in , ,

2018’in En İyi Oyunları

11. Yıl Şenliklerimize geleneksel “Yılın Oyunları” dosyamızla devam ediyoruz. İşte 2018 yılı içerisinde hayali jetonlarımızı en çok harcadıklarımız!

Phantom Doctrine

Phantom Doctrine, Polonyalı CreativeForge Games tarafından sunulan ve Soğuk Savaş döneminde bir grup ajanı kontrol ettiğimiz bir Sıra Tabanlı Strateji oyunu. Stüdyoyu daha önce fantastik ve korku öğelerini harmanlayan, Vahşi Batı konseptli başarılı strateji oyunu Hard West’ten tanıyoruz.

Eski bir KGB veya CIA ajanı olan (oyun bir kez bitirirseniz üçüncü bir seçeneğiniz daha oluyor), kendi oluşturduğumuz bir karakteri kontrol ediyoruz oyunda. Küresel çapta, çok büyük bir komployu durdurmak için bir araya getirdiğimiz ajanlarla oldukça büyük ve tehlikeli bir oluşumun peşine düşüyoruz.

Oyunda bir üssümüz mevcut ve burada ajanlarımızı çeşitli şekillerde geliştirip, yönlendirme imkanımız var. Ayrıca üzerinde çalıştığımız komployla ilgili gerekli bilgileri toplamak, karşı tarafın ajanlarını ele geçirmek, sorgulamak vs. gibi görevlerle de ilgilenmek durumundayız.

Dönemin ve ajan temasının gerektirdiği üzere gizlilik oyunda ön planda tutuluyor. Hem görevleri yaparken hem de dünya haritasında bilgi toplama görevlerinde ajanlarımızın açığa çıkma ve üssümüzün yerinin belirlenmesi tehlikeleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Bu etkileri azaltmak ya da yavaşlatmak için bize çeşitli yöntemler (yeni kimlik, üs taşıma vs.) sunuluyor.

Oyunun akışı tek düze gitmiyor ve ana görevlerin ilerlemesi ya da bazı yan görevlerin açılması vs. sizin bir dosya üzerinde yeterli bilgiye sahip olmanız ve o bilgileri bir araya getirmenizle mümkün oluyor. Bunun içinde polisiye ve ajan filmlerinde sıklıkla gördüğümüz dava panolarına sahibiz. Panoyu olabildiğince doğru oluşturmak bizim elimizde. Görevlerden edindiğimiz belgeler, kayıtlar vs. ilgili panoda yerini alıyor ve bağlantıları bu belgeleri okuyarak biz kuruyoruz. Bu kısım çok detaylı bir araştırma gerektirmiyor olsa bile oldukça keyifli ve oyunun atmosferini tamamlıyor.

Sıra Tabanlı Savaş sisteminde şans olayı çok aktif değil. Attığınızı, kaçtığınızı genelde biliyorsunuz ve buna göre oynayabiliyorsunuz. Her zaman en büyük örneğimiz olan X-COM’daki %95 isabet oranıyla ıskalama olayı burada mevcut değil anlayacağınız, ki bu oldukça iyi bir şey. Oyun türe her ne kadar çok yeni mekanikler getirmese de türün gerektirdiği her mekaniği oldukça iyi kullanıyor ve üzerine ajanlık temasıyla ilgili bir çok ekleme yapıyor.

Phantom Doctrine, gerçekten iyi bir casusluk romanı veya filmi gibi içinde barındırması gereken her materyali barındırıyor ve bunları oldukça işlevli ve zevkli bir halde bize sunuyor. Yeteri kadar iyi bir senaryoya sahip ve bir çok değişim noktası olan senaryo ne sıkıcılaşıyor ne de müthiş bir sonla bitiyor ama sizi oyunun sonunu görmeye yetecek kadar başında tutmayı da başarıyor.

Phantom Doctrine casusluk temasını ve Sıra Tabanlı Strateji türünü sevenlerin zevkle oynayabileceği, son zamanlarda bu türde çıkan oyunlarının oldukça iyi örneklerinden biri.

– Yusuf Ulaş Tüfekçiler

Oyla!

18 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Gurlino Gurlino dedi ki:

    Nefis bir derleme. Teşekkürler emek veren herkese.

    2018’in oyun anlamında bizi memnun ettiğinin güzel bir kanıtı aynı zamanda.

  2. Avatar for mit mit dedi ki:

    Oyun anlamında gerçekten de dolu dolu bir yıl oldu. Aynı anda 3-4 tane yılın oyunu adayı göremiyorduk nicedir.

    Bu vesileyle ben de başta sevgili Can Arabacı ve Eser Güven olmak üzere hem forum üyelerimizden hem de takipçilerimizden dosyaya katkıda bulunan herkese bir kez daha teşekkür ederim :slight_smile:

  3. Avatar for Vargr Vargr dedi ki:

    Bence olay markanın tamamen değişmesi değil. Tabi ticari kaygının da bu spesifik oyun ve oynanışın değişmesinde etkili olduğunu göz ardı edemeyiz ama temel değişikliğin nedeninin bu yüzden gerçekleştiğini düşünmüyorum.

    Cory Barlog, Kinda Funny podcast’i içerisinde “Biz God Of War’ı üniversite yıllarında geliştirmeye başladığımızda kendi karakterlerimiz ilk seride olan Kratos ile paralel idi. Sabırsız, küfürbaz, fevri ve daha çok metal müziğe yatkın vur, kır, parçala metodu ile geliştirmek istedik çünkü bizi yansıtıyordu” tarzında bir yorumda bulunmuştu. Ardından takım içerisinde olan çoğu kişinin büyüdüğünü ve kendi çocukları olduğunda bu gelişmenin onları etkileyerek daha da “olgunlaştıklarına” değiniyordu.

    Serinin bu değişimi bence tam da bu yüzden organik hissettiriyor. God Of War eskisi gibi değil, çünkü değişim kaçınılmazdır ve karakterler olgunlaşır, iyi hikayeler bu temele dayanır (çoğu). Tanrıları bir bir kahvaltı niyetine kesen ana karakter intikamın ve öfkenin yıkımdan başka bir şey getirmediğini görür ve bu yüzden kendi kendisini sürgüne gönderir, yeni bir başlangıç yaparak kendisinden sonra gelecek olan oğlunun aynı hırs ve öfkenin tutsağı olmaması için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışır.

    Oyun içerisinde de bu döngü iyi belirtiliyordu aslında.

    “Cycle ends now” sözü ile aynı anlamda kullanılmadan Zeus’a gönderme bile vardı sonlara doğru.

    Bence gerekliydi, ortaya çıkan şeyi gördükten sonra da iyi ki oldu dedirtti.

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'a gel ve sen de yorum yap!

15 cevap daha var.

“Black Mirror: Bandersnatch” Filmine Spoiler’sız Video İncelemesi

B: The Beginning – İki Ayrı Telden Saz Çalan İki Farklı Konsept