in ,

Ateşten Atlamak – Fatma Nur Kaptanoğlu | Yazarının Kaleminden

Fatma Nur Kaptanoğlu, Ateşten Atlamak ile herkesin hayatında atlaması gereken ateşleri hatırlatıyor. Yazar, eserinin ortaya çıkış serüvenini Kayıp Rıhtım okurları için anlattı.

Ateşten Atlamak - Fatma Nur Kaptanoğlu | Yazarının Kaleminden

Fatma Nur Kaptanoğlu yeni kitabı Ateşten Atlamak hakkında konuştu. Yazar, geçen haftalarda Can Yayınları etiketiyle okurlarla buluşan eserinin ortaya çıkış ve yazım sürecini anlattı.

* * *

Kitap iki uzun öyküden oluşuyor. İki uzun öykü benim de ilk kez denediğim bir tür. Daha önceki kitaplarımda kitap içinde, elbette diğerlerine göre, biraz daha uzun olan öykülerim illa oluyordu. Diğer öykülerim, daha kısa, daha öznel, belki karakterle belki de dış dünya ile daha az bağlantı kurulan bir düzende akıyordu. Ancak bu kitapta -elbette kısa film yönetmenliği eğitimi almamın da etkisi ile- karakter ile derinleşme, sinematik ve görsel hafızayı harekete geçirmesi hedeflenen bir kurgu temeli mevcut. Novella, kısa roman, uzun öykü, çok kısa roman, çok uzun öykü, artık ne deniliyorsa.

Kitaba adını veren öykü Ateşten Atlamak, bir Hıdırellez öyküsü. Doğma büyüme Marmarisli biri olarak Hıdırellez’i en güzel yaşayan coğrafyalardan birinde deneyimlediğimi ve içselleştirdiğimi söyleyebilirim. Küçüklüğümden beri sahillerde, sahile inmek istemediğimiz kimi zamanlarda da arka bahçemizde yaktığımız küçük ateşler, denizlerden dua ile toplanması söylenen ama benim her zaman şarkılarla topladığım taşlar, kuma çizilen dilekler çocukluğumun ve ilk gençlik çağlarımın en renkli motifleri arasında. Pandemiyle birlikte yaşadığımız kısıtlanma ve özlediğimiz yerlere gidememe hissi de Ateşten Atlamak’ın oluşumunda önemli bir role sahip. Çünkü bundan yıllar önce tabiri caizse kaçarak uzaklaştığım küçük ve kendi halindeki kasabamı, üzerimde bıraktığı sıkışmışlık ve geç özgürleşme hislerime rağmen özlediğimi fark etmem ve ilk kez “istediğinde ulaşamama” kırılganlığı ile karşılaşmam öykünün temel taşlarını oluşturmamda etkili oldu.

Ateşten Atlamak ile Ödenen Borçlar

İstanbul’da kısıtlı ve mutsuz hissettiğim evimde bir festival havasındaki özgür, geleneksel ve büyüme motiflerimin temelini oluşturan Hıdırellez’i yazmam kesinlikle tesadüf değil. O kadar yıla ve değişikliğe rağmen bitmeyen ve aktarılan bir kültürün, her yaşta, cinsiyette, onlarca farklı sosyo-ekonomik durumda aynı heyecanla yaşatıldığını görmek en büyük ilhamım oldu. Hıdırellezlerde 70 yaşındaki birini de dilek dilerken görebilirsiniz 4 yaşındaki birini de. Dileklerin temelini de sevgi oluşturur. Çoğunlukla da aşk. Ve bir kasabada sıkışıp kalmış birinin içinde taşıdığı aşk en şairene Hıdırellez dileğidir. Ateşin, aşkın, kendinle tanışmanın, sıkışmışlığın, cesaretin, sınırların ve sınırı kimi zaman ustalıkla kimi zaman düşe kalka geçenlerin buluştuğu bir kitap Ateşten Atlamak. Nitekim her yazarın doğup büyüdüğü yere bir borcu, bir diyeti olduğunu düşünürüm. Ben de bu borcumu bu kitapta gerek işlediğim doku gerek de göze aldığım cesaretli konu ile ödediğimi, yer yer de onunla çarpıştığımı ve ona hesap sorduğumu düşünüyorum.

