in

Yüzüklerin Efendisi Hayranlarından Dizi Uyarlamasında “Çıplaklık Olmasın” Kampanyası

Yüzüklerin Efendisi hayranları, Amazon’un ekrana taşıyacağı dizide “çıplaklık” istemiyor. Tolkien’in bir Katolik olduğunu hatırlatan grup imza kampanyası düzenliyor.

Yüzüklerin Efendisi dizisi çıplaklık kampanyası

J.R.R. Tolkien imzalı Yüzüklerin Efendisi dizi olmaya hazırlanıyor. Amazon Prime Video, milyar dolarlık projesi için çekimleri sürdürüyor. Kitap ve film serisinin hayranları ise Amazon’dan bir talepte bulunuyor. Change.org adlı site üzerinden başlatılan kampanyada, Orta Dünya takipçileri “çıplaklık” görmek istemediklerini ifade ediyor. Kampanya şimdiden 35 bin imzaya ulaştı.

Catholic Memes adlı bir grubun popüler kampanya sitesi Change.org’da başlattığı imza kampanyası Amazon’u ekranlara açık sahneler getirmemeye davet ediyor.

Söz konusu kampanyanın dizinin Yeni Zelanda’nın Auckland şehrinde gerçekleştirilen çekimleri sırasında oyuncu kadrosuna yapılan çıplaklık uyarısından kaynaklandığı öne sürüldü. İddiaya göre oyunculara kısmi ya da tam çıplaklığa dair rahat olmaları söylendi.

Bir Grup Yüzüklerin Efendisi Hayranı, Dizi Uyarlamasında Yapıma Eklenebilecek “Çıplaklık” Konusunda Endişeli

Jennifer Ward-Lealand’in “samimiyet koordinatörü” olarak diziye dahil edilmesi de iddiaya kanıt olarak gösteriliyor. Amazon ve yönetmen J.A. Bayona’ya seslenen imza kampanyası 35 binin üstünde kişinin desteğini aldı.

İmza kampanyası için hazırlanan sayfada şu sözler yer alıyor:

“Amazon Prime, film üçlemesinin öncesinde geçecek Yüzüklerin Efendisi dizisine sahip. ‘Samimiyet koordinatörü’ işe aldılar ve oyunculardan çıplak sahneleri çekerken rahat olmalarını istediler. Tolkien’in çalışmaları ahlaki açıdan güvenli ve Hıristiyan sembolizmiyle dolu. O dindar bir Katolik’ti ve mirasının gereksiz çıplaklıkla hatta en ufak bir çıplaklıkla lekelenmesine gerek yok. Tolkien’in yaratımları her zaman aile dostu olmuştur, onu bu şekilde tutun.”

Yüzüklerin Efendisi dizisi çıplaklık kampanyası

Kampanyanın J.A. Bayona ya da Amazon’un dikkatini çekip çekmediği ise henüz bilinmiyor. Amazon’un dizi uyarlaması Tolkien’in eserlerinin telif haklarını elinde bulunduran ve yazarın mülkiyetini yöneten Tolkien Vakfı tarafından sıkı bir denetime tabi tutuluyor. Ancak dizide ne düzeyde bir çıplaklık olacağı konusu hâlâ belirsizliğini koruyor.

Serinin takipçileri, kaynak metinde yer almayan ölçüde bir çıplaklığı dizi uyarlamasında görmek istemiyor. Elbette bu tip sahnelerin yer alıp almayacağına, eğer resmi ağızdan bir açıklama gelmezse dizi yayınlanana kadar öğrenemeyeceğimiz bir gerçek.

Kampanya sayfasına buradan göz atabilirsiniz.

Yüzüklerin Efendisi Dizisi Güneşin İkinci Çağı’nda Geçiyor

Dizinin geçtiği çağ, J.R.R. Tolkien’in kitaplarında detaylıca anlattığı dönemleri kapsamıyor. Güneşin İkinci Çağı’nda geçecek yapımda Morgoth’un mağlubiyetinden Sauron’un ilk yenilgisine dek geçen 3441 yıllık bir zaman dilimi işlenecek.

Dolayısıyla dizi yaratıcıları Patrick McKay ve John D. Payne, uyarlama konusunda özgür bir alana sahip olacak. Bu alanı nasıl değerlendireceklerini, Orta Dünya’nın ruhuna ne kadar sadık kalacaklarını zaman gösterecek.

Lord of the Rings Dizisi Cinsellik

Elrond, Galadriel ve Sauron gibi aşina olduğumuz karakterleri tekrar ekrana taşıyacak yapım, Dumanlı Dağlar’dan Lindon’a, oradan da Númenor’a uzanacak ve geniş bir coğrafyayı işleyecek.

Diziden Ayrılanlar Olmuştu

Daha önce diziden “işler farklı yöne gidiyordu” açıklamasıyla ayrılan aktör Tom Budge’ın da, bu endişelere temel sağladığı bir gerçek. 39 yaşındaki oyuncunun yapımdan ayrılması ile Amazon TV, ilk iki bölüm için yeni çekimler yapılacağını da duyurmuştu.

