Usta İlhamşörlerden Tavsiyeler

Kayıp Rıhtım 6. Yıl Projeleri kapsamında gerçekleştirdiğimiz bu dosyamızda, yazarlarımız bizlere yazarlık için tavsiyelerini anlattı. Gelin hep birlikte neler dediklerine göz atalım!

Hamit Çağlar Özdağ

Kitap, soğuk yenen bir yemektir.

Evvela malzemelerle başlayalım. Eti var, otu var, baharatı var. Bıçağı, kömürü, tenceresi var. Aşçı malzemeden yana tecrübeli olmalıdır ki kitaba ne koyacağını ve – daha da önemlisi – ne koymayacağını iyi tahlil etsin. Dünya pek büyük ve çeşitli, layıkıyla gezip görmedikçe ve diğer kitapları tatmadıkça, güdük kalır aşçı. Cümlesi çeşitlenmez, zihninde hep aynı sözcükler kemikleşir, bir şeyler eksik kalır. Diğer kitaplar dedimse, sadece aşçı elinden çıkanları değil, pişirmenin teorisini irdeleyenleri de kastediyorum elbet. Dilbilgisinden biçim bilime, yazmanın da bir adabı, şekli var. Temel kuralları hakkıyla uygulamadıktan sonra, kitaba – nimete – küfretmekten öteye geçmez pişirme çabası.

Diyelim ki malzemeler ormandan, dağdan gelmiş, mis kokuyorlar tezgahta, bıçakla tava da hazır, yeter mi? Elbette hayır! Aşçı sapı çöpü ayırmayı bilmeli, etle soğanın aynı vakitte pişmeyeceğinin ayırdında olmalıdır. Yemeğin kurgusu mühimdir, okurlar hangi lokmada gülümseyecek, nerede korkacak, nerede sıçrayacak… Hangi baharat yemeğin has tadını verecek? Öyle her konuyu içine katıp kitabı kişiliksiz kılmak kimseye yaramaz. Tadı olmaz öncelikle, üzerine düşünülecek o kıymetli demi tutturamaz yemek. İnce elenip sık dokunmalı, detayları da omurgası da sapasağlam olmalıdır kitabın.

Olmazsa olmaz bir diğer şey de sabır… Kısık ateşte birkaç defa pişirilip soğutulmalıdır kitap. Ocağa her konuşunda yenilenmeli, canlanmalıdır. Kusurlardan arınmalıdır. Tadılmalı aşçısı tarafından, okunmalı, elden geçirilmelidir. Lakin aşırıya kaçmamalıdır aşçı, bilmelidir ki editörün gurmeliği editörce yapılmalı, tabağın sunumu da redaktörce hazırlanmalıdır.

Ve kitap isimli yemek illa ki soğuk servis edilir. Yazıldıktan sonra soğumalı, bir çekmecede, gözlerden ırak halde üç beş ay beklemelidir. Ardından gün yüzüne çıktığında yazarına tüm kusurlarını sunar o kitap, gereksiz sahnelerin, lüzumsuz kelimelerin ve hataların bir bir altını çizer. Sonuçta kitap da ister ki tadı güzel olsun, lezzeti unutulmasın…

Ve sakın ola ki aşçı, yemeğini avanesinin damağıyla tartmamalıdır. Kulaklarda yankısı güzeldir “Ellerine sağlık”ın ama yemeği mükemmelleştirmekten uzaktır annemizin hayranlığı. Uğraştı, didindi, pişirdi kitabı ya, işte o vakit yabancıya tattırmalıdır aşçı kitabını. Sözünü sakınmayan, yegane kaygısı yemeğin lezzeti olan birinin “Ellerine sağlık” demesi kadar aşçıyı gülümseten şey yoktur kanımca…

Şimdiden eline sağlık!

Kendin pişir, birlikte yiyelim…

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27

Usta İlhamşörlerden Tavsiyeler için 2 yorum

  1. Çok iyi bir çalışma olmuş. Ellerinize sağlık…


  2. Ed Greenwood’da yazma tavsiyesi vermiş … Güler misin ağlar mısın :sunglasses:


Usta İlhamşörlerden Tavsiyeler

Kayıp Rıhtım 6. Yıl Projeleri kapsamında gerçekleştirdiğimiz bu dosyamızda, yazarlarımız bizlere yazarlık için tavsiyelerini anlattı. Gelin hep birlikte neler dediklerine göz atalım!

Başa dönün