Mimari Anlayışı ve Ürkütücü Atmosferiyle Uykularınızı Kaçıracak 10 Yapı

Hayaletlere inanır mısınız? Cevap hayırsa bile bazı binaların ürkütücü atmosferi ve mimarisi kanınızı dondurmaya yetebilir.

Her ne kadar yapım amaçları bu olmasa da bazı mimari yapılar geçmişteki bir trajedi veya ölüm nedeniyle bize ürkütücü gelebilir. Çevredeki insanların anlattığı bazı korkunç hikâyelerle de bu durum geniş kitlelere yayılır.

Listemizdeki bu yapılar ister içinde bazı trajedileri barındırsın, isterse gerçekten de sadece mimari açıdan “ürkütücü” olsunlar, görünümleri ve hikâyeleriyle uykunuzu kaçırmaya yetebilir.

1. Ennis Evi – Los Angeles, Kaliforniya

Mimari

Ev dendiğinde aklınızda böyle bir yer canlanmıyor, değil mi? Modern mimarlığın en önemli ismi Frank Lloyd Wright tarafından tasarlanan bu ev, Amerikan Maya kültürünün yeniden canlandırılmasının bir örneğidir. Beton bloklarının kullanılması, yapıldığı dönem için yeni olduğundan, tasarımında oldukça önemli yer tutar. Ayrıca genel siluetiyle de Hollywood’un en sevilen “ürkütücü” film mekanı olarak yerini alır.

1959 yapımı House on Haunted Hill filminde Vincent Price’ın korkunç akşam yemeği partisine ev sahipliği yapan yapı bunun haricinde Ridley Scott’lı Blade Runner; Twin Peaks, Buffy the Vampire Slayer, Firefly ve Game of Thrones gibi yapımlarda da göründü.

Evin görünüşü dışında ürkütücü olmasının başka bir nedeni daha var. Desenli beton blok kullanımı o dönem için oldukça yeni olduğundan yapım yöntemi tam olarak mükemmel değildir. Bu nedenle zaman geçtikçe, yapının yük taşıyan noktalarında önemli çatlaklar meydana gelir. Her ne kadar restorasyonlarla bu çatlaklar giderilip desteklenmeye çalışılsa da bu durum yapının “En Tehlikeli Tarihi Yapılar” listesine girmesine engel olamamıştır.

2. Notre Dame Katedrali – Paris

Mimari

Biraz açık olalım, gotik yapıların hemen hepsi biraz ürkütücü, değil mi? Tabii ki Notre Dame Katedrali‘ndeki gorgoyle’lerin de bu havaya bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Victor Hugo’nun Notre Dame’ın Kamburu kitabıyla hak ettiği restorasyona ve üne kavuşan yapı bununla da sınırlı kalmayıp, Paris şehrinin simgesi statüsüyle birlikte, bir sürü filmde de boy göstermiştir.

GÖZ ATIN  Diriliş: İsa mı yoksa Dr. Frankenstein mı?

Amelie, Before Sunset, Van Helsing, Midnight in Paris, Ratatouille ve elbette Notre Dame’ın Kamburu bunlardan sadece birkaçı.

3. Graceland Malikanesi – Tennessee

Mimari

Unutulmaz Rock’n Roll idolü Elvis Presley’nin hayaleti, ölümünden beri dünyanın neredeyse her yanında görüldü, en azından çoğu insanın düşüncesi bu yönde. Haliyle bu hayaleti görebilmek için en iyi yer, Elvis Presley’nin 1957 yılından ölene kadar yaşadığı ve buradaki aile mezarlığına gömüldüğü Graceland Malikanesi’dir. Birazcık macera için iyi bir yer gibi duruyor, değil mi?

4. Breakers Malikanesi – Newport, Rhode Island

Mimari

Yine bir hayalet hikayesiyle karşı karşıyayız. Rönesans Dönemi’nden etkilenerek inşa edilen malikane, bölgedeki en çok turist çeken yapılardan biri. Dönemin zengin insanı Cornelius Vanderbilt II tarafından inşa ettirilen bu gösterişli evin aile üyelerinin sonu, maalesef ki o kadar da gösterişli olmamış. 5 çocuğunu erken yaşta kaybeden Cornelius’a bu durum fazla gelmiş olacak ki çok geçmeden o da felç geçirip, hayata veda etmiş. Geride kalan karısı ise ölene kadar bu evde yaşamış. Daha sonra satışa çıkarılan malikanenin tek şartı ise, 3. kattaki odaların, geride kalan aile üyelerine ait olması ve ziyarete açılmamasıdır.

Bugün hâlâ 3. katın ziyarete kapalı olması, bu hayalet hikâyesini yaratmış olabilir. Bazılarının inanışına göre bu hayalet Cornelius’a, bazılarına göre ise geride kalan kederli karısı Alice’e ait. Belki de bu hayalet, Cadılar Bayramı’nda doğan ve malikanenin mimarı olan Richard Morris Hunt’a aittir, kim bilir?