Ateşten Atlamak - Fatma Nur Kaptanoğlu

Bunu birkaç söyleşimde de dile getirmiştim. Herkesin bu hayatta atlaması gereken ateşler var. Kitabın iki uzun öyküsündeki iki farklı ama bazı noktalardaki aynılıklarıyla da benzer karakterlerin verdikleri “birey olma, özgürleşme” çabaları atlamaları gereken en büyük ateşleri. Kimi karakter bu ateşten atlamayı başarırken, kimisi yıllar geçse ve aslında o kadar da engeli olmamasına rağmen kendi ateşinden atlayamıyor. Bu iki durum da hayatın belirli dönemlerinde kendimizde gördüğümüz ve bizzat yaşadığımız durumlar.

Daha Uygun Bir Kader Hakkında

Daha Uygun Bir Kader öyküsündeki Abaven, memnun olmadığı kaderinden sürekli şikayet eden ama onu değiştirmek için de sürekli kendi dışında gelişen olaylardan ve kişilerden bir beklenti halinde olan biri. Düzensiz çalan kilise çanlarının, baba-çocuk, anne-çocuk ilişkisizliğinin, yıllar geçse de bitmeyen aile travmalarının, üzeri örtülen mutsuzlukların ve en önemlisi de amaçsızlıkların 6 güne sığdırılan hikayesi. Günah çıkarma, pişmanlık, pişmanlığın çeşitliliği, inancın bir hane içindeki şekillenmiş halleri, kontrolün hem sizde hem de hiçbir zaman sizde olmadığı bir hayat, birey olma çabası ve bu çabanın bir türlü gerçek bir çaba haline gelememesi öyküyü gri bir alana taşıyor. Günah çıkarma kavramı her zaman üzerine düşündüğüm, felsefesine saygı duyduğum ve insana umut veren yanını gördüğüm bir ritüel. Bu ritüel üzerine uzun okumalar ve araştırmalar yaptım ve ilk günahtan beridir süre gelen “affedilme” dürtümüzün temelini odak almaya çalıştım Daha Uygun Bir Kader öyküsünde.

“Günahtan bizi uzaklaştıran yaklaşım ceza mı yoksa affetmek mi?” sorusunun yanıtını ararken Abaven çerçevesinde en temel günahlarımızdan olan “ebeveynle vedalaşıp birey olabilmek için onu yok etme” dürtümüzü yazarken buldum kendimi. Zamansız çalınan kilise çanları, gri ve kaybolmuş bir karakter, baba-çocuk ilişkisizliği ve kendini keşfetme telaşı bu öykünün temelini oluşturdu.

Ateşten Atlamak - Fatma Nur Kaptanoğlu

Kitabı İstanbul’da yazmaya başladım ama hayatın latifesi işte, ailevi birkaç sağlık problemi nedeniyle son hali üzerine çalıştığım zamanlar hep Marmaris’teydim. Çok da iyi oldu, çünkü kasabayı neden özlediğimi hatırladığım gibi, neden oradan koşarak uzaklaştığımı da bana hatırlattı. Yaşadığım yerle yüzleşebildiğim, ona teşekkür edebildiğim, iyi ki ve keşke diyebildiğim için Ateşten Atlamak beni en iyi yansıtan kitaplarımdan biri.

Fatma Nur Kaptanoğlu


Ateşten Atlamak hakkındaki yorumlarınızı bizimle Kayıp Rıhtım Forum üzerinden paylaşabilirsiniz. Sitemizdeki diğer yazar maceralarına buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Oyla!

Konuk Yazar

Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz!

İletişim: [email protected]

snake eyes son fragman

Snake Eyes’tan Son Fragman: Storm Shadow Sahnede

the wheel of time 2. sezon çekimleri

The Wheel of Time Dizisinde Henüz İlk Sezon Yayınlanmadan 2. Sezon Çekimleri Başladı