Dizide başrol olarak açıklanan Will Pulter da, sonrasında program uyuşmazlığını ileri sürerek yapımdan ayrılmıştı. Son dakikada gerçekleşen bu karar değişikliği beraberinde çeşitli soru işaretlerini getirmişti

Siz bu “çıplaklık” meselesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Kaynak: The Independent

Oyla!

Devrim Beyaz

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. 2016'dan beri serbest editörlük yapıyor, çeşitli internet siteleri ve dergiler için haber ve incelemeler kaleme alıyorum.

18 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for SJack SJack dedi ki:

    Çok yerinde bir kampanya. Irkçılık ve bilmem ne mesajı vereceğim derdine düşerlerse çok fazla eleştiri de alırlar.

  2. Avatar for erce erce dedi ki:

    Şu dizinin kendi yok ortada her türlü dedikodusu var ama. Yıkıldık gayri!

  3. Avatar for Batuhan Batuhan dedi ki:

    Burası fantastik bir evren normal dünyada olan şeyleri buraya sıkıştırmak zorunda değiller cidden. Witcher kitapları da niye siyahi ve ya asyalı yok diye eleştiriliyordu. Bir yapım normalde nasılsa diziye ve ya filme uyarlanırken de öyle kalmalı bence. Siyahi, asyalı, eşcinsel, isyancı ve ya her hangi bir seks sahnesi cidden görüp üzülmek istemiyorum… Süper kahraman dizilerinde görüyoruz sanırım en çok. Siyahi bir karakter yaratmak bu kadar mı zor ya?

    Witcher’a koyun abi bisexualliği ve ya aşırı yoğun seks sahneleri kitaplarında da var kimse niye yaptın demez ama diğer türlü çok göze batıyor. Eşcinselliğin sürekli bir komedi unsuru olmasından ve ya dizilere renk katılması için konulmasından bıktım usandım artık. Gayet normal bir karakterde eşcinsel olabilir. İlla caf caflı giyinmesine ve ya yayvan yayvan konuşması gerek yokki. Gayet normal bir şekilde metrobüse binip işine giden ama eşcinslerinden hoşlanan insanlar yok mu sanıyorlar ya yani bir benim mi sinirimi bozuyor bu durum.

    Edit: Konuyla ucundan alakalı bir sitem olmuş.

  4. Avatar for yavanna yavanna dedi ki:

    Tolkien’in hatırasına en azından saygı duyulması gerektiğini düşünüyorum. Amazon’un yapımları da Netflix abartısından aşağı kalır değil. Tolkien koyu bir katolik, savaş görmüş geçirmiş bir yazardı. Eserlerinde de bolca bunu hissedebiliyoruz zaten, insanları irite etmenin anlamı yok, başta ben.

  5. Avatar for Everfever Everfever dedi ki:

    Çıplaklığa karşı değilim. Bir TV/Film yapımında hikâyeye hizmet eden, ileriye taşıyan, kurguyu güçlendiren, duyguyu aktaran şiddet ve/veya çıplaklık gösterimine karşı çıkmam. Hikâye bunu gerektirmiştir. Sorun yok. Her şeyi tabulaştırmanın manası da yok.

    Ancak sırf belli bir formüle sadık kalma amacıyla şiddetin de çıplaklığın da keyfi bir biçimde kullanılması beni rahatsız eder. Taht Oyunları’ndaki çıplaklık bence genel olarak rahatsız edici değildi mesela. Hikâyeye hizmet ediyordu. Fakat hikâyeyle son derece alakasız bir şekilde Bree’de Prancing Pony’nin aslında bir genelev olduğunun gösterilmesi, orada fahişelerle birlikte olan adamların sahnesinin olması ve ardından alakasız bir sahneye geçilmesi beni rahatsız eder. Çıplaklık olduğu için değil. Saldıray abi edasıyla, “Ne zamandır film çekiyoruz, kimse soyunmadı. Sen kızım/oğlum, göster bakalım neler var,” der gibi bir sahne konulması rahatsız edici olan.

    Benzer şekilde şiddet içerikli bir sahne de olabilir ama durduk yerde, ortada bir şey yokken, sahnenin bir anda kan banyosuna dönmesi, karakterlerin kana susamış bir şekilde davranıp sonra durulması da, “Ne oluyor? Ne gerek vardı şimdi buna?” dedirtir.

    Konunun bir diğer boyutu da kaynak metinlere sadık kalmayan film/tv senaryolarının genelde sıvıyor olması. Kaynak metinden uzaklaşıp da başarılı olmuş bir yapım ben hatırlamıyorum. Senarist ne zaman, “Ben yazardan daha iyisini biliyorum/yaparım,” dese o işin sonu fecaat oluyor. Keşke yanılsam.

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'a gel ve sen de yorum yap!

13 cevap daha var.

Shadow and Bone 2. Sezon Onayı: Netflix

Shadow and Bone 2. Sezon Onayı Geldi: Netflix’in Fantastik Uyarlamasında Devam Kararı

Kedo - Şekip Davaz

Kedo İncelemesi: İstanbul’a Bir Masal, Masala Karşı Bir Öykü Gerek Hepimize!