5. Boldt Kalesi – Thousand Island, New York

Mimari

Bu kalenin öyküsü hem hayaletli hem de biraz romantik. Anlatılanlara göre biricik aşkı ve karısı Louise için George Boldt tarafından inşa ettirilen bu kale, maalesef ki Louise’in erken ölümünden sonra uzunca bir süre terk edilmiş halde kalmış. Kalenini mimari yapısı daha sonraları restore edilse bile, Louise’in ayak sesleri hâlâ taş merdivenlerinde yankılanmakta.

GÖZ ATIN  Annabelle 3 ve Kaçış Oyunu Üzerine

6. Amityville Korku Evi – New York

Mimari

Evin krem rengi dış kaplaması, geleneksel panjurları ve sıcak görünüşü sizi yanıltmasın. Bu evin cinayetler ve paranormal aktiviteleri içeren ilginç bir geçmişi var. Bu geçmiş, Jay Anson’ın The Amityville Horror romanıyla ve aynı adlı filmiyle de üne kavuşmuş durumda. Kitap Türkçeye çevrilmemiş olsa da, ilgilenenler 2005 yapımı Dehşet Sokağı filmine bakabilirler.

7. Başpiskopos Sarayı – Hradcany, Prag

Mimari

Vltava Nehri kenarında yer olan bu saray, Tom Cruise’un Mission Impossible filmiyle ön plana çıkmıştır. Bulunduğu konum itibariyle Romanesk, Gotik, Rönesans, Barok ve Rokoko Dönemi cephe görünüşleriyle iç içe olan, bu nedenle de şaşırtıcı bir siluet oluşturan yapı, sürreal ve korkunç hikâyeleriyle öne çıkan Franz Kafka’ya da bir dönem ev sahipliği yaptı. Franz Kafka, eserlerinde bu yapıdan ve çevresindeki kompleks durumdan etkilenmiş bile olabilir.

8. Celebration Evleri – Florida

Florida’daki bu evler topluluğu, çoğunlukla yeni gelenekselcilik anlayışıyla tasarlanan yapıları oluşturur. Belirli bir mesafeden oldukça tatmin edici gözükürler. Ama biraz daha yakından bakın, bu ev gerçek olmayan bir çatı penceresine sahip. Peki neden? Neden siyaha boyalı? Orada kim yaşıyor?

9. Lenin Mozolesi – Moskova, Rusya

Sovyet Dönemi mimarisi, kendi başına yeteri kadar korkutucu görünebilir. Ama bir de şöyle düşünün; dönemin mimari anlayışıyla yapılan ve kırmızı granitle kaplanan bir mozoledesiniz. Soğuk taş duvarları geçiyorsunuz ve camla kaplı Lenin’in cesediyle karşılaşıyorsunuz. Oldukça ürkütücü, değil mi?

10. Berlin Holokost Anıtı – Almanya

Peter Eisenman’ın tasarladığı bu anıtı, çoğu ziyaretçi “soğuk” olarak nitelendirir ki bunun oldukça doğru bir tanım olduğu söylenebilir. Geçmişteki karanlık tarihini bilmiyor olsanız bile bu anıt, gerek mezara benzeyen taş blok formu, gerekse blokların labirente benzeyen konumlanışıyla bunu size hissettirir. Her taş bloğun birbirinden farklı yükseklikte olması da her insanın birbirinden farklı olmasına küçük bir gönderme olabilir.

GÖZ ATIN  Dracula'nın Hiç Basılmamış Bölümünü İçeren "Dracul" Romanı Raflarda!

Peki siz bu ürkütücü yapılar hakkında ne düşünüyorsunuz? Hangi mimari yapının hikâyesi daha etkileyici? Görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum‘da bizlerle paylaşabilirsiniz.

* * *

* “Mimari”ye İlgi Duyan Herkesin Mutlaka Okuması Gereken 7 Kitap

* Gizemli Bir Hayal Gücünün Ürünü: Steampunk Mimarisi

Kaynak: ThoughtCo

Anadolu Üniversitesi Mimarlık Bölümü mezunuyum. Basit bir düşüncemin büyüyerek gerçeğe dönüşmesini izlemekten hoşlanırım. Zamanımı bir taraftan hayal kurarak, diğer taraftan ise ayaklarımın yere sağlam basmasına çalışarak geçirmekteyim.

Mimari Anlayışı ve Ürkütücü Atmosferiyle Uykularınızı Kaçıracak 10 Yapı

Hayaletlere inanır mısınız? Cevap hayırsa bile bazı binaların ürkütücü atmosferi ve mimarisi kanınızı dondurmaya yetebilir.

 

 

Başa dönün
Daha fazla Geek, Liste
İtalyan
İtalyan Kitapçı Akıllı Telefonsuz Geçen Bir Saat Karşılığında Kitap Hediye Ediyor

İtalyan kitapçı Sabino Scianatico'dan öğrenciler için örnek kampanya: "Akıllı telefonsuz geçen bir saat, hediye kitap...

Kapat