcılara %35 kupon tanımlasa, XYZ kitap satış sitesi her alışverişte %35 indirim kodu gönderse napcan? Hayır gönderemezsin yasak mı diyeceksin? Düpedüz salaklık…

    Yayıncılar birliği “Büyük holdinglerin yaptığı indirimler, kitapçılar açısından yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır.” diye açıklama yapmış. Ne hikmetse bu yasanın gerçekleşmesini en çok arzu eden işletmeler de bu buyük holdingler. Ne yaman çekişki değil mi? Çıkın adam gibi “Küçük kitapçılara destek kılıfı altında D&R’ın AVM kirasını okuyucuya ödetirken, biz de arada zamlardan nasiplenicez.” diyin de samimi olsun.

    Yayıncılar birliği kendi ayağına sıkmaktan başka birşey de yapmıyor. Ülkede alkole, sigaraya zam yapa yapa yıllardır göz göre göre terör örgütlerine para bastırıyorlar. İki gün sonra çıkıp “ömö körsön bösöm kötöplör, körsön ö-kötöplör yöyöncölök söktörönö öldöröyör.” diye zırlayacaklar, suçu da okura yükleyecekler. Hadi okuyucu okuyup geçiyor ama olan yazarlara, kapak tasarımcılarına, çevirmenlere ve bilimum yayınevi çalışanlarına olurken, çakal çukan merdivenaltı matbaacılar ve warez torrent sitesi sahipleri para basacak.

  5. Avatar for Everfever Everfever dedi ki:

    Konu hakkındaki üç yıl önceki görüşüm:

    Çeşitlilik ve özgürlük için “yasak koymak”, iyi kötü çirkin herkesi tırpanla biçer gibi eşit hale getirmeye çalışmak da ancak bir Fransızın aklına gelirdi (mümkün olan en pejoratif anlamda söylüyorum bunu). Fransızın özgürlük tanımı bu olsa gerek.

    Kaldı ki bu uygulamanın Türkiye’ye çeşitliliğin ç’sini getirmeyeceği aşikar. Kitapçı dükkanlarının istenen her kitabı tedarik edeceğine inanıyor musunuz? Sipariş verdiğiniz kitabı aylarca getirmeyince ne yapabileceksiniz? En kötü kargo şirketiyle internetten sipariş verseydim şimdiye gelirdi diyeceksiniz belki de.

    Gelelim ikinci kısma: İnatla ve defaatle 19. yüzyılı terk etmek istemeyen yayın dünyamızın aklına çözüm olarak sadece ve sadece yasak koymak, tırpanla biçmek ve “sabit fiyat” geliyor. Yaklaşık 20 yıldır internetten kitap satışı yapılan Türkiye’de, yayıncıların 2018 sonunda, “Hımmm Amazon tehlikeli,” sığlığında düşünmeleri şahsen benim kelime dağarcığımı zorluyor. Daha çok insana daha fazla kitabı çevreci ve sürdürülebilir koşullarda getirmeyi öngören e-kitap teknolojisinden bahsetmek yerine, “Düşlerin Anaforunda Dalgalandım da Duruldum” daha çok satabilsin diye (on yılda üç tane satmıştı, yeni hedefimiz on yılda on tane satmak) daha çok insanın talep gösterdiği o lanet! o mendebur! o mel’un kitapları tırpanlamamız lazım! Zaten onların tu kaka olduğunu söylemiş miydim?

    Efendim e-kitaba ilgi yok Türkiye’de. / E-kitaba ilgi yok da küçük yayıncıya ilgi var mı? E-kitap okura daha ucuz, rahat, “özgür” (Fransız özgürlüğü değil ha, yanlış anlamayın) bir şekilde kitap okutmayı amaçlıyor. Kimseye hiçbir yasak koymuyor. Değil Türkiye’de, dünyanın her yerinde her isteyen de aynı fiyata internetten saniyeler içinde kitabını edinebiliyor.

    Efendim e-kitap olursa küçük yayınevinin korunması garanti değil. / Sabit fiyatla da garanti değil. On yılda üç adet satmış kitap sabit fiyatla yüz adet satmayacak. Kaldı ki o kitabın satmama nedeni fiyatı veya diğer kitapların ucuz olması da değil.

    Efendim tutturmuşsunuz bir e-kitap. / 21. yüzyılda yaşadığımız için olabilir mi? Yasaklarla değil teşviklerle bir şeylerin başarılabileceği kanıtlandığı için olabilir mi? Daha çevreci, ucuz ve kullanıcı dostu olduğu için olabilir mi?

Söyleyeceklerin mi var? Forum'a gelip sohbete katıl.

152 cevap daha var.

Kırmızı Kedi Kitabevleri Emek Dağıtım, Doğan Ailesi Satılıyor

Dev Geri Dönüş: Kırmızı Kedi Kitabevleri ve Emek Dağıtım’ın Doğan Ailesi’ne Satılacağı İddia Edildi

John Steinbeck kitapları iletişim yayınları

John Steinbeck’in Yeni Yayıncısı İletişim Yayınları Oldu